2007'den Bugüne 73,850 Tavsiye, 24,476 Uzman ve 16,730 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Okula İlk Defa Başlayan Ebeveynler
MAKALE #18803 © Yazan Uzm.Psk.Mahmut PAKDEMİR | Yayın Eylül 2017 | 226 Okuyucu
OKULA İLK DEFA BAŞLAYAN EBEVEYNLER

Bu hafta Türkiye’de yaklaşık 16 milyon öğrenci okulların tekrardan açılmasıyla okula başladılar. Okula başlayan sadece 16 milyon çocuk değil, bunların yanında onlarla birlikte okula tekrardan başlayan ebeveynler ya da kısacası çocuğa kim bakım veriyorsa o, okula başlamış oldu. Her halde bu dönemde en çok zorlanan zorlanacak olan öğrenciler ilk defa kreş, anaokulu veya ilkokul 1. sınıfa başlayacak olan öğrenciler olacaktır. Zorlanmaya da bilirler tabi ki, eğer kendisine bakım verenle güvenli bir bağlanma gerçekleştirmişse. Nedir bu güvenli bağlanma; ihtiyaçların dışında zamanın çoğunu o kişiyle (anne veya bebeğin temel ihtiyaçlarını gideren her kimse) geçirme, korku ve benzeri durumlarda o kişiyi arama, çoğu zaman o kişinin yanında rahatlama hissi vb. durumlar gibi birçok şeyin yaşandığı tüm duygu ve davranışlara denir. Bağlanma daha çok oral dönemde gerçekleşen bir durumdur ve bu çocuğun 0-1 yaşlarına tekabül eder. Güvenli bir bağ kuran bebek veya çocuk kendi başına daha fazla zaman geçirir ve kendisine bakım veren kişiyi pek aramaz, bakım veren ortadan kaybolduğunda, bakım verenin tekrardan kendisine döneceğini bilir ve ağlamadan oyununa devam eder. Bunu gerçekleştiremeyen çocuklar, ebeveynlerinin olmayışından dolayı oyunlarına konsantre olmada zorluk yaşar, sosyalleşme ve zihinsel gelişimi geri kalmış olur. Bağlanmanın uzun uzadıya birçok konusu var. Daha önce bende bir yazımda değinmiştim. Buradan bakabilirsiniz: http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_17256.htm
Ülkemizde yaşayan çocuk yetiştiren birçok ebeveyn çocukların gelişiminden bihaber görünüyor. Çocuk yetiştiriyoruz ama bu çocukların nasıl bir gelişim geçirdiklerini, gelişim dönemlerini bilmiyoruz, takip etmiyoruz. Bundandır ki birçok ebeveyn çocukların her evresinde zorlanıp ne yapacağını şaşırıyor. Bu yazıda kreş, anaokulu veya 1.sınıf çocuklarından bahsedeceğimiz için biraz çocukların psikoseksüel gelişim dönemlerini açıklamakta fayda görüyorum. Bu gelişim dönemleri 0-6 yaş arasında olmasına rağmen bir insanın hayatında kişiliğin ana hatlarını oluşturmasından dolayı çok önemliler.
İlk gelişim dönemi yukarda da belirttiğim gibi 0-1 yaş arasında olan Oral dönemdir. Oral dönem dürtü kaynağının oral mukozada toplandığı, bebeğin dürtü doyumunun oral mukozanın uyarılması olduğu, dürtü nesnesinin ise yenilebilir, emilebilir, içe alınabilir her şey olarak tanımlanabilir. Bu dönemde çocuk beslenme gereksinimi karşılarken aynı zamanda ruhsal doyumunu da karşılamış olur. Bakım verenle kurulan bağlanma sadece süt alma üzerine kurulmaz, bunun yanında kurulan göz kontağı, acıktığında bakım verenin ihtiyaçları anında yerine getirmesi, bakım verene dokunma, sıcaklığını hissetme olarak da sıralanabilir. Bu dönemde fiksesyon yaşayan kişiler gelecekte yeme bozuklukları, iste zorlukları, okul korkuları, gece korkuları, danışma ihtiyacı gibi durumlarla karşılaşırlar.
