2007'den Bugüne 82,740 Tavsiye, 26,150 Uzman ve 18,357 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Boşanmalı Mıyım, Boşanmamalı mıyım?
MAKALE #21124 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın YENİ Şubat 2020 | 567 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Boşanma, çeşitli nedenlerden dolayı, eşlerin aralarında var olan nikâh ahdini bozmaları, evliliklerini sona erdirmeleri ve ayrılmaları şeklinde tanımlanabilir. Günümüzde boşanma olayları maalesef gerek dünyada gerekse ülkemizde hızlı bir artış göstermektedir. Evlilik yaşamının çıkmaza girmesi, boşanmayı ya da boşanma düşüncesini birlikte getirmektedir. Boşanma kararı evlilik kararından daha zor verilen bir karardır çoğu zaman. Hiç kimse evlilik hayatına boşanma düşüncesiyle başlamaz. Ancak bazı durumlarda hayat, çifti boşanma gerçekliğiyle karşı karşıya getirebilmektedir.

Peki ne oluyor da çiftler boşanıyorlar ya da boşanmayı gündemlerine alıyorlar. Eşleri boşanma kararına götüren çatışma konularına baktığımız zaman şu başlıkları görmekteyiz: Evlilik yaşamının yorgunluğu, yani çekiciliğini kaybetmiş olması, evliliğin tekdüze hale gelmesi, eşlerin arasında yeterli sevgi, iletişiminin olmaması, Cinsel problemler (vajinismus, erken boşalma, sertleşme sorunu v.b) tatmin olmamış uyumsuz cinsel yaşam, ihanet, karakterlerin uyuşmazlığı, çocuk sahibi olamama, Eşlerden birinin ruhsal ve ya kişilik bozuklukları, eziyet (aile içi şiddet), savurganlık (israf), ekonomik zorluklar (geçim sıkıntısı), eşlerin ailelerinden kaynaklanan sorunlar, (özellikle kayınvalide, kayınperder faktörü) hastalıklar, Eşlerden birinin alkol veya madde bağımlılığı, kumar gibi alışkanlıklarının olması, suç işleme ya da suça karışma, çocuk yetiştirme konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, eşler arasındaki kültürel farklılıkların soruna dönüşmesi, eşlerin evliliğin gerektirdiği rol ve sorumlulukları üstlenmekten kaçınmaları veya bu sorumlulukları yerine getirmekte zorlanmaları gibi nedenlerin büyük rol oynadığı görülür. Nedenleri ne olursa olsun nasıl ki aile kurulurken ne kadar ince elenip sık dokunuyorsa, aynı hassasiyet boşanmada da gösterilmelidir.

Evliliği kurtarmak için öncelikle elimizden gelen her şeyi yapmalıyız elbette. Ancak evlilik bizim için mutsuzluk kaynağına dönüşmüşse, bütün yolları denemişsek ve artık çıkmaza girmiş bir durumdaysak, evliliği doğru ve medeni bir şekilde bitirmenin yollarını aramak durumundayız. Yani sağlıklı boşanmayı gündemlerine almalıdırlar.

Evlilik bitmiş olmasına rağmen sadece çocuğunuz (çocuklarınız) için sürdürdüğünüz durumda, çocuğa çok ciddi bir sorumluluk yüklemiş olursunuz. Bu, çocukların omuzlarına yüklenmiş oldukça ağır bir yüktür. Bireysel terapide danışanımın aylar öncesinde söylemiş olduğu sözden çok etkilenmiştim. Demişti ki; Annem çok mutsuz bir kadındı, maddi durumu da iyiydi aslında çalışıyordu, babama da bize de bakıyordu. Babam sürekli annemi döverdi çeşitli gerekçelerle, şimdi düşünüyorum da annem kendisini bizim için harcamış, hayatını harcamış keşke yapmasaydı, biz mutlu değildik annem sırf evlatlarım babasız kalmasın diye yaptı biliyorum ama biz her gün o travmalardan çok daha etkilendik. Ve mutsuz bir çocukluk ve ergenlik yaşadık. Kardeşim de ben de psikolojik sorunlarla büyüdük keşke annem babamı zamanında boşasaydı, travmalarla büyümeseydik hocam demişti….

