2007'den Bugüne 78,618 Tavsiye, 25,348 Uzman ve 17,640 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Toplumsal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi) Nedir?
MAKALE #20132 © Yazan Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL | Yayın Aralık 2018 | 126 Okuyucu
TOPLUMSAL KAYGI BOZUKLUĞU (SOSYAL FOBİ) NEDİR?

Toplumsal kaygı bozukluğu, anksiyete bozuklukları grubu içinde yer alan psikolojik bir hastalıktır. Bu hastalığa sahip olan kişiler, bir topluluk içerisine girdiklerinde rahatsızlık hissine kapılırlar. Tedirgin ve huzursuz olurlar. Grup içinde söz alamaz ve performans sergileyemezler. Öyle ki, gruptaki kişilerin kendisini eleştirip yargılayacağını, rezil olacağını düşünür ve bu düşünceler sonucunda ortaya çıkan kaygıyla başa çıkamayacağına inanır. Böyle durumlara dair kişide hep olumsuz bir beklenti vardır. Sosyal fobi hastalığı olan kişilerin sosyal ortamlara girmesi ya da bir performans göstermeleri söz konusu olduğunda kaygıları adeta tavan yapar. Bu sıkıntı verici durumdan/ ortamdan kurtulmak için kişi ya kaçınma davranışı sergiler ya da kendini katlanmaya zorlar. Söz konusu olan katlanma anı kişi için oldukça acı verici bazı duygular ve fiziksel belirtiler içerir. Konuşurken herkesin ona dikkat ettiğini, bir kelimeyi yanlış söylediğinde, eli veya sesi titrediğinde, kekelediğinde tüm bu belirtilerin diğerleri tarafından hemen fark edileceğini ve kendisiyle dalga geçileceğini ya da acımasızca eleştirileceğini düşünür. Kaçınılan ve gerçekleşmesinden kaygı duyulan olayın hayal edilmesi ve gerçekleşme ihtimalinin düşünülmesi bile çok kaygı vericidir. Sadece toplulukta/ topluluk önünde değil, birebir görüşmelerde ve özellikle otorite figürüyle konuşma durumlarında, tanınmayan biriyle telefon konuşması yapılacağı, karşı cinsten romantik bir buluşma yapılacağı zaman da aynı huzursuzluk, sıkıntı ve aşırı heyecan hali oluşabilir. Bazı sosyal kaygı bozukluğu olan kişilerde kalabalık içinde yemek yeme, yazı yazma ve var olan bir topluluğa sonradan katılma gibi durumlarda da aynı şikayetler görülebilir.

Yapılan araştırmalar, toplumsal kaygı bozukluğunun, en sık görülen psikolojik hastalıklardan biri olduğunu, en çok erken ve geç ergenlik döneminde ortaya çıktığını, kadınlarda erkeklerden daha fazla görüldüğünü ve erkeklerin kadınlardan daha fazla yardım almak için başvuruda bulunduklarını göstermektedir.

Toplumsal Kaygı Bozukluğunda Hangi Bedensel Tepkiler Görülür?

Sosyal kaygı bozukluğunda, olumsuz düşünce ve duygular bazı fizyolojik tepkilere sebep olmaktadır. Bunlar;
* Kalp atışlarının hızlanması (çarpıntı)
* Yüzde kızarma
* Sıcak basması- terleme ya da soğuk soğuk terleme
* Avuç içlerinin terlemesi/ ellerin buz kesmesi
* Tansiyonda yükselme- düşme
* Karın ağrısı, mide bulantısı
* Bağırsak hareketlerinde değişim (ishal- kabızlık- gaz sıkışması vs.)
* Titreme
* Kas gerginliği, kasılma
* Baş dönmesi
* Nefes darlığı
Bu belirtilerin hepsinin birden aynı anda görülmesi gerekmez. Hangi belirtilerin görüldüğü ve belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir.

