TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



DÜŞÜK ŞEKER-HİPOGLİSEMİ

Metin ÖZATA Fotoğraf
Prof.Dr.Metin ÖZATA
İstanbul
Doktor "Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 472 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 34894,

* Yayın Tarihi : 26-12-2008 - 03:32 (2071 gün önce),

* Ortalama Günde 16.85 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9574 , Kelime Sayısı : 1265 , Boyut : 9.35 Kb.
DÜŞÜK ŞEKER-HİPOGLİSEMİ

DÜŞÜK ŞEKER VEYA REAKTİF HIPOGLISEMI

Yemek sonraları kan şekeri düşüklüğü, yaşamı çok kötü etkileyen, enerjiyi düşüren, halsizlik, yorgunluk ve baş dönmesi yapan, iş verimini düşüren ve sizi kızgın, öfkeli, sabırsız bir hale getiren bir durumdur. Çok sık olmasına rağmen üzerinde pek durulmayan önemli bir hastalıktır. Kilo veremeyen kişilerin çoğunda reaktif hipoglisemi vardır.

Gün içinde acıkma atakları oluyor ve şekerli gıdalara saldırıyorsanız; öğleden sonraları baş ağrısı varsa; uykudan birkaç saat sonra gece yarısı uyanıyor ve zor uyuyabiliyorsanız; kötü rüyalar görüyor ve devamlı bir yorgunluk varsa; öğleden sonra canınız şeker veya kahve içmeyi çok istiyorsa; baş dönmeleri varsa; yemek yiyinceye kadar halsizlik ve yemek gecikince kendinizi bitkin hissediyorsanız; halsizliğiniz yemek yiyince düzeliyorsa; yemek gecikince ellerde titreme ve çarpıntı oluyorsa; çok duygusalsanız, çabuk sinirleniyor ve kontrolünüzü kaybediyorsanız; yemek önceleri çok huzursuzsanız; yemeklerden sonra uyku basıyor ve gün boyu uyukluyorsanız, bu belirtiler kahvaltı öncesi de oluyorsa, kan şekerinizde düşüklük olabilir. Bunun başlıca nedeni de dengesiz beslenme, fazla karbonhidratlı, nişastalı gıdalar ve şeker yeme, stres ve aşırı kafein alımı (kahve, çay, kola) veya ailenizde şeker hastalığı olmasıdır.

Kilolu kişilerde hipoglisemi atakları daha fazla görülürse de, normal kilolu ancak egzersiz yapmayan ve depresyon yaşayan kişilerde de kan şekeri düşüklüğü olabilir. Bu kişilerin bir kısmı psikolog ve psikiyatrlarda depresyon tedavisi görürler. Kan şekerinde düşme, genellikle sabah saat 11.00 ve öğleden sonra saat 16.00 civarında daha sık olur. Bu hastalar bu saatlerde biraz daha yorgun olurlar, hafif baş ağrısı, depresyon ve derin bir açlık hissederler. Bu nedenle de, bu saatlerde çikolata, kek, pasta, kurabiye yer veya kola içerler. Bu gıdaları alan kişinin şikayetlerinde hafif bir düzelme olur. Sabah saat 11.00’de oluşan kan şeker düşüklüğünün nedeni sabah kahvaltıda yenen şekerli ve nişastalı gıdalardır. Öğle yemeğinde yenen tatlı ve nişastalı gıdalar da öğleden sonra, saat 16.00’da kan şekeri düşmesine neden olur. Buna karşılık sabah ve öğleyin proteinli gıda alanların kan şekerinde pek düşme olmaz. Kan şekeri düşünce yenen şekerli gıdalar 30-60 dakika süreyle bir rahatlık sağlar, ama daha sonra kan şekeri tekrar düşer. Sonunda bu kişiler gün içinde kan şekerinde yükselme ve düşmeler yaşar ve bol miktarda şeker, çikolata ve buna benzer şekerli gıdalar tüketirler. Bu kişiler sabah kalktıklarında huzursuzdurlar, kavga etmeye ve tartışmaya eğilimlidirler. Bir şeyler yedikten sonra rahatlarlar