Çiftleri boşanmaya götüren nedenler üzerine değinmek istiyorum. Çiftlerin bazı davranışları, eşleri boşanma noktasına getirebilmektedir. Bu davranışlardan bir kısmı şunlardır;

 Sürekli şikâyet etmek (Araştırmalar bu tavrı kadınların erkeklerden daha fazla sergilediklerini ortaya koymaktadır.) Şikâyetlerin, sorunlara çözüm aramaktan daha çok eleştirmek amacıyla yapılması.

 Eşin sergilediği eleştirilere ve şikâyetlere karşı aşırı duyarlı, hassas ve savunucu tepkiler göstermek (Araştırmalar bu tavrı erkeklerin kadınlardan daha fazla sergilediklerini ortaya koymaktadır.)

 Eşler arası iletişimde aşağılayıcı sözler, iğneleyici cümleler, düşmanca bakışlar ve kırıcı tavırların fazlasıyla yer alması.

 Eşinin duygularını ve düşüncelerini hiçe sayan ve önem vermeyen tavırlar sergilemek.

 Yaşanan olumsuzluklardan eşini sorumlu tutmak, kendi hataları hakkında düşünmemek

 Eşine karşı şiddet sergilemek.

Aile İçi Şiddet çok önemli bir boşanma nedenidir. Aile içi şiddet, aile bireylerinden birisinin diğer bir aile bireyine fiziksel, zihinsel, duygusal, psikolojik, cinsel veya ekonomik olarak hükmetmesi ya da zarar vermesidir.

Şiddet, aile içinde herhangi birinin diğerleri üzerinde güç ve kontrol elde etmeyi istemesiyle, eşine veya diğer aile üyelerine istismar edici davranışlar uygulamasıyla meydana gelir.

İtip kakmak, dövmek, tokatlamak, alay etmek, aşağılamak, korkutmak, tehdit etmek, parasız bırakmak, cinsel yolla istismar etmek gibi pek çok davranış şiddet olarak kabul edilmektedir.

Niyetiniz Evliliğinizi Sürdürebilmekse…

 Tavırlarınızda öfkeyi azaltın.
 Kırıcı olmamaya gayret edin.
 Eşinizle çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla tartışır gibi tartışın.
 Eşinize, eşinizin kişiliğine veya hatalarına değil, sadece probleme
odaklanın.
 Eşinizle aranızdaki yakınlığı arttırmaya gayret edin.
 Gerekirse uzman yardımı almaktan çekinmeyin.
 Çatışmayı azaltma konusunda istekli olun.

Boşanmadan Önce yapılması gerekenler:

 Bir kez daha düşünün.
 Her yolu denemiş olduğunuzdan emin olun.
 Çift terapisi almayı deneyin.
 Etkili iletişim ve problem çözme becerilerinizi geliştirerek yeniden deneyin.
 Eğer boşanmaya karar verdiyseniz en azından bir müddet ayrı yaşayarak bu düşüncenizi sınayın.

Boşanma Esnasında yapılması gerekenler:

 Sizi yıpratacak her türlü yaşantıdan uzak durmaya çalışın.
 Yeni hayatınızda karşınıza çıkabilecek her türlü zorluğu önceden fark etmeye çalışın ve çözüm planları oluşturun.
 Çocuklarınızı boşanmayla ilgili mal paylaşımı, nafaka, mahkeme gibi konulardan ve tartışmalardan uzak tutun.
 Çocuklarınıza karşı tarafı asla kötülemeyin. Unutmayın ki boşanan sadece sizsiniz. Onların anne veya babalarından boşanmak gibi bir şansları yoktur.

Boşandıktan Sonra yapılması gerekenler:

 Aceleci davranmayın ve yeni hayatınıza uyum sağlamak için zamana ihtiyacınız olduğunu unutmayın.
 Çocuklarınızın karşı tarafla görüşme zamanlarına itina gösterin.
 Çocuklarınızın bakımı ve disiplini konusunda eski eşinizle zaman zaman bir araya gelerek, ya da telefonda fikir alış – verişinde bulunun.

Çiftler terapide her zaman sordukları sorudur: Hocam boşanmalı mıyım? boşanmamalı mıyım?

