2007'den Bugüne 83,086 Tavsiye, 26,199 Uzman ve 18,426 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sınavlara Yaklaşıyoruz…
MAKALE #12219 © Yazan Psk.Cengiz TÜRKMEN | Yayın Şubat 2014 | 2,437 Okuyucu
SINAVLARA YAKLAŞIYORUZ…
Sınavlara yaklaşırken heyecan faktörü de giderek önem kazanmaktadır. 'Heyecan', her önemli olayda yaşadığımız bir duygu durumudur ve normal kabul edilmelidir.
Heyecan bizi uyarır ve bir şeyi yapabilme gücümüzü de arttırır. Heyecandan korkmak, 'heyecanlanıyorum galiba' diyerek tasalanmak yanlış bir gerginleşmedir. Bizi engelleyen, heyecan değil, paniktir. 'Panik', başarmak istediğimiz bir şeyi yapamayacağımıza ilişkin bir korkudur ve bu korku bizi çaresiz bırakarak felce uğratır.
Heyecan, yapma gücümüzü arttırırken, panik yapma gücümüzü bloke eder.Panik duygusuna yol açan olayların başında özgüven eksikliğimiz gelir. Özgüvenimizi sağlayan en önemli duygu 'elimizden geleni yaptığımız' duygusudur. 'Kendimize verdiğimiz değer' ve 'elimizden geleni yaptığımız' duygusu bize özgüven kazandırır ve panik duygusunu önler. Aşırı ve haksız eleştiri ortamı da panik duygusuna zemin hazırlar.
Korku ve panik duyguları bulaşıcıdır. Arkadaş grupları içinde çabuk yayılan kaygılar, yakıştırmalar, söylentiler, uyarılmanın arttığı dönemlerde çok etkili olur ve paniğe yol açabilir. Olumsuz sonuçlara yol açması, olası hayal kırıklıkları, aşırı sorumluluk duygusu, özellikle aile çevresindeki yankıların yol açacağı tepkilerin korkusu da paniğe neden olabilir. Bir öğrenci şunları düşünmelidir:
- Ben yapabileceğimi yapıyorum.
- Şimdi yapmam gereken olabildiğince sakin olup başarmaktır.
- Bu bir yarışma sınavıdır ve her şey bana bağlı değildir.
- Ben alabileceğim en iyi sonucu almak için çalışıyorum.
- Heyecanım normaldir, paniğe kapılmam için hiçbir neden yoktur.
- Kendime başarılar diliyorum.

Başarının sırrı nedir? Evet, başarının sırrı vardır. Hem de herkesin kolaylıkla görebileceği bir sır. Herkes kolaylıkla görebiliyorsa bu nasıl sır olabilir? Bunun sır olması, ‘ kişiye özel ’ olmasındandır.
Başarı hangi alanda olursa olsun, kim tarafından istenirse istensin birbirini izleyen bir dizi ‘ düşünsel –duygusal-sosyal yoğunlaşma’ halkalarından oluşan bir zincirdir. Hiç unutmamak gerekir ki, ‘bir zincir, en zayıf halkası kadar sağlamdır’. Onun içinde bu beş halkadan oluşan zinciri ayrı ayrı göreceğiz ve bizi başarıya nasıl ulaştıracağını anlayacağız.
Birinci adım: Güçlü bir istekle hedefimize yönelmek.
İkinci adım: Hedefe ulaşmak için gerekli donanımı kullanmak.
Üçüncü adım: Kazandığımız donanımı gereken zaman ve yerde en üst etkinlikte kullanmak.
Dördüncü adım: Ne yaptığımızı, ne yapmadığımızı ölçerek kavramak.
Beşinci adım: Zamanında ve yerinde gerekli düzeltme ve eklemeleri yapabilmek.

Başarıda Zaman Planlaması… Başarıda ulaşılmak istenen hedefe giden yolun ‘zamanla ilgili planlaması’ son derece önemlidir. Sınava ne kadar süre kaldığı, bu sürenin nasıl kullanılacağı, başarının temel taşlarıdır. Zamanı doğru kullanmamak, pek çok başarısızlığın nedeni olmuştur.
Onun için, aşağıdaki şemanın yardımcı olacağını düşünüyorum:
1. Yıl, ay ve gün olarak kullanabileceğim süre nedir?
2. Bu süreyi bir hafta olarak nasıl planlayabilirim? Haftanın hangi günlerini çalışmaya, hangi günlerini dinlenme ve eğlenmeye ayırabilirim?
3. Bir günde kaç saat çalışmam gerekiyor?
4. Toplam süre içinde çalışmaya kaç saat ayırmış oluyorum?
5. Bu süreyi çalışma programı olarak nasıl düzenlemem doğrudur? Hangi derse hangi gün ve saatleri ayırmalıyım?
6. Şimdi yıllık bir ajanda almalıyım. Programımı ajanda üzerine yazmalıyım. Sürenin bütününü görmeliyim.
7. Çalışmaya başladıktan sonra, haftalık ve aylık değerlendirmeler yapmalıyım. Zaman planlamam başarılı oluyor mu? Başarı yüzdem kaç?
8. Uygulama eksikliğim varsa nedenleri neler? Bu nedenleri nasıl ortadan kaldırabilirim? Yoksa programda değişiklik yapmam mı gerekiyor?
9. Planımı ve programımı uygularken verimli olduğumu görüyor muyum?
10. Somut sonuçlar (deneme testleri, bilgi akışı vb.) beni destekliyor mu?