TOPLUMSAL KAYGI BOZUKLUĞUNUN SEBEPLERİ

Toplumsal kaygı bozukluğunun tek bir sebebi yoktur. Araştırmalar, hastalığın gelişiminde biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin ortaklaşa rol oynadığını göstermektedir.
Biyolojik sebeplere bakacak olursak, kişinin genetik yapısı (aileden aktarılan) bu hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabilir. Kişi, doğuştan strese karşı daha hassas olabilir. Ayrıca seratonin adı verilen nörotransmitterin (sinirler arası iletişimi sağlayan kimyasal madde) vücutta yetersiz salgılanması da hastalığa sebep olabilir.
Kişinin daha önce yaşadığı olumsuz yaşantılar (bir sunum sırasında kekelemek ve sonrasında arkadaşları tarafından alay konusu olmak gibi), daha sonraki birebir, toplulukla birlikte ya da topluluk önünde yapacağı aktiviteler konusunda aşırı genelleme yapmasına, her performans ya da etkileşiminin sonucunda yine eskiden olduğu gibi utanç verici ve zor bir durumda kalacağını düşünmesine ve böyle bir fobi geliştirmesine sebep olabilir.
Aynı şekilde kişi, çevresindeki insanların benzer bir performans ya da başkalarıyla etkileşimleri sırasında zor durumda kaldığını, dalga geçildiğini ve hakkında negatif konuşulduğunu gördüğünde de sosyal fobi gelişebilir. Anne- babanın aşırı koruyucu tutumu, gerekli özgüven ve özerklik kavramlarının gelişmesini engelleyerek kişide yetersizlik hissini oluşturabilir. Bu his neticesinde başarısız olacağına, yaptığı işleri eline yüzüne bulaştıracağına ve sağlıklı ilişkiler kuramayacağına dair bireyde olumsuz düşünceler oluşabilir ve bu düşünceler zamanla yerini daha sağlam ve yıkılması güç olan negatif inançlara bırakabilir.
Sosyal fobisi olan kişilerin tüm bu yaşadıkları göz önünde bulundurulduğunda, ne kadar zorlandıklarını tahmin etmek güç olmayacaktır. Bu rahatsızlığa sahip kişilerin iş, okul ve sosyal yaşantılarında işlevsellikleri bozulur. Toplumsal kaygı bozukluğu nedeniyle birçok insan iş hayatında sıkıntılar yaşayabilmekte hatta işten ayrılmaya kadar varabilen olumsuz yaşantılar deneyimlemektedir. Pek çok çocuk/ genç/ yetişkin arkadaş edinme konusunda sıkıntı yaşamakta, okul yaşamına son vermektedir. Ayrıca kişi çok istekli olmasına rağmen romantik bir ilişkiye başlamak için gerekli adımı sırf rezil olma, reddedilme vs. gibi kaygılarından dolayı atamamaktadır. Tüm bunların sonucunda sürdürülen yaşantıdan duyulan tatmin azalmakta ve bu sebeple sosyal fobi rahatsızlığına sahip olan kişide depresyon da gelişebilmektedir.

TEDAVİ

Sosyal fobi genellikle toplumda “efendilik- hanım hanımcıklık” ile karıştırılabilmekte ve bu da hastaların tedavi görmesine sekte vurmaktadır. İyileşebilmek için öncelikle bu durumun bir hastalık olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

Sosyal fobi tedavisinde ilaçlardan ve psikoterapiden (ilaç verilmeden, konuşarak yapılan psikolojik tedavi) yararlanılmaktadır. Bazı durumlarda hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi bir arada kullanılmaktadır. İlaç tedavisinde dikkat edilmesi gereken nokta, kulaktan dolma bilgilerle tavsiye edilen ilaçların kullanılmaması gerektiğidir. Böyle yakınmaları olan kişi alanında uzman doktorlara (psikiyatrist) başvurmalı ve doktorun uygun gördüğü şekilde ilaçları kullanmalıdır.

Sosyal fobi tedavisinde bireysel ve grup psikoterapisi de oldukça başarılıdır. Bilişsel Davranışçı Terapi, sosyal fobinin tedavisinde yaygın olarak kullanılan terapi türlerinden biridir. Bilişsel Davranışçı Terapi, daha çok kişinin düşünce- duygu- davranış örüntüsüyle çalışır. Ayrıca sosyal fobiyi başarıyla tedavi etmek için kullanılan başka psikoterapi türleri de bulunmaktadır.

Grup terapisinin de tedavi konusunda azımsanmayacak derecede başarılı sonuçlar verdiği bilinmektedir. Aynı sorundan sadece kendisinde olmadığını, pek çok kişinin benzer problemler yaşadığını bilmek, sosyal fobisi olan biri için oldukça rahatlatıcı olabilmektedir. Bunun yanında grup içinde kendini ortaya koymak, düşüncelerini ve duygularını paylaşmak gerçek hayatın bir provası niteliğinde olduğundan kişi burada rahatsız olduğu durumlarla yüzleşerek yaşadığı rahatsızlık hissini hafifletme şansı bulur. Bir gruba aidiyetin vermiş olduğu pozitif duygular da tedaviyi destekler.

Bahsedilen belirtiler ve rahatsızlık durumlarının sizde de olduğunu düşünüyorsanız bir psikolog veya psikiyatriste başvurmaktan ve gerekli desteği almaktan çekinmeyin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Toplumsal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi) Nedir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL'ın Makaleleri
► Sosyal Kaygı (Fobi) Bozukluğu Psk.Ahmet YILMAZ
► Sosyal Fobi ya da Sosyal Anksiyete Bozukluğu Uzm.Psk.Tamer Numan DUMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,640 uzman makalesi arasında 'Toplumsal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi) Nedir?' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Yas Süreci Aralık 2018
► Tüm Yönleriyle Emdr Aralık 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:45
Top