2007'den Bugüne 83,817 Tavsiye, 26,308 Uzman ve 18,755 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sosyal Kaygı (Fobi) Bozukluğu
MAKALE #12015 © Yazan Psk.Ahmet YILMAZ | Yayın Ocak 2014 | 5,415 Okuyucu
Sosyal bir varlık olarak insan, çevresindeki diğer insanlara bağımlı olarak dünyaya gelir. Yaşamını sürdürebilmesi diğer insanların desteğine bağımlıyken, gelişme ve olgunlaşma ile birlikte bağımsız biri olmaya başlar.

Bunları yaparken insanın, sosyal ortamlarda kendisi için tehdit algılamadan bulunmaya ve davranmaya gereksinimi vardır. Ancak sosyal ortamlarda küçük düşeceği ya da başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceği yönündeki beklentilerinin bir sonucu olan sosyal kaygı, insanı sosyal yaşamdan koparan ve yaşamın diğer alanlarında da onu hızla yetersizleştiren bir sorun olarak kabul edilmektedir.

Sosyal kaygı, kişinin çeşitli ortamlarda uygun olmayacağı şekilde davranacağı, kötü bir duruma düşeceği, olumsuz bir izlenim bırakacağı ve başkaları tarafından aptalca, zavallı, beceriksiz veya yetersiz gibi değerlendirileceği beklentisiyle yaşadığı bir rahatsızlık ve gerilim durumu olarak tanımlanabilir.

Sosyal kaygı yaşayan insanlar, sosyal durumlarda iletişime girmekten ve bu durumlarda herhangi bir eylemi gerçekleştirmekten önemli ölçüde rahatsızlık duyarlar. Bu konu üzerinde çalışan araştırmacılar sosyal kaygıyı, başkaları tarafından olumsuz bir biçimde değerlendirme korkusu, diğer insanlarla iletişimde beceriksizce davranacağına ilişkin yüksek olasılık tanıyan olumsuzluk beklentileri ve başkaları karşısında kötü duruma düşme tehdidine karşı korunmak için kaçınma davranışı ve bu davranışa eşlik eden fizyolojik tepkilerin eşlik ettiği bir durumdur.

İnsanlar çok çeşitli durumlarda sosyal kaygı yaşayabilirler. Bu durumun dağılımı, oldukça önemli olandan, çok sıradan ve önemsiz gibi görünen günlük işlere doğru genişleyebilir. İnsanlar iş görüşmelerinde, randevularında, daha yüksek mevkideki kişilerle olan görüşmelerinde, topluluk karşısında konuşma yapmak veya bir toplantıya katılmak gibi durumlarda sıkıntı yaşayabilirler.

Sosyal kaygının başlangıç yaşları 13-19 arasına denk gelen ergenlik döneminde verilecek psikolojik yardım, daha ileri dönemlere verilecek yardıma göre daha kısa süreli ve etkili olur. Eğer ergenlik döneminde gerekli tedavi ve yardım verilmezse, sosyal kaygı giderek azalmayan, giderek artan ve kalıcı olma eğilimi gösterir.

Sosyal kaygı, sosyal sistem içinde yer edinirken ve edindiği bu yeri korumaya çalışırken kişinin önüne bir tehdit olarak çıkar. Özellikle, sosyal kaygının başladığı gelşim dönemi olan ergenlik dönemi de dikkate alındığında, bu sorunun tehdit ediciliği daha da çok önem kazanır.

Bireyi sosyal ortamlarda küçük düşüreceği ya da başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceği yönünde beklentilerin artmasıyla, bireyi sosyal yaşamdan koparır ve diğer alanlarda da (iş, aile, okul vs.) onu hızla yetersizleştiren bir sorun haline gelir.

Sosyal Kaygının Fiziksel Belirtileri

Sosyal kaygı, endişe ve gerilim olarak yaşanır. Kaygı düzeyinin artması, rahatsızlık yaratan belli bedensel fizyolojik tepkilerin harekete geçmesine yol açar. Bunlar:

Kalbin hızlı atması,
Terleme,
Kızarma,
Karın ağrısı,
Kan basıncının artması,
Nefes almada güçlük çekme,
Titreme,
Terleme,
Kızarma,
Baş dönmesi,
Ellerin buz kesmesi gibi.

Sosyal kaygılı kişi, yaşadığı rahatsızlığı ifade ederken kendisini üzgün, yılgın ve karamsar olarak tanımlar. Bu tanımlama içinde öfkeyi, suçluluğu, korkmuş olmayı, küçük düşürülmeyi ya da dışlanmayı da içerir. Diğer insanlara karışmamak için okuluna veya işine gitmek istemez. Çünkü sosyal ortamlarda başarılı görünmeyen ilişkisi onu ümitsizliğe götürür.

