TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Mağdur Kadınlara Hukuki Destek
Her cihazdan her zaman erişin!
Gizli Şeker, Metabolik Sendrom ve Zayıflama
MAKALE #1594 © Yazan Prof.Dr.Metin ÖZATA | Yayın Eylül 2008 | 14,576 Okuyucu
KİLOLU KİŞİLERDE GİZLİ ŞEKER RİSKİ



Şeker Hastalığının Gelişim Evreleri

Kilolu bir kişide şeker hastalığı 4 aşamada adım adım gelişir. Aşağıda verilen bu aşamaları her kişi fark edemez ve kan şekeri yükselince şeker hastası olduğunu anlar.
Bu aşamalar aşağıda verilmiştir:
  • Reaktif hipoglisemi (Kan şekeri düşüklüğü) evresi
Ailesinde şeker hastalığı olan kişilerde 5-10 yıl önce yemek sonrası kan şekerinde düşmeler olmaya başlar. Bunu anlamak için şeker yükleme testi 3 veya 4 saatlik yapılır. 3. ve 4. saatte kan şekerini 80 mg/ dl’nin altına düşmesine hipoglisemi veya kan şekeri düşüklüğü diyoruz. Bu esnada terleme, çarpıntı, nabız ve bazen tansiyon yükselmesi görülür. Bu durumun nedeni insülin seviyesinin yenen yemek sonrası kanda hızla yükselmesi ve daha sonrası kan şekerini düşürmesidir.
  • Dönem: Açlık kan şekerinde bozukluk:
Açlık kan şekeri 100 ile 126 mg./dl arasında olduğu halde tokluk kan şekerinin normal olmasıdır.
  • Dönem: Tokluk kan şekerinde yükselme:
Tokluk kan şekerinin, yani yemek sonrası 2. saatte 140-199 mg/dl arasında olması durumudur. Bu duruma “gizli şeker “ hastalığı da denir. Bu hastalarda bir süre sonra şeker hastalığı gelişir.
  • Aşikar Şeker Hastalığı:
Bu dönemde şeker hastalığı ortaya çıkmıştır. Artık kan şekeri 126 mg/dl veya daha yüksektir veya tokluk kan şekeri 2. saatte 200mg/dl’den daha yüksektir.


Aşırı Kilo Şeker Hastalığı Yapar:

Aşırı kilolu kişilerde Tip2 diabetes mellitus dediğimiz erişkin tipi şeker hastalığı oluşma riski normal kilolu kişilere göre 4 kat daha fazladır. Tip 2 diabetli hastaların %60-90’ı fazla kiloludır. Orta derecede fazla kilolu kişilerde normal kilolu kişilere göre şeker hastalığı görülme riski 30-40 kat daha fazladır.

Fazla kilolu kişilerde şeker hastalığı gelişimine neden olan 3 esas neden şunlardır:
1) kandaki insülin hormonunun yüksekliği ve etki gösterememesi,
2) kanda yağların fazla olması
3) yağ hücrelerinden şeker hastalığı yapan bazı hormonların fazla salgılanması neden olmaktadır.
Fazla kilolu kişilerde kan şekerini yükselten dört neden vardır. Bunlar:
1-Pankreasdan insülin salgısının azalması
2-Karaciğerden glukoz (şeker) üretiminin artması
3- Kan dolaşımında yağların artması
4-Kan şekerinin kas ve yağ dokusu tarafından hücre içine alınamamasıdır

Fazla kilolu olmanın şeker hastalığı oluşturması şu etkenlere bağlıdır:

1-Fazla kilolu olmanın derecesi: Fazla kilolulık derecesi arttıkça şeker hastalığına yakalanma riski artar.
2-Fazla kilolu olmanın süresi: Fazla kilolulık süresi uzadıkça şeker hastası olma olasılığı artar.
3-Vücut ağırlığının hızla artması: Birden hızla kilo alma şeker hastalığının ortaya çıkmasını kolaylaştırır.
4-Yağların vücutta biriktiği yer: Yağların mide ve iç organların etrafında toplandığı erkek tipi fazla kilolulık, şeker hastalığı yönünden daha büyük risk taşır ve bu tip fazla kilolular şeker hastalığına daha kolay yakalanırlar.

Fazla kilolu Kişiler Şeker Hastalığından Nasıl Korunur?

Fazla kilolu kişiler şeker hastalığı gelişimi önlemek için şu önlemleri almalıdırlar:

1-İdeal kiloya kadar zayıflamak.
2- Gİ diyeti uygulamak:: Lifli sebze ve meyveyi fazla, unlu ve şekerli gıdaları az tüketmek, doymuş yağ yerine doymamış yağ yemek,
3-Egzersiz yapmak: Her gün en az 30 dakika yürüyüş yapmak

Tip 2 Diyabet Oluşumunda Beslenmenin Yeri

Yavaş sindirilen liften zengin besinlerin bizi şeker hastalığından koruması mümkündür. Lifli yani posalı gıdalarla beslenen kişilerde tip 2 diyabet gelişme sıklığı azdır. Harvard Tıp Fakültesinden Prof. Willet’in yaptığı 30 yıllık bir beslenme ve hastalık ilişkisi çalışmasında tahıllı liflerden fakir ve glisemik yükleri yüksek besinlerle beslenen kişilerde tip 2 diyabet riskinin arttığı saptanmıştır. Tam tahıl yiyenlerde rafine yani işlenmiş tahıl yiyenlere göre şeker hastalığı daha az görülür. Bu yüzden beyaz ekmek yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek yemek çok büyük önem taşır.

