2007'den Bugüne 80,875 Tavsiye, 25,751 Uzman ve 18,025 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Cinsel Bozukluklar Nelerdir?
MAKALE #14995 © Yazan Psk.Elif GÜNERİ | Yayın Haziran 2015 | 2,033 Okuyucu
CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI NELERDİR?
ERKEN BOŞALMA, VAJİNUSMUS, SERTLEŞME PROBLEMLERİ, CİNSEL İSTEKSİZLİK, CİNSELLİKTE AĞRI, CİNSELLLİKTE TİKSİNTİ, ORGAZM BOZUKLUKLARI

Cinsellik insanların en özel ve en mahrem alanlarından birisidir. Cinsel partner ile cinsel ilişkiye girme arzusu, cinsel istek olarak adlandırılır. Bu arzuların sonucunda birey çeşitli cinsel davranışlar sergiler. Hangi cinsel davranışın kabul edilir olduğu ise zamana, kültürel normlara ve kişiye göre değişiklik gösterir. Cinsellikle ilgili fantezilerimiz veya davranışlarımız bize ya da başkalarına zarar verici, karşımızdakinin istemediği durumlar halini aldığında bunlar anormal olarak değerlendirilir.

Cinsel bozuklukların en yaygın olanı Cinsel İşlev Bozuklukları’dır. Olağan cinsel işlevlerin ve fiziksel tepkilerin bozulması veya kaybı şeklinde görülür. Cinsel yaşamdan tatmin olmama durumunun süreklilik halidir. Farklı cinsel işlev bozukluklarının aynı zaman diliminde görülmesi sık gözlemlenen bir durumdur. Bu bozuklukta tanı konmadan evvel kişinin cinsel performansına yönelik tutumlarını etkileyebilecek etnik, kültürel, dini ve sosyal yapısı göz önünde bulundurulmalıdır. Tanının konabilmesi için problemin yineleyici ve sürekli olması gerekmektedir. Kişi için belirgin bir stres veya insanlar arası ilişkilerde sorun yaratması koşulu aranmaktadır. Cinsel işlev bozuklukları bir başka tıbbi hastalığa veya major depresyon gibi psikolojik bir sebebe bağlı olarak ortaya çıktığı düşünüldüğünde tanı konmaz. Cinsel işlevlerdeki bozukluklar psikolojik açıdan sağlıklı birçok bireyde görülmektedir. Cinsel ilişkiden zevk almayı ketleyen bu cinsel problemler zamanla kişinin tüm hayatını etkilemektedir. Cinsel işlevdeki sorunları yaşayan sadece kişinin kendisini değildir ve partneri de bu durumdan etkilenmektedir. Bu tarz sorunlar çoğu zaman evlilikler için birer tehdit durumundadır.

Bu tür sorunların organik nedenleri olabileceği gibi çoğunlukla sebep psikolojiktir. Bu psikolojik sebepler genellikle depresyon, partnerle olan uyumsuzluk, stres ve özgüven sorunlarıdır. Cinsel mitlere olan inançlar bireylerin cinsel işlev bozuklukları yaşamasına sebep olan bir başka nedendir. Bu mitler kadınlar ve erkekler üzerindeki baskıyı arttırırken onların yanlış yönlenmesine, başaramama korkusu yaşamasına ve suçluluk duymasına zemin hazırlar. Kadın cinselliğinde çok önemli olan östrojen, androjen ve progesteron hormonlarındaki yetersizlikler cinsel sorunlara yol açabilmektedir. Fiziksel rahatsızlıklar için kullanılan ilaçların yan etkileri olarak cinsel işlevlerle ilgili problemler de görülmektedir.

Cinsel işlev bozuklukları; cinsel istek bozuklukları, cinsel uyarılma bozuklukları, orgazm bozuklukları ve cinsel ağrı bozuklukları olmak üzere dört ana başlıkta incelenmektedir.
Cinsel İstek bozuklukları; “azalmış cinsel istek” bozukluğu ve “cinsel tiksinti” bozukluğudur.