Bunları yapmak kolay ı zor mu?…
Şimdi böyle bakınca hiç de zor görünmüyor ama insanın aklına gelen soru da şu olmalıdır: Bütün bunlar kolaysa neden herkes yapamıyor? Yok, zorsa ben nasıl yapabilirim ki? İşte, bu soruların yanıtı ‘içimizden geçen yol’dadır. Yapmak istediğim şeyi gerçekten istiyor muyum? Yoksa, kendi gözümde başarılı olmak için mi istiyorum? Çevreme başarılı görünmek mi istiyorum? Kendimi ne ölçüde zorlayabilirim? Kendimi zorlamam mı gerekiyor? Sınavı kazanmak için gençliğimin en güzel yıllarını feda mı edeceğim? Bütün bunları göze alsam bile kazanmamı kim garanti edebilir? Eğer kazanamayacaksam bunca çaba boşa gitmiş olmayacak mı?
Ünlü bir biyologun şu sözleri hepimiz için yol ışığıdır: ‘İnsan yediğiyle değil, sindirdiğiyle beslenir’. Biz de hayatımıza değer kazandırmak için pek çok şey yaparız. Bu çabalarımızın hepsi işimize yaramaz ama sindiklerimiz bizi yaşatır. Doğru bir hedef için gösterdiğimiz çabalar hiçbir zaman boşa gitmez. Hayat hep bana bunu öğretmiştir. Siz doğru bir hedef seçin ve birlikte yürüyelim. Sonuç ortak başarımız olacaktır.

SINAVDAN KORKUYORUM….
Sınav’ ve ‘korku’ sözcüklerinin her bileşeni sınavla ilgili duygularımızı belirtmekte kullanılır.
‘Sınavdan korkuyorum’. ‘Sınavdan korkmuyorum’.
‘Sınavdan herkes korkar’. ‘Çalışan korkmaz’.
‘Ben hiç bir şeyden korkmam ki sınavdan korkayım’.

Bu sözlerin içinde değişik duygulanım boyutlarını fark ederiz. Kimi sözler sınav korkusunun yaygınlığını vurgularken kimisi de koşullu bir korkudan söz eder, ‘çalışan korkmaz’ gibi. Kimisi hiç korkmadığını söylerken kaygısını yatıştırmak ister gibidir. Oysa sadelikle söylenen bir söz ‘sınavdan korkuyorum’ diyerek duygusunu açıklar.
‘Sınavdan korkuyorum’ diyen kişi, bir kaç özelliği birlikte dile getirmektedir.
- Sınavın sonucu belirsizdir,
- Bu korku belirli bir konuya ilişkindir,
- Korku kişisel ve özneldir.
Duyguların gerçeği de budur. Sınav, sonucu belirsiz bir yarışma sınavı olduğu için kişinin ‘sınavdan korkması’ nesnel ve haklı bir korkudur.
‘Korku duygusu’ üzerinde çok araştırma yapılmıştır. Korku duymak çok insani bir duygulanımdır, evrenseldie ve koşullarla bağlantılıdır. Korku, canlıları tehlikelerden koruyan önemli bir duygudur. Bütün canlılar bu duyguyu hayatta kalabilmek için gerekli yerlerde kullanır.
Canlılar (hayvanlar ve insanlar), bir tehlike karşısında kaldıkları zaman şu iki komuttan birine uyma eğilimi taşırlar: Saldır ya da kaç. Gerçekten de tehlike karşısındaki canlıların davranışı da bu iki komuttan birine uyar : Saldırır ya da kaçar.


