2007'den Bugüne 79,684 Tavsiye, 25,520 Uzman ve 17,811 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda Bazı Davranış Bozuklukları
MAKALE #20267 © Yazan Psk.Dilan Hilal ALTÜRK | Yayın Ocak 2019 | 217 Okuyucu
Anne-babalar, çocuklarının olacağını öğrendikleri andan itibaren hayatlarında birçok şeyi onlara göre düzenlerler, onlara göre çalışır ve onlar için her şeyi yapabilirler. Ancak bazı durumlarda anne ve babaların çabaları yetersiz kalabilir ve destek almaya ihtiyaç duyabilirler. Unutmamalı ki psikolojik destek almak ne çocuğunuzun eksik olduğunu ne de sizin yetersiz bir ebeveyn olduğunuzu gösterir. Her insan psikolojik destek almaya ihtiyaç duyabilir.
Peki, çocuğumuz için ne zaman psikolojik destek almalıyız?
Çocuğunuzun bazı davranışları normal olarak görülmese de aslında yaşına uygun olabilmektedir. Örneğin çocuğunuz 2 yaşında olup parmağını emiyor olabilir. Parmak emme davranışı 3 yaşından sonra gösterilmemesi gereken bir davranıştır. Aynı zamanda yaptığı davranışın sürekliliği ve ne kadar yoğun olarak yaptığı da önemlidir.
Bazı davranış bozuklukları:
Tırnak Yeme: Tırnak yeme davranışı genellikle çocukluk döneminde başlayıp, ilerleyen yaşlara kadar sürebilmektedir. 3-4 yaşlarına kadar bu davranış görmezden gelinebilir. Azarlamak, korkutmak ve ceza vermek gibi çözümler yararlı değildir aksine çocuğunuz için ağır duygusal problemlere sebep olabilir. Davranışı gerçekleştiren çocuğun bu davranış sonucunda neler hissettiği incelenmelidir. Çocuğunuza olumlu şekilde yaklaşmanız, temelde yatan tespit edebildiğiniz sebebi ortadan kaldırmaya çalışmanızın yeterli gelmediği durumlarda psikolojik destek almanız yararlı olacaktır.
Parmak Emme: Parmak emme davranışı 3-4 yaşlarına kadar normal olarak görülebilir ancak sonrasında bir alışkanlığa dönüşüyor olması dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Tırnak yeme davranışında olduğu gibi azarlamak, korkutmak veya ceza vermek çocuğun bu davranışını kesmesini sağlamayacaktır. Çocuğa olumlu bir şekilde yaklaşılmalı ve ona bu davranışı yaptıran sebep araştırılmalıdır. Parmak emme davranışının asıl nedenlerinden biri ( her birey için farklılık gösterse de) kaygı ve korkudur. Çocuğunuza olumlu şekilde yaklaşmanız, temelde yatan tespit edebildiğiniz sebebi ortadan kaldırmaya çalışmanızın yeterli gelmediği durumlarda psikolojik destek almanız yararlı olacaktır.
Alt Islatma: Çocuğunuz 5 yaşından büyükse, haftada en az 2 kez olmak üzere 3 ay boyunca altını ıslatmaya devam ediyorsa ve bu belirgin olarak hayatına olumsuz etki ediyorsa altını ıslatması psikolojik destek almanızı gerektiren bir durum olmaktadır. Bir doktor kontrolünden geçirilmesi de yararlı olacaktır.
Saldırganlık: Çocuğunuzun başkalarına veya nesnelere kasıtlı olarak zarar vermesi, zorbalık göstermesi üzerinde durulması gereken bir durumdur. “Çocuğumun karakteri böyle, yapabileceğim bir şey yok.” Gibi düşünmemek gerekir. Çünkü saldırganlık davranışı kontrol edilmez ve altında yatan sebeple çalışılmazsa daha büyük problemlere sebep olabilmektedir. Çocuğa ceza vermek, azarlamak saldırganlığı ortadan kaldıracak çözümler değildir. Psikolojik destek alınması yararlı olacaktır.