Sosyal kaygının oluşmasındaki temel etmenler, biyolojik yatkınlık, doğrudan ya da dolaylı olarak geçmişte yaşanmış olumsuz sosyal yaşantılar ve sık olarak baskı yapan olumsuz yaşam koşullarıyla karşı karşıya kalma olduğu söylenebilir.
Sosyal kaygının kontrol edilmesi için uzman yardımından ve bu problemin doğası gereği, diğer sosyal destek kaynaklarından yoksun olmak, yaşanan kaygının yoğunluk kazanmasına ve bazı ikincil problemlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu problemlerin en önemlileri olan alkol ve uyuşturucu kullanımı, yaşamdan zevk almama, intihar düşünceleri ve girişimleridir.

Sosyal Fobi (Anksiyete) Tanı Kriterleri

DSM-V tanı kriteri kitabına göre sosyal fobi;

A. Sosyal ortamlarda ya da performans gerektiren durumlarda veya tanımadık insanlar önünde çıkan belirgin ve inatçı korku. Kişi burada aşağılanmasına veya utanmasına neden olabilecek biçimde davranacağından ya da kaygı belirtileri göstereceğinden korkar.

B. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman kaygı doğurur. Bu duruma bağlı ya da durumsal olarak yatkınlık gösteren bir panik atak biçimini alabilir.

C. Kişi, korkusunun aşırı veya anlamsız olduğunu bilir.

D. Korkulan toplumsal veya performans durumlarında kaçınma, kaygılı beklenti ya da sıkıntının kişinin olağan günlük işlerini, mesleki işlevselliğini (ya da eğitim ile ilgili olan), toplumsal etkinliklerini veya ilişkilerini bozar veya fobi olacağına dair yoğun bir sıkıntı vardır. 18 yaşın altındaki kişilerde süresi en az altı aydır.

Sosyal Fobi yaşayan insanlar için;

Yeni insanlarla tanışmak,
Toplum önünde veya bir toplantıda konuşma yapmak,
Bulunduğu ortamda dikkat odağı olmak,
Başkaları tarafından eleştirilmek,
Önemli insanlar ya da otorite figürü ile konuşmak,
Sınav olmak ve sınıfta söz alıp konuşma yapmak gibi durumlar stres içeren durumlardır. Genellikle performans gerektiren bu tarz durumlardan kaçınma davranışı sergilenir.

Sosyal Fobinin kişi üzerinde bazı psikolojik belirtileri vardır. Bunlar,
Girilecek sosyal ortamla ilgili günler öncesinden aşırı düzeyde heyecan ve kaygı yaşamak,
İnsanların arasındayken kendisini utandıracak ya da küçük düşürecek tarzda davranışlar sergilemekten korkmak,
Kendisinin başkaları tarafından tedirgin olduğunun farkına varmasından korkmak ve yaşamını kısıtlayacak şekilde sosyal ortamlardan uzak durmaktır.

Sosyal fobi bulunan kişilerde sıklıkla görülen düşünce yapıları ise;

Hata yapmamalıyım,
İnsanlar beni yetersiz bulur,
Herkes beni beğenmeli,
Kaygılarımı belli etmemeliyim,
Beni kimse sevmez ve rezil olacağım gibi kendini küçük gören düşünce kalıpları olur.

Sosyal Fobi, çoğunluk tedaviyle iyileştirilebilen bir rahatsızlıktır. Sosyal Fobinin tedavisinde ilaç tedavisi ile birlikte bilişsel-davranışçı terapinin de uygulanması gerekmektedir. Terapideki amaç, kişinin kendisiyle ilgili düşüncelerini daha akılcı bir yere yönlendirmek ve önceden kaygıya neden olan durulardan kaçınmasını engellemeye yardımcı olmaktır.

Tedavide genellikle sistematik duyarsızlaştırma ve kaygı ile birlikte kaçınılan durumlara karşı gerçek hayatta maruz kalmayı içerir. Gerçek hayatta maruz kalma yönteminde kişi aşamalı olarak terapistin kontrolünde kendisini korkutan durumlarla karşı karşıya getirilir. Ayrıca sosyal fobinin tedavisinde nefes egzersizleri gibi kişiyi korkuyla başa çıkmada yardımcı olacak teknikler de öğretilir.

Hastalığın ne kadar süredir yaşandığına göre ve bireyin yaşam öyküsüne göre tedavi süresi 12 – 18 seans sürebilir. Tedavi ile birlikte eşlik eden duygu durum bozukluğu (depresyon), alkol bağımlılığı gibi rahatsızlıklarda sona erer. Sosyal fobi tedavi edilmediğin de giderek artan ve yaşamın bütünü kaplayan bir durum olur.

Psikolog Ahmet YILMAZ
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sosyal Kaygı (Fobi) Bozukluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ahmet YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ahmet YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ahmet YILMAZ Fotoğraf
Psk.Ahmet YILMAZ
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi13 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ahmet YILMAZ'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,755 uzman makalesi arasında 'Sosyal Kaygı (Fobi) Bozukluğu' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Pozitif Psikoterapi Aralık 2013
► Çocukla İletişim Mayıs 2013
► Çocukla İletişim Mayıs 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:20
Top