İkinci dönem 1-3 yaş arasında olan Anal dönemdir. Anal dönem dürtü kaynağının anal ve rektal mukozada yoğunlaştığı, dürtü doyum biçiminin dışkının tutulması ve boşaltılması olduğu, dürtü nesnesinin de başta dışkı olmak üzere tutulan ve bırakıl şeyler olduğu söylenebilir. Bu dönemde çatışma daha çok bakım verenle dışkının tutulması ve ne zaman yapılması üzerinden gerçekleşir. Çocuğun arzusu dışkısını biriktirip istediği zaman anal mukozanın haz alabileceği bir zamanda bırakması olmasına rağmen bakım verenin bu dışkıyı kendi belirlediği zamanda yapmasıyla karşılaşır. Bu çocukta haz-kural ilkesi olan hayatının birçok döneminde de karşısına çıkacak olan bir durumla karşılaşmasına sebep olur. Çocuk hazının peşinden koşarken anne bu hazın oluşmasına engel olur. Çocuk hazının peşinde koştuğunda annesinin kendisini terk etmesi gibi bir korkuyla karşılaşabileceği bir durumla yüzleşmek zorunda kalır. Bu dönemin özellikleri düzenlilik, tertiplilik, inatçılık, katılık, tutumluluk, cimrilik gibidir.
3. ve son dönem 3-6 yaş arasında olan Fallik dönemdir. Dürtünün kaynağı genital bölge, dürtünün doyurulması ise genital bölgenin uyarılmasıdır. Bu dönemlerde oral dönemde ağızda, anal dönemde rektal bölgede toplanan haz alma genital bölgelere kayar. Fallik dönemin içindeyken çocuk için en önemli konulardan biri oidipus kompleksini nasıl atlattığıdır. Oidipus komleksi çocuğun karşı cinsten ebeveyne cinsel duygularla yaklaşması, aynı cinsten ebeveynle ise bir yarışa girmesi olarak tanımlanabilir. Bu komlkesin çözümlenmesi çocuğun ileriki dönemlerde sağlıklı bir gelişimi için önemlidir. Bu dönemin diğer bir önemli konusu ebeveynlerle kurulan özdeşimdir. Bu özdeşim sağlıklı bir şekilde gerçekleştiği çocuğun başka kişilerle kuruduğu özdeşimde görülmektedir. Bu özdeşim bazen bir kahraman, bazen bir film yıldızı olabilir. Ancak okula başladığında çocukların öğretmenleriyle kurdukları özdeşimin burada çok büyük bir öneme sahip olduğu söylenebilir.
Bu yüzden çocuğunuzun ilkokula başladığı zaman çok önemlidir. Zorlanan çocukların bu gelişim dönemlerinde yaşadıkları fiksesyonların gerginliğini yaşadığı söylenebilir. Bir çocuğun ilk öğretmeni neredeyse kişiliğinin belirlenmesinde anne babasından sonra gelen ilk kişidir. Düşünün birçoğumuz ortaokul, lise öğretmenlerimizi hatırlamayız ama ilkokul öğretmenimizi ismini, giyinişini, tavrını hatırlarız. İlkokul öğretmenimiz çözemediğimiz oidipus komleksimizin çözümlenmesinde etkin rol oynamış olabilir. Babamızla annemizle kuramadığımız özdeşimin sağlıklı bir şekilde kurulmasında büyük rol oynamış olabilir. Bu yüzden ilkokula başlamak çocuklar için önemli bir yere sahiptir diyebiliriz.
Peki, bu dönemlerde fiksesyon yaşayan çocuklar okula başlayınca ne olur? Başlamamalılar mı diye sorabilirsiniz? Elbette ki bir yıl gecikmeli veya erken başlayacaklar bu kaçınılmazdır. Peki, bizler bu süreçte ne yapmalıyız? Çocuklarımızı nasıl bu duruma hazırlamalıyız? İşte birazda bunlardan bahsedelim derim.

Çocuklarımız okula başladı ne yapmalıyız?
• Öncelikle çocuğunuzun okula başlayacağını daha birkaç ay önceden çocuklarınıza anlatın, çocuğunuzun kaydı sırasında kafanıza göre okul belirlemek yerine çocuğunuzu da okula götürüp kendisine tanıtın, her daim önceden bilinen daha az korkutucu olacaktır unutmayın.