Sebze ve meyve ile daha çok beslenmek, baklagilleri ve tam tahılları daha fazla tüketmek bizişeker hastalığından korumaktadır.

İnsülin hormonu sıvı yağ tüketenlerde daha iyi çalışmaktadır. Bu nedenle margarin gibi katı yağlar yenmemelidir. Omega –3 alımı şeker hastalığını önlemektedir. Omega 3 alımını artırmak için balık tüketimini artırmak gerekir.

Gizli Şeker veya Pre-Diabet

Açlık kan şekerinin 100 ile 126 mg/dl arasında olmasına ‘’Açlık Kan şekeri Bozukluğu’’ adı verilirken, kan şekerinin yükleme testi sırasında (75 gram glukozla yapılan şeker yükleme testinde) 2. saattte 140 ile 199 mg/dl arasında çıkmasına ise '‘ Şeker tolerans bozukluğu’’ veya ‘’Gizli Şeker’’ adı verilir. İşte hem açlık kan şekeri bozukluğuna hem de glukoz tolerans bozukluğuna ‘’Pre-Diabet’’ adı verilir. ‘’Pre’’ sözcüğü latince ‘’ön’’ anlamına gelmektedir. Diğer bir deyimle şeker hastalığının ön devresi demektir. Bu kişilerde düşük glisemik indekse dayalı beslenme ile (Gİ diyeti ile) hastalık geriletilebilir veya ortaya çıkması geciktirilir.

Metabolik Sendrom

Kalp ve damar hastalıklarına neden olan hipertansiyon, fazla kilolulık, şeker Hastalığı ve kan yağlarında yükseklik gibi hastalıkların aynı kişide birarada görülmesine metabolik sendrom veya metabolik travma denir. Bu duruma ‘insülin rezistans sendromu’ adı da verilir.

Metabolik sendrom’un başlıca özelliği veya başlatıcı özelliği vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ miktarı artınca kanda insülin düzeyi artmakta ve sonunda insülin yüksekliğine bağlı olarak şeker hastalığı, kan yağlarında yükselme, tansiyon yükselmesi ve fazla kilolulık aynı kişide ortaya çıkmaktadır.

Metabolik sendromlu hastalarda karaciğer yağlanması, kanda ürik asit yüksekliği, kadınlarda polikistik over sendromu ve erkeklerde prostat büyümesi de sık görülmektedir.

Bir kişide metabolik sendrom var diyebilmek için, o kişide aşağıda sıralanan bozuklukların bir arada bulunması gerekir:

· Erkek tipi fazla kilolulık (yağların karında birikmesi): Erkeklerde bel çevresinin 102 cm’den fazla olması, kadınlarda 88 cm’den fazla olması
· Kanda trigliserit denen yağın 150 mg/dl den fazla olması
· HDL kolesterol denen iyi kolesterolün erkeklerde kanda 40 mg/dl, kadınlarda ise 50 mg/dl’den az olması
· Tansiyon yüksekliği (Hipertansiyon) bulunması: Büyük tansiyonun 13, küçük tansiyonun 8.5’ dan fazla olması
· Açlık kan şekerinin 100 mg/dl’ den fazla olması

Son zamanlarda metabolik sendromlu hasta sayısında giderek büyük bir artış görülmektedir. ABD’de metabolik sendromlu hasta sayısı, orta yaşlardaki kişilerde %20-30’u hatta son zamanlarda %40’ı bulmuştur. Ülkemizde de % 30 civarındadır.
Metabolik sendrom yaşam süresini kısaltan çok önemli bir sağlık sorunudur.
Sabah yorgunluğunuz varsa, gece uykudan kalkıp tatlı bir şeyler yemek istiyorsanız veya öğle yemeği sonrası yorgunluk ve halsizlik oluyorsa insülin direnci olabilir. İnsülin direnci kalıtımsal olabildiği gibi öğün atlamak, hareketsizlik, şekerli ve unlu gıdaları fazla yemek ve fazla kilolulık nedeniyle de oluşur.

Metabolik sendrom’dan korunmak ve kandaki insülin düzeyini azaltmak için düşük glisemik indeksli karbonhiratları yemek yani Gİ diyeti uygulamak gerekir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Gizli Şeker, Metabolik Sendrom ve Zayıflama" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Metin ÖZATA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Metin ÖZATA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Metin ÖZATA Fotoğraf
Prof.Dr.Metin ÖZATA
İstanbul
Doktor "Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Mağdur Kadınlara Hukuki Destek
Her cihazdan her zaman erişin!
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Metin ÖZATA'nın Makaleleri
► Gizli Şeker (Pre-Diyabet) ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Ürik Asit, Gut ve Gizli Şeker ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Göbek Gizli Şeker Habercisi Prof.Dr.Metin ÖZATA
► İnsülin Direnci, Diyabet ve Gizli Şeker ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Horlama Gizli Şeker ve Guatr Belirtisi Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Terleme Guatr ve Gizli Şeker Habercisi Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Bulanık Görme Gizli Şeker ve Diyabet Habercisi ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Metin ÖZATA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,373 uzman makalesi arasında 'Gizli Şeker, Metabolik Sendrom ve Zayıflama' başlığıyla benzeşen toplam 59 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hamilelikte Tsh Yüksekliği ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2010
► İnsülin Direnci Diyeti ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2010
► Naturel Zayıflama Mayıs 2010
► Metabolizma Diyeti Mayıs 2010
► Guatr Ultrasonu Mayıs 2010
► Guatr Biyopsisi Mayıs 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:27
Top