Karşıt Gelme: Çocuğunuz son 6 ay içerisinde sinirli/huzursuz bir ruh haline sahip, tartışmacı ve karşı gelme davranışlarını sıklıkla gösteriyorsa üzerinde durmanız gereken bir durumdur. Çocuğunuz 5 yaşından küçükse en az 6 ay boyunca çoğu günlerde bu davranışları gerçekleştiriyor olması, 5 yaşında veya büyükse en az 6 ay boyunca haftada en az 1 kez bu davranışları gerçekleştiriyor olması dikkatinizi çekmelidir. Bu davranışları ve ruh hali kendisini ve çevresindekileri olumsuz etkiliyorsa psikolojik destek alınması çocuğunuz için olumlu olacaktır.
Yalan Söyleme: Çocuklar 5-6 yaşına kadar yalan söylemenin tam olarak önemini anlayamazlar, hayal ile gerçeği ayırmayı tam olarak başaramazlar. Ancak 5-6 yaşlarından sonra çocuk hayal ile gerçeği ayırt etmeye başlamaktadır Bu dönemde çok sık yalan söyleme davranışı çıkıyorsa, dikkate alınması gereken bir durumdur.
Kaygı Bozuklukları: Kaygı bozuklukları birçok şekilde karşımıza çıkabilen ve birçok farklı türü olan bir bozukluktur. Travma sonrası stres bozukluğu, yaygın kaygı bozukluğu, sınav kaygısı, fobiler, ayrılma kaygı bozukluğu ve mutizm bunlardan bazılarıdır.
Travma sonrası stres bozukluğu, bireyin yaşadığı travmatik yani kişiyi derinden etkileyen bir olayın ardından duyduğu korkular ve bedensel tepkiler olarak açıklanabilir. Sevilen birinin ölümü, cinsel saldırı gibi olaylar travmatik olaylara örnek verilebilir. Çocuğunuz böyle bir olay sonrasında 1 aydan daha uzun bir sürede günlük hayatını etkileyecek derecede bazı durumlardan kaçınma, travmatik durumu görmezden gelme veya sürekli olarak hatırlama davranışlarını gösterirse psikolojik destek almak önemli olacaktır.
Yaygın kaygı bozukluğu, çeşitli durumlarda ilgili aşırı düzeyde endişe, sıkıntı ve kaygının yaşandığı, bireyin bu duyguları kontrolünde tam başarı sağlayamadığı ve bunlara bağlı olarak günlük yaşam becerilerini yerine getirmekte yetersiz kaldığı bir bozukluktur. En az 6 aylık bir sürede olaylar ve durumlar karşısında aşırı endişelenen ve bu endişesini kontrol etmekte zorlanan bir çocuğunuz varsa psikolojik destek almasında yarar vardır.
Sınav kaygısı, çocuklarda özellikle de ergenlerde genellikle görülen bir durumdur. Sınav hakkında konuşulması, sınava esnasında mide ağrısı, bulantı, unutkanlık, dikkati toplayamama, felaket senaryoları üretme, gerginlik, sinirlilik, karamsarlık, çalışmayı bırakma, sınavı bitirmeden sınavdan çıkma gibi davranışlar gösterebilir. Bu süreçle baş edebilmek için psikolojik destek almak önemlidir.
Fobiler çeşitlilik göstermekle birlikte sosyal fobi, özgül fobi, okul fobisi olmak üzere bazı çeşitleri vardır. Sosyal fobi, sosyal durumlardan 6 ay ya da daha uzun süre kaçınma davranışıdır. Günlük yaşamı zorlaştırır. Özgül fobi, hayvanlardan, iğneden vb nesnelerden 6 ay ya da daha uzun süre kaçınma davranışını göstermesidir. Okul fobisi, okula gitmesi gerektiğinde karın ağrısı, kusma, ishal vb tepkiler göstermesidir. Bu tarz durumlar gözden kaçırılmamalı ve mutlaka destek alınmalıdır.