Azalmış (hipoaktif) cinsel istek bozukluğu, cinsel fantezilerin ve cinsel birliktelik isteğinin az olması veya hiç olmamasıdır. Genellikle bu bireylerde yeterince cinsel uyarı olmasına rağmen, herhangi bir cinsel davranışta bulunma ve cinsel birleşmeyi başlatma isteği görülmemektedir. Profesyonel yardım arayışında olan çiftlerde en sık görülen problemlerden biridir. Kimi zaman azalmış kimi zaman tamamen kaybolmuş cinsel ilgi, cinsel ilişki kurmaya yönelik girişimleri olanaksızlaştırır.

Bireyin cinsel temastan tamamen kaçındığı durumlar cinsel tiksinti bozukluğudur. Bu ciddi bir bozukluktur ve azalmış cinsel istek bozukluğuna nazaran daha az görülmektedir. Birey kendisine cinsel yönden yaklaşıldığında iğrenme, korku ve kaygı gibi durumları ifade etmektedir. Bu bozukluk kişiler arası sorunlara yol açabilmektedir. Başka psikolojik sorunlarla birlikte görülebilmekte veya başka psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Bizim toplumumuzda olduğu gibi bazı toplumlarda cinsel baskılardan ötürü kadınlarda daha sık görülmektedir.

Cinsel istek bozukluklarının nedenleri çok net bilinmemektedir. Çocuklukta yaşanan bir cinsel travma olabileceği gibi hamilelikten korkma, cinsel hastalıklara yakalanma gibi günlük yaşamı etkileyen sebeplerde olabilmektedir. Hormon düzeylerindeki dalgalanmalar gibi fiziksel durumların yanı sıra günlük yaşamın getirdiği stres bireylerin cinsel yaşamlarını olumsuz yönde etkileyebilir. Cinsel isteği güçlendiren bir faktörün örneğin uygun bir cinsel eşin ve o eşle cinsellik dışı alanlarda yaşanan iyi bir ilişkinin kaybı kişide cinsel isteksizliğe neden olabilir. Yeterli uyarılma sağlanmadığında bireyde cinsel isteksizlik gelişebilir ve bu durumun sürekliliği kişinin tanıyı almasına sebep olabilir.

Cinsel Uyarılma Bozuklukları, kadında cinsel uyarılma bozukluğu ve erkekte erektil bozukluk (sertleşme bozukluğu) şeklindedir.

Birey cinsel isteksizlikle ilgili bir sorun yaşamazken cinsel uyarılma ve uyarılmayı devam ettirmek konusunda sıkıntı yaşayabilmektedir. Kadının birleşmeyi rahat bir şekilde sürdürebilmesi için vajinal ıslanmanın sürekli olarak yetersiz olması durumunda kadında cinsel uyarılma bozukluğu tanısı konmaktadır. Erkekte ise cinsel birleşmenin devam edip tamamlanabilmesi için sertleşmenin sürekli olarak sağlanamıyor olması durumunda erkekte sertleşme bozukluğu yani erektil bozukluk tanısı konmaktadır. Bazı bireylerde cinsel birleşmeden önce sertleşme olmakta ve yine birleşme olmadan sertleşme kaybolmaktadır. Bu durumda önemli olan sertleşmenin gereken zamanda olması ve birleşmeyi engellememesidir aksi durumlarda birey bu sertleşme bozukluğu tanısı almaktadır.

Bu bozukluğun nedenleri arasında özellikle kadınların kendi anatomilerini tanımaması ve kadının cinsel açıdan uyarıcılarını tanımaması gösterilebilmektedir. Konu hakkında partneriyle konuşmamak yapılan hataların başında gelmektedir. Genellikle erkeklerde görülen performans korkusu bu bozukluğa davetiye çıkaran durumlardan biridir.
Kadında cinsel uyarılma bozukluğu eskiden cinsel soğukluk, erkekte sertleşme bozukluğu ise iktidarsızlık olarak adlandırılmaktaydı. Bu eski terimler konuyu ilişkiler ve sorunların aksine kişiler üzerine çekmekte, erkek ve kadın hakkında yanlış izlenimlerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Halk dilinde hala bu söylemlerin kullanımı görülmektedir.

