2007'den Bugüne 92,396 Tavsiye, 28,229 Uzman ve 19,989 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Lateralizasyon ve Empati
MAKALE #14042 © Yazan Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL | Yayın Ocak 2015 | 5,669 Okuyucu
LATERALİZASYON

Beynin sağ ve sol hemisferleri arasındaki anatomik ve fonksiyonel farklılaşma serebral lateralizasyon olarak tanımlanır (Pençe, 2000). Ayrıca serebral hemisferin bazı özelleşmiş nörolojik işlevlerin kazanılması, kullanılması ve kontrol edilmesinde gösterdiği çeşitli beceriler olarak da tanımlanmaktadır. Serebral dominans ise, bazı nörolojik fonksiyonların performansı ve kontrolünde bir hemisferin diğer hemisfere olan baskınlığını tanımlamaktadır (Pençe, 2000). Paul Broca’nın 150 yıl önce konuşma merkezini tanımlamasından sonra serebral lateralizasyon kavramı gündeme gelmiştir (Öztaşan ve Kutlu, 2014).
Günümüzde asimetri teorileri üç ana fikir etrafında toplanır:
Özel yetenekler için hemisferlerden biri diğerine göre daha baskındır. Örneğin, sol hemisferin sözel fonksiyonlarla ilgili iken sağ hemisferin görsel fonksiyonlarla ilgili olması gibi.
Asimetrilerin, karşı taraf hemisferler için dikkate dayanan etkisi vardır. Örneğin, pek çok sözel işlev için sağ görme alanının üstün olmasına rağmen diğer görsel işlevler için sol görme alanının üstün olması gibi.
Hemisferlerin her biri belli bir işlevle alakalı baskın olsa da özel durumlarda her iki hemisfer birlikte aktive olabilir. Örneğin bir nesneyi görmeden onunla ilgili bilgileri algılamamız ve ölçüme dair bilgilerin sol hemisfer tarafından alınması gibi (Öztaşan ve Kutlu, 2014).
Bu tarz hemisferlerle ilgili işlevsel asimetriler genel bir hesaplama koşulu olabilmektedir. Gelişmiş serebral işlevler ve bu işlevlerdeki bozulmaları anlamak için gereken bilimsel yaklaşımın temelini serebral lateralizasyon kavramı oluşturmaktadır (Corballis ve arkadaşları, 2012).
Lateralizasyon, tercih edilen el belirlenerek böylece baskın olan beyin bölgesinin öğrenilmesi ile saptanmaktadır. 1- 1,5 yaşlarındayken el tercihi ortaya çıkmaya başlamaktadır. Yeni doğan bir bebekte yatarken başını ne tarafa döndürdüğüne bakılarak fikir sahibi olunabilmektedir. Durum 3 yaşındayken yerleşmekte ve 8 yaşında kesinleşmektedir. Bu durumun sebebi corpus callosumun miyelinizasyonudur. Corpus callosum fonksiyonel hale gelerek hemisferler arası iletişimi sağlar ve birinin diğerine göre baskın olmasına yol açar (Özdemir ve Soysal, 2004).
Broca, afazilerin beynin belli bir bölgesindeki lezyon sonucunda oluştuğunu belirtmektedir. Gördüğü vakaların hepsinde lezyonun sol tarafta olması, Broca’nın sağ ellilik ile konuşma merkezi arasında bir bağlantı olduğu sonucuna varmasını sağlayıp; sağlaklarda sol hemisferin, solaklarda da sağ hemisferin baskın olduğu düşüncesinin doğmasına sebep olmuştur (Pençe, 2000).
Kolb ve arkadaşları, yetişkin sıçanlarda sağ hemisferin soldan daha ağır olduğunu; Crichton – Browne da insanların çoğunda sağ hemisferin soldan daha ağır olduğunu bulmuştur. Fakat bunun sebebi henüz açıklanamamaktadır. Sağ beyin mülkiyet davranışı ile ilgili olmakla beraber duygusal durumlarla da yakından ilgilidir. Kavga etmek, kavgadan kaçmak ve öfkelenmek gibi durumlar sağ beyinle ilgilidir (Pençe, 2000).
Cinsiyet hormonlarının bireylerin psikolojik ve davranışsal özellikleri üzerinde etkisinin olduğu birçok araştırma tarafından ortaya konmuştur. İnsan elinin 2. ve 4. Parmak oranlarının (2D/4D) vücuttaki cinsiyet hormonu düzeyi ile ilişkisi olduğunu gösteren de birçok çalışma bulunmaktadır. Buna göre kadınların işaret parmağı uzunluğuyla östrojen hormonu yüksekliği arasında, erkeklerin yüzük parmağı uzunluğu ile testosteron hormonu yüksekliği arasında ilişki bulunmaktadır. Manning, işaret parmağının yüzük parmağına olan oranını prenatal cinsiyet hormonlarının etkilediğini ve bunun fizyolojik, psikolojik ve davranışsal özellikleri belirlediğini belirtmektedir (Öztaşan ve Kutlu, 2014). Lateralizasyonun derecesini kalıtsal yatkınlıklar da etkileyebilmektedir. Bunun haricinde cinsiyet hormonlarına karşı beynin hassasiyeti de kadın ve erkeklerde farklılık gösterebilmektedir. Geschwind’e göre erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron sol beyni baskılamaktadır ve bu solaklığa sebep olmaktadır. Fakat ailede solaklığa dair genetik yatkınlık varsa solak olma durumu bu ilişkiyi etkileyebilmektedir (Öztaşan ve Kutlu, 2014). Yani hormonal durumlar daha ziyade genetik yapılanmalar üzerinde etkili olmaktadır (Pençe, 2000). Seizeur ve arkadaşları da kadın ve erkeklerde lateralizasyonun farklılaşmasından dolayı kadınlarda sağlaklığın daha fazla olduğunu belirtmektedir (Öztaşan ve Kutlu, 2014). Bu durumda kadınlarda sol hemisferin daha baskın olduğunu söylemek mümkün olmaktadır.

