Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocukta Öfke
MAKALE #2318 © Yazan Pdg.Elif KOCA | Yayın Ocak 2009 | 16,896 Okuyucu
Öfke

Öfke doğal ve yaşanması sağlıklı bir duygudur. Engellenme, incinme gibi durumlarda ortaya çıkan tepki halidir. Öfkenin yaşanması değil, kontrolünün sağlanamaması sakıncalıdır. Özellikle küçük çocuklar istedikleri yapılmadığında öfke nöbeti geçirerek kendilerini yerden yere atabiliyorlar. Alış veriş merkezlerinde oyuncak ya da şekerleme mağazalarının önünden geçerken kendini paralayan çocukları görmüşüzdür. Ya da yemek yememek için ağlama krizlerine belki sizin çocuğunuzda girmiştir.

Öfke patlaması ya da öfke nöbeti dediğimiz, öfkenin kontrolden çıkmış hali duygusal boşalmalar sağlayarak organizmayı rahatlatır. Ancak sık ve kontrolsüz yaşanması hem çevredeki diğer insanları hem de kişinin kendini yorar.

Öfkenin Belirtileri
- Yüz ifadesi sert, kaşlar çatıktır.
- Adale gerginliği, yumruk sıkma, vücut seyirmeleri, tikler, damar belirginleşmesi görülür.
- Yüz fazla soluk ya da fazla kırmızı olur.
- Nabız ve kalp atışları hızlanır, sık sık nefes alıp verme görülür.
- Konuşma kalitesi bozulur, kekeleleme görülebilir.
- Uyumsuzluk, isteksizlik, huzursuzluk olur.

Öfkenin Nedenleri

Çocuk annenin geçirdiği gergin hamileliğin mirası olarak dünyaya gergin gelir. Böyle bebekleri doğdukları ilk dakikalardan itibaren kaşık çatlarından ve mutsuz yüz ifadelerinden anlayabiliyoruz. Geçirilen hamileleğin, kalıtsal duygu durumlarının ve çocuk dünyaya geldikten sonra ebeveynlerin çocuğa karşı sergiledikleri davranış modellerinin etkileriyle çocuk öfke sahibi olabiliyor.Çocuğa davranışlarda tutarsız olunması. Yapıcam denilip yapılmayan, alıcam denilip alınmayan durumlar örnek konular…

- İhtiyaçların karşılanmasında özen gösterilmemesi. Yeme içme, uyuma saatlerine riayet edilmemesi…
- Anne baba arasında çocuğa karşı davranış farklılıkları olması. Taraflardan birinin kurallarına diğerinin özen göstermemesi.
- Çocuğa yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan cezalar ve ödüller verilemesi.
- Ebeveynlerden öfkeli davranmayı öğrenme. Yakınında varolan öfkesine hakim olamayan kişileri çocuk kolaylıkla model alır.
- Öfke davranışı karşısında çocuğun isteklerini elde etmesi çocuğun öfkeli olmasını pekiştirir. Ağlayarak istediklerini yaptırmayı öğrenen çocuk her defasında daha şiddetli ağlayarak isteklerinin yapılmasını bekler.

Özet olarak öfke çocuğun hayatına bir kaç şekilde girebilir.

- Annenin gergin geçen hamileliği.
Gergin hamilelik geçiren annelerin gergin bebekleri doğar. Fetüs ( doğmamış bebek ) anne karnında 24. haftadan itibaren zihinsel aktivitelerini gerçekleştirmeye başlıyor. Duymaya, düşünmeye , düşünceleri arasında bağlantı kurmaya başlıyor. Bu nedenle ABD merkezli bir uygulamayla 24. haftasını dolduran bebeklere pek çok ülkede birey muamelesi yapılıyor hatta nüfus cüzdanı verilebiliyor.

- Ailede öfke sorunu yaşayan ebeveynlerin olması.
Pek çok kalıtsal özellik gibi, davranışlarında kalıtsal olanları vardır. Gerek kalıtımla gerekse sonradan öğrenmeyle ailedeki davranış modelleri çocuklara geçebilmekte. Bu demek oluyor ki öyle ya da böyle annenin öfkesi çocuğa yansıyabiliyor. Hayatı taklit ederek öğrenmeye çalışan çocuk annenin öfkeli davranışını da modelleyebiliyor.

Öfkeyi Önleme Yolları

Öfke nedenlerini ortadan kaldırmak uygulanılabilecek en kolay ve en doğru öfke önleme yoludur. Bunun için çocuğun öfkesinin nedenini ortaya çıkarmak ilk adımdır. Diğer adımlar aşağıda sıralanmıştır.
- Çocuğa karşı ebevenler tutarlı davranmalı. Birbirleri arasında yaşanabilecek davranış tezatlığına izin vermemelidirler.
- Beslenme, uyku, temizlik gibi öz bakım gereksinimleri geciktirilmeden karşılanmalıdır.
- Gelişimi itibariyle henüz beceremediği davranışlarda çocuk eleştirilmemeli, dalga geçilmemeli. Kendine güveni sağlanmalı, destek olunmalıdır.
- Öfkeli çocuğa öfkeli cevaplar verilmemeli, anlayış gösterilmelidir. Kriz anında mantıklı açıklamalar yapma gayretine girilmesi çocuğu daha fazla öfkelendirmekten başka bir işe yaramayacaktır.
- Çocuğa yapması ya da yapmaması beklenilen davranışlar için sakin bir zamanda bilgi verilmelidir.
- İsteklerini öfke anında yaptıklarıyla elde etmesine izin verilmemeli.
- Çocuğun gelişimine ve yaşına uygun cezalar ve ödüller verilmeli. Davranışlarda aşırılığa gidilmemelidir.

