2007'den Bugüne 90,570 Tavsiye, 27,857 Uzman ve 19,766 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Sinsi Düşman: Hipoglisemi
MAKALE #11721 © Yazan Dyt.Atilla ZEYREK | Yayın Kasım 2013 | 4,922 Okuyucu
Hipoglisemi

Çoğumuzun yeterli bilgi sahibi olmadığı halk arasında şeker düşmesi olarak tanımlanan hipoglisemi yaşam kalitemizi azaltan genelde fark edilemeyen bir problemdir. Hastalığın öncelikle teşhis edilip daha sonraki yönetiminin en iyi şekilde yapılmaması beraberinde daha farklı hastalıkları da getirebilir. Normal hayatta hipoglisemi yemek yedikten sonra kan şekerinin yükselmesi gerekirken beklenenden daha hızlı bir şekilde düşmesi ve gün içerisindeki açken yada tokken herhangi bir saatte şekerin normalin altında olmasıdır.


Ne oluyor?


Kanımızda temel görevi yakıt olarak kullanılan şeker, pankreas organı tarafından salgılanan hormonlarla belli bir aralıkta tutulmaya çalışılır. Bu aralık son derece değişkendir; vücudumuzda gerçekleşen biyolojik olaylar, spor yapmak ve açlık ve tokluk durumumuz bu değişkenliğe etki ederler. Olması gereken 80-90 mg/dl değerler yemek sonrası 140 lı değerleri geçer ve yemekten 1-2 saat sonra olması gereken değerlere geri döner. Bir sonraki öğünü yemeyip açlığı 5 saatin üzerine çıkaracak olursak bu seferde kan şekerimiz 70 lere doğru yaklaşmaya başlar.


Vücudumuzdaki bütün organlar gün içerisinde beynimizin temel ihtiyaçlarını karşılamak için çalışırlar. Şeker miktarının düşmesine yanıt olarak beynimiz enerji açığı nedeniyle vücudumuzda bir an önce kan şekerini artırmak için yeme dürtüsü oluşturur. Açken nefis ve zevkli fakat doyduğumuzda tiksinti duymamız bu sebepledir. Şekere ihtiyacı olduğunu ve yemek yememiz gerektiğini söyler. Yemek yemeyi takiben kan şekerimizin yükselmesi beynin istediği şekerli ortam hazırlanmış olur ve kendimizi de mutlu hissederiz.


Beyinden gelen bu yeme isteğine uymaz ve açlık durum devam ederse öncelikle beynimiz buna tepki gösterir ve hipoglisemi belirtileri ortaya çıkar.


Kilo aldırır mı?


Kontrol altında olmayan hipoglisemi kilo almaya yol açabilir. Nedeni yemek yeme davranışınızı kontrol edemezsiniz, açlık ve yeme krizleriniz oluşur. Bu kriz esnasında tokluk oluşana kadar hızlı bir şekilde çiğnemeden, hatta yediğiniz yiyeceğin miktarı ve çeşidine bakmaksızın ne varsa siler süpürürsünüz ve yediğiniz yiyeceklerde genellikle kana çabuk karışan ve kilo aldıran karbonhidrat ağırlıklı yiyecekler olacaktır. İlginçtir ki bulgur pilavı yerine pirinç, çavdar ekmeği yerine beyaz ekmek elma yerine canınız muz çeker. Çünkü beyin bunların daha çabuk kana karıştığını daha önceden tecrübe etmiştir ve sizi bu şekilde yönlendirir.


Baş ağrısı yapar mı?


Nedeni bilinmeyen, genellikle migren yada daha farklı hastalıklara bağlanan baş ağrılarının temelinde genel de hipoglisemi yatmaktadır. Ramazan ayının ilk günlerindeki uzun süren açlık sonrası şeker düşmesine bağlı baş ağrısının sebebi de aynı şekilde hipoglisemidir.


Ne zaman dikkat etmeli?


Klinik hipoglisemi kan şekerinin 55 mg’ın altına inmesiyle başlar fakat her vücudun hipoglisemi eşiği kendisine özgüdür. Bazı insanlarda 80 altına indiğinde bile hipoglisemi görülebilir. Burada biyolojik, genetik ve metabolik farklılıklar önemli olsa da şekerin düşme hızı ile de ilişkilidir. Kan şekeri ne kadar hızlı düşerse belirtiler o kadar ciddileşir.