Bazı kilolu kişiler ise diyete başladıktan sonra, baş dönmesi ve açlık atakları ortaya çıktığı için diyeti bırakırlar. Bunun nedeni kan şekerinin düşmesidir. Kan şekerinin düşmesini önlemek için, tam tahıl ürünleri (tam buğday ekmeği, çavdar gibi), sebze ve meyve yemelidir. Bu kişiler diyet yaparken üç ana öğün üç ara öğün yemek yemelidirler.
Hipoglisemi-şeker düşmesi ataklarının olması stres hormonlarını yani adrenalini artırır ve anksiyete, panik atak ve depresyon gibi psikoloji sıkıntılar ortaya çıkar.
Kısaca özetlersek, kan şekeri düşmelerine tıp dilinde hipoglisemi denir ve bu kişilerde şu belirtiler ortaya çıkar:
· Halsizlik, bitkinlik
· Psikolojik durumda değişiklik
· Sinirlilik
· Baş ağrısı
· Ellerde titreme
· Bulantı
· Görmede bulanıklık veya çift görme
· Soğuk terleme
· Çarpıntı, kalp atımlarını hissetme
· El ve ayakta çözülme, iç titremesi ve kas ağrıları
· Baş dönmesi
· Soluk ve terli bir görünüm
· Ani başlayan bir yorgunluk hissi
· Şiddetli yorgunluk
· İç ezilmesi ve yeme isteği
· İsteksizlik
· Anksiyete, depresyon ve kontrolü kaybetme
· Allerjiler (astım, saman nezlesi ve ciltte alerjik bulgu eğilimi)
· Bazı şeylerden korkma (fobi)
· Uykusuzluk
· Şekerli gıdalara saldırma
· Unutkanlık
· Sebepsiz yere ağlama
· Şiddetli kan şekeri düşmelerinde bayılma ve koma


Geceleri uykuda kan şekeri düşüyorsa şu belirtiler görülebilir:

· Huzursuz bir şekilde uyanmak
· Pijama, gecelik ve yastık kılıflarının terden ıslanması
· Hızlı kalp çarpıntısı ile uyanma
· Huzursuzluk ve uykuya dalamama
· Sabah baş ağrısı ile uyanma
· Unutkanlık
· Üşüme ve ellerde soğukluk
· Bazen karın ağrısı ve kilo alamama da olabilir
· Sersem bir şekilde uyanma veya sabah uyanmada zorluk

Bu tür şikayetleri olan kişilerin gece, sabaha karşı 02.00 civarında kan şekerini ölçmek gerekir.

Kan şekeri düştüğünde hemen 1-2 kesme şeker yenmesi gerekir. Durum bununla düzelmiyorsa, hemen bir acil servise başvurulmalı ve serum takılmalıdır.

Yukarıdaki belirtileri sık sık yaşayan kişilerde hipogliseminin nedeni araştırılmalıdır.

Hipogliseminin nedenleri şunlar olabilir:

· Kanda insülinin yüksek olması (insülin direnci)-aşırı kilo
· Kortizol düşüklüğü (böbrek üstü bezinin az çalışması)
· Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi)
· Pankreasta insülinoma denen tümör olması veya pankreas iltihabı (pankreatit)
· Böbrek ve karaciğer hastalığı
· Beyinde bulunan ve birçok hormon salgılayan Hipofiz bezinin az çalışması
· Şeker hastalığının başlangıcında
· Mide ameliyatı geçirmiş olmak
· Alınan şekerli gıdaya reaksiyon olarak (reaktif hipoglisemi)
· Çok alkol almak
· Uzun süre stres altında kalmak
· Çok düşük kalorili diyet yapmak
· Kısa zamanda çok kilo vermek
· Şekerli gıdaları çok yemek
· Yetersiz gıda alıp aşırı egzersiz yapmak
· Aşırı sigara içmek
· Kafeinli içecekler (kahve,çay, kola) ve fazla çikolata yemek