Orgazm Bozuklukları; kadında orgazm ile ilgili bozukluk (kadında ketlenmiş orgazm), erkekte orgazm ile ilgili bozukluk (erkekte ketlenmiş orgazm) ve erken boşalmadır.
Bazı kimselerde cinsel istek ve uyarılma sorunu yokken cinsel hazzın zirveye varmasını sağlayan orgazmı yaşayamazlar. Kadınlarda görüleni normal bir cinsel aktivitenin sonunda orgazma ulaşılamamasıdır. Bu durum mastürbasyon sırasında da görülebilmektedir. Erkek orgazm bozukluğu yani zor boşalma sık görülmeyen bir bozukluktur. Aksine erken boşalma erkeklerde en yaygın olan işlev bozukluğudur. Erkeğin orgazmını istediği kadar geciktirememesi durumuna erken boşalma denmektedir. Sık görülen hali vajene girdikten birkaç saniye sonra boşalmanın gerçekleşmiş olmasıdır. Bu durum kadının orgazm olmasını engelleyebilmektedir.
Cinsel Ağrı Bozuklukları disparoni (acı veren cinsel ilişki) ve vajinismus’tur.
Cinsel birleşme sırasında, öncesinde veya sonrasında yaşanan sürekli genital ağrı disparoni olarak tanımlanmaktadır. Bu duruma erkeklerde çok az rastlanmaktadır. Cinselliğin yaşandığı sırada kadının vajina kaslarının istem dışı bir şekilde kasılmasıyla cinsel birleşmeyi olanaksızlaştırması vajinismus olarak adlandırılmaktadır. Cinselliğe karşı olumsuz tutumlar, yoğunlukla çocuklukta yaşanan travmatik durumlar vajinismusun ortaya çıkmasında rol oynamaktadır. Vajinusmus psikoterapi yöntemiyle kısa sürede kesin çözüme ulaştırılır.

Cinsel işlev bozukluklarında tedavi/ psikoterapi nasıl uygulanır?

Cinsel işlev bozuklukları bastırılmış çatışmalardan kaynaklanmaktadır. Cinsel işlev bozukluğu görülen bireylerde psikoterapide ; cinsel işlev bozukluklarının çok yönlü yapısından dolayı birkaç teknik bir arada kullanabilmektedirler. Öncelikle cinsel sorunla ilgili kaygı yaratan durumu aşamalı ve sistematik olarak maruz bırakma yöntemiyle aşmak daha sonra bireylerin tutum ve düşüncelerini değiştirmeye yönelik çalışmaların yanı sıra cinsel iletişimi geliştirmek için çiftlerin cinsellikle ilgili hoşlanıp hoşlanmadıkları durumları konuşmaları sağlamak psikoterapide kullanılan etkili tekniklerdir. Cinsel becerilerin geliştirilmesi için cinsel ilişki tekniklerinin gösterildiği video ve filmlerin izletilmesi de yararlı olabilmektedir. Beceri ve iletişimin geliştiği kişileri kaygı yaratan duruma maruz bırakarak duyarsızlaştırma yöntemi kullanılabilir. Cinsellik dışında da ilişkisinde problem yaşayan çiftlerde bu sorunlarını çözümlemeleri için çift terapisi gereklidir.

Yrd.Doç.Dr. Psikolog Elif Güneri
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Cinsel Bozukluklar Nelerdir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Elif GÜNERİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Elif GÜNERİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Elif GÜNERİ'nin Makaleleri
► Cinsel Bozukluklar Psk.Ferit KARADAŞ
► Dissosiyatif Bozukluklar Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN
► Somatoform Bozukluklar Uzm.Psk.Gülüm BACANAK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,025 uzman makalesi arasında 'Cinsel Bozukluklar Nelerdir?' başlığıyla benzeşen toplam 47 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuklarda Tırnak Yeme Temmuz 2015
► Kardeş Kıskançlığı Temmuz 2015
► Çocuk Resimlerinin Dili Temmuz 2015
► Uyku Bozukluğum Var Temmuz 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:24
Top