Hipoglisemi pankreasınızda bulunan bir tümörden kaynaklanıyorsa cerrahi ile çıkarılsa dahi hipoglisemi hastalarının tamamına yakınında köklü bir çözüm yaratmıyor. Hipoglisemiyi tıbbi beslenme, medikal, psikolojik ve sosyolojik yöntemlerle yönetmeye çalışmak en sağlıklı sonucu verecektir.


Belirtiler


Klinik bulgular, hipoglisemiye ikincil olarak sinir sisteminin uyarılmasına bağlı oluşur. Terleme, endişe-tedirginlik, sinirlilik, taşikardi, bulantı- kusma, çarpıntı, tremor, görmenin bulanıklaşması gibi hiperadrenerjik ve sersemlik, konfüzyon, hiperaktif veya psikotik davranışlar, bozuk konuşma, nöbetler, hemipleji, deserebre postür gibi de nöroglikopenik belirtileri bulunur. Ama belirtiler her ne olursa olsun ağır hipoglisemi tedavi edilmeli bunun sonucunda oluşacak ağır uyku eğilimi ve komaya kadar gidecek olan bilinç kayıpları engellenmelidir.


Teşhis nasıl koyulur?


Kanınızda 8 saatlik açlıktan sonra şeker ve insülin bakılır. Şeker ve insülinin birbirine oranında herhangi bir şüphe varsa, belirlenecek doz ve saat aralığında, halk arasında şeker yüklemesi olarak da bilinen ağızdan şeker solüsyonu (basit şekerli su) verilerek şeker seviyeleri ölçülür. Bu en kesin tanı koyma şeklidir.


Neler yemeli, nasıl tedavi edilmeli ?


- Size en yakın bir diyetisyen ile tıbbi beslenme tedaviniz planlanmalı

- Glisemik indeks dediğimiz besinlerin kana karışma hızlarının belirlendiği cetvelde düşük hızdaki yani şekerli ve şekere çabuk dönüşecek yiyeceklerden uzak durulmalı
- Siz sık aralıklarla meyve suyu, bisküvi, meşrubatlar, grisini, cips, poaça, simit ve diğer benzeri karbonhidratlar ve yemeklerinizde pirinç pilavı, makarna, pizza, beyaz ekmek ve diğer undan yapılan yiyecekler, bal, pekmez ve reçel gibi şekerli besinler tüketiyorsanız bu tipteki besinlerin hipoglisemi nöbetlerinizi tetikleyeceğini unutmayın.
- Uzun süre yaklaşık 2,5 - 3 saatin üzerinde aç kalmamalısınız, bu aklımıza geldiğinde sık sık atıştırmak anlamında anlaşılmamalı,bu durum kilonuzu artırıp daha da karmaşık sorunlar yaratabilir
- Kompleks karbonhidratların yani kana daha yavaş karışan besinlerin zengin olduğu günde 3 ana ve en az 3 ara öğün içeren bir beslenme sisteminiz olsun
- Hipoglisemi halinde kaçınılmaz olarak kana hızla karışacak şeker yada reçel almanız gerekebilir bunlar yutmak için değil ağzınızdan hızla karışması içindir kilo aldırmazlar
- İnsülin direnci saptanmışsa ilaç tedavisine mutlaka başlanmalı
- Günlük 30 ar dakikalık orta tempo yürüyüşler ile şekerinizin düşmesini engelleyebilirsiniz
- Selenyum ve krom gibi mineralleri daha sıklıkla almalısınız, bunun için badem, ceviz, fındık gibi kuru yemişleri, işlenmemiş tahıl ürünlerini, yeşil yapraklı sebzeleri ve balık tüketiminizi arttırabilirisiniz
- Düzenli aralıklarla hem hekiminiz hem de diyetisyeniniz tarafından takip edilmelisiniz
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sinsi Düşman: Hipoglisemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Atilla ZEYREK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Atilla ZEYREK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Atilla ZEYREK'in Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,766 uzman makalesi arasında 'Sinsi Düşman: Hipoglisemi' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:03
Top