Ayrılma kaygı bozukluğu, çocuğun sevdiği kişilerin (özellikle anne ve babasının) öleceğinden veya hastalanacağından, yalnız kalmaktan korkması, evi haricinde uyumak istememesi, bir süre ayrı kalmak zorunda kaldığı için tekrar bu süreci yaşamak zorunda kalmaktan korkması ve sevdiği kişilerden ayrıldığında kaygılanmasını belirtir. Bu kaygı çocuğunuzun ve sizin günlük hayatınızı etkiliyorsa psikolojik destek alınması önemlidir.
Mutizm ya da seçici konuşmazlık, çocuğun bazı durumlarda konuşabiliyor olup bazı durumlarda konuşmaması, konuşmayı tercih etmemesi durumudur. Konuşmayı biliyor olmasına dikkat edilerek psikolojik destek almasında yarar vardır.
Korku: Çocuklarda okul korkusu, karanlık korkusu, doktor korkusu, ölüm korkusu ve benzeri birçok korku ortaya çıkabilmektedir. Bazı korkular belli yaş düzeylerinde ortaya çıkmakta ve sonrasında kaybolmaktadır ancak günlük hayatını etkileyecek şekilde korku duyduğunu düşünüyorsanız çocuğunuzun psikolojik destek almasını isteyebilirsiniz.
Çalma: 2 yaş çocukları her şeyin kendisine ait olduğunu zanneder, dolayısıyla bir başkasının elinden bir şeyi almak isteyebilir. 3-4 yaş çocukları bu dönemde izinsiz bir şey almaması gerektiğini bilir ama yine de alma isteğine karşı koyamaz. 5-8 yaşlarında ise çocukların çalma davranışını sıklıkla gösterebildiği bir dönemdir. 5-8 yaşları ve sonraki yaşlarda çocuğunuz bu davranışı gösteriyorsa, psikolojik destek alması önemlidir. Çocuğunuzu azarlamak, ceza vermek veya şiddete başvurmak bu durumu çözüme kavuşturmayacaktır.
Yeme Bozuklukları: Çocuklarda özellikle kuş gibi beslenme bozukluğu olarak ortaya çıkar. Yeni yemekleri denemede isteksizlik yaşar, bazı yemekleri kesinlikle yemez ve bir “kuş” kadar az yemek yer. Çocuğa kızmak, azarlamak veya ceza vermek bu durumu çözüme kavuşturmamaktadır. Bir uzmandan destek almak önemlidir.
Okuldan veya Evden Kaçma: Genellikle ergenlik döneminde rastladığımız bu problem, çocuğun ebeveynlerinin haberi olmadan evden veya okuldan kaçmasını belirtmektedir. Çocukları madde kullanımına, riskli davranışlar sergilemeye, suç işlemeye veya okuldan atılmaya iten bu süreçte hem okuldan destek alınmalı hem de psikolojik destek alınmalıdır.
Tikler: Sürekli tekrar eden fiziksel davranışlar, boğazdan veya ağızdan çıkarılan farklı sesler tik olarak nitelendirilebilir. 10 yaşlarında sıklığı artabilmektedir. Tespit edildiğinde bir uzmandan destek alınması gereklidir. Sonrasında devamlılık gösterebilmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Bazı Davranış Bozuklukları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dilan Hilal ALTÜRK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dilan Hilal ALTÜRK'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dilan Hilal ALTÜRK'ün Makaleleri
► Çocuklarda Davranış Bozuklukları Psk.Selin ALKIŞ AYTEN
► Çocuklarda Davranış Bozuklukları Psk.Çağdaş YALÇIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,811 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Bazı Davranış Bozuklukları' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bilişsel Terapi Ekim 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:38
Top