EMPATİ (EŞDUYUM)

Empati, kişinin kendisini karşısındakinin yerine koyabilme ve bu şekilde o kişinin duygu, düşünce, tutum, içinde bulunduğu durum ve yaşantısını anlayabilme kabiliyetidir (Gülseren, 2001). Empati hem duygusal hem de bilişsel bir süreçtir. Freud ise empatiyi kişinin duygu ve davranışlarını kendi üzerimize almamız olarak tanımlamaktadır (Katman, 2010).
Rogers’ın 1970’li yıllarda oluşturmuş olduğu empati anlayışı günümüzde şu şekilde ifade edilmektedir: “ Bir kişinin kendisini karşısındakinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve durumu ona iletmesi sürecine empati adı verilir” (Katman, 2010).
Bu tanıma göre bakıldığında empati şu 3 temel unsurdan oluşmaktadır:
Empati kuracak olan kişi kendini karşısındaki kişinin yerine koymalıdır ve olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır.
Empati kuracak kişi karşısındakinin duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlayıp hissetmelidir.
Empati kuran kişi karşısındaki kişiye bunu iletebilmelidir (Katman, 2010).

Stein, empatinin şu 2 özelliğine vurgu yapmaktadır: Kişi empatiyi gerçekleştikten sonra anlamaktadır ve empati ardışık 3 aşamada gerçekleşmektedir. İlk aşamada kendimizi empatiyi yaşarken buluruz. Bu aktif dinleme aşamasıdır. İkinci aşamada ise düşünmekten duygusal bir değişime doğru giden köprü kurduğumuzu hissettiğimiz aşamadır. “Anlamın paylaşıldığı an” olarak adlandırılan aşamadır. Üçüncüsü ise kendimizi geri çekerek az önce yaşanılanları karşımızdaki kişi ile yan yana durarak sempati içinde izleriz (Metin, 2011).