 Şimdiki hayatınızın iyi ve olumlu yönlerini listeleyin.
 Boşanmayla birlikte bunlardan hangilerini kaybedeceksiniz?
 Boşanmanın size kazandırabileceklerini listeleyin.
 Boşanmanın çocuklarınıza neler kazandırabileceğini listeleyin.
 Boşanmanın size neler kaybettirebileceğini listeleyin.
 Boşanmanın çocuklarınıza neler kaybettirebileceğini listeleyin.

Listeyi baştan sona inceleyin. Artılar mı eksiler mi fazla görünüyor? Bu değerlendirmenin ışığında boşanmayı göze almanızın uygun olup olmadığını tekrar düşünün.

Boşanma Kararınızdan Emin misiniz?

 Boşanma kararı hayatınızda büyük değişikliklere yol açacak ciddi bir karardır. Özellikle çocuk sahibi çiftlerin verecekleri kararın ciddiyetinin farkında olarak davranmaları ve geri dönmesi çok zor bir kararın eşiğinde olduklarını bilmeleri gerekir. Eğer boşanma kararı almak üzereyseniz aşağıdaki maddeleri dikkatlice okuyun. Maddelerin sadece birine bile “hayır” diyorsanız kararınızı yeniden gözden geçirmeniz gerekiyor demektir.

1. Eşimle aramızdaki anlaşmazlıkları çözmek için her yolu denedim.
2. Boşandıktan sonra hayatım daha güzel olacak.
3. Eşimden ayrılmayı gerçekten çok istiyorum.
4. Boşanma kararımı kendi özgür irademle ve hiç kimsenin etkisi altında kalmadan veriyorum.
5. Eşime olan tüm sevgimi yitirdiğimi hissediyorum.
6. Eşimin hatalarını affetmem imkânsız.
7. Mutsuzluğumun esas sebebinin evliliğimden kaynaklandığına, başka faktörlerin etkili olmadığına eminim.
8. Bundan seneler sonra bile boşanma kararımın doğru olduğunu düşüneceğimi sanıyorum.
9. Eşimin bu evliliği sürdürmeye değmeyecek biri olduğuna inanıyorum.
10. Boşanmamızın çocuklarımın üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirebileceğime eminim.
11. Boşanmamız çocuklarımız için de en iyisi.
12. Çocuklarım eşimden ya da benden uzak kalmaktan çok fazla etkilenmeyeceklerdir.
13. Boşandıktan sonra daha mutlu olacağım.
14. Boşandıktan sonra daha sorunsuz bir hayatım olacak.
15. Boşandıktan sonra karşıma çıkabilecek sorunların neler olduğunun farkındayım.
16. Boşandıktan sonra çocuklarımın karşısına çıkabilecek sorunların neler olduğunun farkındayım.
17. Boşandıktan sonra karşıma çıkabilecek sorunlarla başa çıkabilecek gücüm var.


Danışanlarıma seansta sorduğum soruyla konuyu toparlamaya çalışayım:
(Sen Olsan Ne Tavsiye Ederdin?)

1 En yakın arkadaşınızın boşanmak üzere olduğunu öğrendiniz. Ona ne tavsiye ederdiniz?

2 İki senelik evli ve henüz çocuk sahibi olmamış bir arkadaşınız olduğunu hayal edin. Bu arkadaşınız size boşanmak üzere olduğunu söyledi. Ona ne tavsiye ederdiniz?

3 On beş senelik evli ve iki çocuklu bir arkadaşınız olduğunu düşünün. Bu arkadaşınız size boşanmak üzere olduğunu söyledi. Ona ne tavsiye ederdiniz?

4 Eşinizle birlikte evliliğinizin kırkıncı yılını kutladığınızı farz edin. Torunlarınız size bunca yıl boşanmadan nasıl bu evliliği yürütebildiğinizi soruyorlar. Onlara ne cevap verirdiniz? Bu kadar süren bir beraberliğin sırrı size göre ne olabilir?

Boşanmadan önce son olarak Neler yapılmalıdır?

 Aile içerisinde sürekli tartışmaların ve huzursuzlukların yaşandığı bir çifte yapılabilecek en önemli tavsiye, öncelikle çatışmalarını çözme konusunda ellerinden gelen her şeyi yapmalarıdır.