• Okul kıyafetlerini, araç gereçlerini birlikte seçmeye, alışverişi birlikte yapmaya çalışın.
• Okula başladığı gün kesinlikle ''ağlasalar bile siz bize bırakın'' diyenleri dinlemeyin. Bir çocuk ağlayarak bir yeri sevmez, sevemez, orada bulunmayı öğrenmesi sindirilmesindendir unutmayın. Bu da çocuğun o okuldan alacağı eğitimi geciktirir, güçleştirir.
• Çocuk sakinleşmeyene kadar yanından ayrılmayın.
• En az bir hafta ona sakinleşme süresi tanıyın. Bir hafta mızmızlanacaktır. Okula her gittiğinde istemeyecektir, ağlamaları mutlaka olacaktır, önemli olan o ağlamaları esnasında kimin yanında olduğudur.
• Öncelikle sınıfta sizde onunla bulunun. Çünkü ilk defa bilmediği bir yerde yalnız kalacak, onu anlamaya çalışın.
• Kendisini iyi hissettiğini gördüğünüz anda ondan izin isteyip oradan ayrılın. Ona onu önemsediğinizi, ondan izinsiz onu orada terk etmeyeceğinizi yansıtın.
• Sizi görebileceği bir yerde, size hemen ulaşabileceği bir uzaklıkta olun, örneğin kapının önünde. Bu onu rahatlatacak, orada olmasanız bile hemen ulaşabileceğini hissetmesine yardımcı olacaktır.
• Kreş ve anaokulunda ise ilk bir kaç gün oyunun en güzel yerinde çocuğunuzu oyundan alın ve eve götürün. Oyunun en güzel yerinde onu almanız, yarım kalan heyecanını bir sonraki güne aktarmasına yardımcı olacaktır, göreceksiniz bir sonraki gün kendisi okula gitmek isteyecektir.
• Çocuktan anlamayan uzman olmayan kişilerden çocuğunuzu özellikle ilk günler uzak tutun. Çocuk ağlasa bile kucağına çocuğu alıp çocuğu yangından mal kaçırır gibi götüren kişiler, çocuklardan bir şey anlamıyordur emin olun.
• Eve her geldiği gün ona sorular sorun korkularını çekincelerini dinleyin. Korkuları varsa bu korkularını anlatmasını sağlayın anlayamıyor olsanız bile ona yardımcı olabileceğinizi, onun için ne yapması gerektiğini ona sorun.
• Kesinlikle tutamayacağınız sözü vermeyin, ‘’bu günlük burada olalım bir daha gelmeyeceğiz’’ demeyin, okulda durması halinde ona bir hediye alacağınızı veya durmaması halinde ise cezalandıracağınızı söylemeyin.
• Okulu bir sorumluluk haline getirmesi için ona kendinizin nasıl işe her sabah gidiyor ve akşam eve geliyorsanız bu şekilde anlatın. Bununda onun yapması gereken bir görev olduğunu kendisine anlatın.
Son olarak her çocuk özeldir. Her çocuğun yukarıdakileri yapsanız bile okula uyum sağlayacağını söylememiz çok genel geçer bir durum olur. Bu da o çocuğu saygısızlık yaptığımız anlamına gelir. Zorlandığınız, baş edemediğiniz durumlar söz konusu olduğunda bir oyun terapistinden yardım almayı unutmayın. Çocuklar bu korkularını aşamıyorsa onları bu konuda sıkmayıp bir uzman psikologdan destek isteyin.

Mahmut PAKDEMİR
Uzman Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okula İlk Defa Başlayan Ebeveynler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Mahmut PAKDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Mahmut PAKDEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mahmut PAKDEMİR Fotoğraf
Uzm.Psk.Mahmut PAKDEMİR
Diyarbakır
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildi
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Mahmut PAKDEMİR'in Yazıları
► Erken Okula Başlayan Çocuklar Psk.Yeşim CANLI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,730 uzman makalesi arasında 'Okula İlk Defa Başlayan Ebeveynler' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Oyun Terapisi Temmuz 2017
► Travma ve Göç Haziran 2017
► Cinsel İstismar Nedir? Kasım 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:01
Top