Bu nedenlerin araştırılması ve nedene uygun tedavi yapılması gerekir. Uzun süreli şeker yükleme testi (Oral glukoz tolerans testi) (OGTT) teşhiste faydalı bir yöntemdir. Bu testte kişiye önce 75 gram glukoz içirilir ve yarım saat, 1 saat, 2 saat, 3 saat sonra kan şekerine bakılır. Alınan bu kanlarda, kan şekerinin 80 mg/dl’nin altına inmesi reaktif hipoglisemi olduğunu gösterir. Normal bir kişide OGTT sırasında şeker içildikten yarım saat sonra, kan şekeri 100 mg/dl civarında, 1 saat sonra 120 mg, 2 saat sonra 140 mg civarında olur ve 3. ve 4. saatlerde açlık seviyesi olan 80-90 mg/dl’ye düşer. Kan şekeri düşünce mide ve bağırsaklarda ritmik kas kasılması başlar ve açlık hissedilir. Anormal açlık hissinde kasılma daha fazla olur ve kramp ve ağrı yapabilir.

Kan şekeri düşüklüğünden kurtulmak için Gİ diyeti uygulamak gerekir.

PROF DR METIN OZATA NIN HAZIRLAMIS OLDUGU GI DIYETI kitabı (Erko yayıncılık) okuyup uygulayiniz.

Bu kişilere önerilerimiz şunlardır:
  • Yemekler az ve sık yenmeli, proteinden zengin, ancak düşük glisemik indeksli karbonhidratlar (kan şekerini yükseltmeyen) yenmelidir
  • Şeker düşmesi atakları sık oluyorsa, yemek aralıkları üç saatten fazla olmamalıdır (Günde 3 ana öğün 3 ara öğün alınmalıdır)
  • Rafine gıdalar (beyaz ekmek, patates püresi ve şeker gibi) gıdalar yenmemelidir
  • Protein alımı (beyaz et, balık) biraz artırılmalıdır
  • Tam tahıl, bakliyat, sebze ve meyveye dayalı bir beslenme uygulanmalıdır. Ceviz, badem tüketimi artırılmalıdır (diğer gıdalardan az yiyerek)
  • Kahve, çay, sigara, kola gibi kan şekerini düşüren içeceklerden uzak durmalıdır
  • Yatmadan önce hafif bir ara öğün alınmalıdır
  • Süt ve süt ürünleri azaltılmalıdır
  • Günde 6-8 bardak su içilmelidir
  • Egzersiz yapılmalıdır
  • E vitamini, B6 vitamini ve C vitamini alınması, avokado yenmesi kan şekeri düşüklüğüne faydalı olur. Özellikle B6 vitamini bu konuda çok faydalıdır.
  • Kan krom ve magnezyum düzeylerinde eksiklik varsa, bunlar ilave olarak alınmalıdır.
Kan Şekeri Düşüklüğü ve Psikoloji Durum Arasındaki İlişki