 Bu tür bir ilişki sisteminden uzak durabilmek için eşlerin iletişimde negatif tavırlardan kaçınmaya özen göstermeleri gerekir.

 Eşinden sürekli negatif tavırlar görmek kişinin dayanma gücünü kırar; diğer eşde çaresizlik, değersizlik, bıkkınlık vb. duygular doğurur. Bu da kişiyi bir müddet sonra boşanma düşüncesine götürür. Bunun için kişinin, eşinin negatif yönlerini görmekten ve olayları negatif yönde yorumlamaktan uzaklaşması gerekir.

 Boşanmayı düşünen Çiftler, ahh, vahhh, demeden önce, keşke şunları da deneseydik gibi boşluklar bırakmamak için boşanmadan önce mutlaka ve mutlaka çift terapisi almaları gerekir.

Çift terapistleri, boşanma Konusunda Nasıl Yardımcı Olabilirler ?

 Çiftin boşanma konusunda doğru bir karar verip vermediklerinden emin olmalarını sağlayacak yaklaşımlarda bulunurlar.

 Çiftin hayatlarındaki çatışma konularına yapıcı ve çözüm odaklı yaklaşımlar getirerek sorunlarını çözebilmeleri için yeni bakış açıları oluşturmaya çalışırlar.

 Çiftin arasında sorunlara yol açan ilişki sistemindeki bozuklukları giderme konusunda yeni düzenlemeler önerirler.

 Boşanma kararı alan çiftlerin yeni hayatlarına uyumlarını kolaylaştırırlar.

 Boşanma kararından sonra çiftin yeni hayatlarının sorumluluklarını almalarına, yeni gereksinimlerini belirlemelerine ve hayatlarını düzenlemelerine yardımcı olurlar.

 Boşanma kararı alan ailelere, çocuklarının ruh sağlıklarını koruyabilmeleri için yapmaları gerekenler konusunda yardımcı olurlar.

Son olarak; Konuşularak halledilebilecek, sevgi ve anlayışla rahatça çözülebilecek küçük bir problemde akla ilk gelen çözüm boşanma olmamalıdır. Eşlerin her küçük problemde boşanma kelimesini telaffuz etmeleri, karşılıklı sevgi ve saygıyı azaltacaktır. Bu durum evlilik kurumuna zarar verecektir. Unutulmaması gereken en önemli nokta, boşanmanın en son çare olduğudur.

Eşler iyi düşünmeli ve en doğru kararı vermelidir. Boşanma problemleri çözecek mi yoksa daha da artıracak mı ? Boşanma kararını almadan önce yapılması gereken, atılması gereken her şeyi yaptınız mı? Bu sorulara mutlaka cevap verebilmeniz gerekir.

Atılması gereken, yapılması gereken her adım, her aşama yapıldıktan sonra gönül rahatlığıyla boşanma kararı alındıktan sonra bile eşleri yas süreci beklemektedir. Çünkü; her kaybın bir yası olmaktadır..

Boşanma sonrasında kendisini toparlamakta zorlanan, yas sürecini çok uzatan, depresyon belirtileri göstermeye başlayan, kendisini her zamankinden daha öfkeli ve daha tahammülsüz hisseden, yalnızlık ve çaresizlik duyan, işine veya yeni hayatına uyum sağlamakta zorlanan, konsantrasyon güçlüğü yaşayan kişiler mutlaka profesyonel bir destek almalıdırlar.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşanmalı Mıyım, Boşanmamalı mıyım?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     12 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Depresyonda mıyım? Uzm.Psk.İpek İZGİALP
► Depresyonda mıyım? Yrd.Doç.Dr. Psk.Alper ÇUHADAROĞLU
► Panik Atak mıyım? Uzm.Psk.Sabahat ERLER
► Panik Atak mıyım?... Uzm.Psk.Füsun BUDAK
► Depresyonda Mıyım Yoksa Tükendim mi? Uzm.Psk.M. Emin BAYRAKTAR
► Acaba Yardım Almalı mıyım? Psk.Dnş.Zeliha EREN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,357 uzman makalesi arasında 'Boşanmalı Mıyım, Boşanmamalı mıyım?' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:49
Top