Empatinin Biyolojik Yönleri

Ayna nöronların keşfi ile birlikte empatinin biyolojik yönü ile ilgili gelişmeler başlamıştır. İtalya’da Parma Üniversitesi’nde bir grup araştırmacı makak maymunlarıyla araştırma yaparak, maymunların bir cismi kavramadıkları halde bu hareketi yapan maymunları izlediklerinde beyinde el ağız hareketlerinin karşılık geldiği bölgede sanki o hareketi yapıyormuş gibi elektriksel hareketlenme olduğunu gözlemlemişlerdir (Altınbaş ve arkadaşları, 2010).
Ferrari ve arkadaşları da yaptıkları araştırmada yine makak maymunlarının insanları konuşurken izlediklerinde beynin konuşmayla ilgili olan bölgesinin aktive olduğunu ve konuşan insanların jest ve mimiklerinin aynalandığını bulgulamışlardır. Her iki araştırmada da beynin aktive olan bölgesi inferior payetal lobun rostralinde yerleşmiş olan F5 bölgesidir. İnsanda ise F5 bölgesinin homoloğu motor konuşma alanı olan Broca’dır (Altınbaş ve arkadaşları, 2010).
Dilin iletişimdeki ve karşıdakini anlama üzerindeki yeri göz önünde bulundurulduğunda bu çalışmalar dilin gelişimi açısından önemli yere sahiptir. Ayrıca karşımızdakinin niyetini ve ifadesini anlayabilmek de dilin gelişimi ile yakından ilişkilidir (Altınbaş ve arkadaşları, 2010).
Wicker ve arkadaşları koku duyusunun aynalanma sürecini araştırırken fMRI görüntüleme tekniğinden yararlanmışlardır ve deneye katılan kişilerin kötü kokuyu alıp bundan tiksinen bir kişinin videosunu izlediklerinde sanki kendileri de aynı kokuyu almış ve bundan tiksinmişler gibi tepki verdiklerini, bu sırada beynin insular bölgesinde hareketlenme olduğunu bulgulamışlardır. Hoşa giden kokularda aynı durum gözlemlenemese de bu çalışmalar, empatinin biyolojik yönünün olduğuna dair net kanıtlar sunar niteliktedir (Altınbaş ve arkadaşları, 2010).
Jabbi ve arkadaşlarının tad duyusunda yapmış oldukları deneyde yine deneklere tatlı ve acı sıvılar tattırılan insanların üç boyutlu videoları gösterilmiştir ve bu sırada fMRI yöntemi ile görüntüleme yapılmıştır. Sonuç olarak yine aynı şekilde beynin insular bölgesinde ve frontal operculumda aktivite artışı olduğu görülmüştür. Deneye katılanların empati ölçeği skorları ile fMRI görüntüleri arasında anlamlı doğrusal ilişki olduğu saptanmıştır (Altınbaş ve arkadaşları, 2010).

EMPATİ VE LATERALİZASYON ARASINDAKİ İLİŞKİ

Bu bölümde empati ve lateralizasyon arasındaki ilişki, empati kaybının yoğun olarak yaşandığı bazı psikolojik hastalıklar bağlamında işlenecektir.
Otizmde belirgin bir empati eksikliğinin olduğu bilinmektedir. Lateralizasyonun anlatıldığı bölümde el parmak oranlarının prenatal androjenlerin bir göstergesi olduğu belirtilmektedir. Bu bilgi göz önünde bulundurulduğunda cinsel yönelimi de içinde bulunduran cinsiyete dair pek çok davranışın, dikkat eksiliği bozukluğunun, otizmin, yeme bozukluklarının, saldırganlık ve risk alma davranışlarının bu oranı etkilediğini bulgulayan pek çok araştırma yapılmıştır. Aksu ve arkadaşları 2010’da paramedik öğrenciler ile yapmış oldukları çalışmada 2D/4D parmak oranı düşük (testosteronu baskın) olan grubun parmak oranı yüksek olan (östrojeni baskın) gruba göre daha yüksek düzenlilik, sorumluluk, analitik düşünme ve dikkatli karar verme puanı elde ettiklerini bulmuştur. Manning ve arkadaşları otistik kız ve erkeklerle yapmış oldukları çalışmada parmak oranları ve otizm arasında bir bağlantı olduğunu, otistik çocukların parmak oranlarının beklenenden daha düşük (testosteron baskın) çıktığını, bu nedenle parmak oranlarının otizm tanısında önemli bir belirti olarak alınabileceğini belirtmişlerdir. Aynı şekilde Kajmer ve arkadaşları da yapmış oldukları çalışmalar sonucunda otizmin prenatal testosteronun yüksek konsantrasyonlarının bir sonucu olarak ortaya çıkabileceğini belirtmektedirler (Aksu ve arkadaşları, 2013).
Testosteronun sol beyini baskılayarak solaklığa sebep olduğu yukarıda belirtilmektedir. Bu bilgiler ışığında sağ hemisferin baskın olması durumunda ve sol elin kullanımının ağırlıklı olması durumunda empati skorunun düşük olması beklenilebilir. Fakat sağ hemisferin görevlerine baktığımızda, durumun farkında olma, yüz ifadelerinin yorumlanması, duygusal düşünce gibi empatiyle ilişkili görevlerin olduğunu görmekteyiz. Bu durumda sağ hemisferi baskın olan ve dolayısıyla sol elini kullanan kişilerde empati becerisinin fazla olması beklenmektedir. Bu iki bilgi birbiriyle çelişir niteliktedir.
Empati becerisinde bozulmanın olduğu bilinen bir başka hastalık ise şizofrenidir. Yapılan bir çok araştırma sonucunda şizofreni hastalarında serebral lazteralizsayon alanında bozulmalar olduğu ortaya konmuştur. Andreasen şizofrenik lisanı, afazinin bir türü olarak ele almaktadır (Aran- Yalçın ve arkadaşları, 1996). Lateralizasyonun ayrıntılı olarak anlatıldığı bölümde de Broca’nın afazi hastalarını incelediğinde bozulmanın hepsinde sol hemisferde olduğunu belirttiği söylenmektedir. Sağ ellilik ile konuşma merkezi arasındaki bağ düşünüldüğünde sağ elin baskın olduğu durumlarda da empati skorunun düşebildiği görülmektedir.
Empati kaybının olduğu bir başka hastalık ise antisosyal kişilik bozukluğudur. Raine ve arkadaşları yaptıkları çalışmada antisosyal bozukluğu olanlarda olmayanlara kıyasla daha fazla lateralizasyon azalması olduğunu bulmuşlardır. Flor- Henry de antisosyal kişilik bozukluğu olanlarda sol hemisferde belirgin yetersizlikler olduğunu belirtmektedir. Gorenstein ise psikopati ve frontal lob disfonksiyonu arasında anlamlı ilişki olduğunu bulmuştur (Sır ve arkadaşları, 1994). Özellikle prefrontal lobun empati ile ilişkisi göz önünde bulundurulduğunda bu bilgi çalışma için anlamlı olmaktadır.
Görüldüğü gibi bazı çalışmalarda sağ hemisfer ile empati düzeyi/ yoksluğu arasında ilişki bulunurken bazen de sol hemisfer ile ilişkisinin bulunduğu görülmektedir. Bu durum bize arada başka değişkenlerin de etkili olabileceği fikrini vermektedir.