SINAV KORKUSUNU GÜCÜMÜZ YAPABİLİRİZ…
‘Korkuyu gücümüz yapmak’… Bunu pek düşünmeyiz. Korku gücümüzü azaltır, bizi yapmak istediklerimizden alıkoyar. Ama neden korkarız? Korku bizi nasıl etkiler? ‘Saldır ya da kaç’ komutlarına uyamazsak ne yapabiliriz. Korku bizi engelleyecek kadar güçlü olduğuna göre, bu gücü kendimiz için kullanamaz mıyız? Sorun bunun yolunu bulmakta. Deneyelim mi?
1. Neden korkuyorum?
2. Açıktır ki beni korkutan sınavdır. Öyleyse, bunu düşünmeliyim.
Sınavdan neden korkuyorum. Çünkü, başkalarıyla yarışıyorum ve yarıştıklarımın durumunu bilmiyorum. Sınavın sonucu belirsiz, bu da beni korkutuyor. Şimdi neler yapabileceğime bakmalıyım.
3. Sınava girmek neden gerekli?
‘Neden bu sınav için en güzel yıllarımı harcıyorum. Bütün zevklerimi bir
yana bırakmaya zorlanıyorum ve bundan hoşlanmıyorum. Üniversite eğitimi çok mu önemli? Pek çok insan üniversite eğitimi görmüyor ve hayatlarını çok iyi kazanıyorlar. Ben de öyle yapamaz mıyım?’.
Bunları kendimize söyleriz ama kendimizi ikna edemeyiz. İçimizden biliriz ki ‘üniversite eğitimi’ hayatımız boyunca bizim olacak, bizi başarıya götürecek, bizim desteğimiz olacaktır. Kabul edelim ki, üniversiteye girmek önemli bir amaçtır. Bunun için yapılacak özveri, sonunda değerli bir hedefe ulaşmak için yapılacaktır. Evet, belki de en güzel yıllarımız büyük bie hedefe yöneldiğimiz zamanlardır. Buna ‘değer yatırımı’ deriz.
4. Hazırlanmak korkumu yenecek mi?
İşte, korkuyu yenecek araçların önemli birisi : İyi hazırlanmak. Gerektiği
Gibi hazırlanmak ve kendini iyi hazırlandığı konusunda ikna etmek çok önemlidir. ‘İyi bir hazırlık dönemi’ hem korkumuzu azaltır hem de duygularımızı olumlu yönde etkiler. Ancak, bu etkiyi görebilmek için kendimizi rahatlatmayı değil, etkin bir çalışmayı hazırlamalıyız. Bu da, zamanı önceden belirleyen bir program yapmak demektir. Önümüzdeki zamanı kullanmayı başaralım, sonuç bizi de şaşırtacaktır.
5. Korkunun enerjisini gücümüz yapabiliriz.
Korku bizi harekete getirir. İşte bu güçten yararlanmalıyız. ‘Sınavdan mı
Korkuyorum, öyleyse ben bu sınavı kazanacağım’. ‘Gerektiği gibi hazırlanacağım. Elimden geleni yapacağım. Bu sınavı kazanacağım’. Korkunun gücünü başarma enerjisi olarak kullanabiliriz.
Ama panik, bizi hareketsiz bırakır, bize ‘sen yapamazsın, boşuna çalışıyorsun’ der, bu da gücümüzü azaltır. Kendimizi panikten korumalıyız. Panik düşünme gücümüzü dağıtır, başarma duygumuzu geriletir.
Başarı olumlu enerjinin ucunda gelir.
6. Her sonucu göze alma cesaretine sahip olmalıyız. Her sınav sonuçların göze alınmasını gerektirir. Bir iş görüşmesi, yeni
Birisiyle tanışma, bilmediğimiz bir grupta konuşma yapma, yeni bir arkadaşla tanışma küçüklü büyüklü sınavlardır. Bu sınavların sonuçları da olumlu olduğu kadar olumsuz da olabilir. Bunları göze alamazsak yeni bir adım atamayız. Şimdi, cesaretli olmalıyız.
Bu sınavı kazanmak için çalışacağız ama sonuç beklediğimiz gibi olmayabilir. O zaman yılmadan yeniden hazırlanmamız gerekir.
Peki ama, şimdi hazırlanmak ve bu işi bitirmek en iyisi değil mi?
Unutmayalım, cesaret başarının yol arkadaşıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınavlara Yaklaşıyoruz…" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Cengiz TÜRKMEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Cengiz TÜRKMEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Cengiz TÜRKMEN'in Makaleleri
► Sınavlara Hazırlanmada Motivasyon Psk.Süleyman ÇOKAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,426 uzman makalesi arasında 'Sınavlara Yaklaşıyoruz…' başlığıyla benzeşen toplam 6 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sağlıklı Boşanma Mayıs 2014
► Boşanma Salgını Kasım 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:29
Top