Vücudumuzdaki diğer organların aksine beyin yüksek oranda enerjiye ihtiyaç duyar. Vücut ağırlığının %2’sini oluşturduğu halde, yakılan enerji veya kalorinin %20’si beyin tarafından kullanılır. Ağırlığına oranla bu kadar yüksek enerji tüketen beyinde enerji depolanmaz. Beynin kullanacağı enerji devamlı olarak kan damarları ile sağlanan kan şekeri ile olur. Diğer bir deyimle beyin devamlı olarak kan şekerine ihtiyaç duyar ve az şeker gitmesi durumunda çalışması azalır. Bunun sonucunda da unutkanlık ve psikolojik bozukluklar ortaya çıkabilir. Beyinde oluşan asetilkolin maddesinin hatırlama işlevi açısından büyük önemi vardır. Beyine giden şeker, asetilkolin yapımını artırarak hatırlamada etkili olmaktadır. Zaten Alzheimer hastalığının tedavisinde de,kolin içeren sinirlerin etkisi artırılarak unutkanlık tedavi edilmeye çalışılır. Kan şekeri ile kişinin performansı arasında iyi bir ilişki vardır. Kahvaltı yapmayan öğrencilerin okul performansları ve hatırlama yetilerinin iyi olmadığı, yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur. Kan şekerinin normal olması bu faydaları sağlarken, şeker hastalığında olduğu gibi fazla olması da beyin faaliyetlerini bozmaktadır.

Kan şekerinin psikolojik durum ile ilişkisi de bilinmektedir. Birçok insan sıkıntılı ve üzüntülüyken tatlı şeyler yemek ister. Bazıları şekerli şeyler yiyince sakinleşirler. Bunun nedeni, beyinde mutluluk veren serotonin hormonunun artmasıdır. Depresyondaki kişilere verilen ilaçlar da, beyinde serotonin düzeyini artırmaktadır. Karbonhidratları çok az yiyen kişilerin sinirli olduğu da ortaya konmuştur. Bu bilgiler bize, kan şekeri düşüklüğünün kişilerin davranışını ve psikolojik durumunu etkilediğini göstermektedir. Kan şekerinin normal olması beynin iyi çalışması için gereklidir. Kan şekerinin düşmesi veya yükselmesi beyin faaliyetlerini bozmaktadır.


KAYNAKLAR: Prof. Dr. Metin Özata, G.İ. Diyeti, Erko yayincilik, 2007
2. http://www.gidiyeti.webs.com
3. http://www.sekerhastaligi.biz.



Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"DÜŞÜK ŞEKER-HİPOGLİSEMİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Metin ÖZATA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Üsye'ye Neden Olan İnflüenza Harici Virüsler , Dr.Ali MUSLU
  • Grip Nedir? Belirtileri Nelerdir?Nasıl Bulaşır? Nasıl Yayılır? , Dr.Ali MUSLU
  • Bebekleri Sütten Kesmek İçin Yapılması Gerekenler , Dr.Ali MUSLU
  • Sağlıklı Çocuk Kontroleri , Dr.Ali MUSLU
  • Planlanmış Evde Doğum , Yrd.Doç.Dr. İlker GÜNYELİ
  • Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu , Dr.Sevilay ZORLU
  • Emdr Travma Terapisi , Dr.Zengibar ÖZARSLAN
  • Tatil Ne Değildir? Ve Eğitimde Gözden Kaçan Bir Faktör , Dr.İbrahim ATEŞ
  • Gebelık Ve Beslenme , Dr.Soner DOĞANYILMAZ
  • Burun Estetiği , Dr.Mahmut Ulvi KAYALI
  • Hpv Enfeksiyonu , Dr.Belgin HARZADIN
  • Polikistik Over Hastalığı (Pkos) , Dr.Belgin HARZADIN
  • İnfertilite Nedenleri , Dr.Belgin HARZADIN
  • Gebeliğe Hazırlık , Dr.İnci KARALAR
  • Dismenore(Ağrılı Adet Görme) , Dr.İnci KARALAR
  • Doğum Ve Rahim, İdrar Torbası, Pelvis Tabanı Sarkması , Dr.Kenan ERTOPÇU
  • Kanserde Anksiyete (Kaygı) Bozuklukları , Dr.Sevilay ZORLU
  • Gebelıkde Ay Ay Gelişim , Dr.Ayşe DARAMA
  • Penis Büyütme Operasyonu Ve Diğer Yöntemler , Dr.Tuncay TAŞ
  • Aşı Programı , Dr.Sibel KILIÇASLAN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    06:05
    Top