KAYNAKÇA
Aksu, F., Baykara, B., Ergin, C., Arman, C. (2013). Otistik Bireylerde Fenotipik Özellikler: 2D:4D Parmak Oranları, Saç Döneri, El Baskınlığı Özellikleri. Türk Psikiyatri Dergisi, 24(2):94-100.
Altınbaş, K., Gülöksüz, S., Özçetinkaya, S., Oral, T. (2010). Empatinin Biyolojik Yönleri. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 2(1):15-25.
Aran- Yalçın, F., Verimli, A., Oral, T., Kırlı, S. (1996). Kronik Şizofrenlerde Serebral Lateralizasyon ve Yumuşak Nörolojik İşaretler. Düşünen Adam Dergisi, 9(4):54-60.
Corballis, M.C., Badzakova- Trajkov, G., Ha”berling, I.S., (2012). Right Hand, Left Brain: Genetic and Evolutionary Bases of Cerebral Asymmetries for Language and Manual Action. Wires Cognitive Science, 3:1-17.
Gülseren, Ş. (2001). Eşduyum (Empati): Tanımı ve Kullanımı Üzerine Bir Gözden Geçirme. Türk Psikiyatri Dergisi, 12(2):133-145.
Katman, H.A. (2010). Okul Yöneticilerinin Empatik Eğilimlerinin İncelenmesi: Isparta İl Merkezi Örneği. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi).
Metin, H. (2011). Empatik İletişim ve Yönetişim. İletişim, Kuram ve Araştırma Dergisi, Sayı 32.
Özdemir, B., Soysal, Ş. (2004). Yaşama Farklı Bir Açıdan Bakış: Sol Elim. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi, 13(4):131.
Öztaşan, N., Kutlu, N. (2014). Sağlıklı Bireylerde Parmak Uzunluk Oranlarının (2D:4D); El Tercihi, Nonverbal Zeka, Görsel, İşitsel ve Verbal Yetenekler, Motor Beceri ve Serebral Lateralizasyon ile İlişkisi. Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi, 3(1):11-15.
Pençe, S. (2000). Serebral Lateralizasyon. Van Tıp Dergisi, 7(3):120-125.
Sır, A., Özkan, M., Ataoğlu, A., Kanberoğlu, K. (1994). Antisosyal Kişilik Bozukluğunda Duygusal Algılamanın Lateralizasyonu. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 10(4):495-498.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Lateralizasyon ve Empati" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi13 kez tavsiye edildi
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Simay Okşan ORAL'ın Makaleleri
► Empati Psk.Hülya MACİT
► Empati Psk.Tuğba DEMİRÖZ
► Empati: Ötekini Anlamak Psk.Meltem BİLGİCİ
► İletişimde Empati ve Sempati.. Psk.Cevher SÖNMEZ
► Evlilikte Empati ve Evlilik Doyumu Psk.Dnş.Murat ÇAKIR
► Empati,sempati ve Anlam(Landırma) Psk.Yetkin KUŞAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,989 uzman makalesi arasında 'Lateralizasyon ve Empati' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Yas Süreci Aralık 2018
► Tüm Yönleriyle Emdr Aralık 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:54
Top