- Sık sık öfke nöbeti geçiren çocuklarda davranış sorunları ve kalp rahatsızlıkları olabilmektedir. Bu nedenle öfkesi kontrol edilemeyen çocuklar için uzman yardımı almakta fayda vardır.

Elif KOCA
"Çocuğunuzu Ne Kadar Tanıyorsunuz" GOA Yayınları,2006

SEMA ASLAN

Çocuk büyütmek sabır işi. Yani çocuklar ne titizlikle uygulanan beslenme programlarıyla ne desteklenen sosyal yaşamlarıyla ne de başka bir şeyle büyüyor. Sadece sabır ve sevgiyle büyüyorlar.
Vardığım son nokta budur. Bu yüzden arada bir itirazlarına yenik düşüp yemeğini kenara kaldırsam da üzülmüyorum. Ne de olsa büyüyor, büyüyecek diye düşünüyorum. "Onu büyüten şey, bu öğününü de benim istediğim gibi iştahla yemiş olması değil, yemediği halde onu incitmemeyi başarmış olmamdır" diyerek rahatlatıyorum içimi.
Her ne kadar, daha doğuştan belli karakter özelliklerine sahip de olsalar, çocukların bir günü diğerine uymuyor. Bazı günler çok mutlu, çok uyumlu, çok sakinken bir başka gün kendisiyle bile kavgalı, mutsuz bir çocuk olabiliyor mesela Defne İnci. Sürekli mızmızlanıyor, uykusu geliyor ama uyumuyor, e belli karnı aç ama yemiyor, dışarı çıkmak istiyor ama sabredemiyor falan filan... İyi ama biz de insanız, anne-baba olmak, sınırsız bir hoşgörüye sahip olmak anlamına gelmiyor nihayetinde.
Kimi zaman da çocuk uyumluyken siz uyumsuz olabiliyorsunuz. Ama iki duygu ve davranış durumu arasında önemli bir fark var: Siz kendinizi kontrol edebilirsiniz. En azından sizden beklenen budur. Oysa bir çocuk, çoğu kez kendi öfkesini açıklayamaz ve sizin tarafınızdan sakinleştirilmeyi bekler.
Neden öfkeleniriz peki? Belki incindiğimiz, belki hayal kırıklığına uğradığımız, belki çok sıkıştığımız ve paniğe kapıldığımız için. Vs. vs. Doğaldır, arada bir öfkelenebiliriz. Ama bu hal, ne sıklıkta geliyor başımıza? İşte bu mevzuda önemli olan ayrıntı, öfke krizlerinin sıklığı... Bir başka önemli detay da, öfke nöbetlerine kapıldığınızda yanınızda çocuğunuzun olup olmadığı.
Öfke de diğer pek çok duygu ve davranış gibi, kalıtımsal. Ailede öfkesini kontrol etmekte zorlanan biri varsa, çocuğunuzun da öfkeli bir çocuk olma ihtimali var. Fakat sadece kalıtımla açıklamak yetersiz olur bu duyguyu. Uzman pedagog Elif Koca'yla birlikte "öfke"ye biraz daha yakından baktık.
Gergin hamileliğin mirası
Elif hanım çok önemli bir "ilk nokta"dan söz ediyor: "Çocuk annenin geçirdiği gergin hamileliğin mirası olarak dünyaya gergin gelir. Böyle bebekleri doğdukları ilk dakikalardan itibaren çatık kaşlarından ve mutsuz yüz ifadelerinden anlayabiliyoruz."
Elif hanımın sözünü ettiği bir şey daha var ki, çok ilginç: "Gergin hamilelik geçiren annelerin gergin bebekleri doğar. Fetüs (doğmamış bebek) anne karnında 24'üncü haftadan itibaren zihinsel aktivitelerini gerçekleştirmeye başlıyor. Duymaya, düşünmeye, düşünceleri arasında bağlantı kurmaya başlıyor. Bu nedenle ABD merkezli bir uygulamayla 24'üncü haftasını dolduran bebeklere pek çok ülkede birey muamelesi yapılıyor, hatta nüfus cüzdanı verilebiliyor."
Neyse, Elif hanım önemli bir noktaya değiniyor fakat her kadının mutlu mesut bir hamilelik geçirmesini beklemek de gerçekçi olmaz. Belki de pek azı gerçekten de mutlu ve sağlıklı bir hamilelik süreci geçiren kadınların çocukları ille de öfke krizleri yaşayan çocuklar mı olacaktır peki?
Tek bir neden, koskoca bir duyguyu açıklamaya yetmez tabii. Çocuklar, davranış modellerini taklit ederler. Bunu biliyoruz. Siz çocuğunuzun karşısında sürekli bir öfke haline dolaşırsanız, o da muhtemelen sizi taklit edecek ve öfkeli bir çocuk olacaktır.
Şu halde nelere özen göstermeli? Elif Koca bazı konuların altını özellikle çiziyor. Mesela, çocuğunuza karşı tutarlı olmalısınız. Onu vaat ettiğiniz bir şey varsa, vaadinizi mutlaka yerine getirmelisiniz.
Eşinizle fikir ayrılığına düştüğünüz konuları, çocuğunuzun hissetmemesine özen göstermelisiniz. Bir de, çocuğunuzla dalga geçmemelisiniz.
Başka? Öfke anında çocuğunuza mantıklı açıklamalar yapmaya çalışıp onu daha fazla öfkelendirmemeli, sakinleşmesini bekleyip ondan sonra konuşmayı denemelisiniz. Ceza ve ödüller verirken de, kesinlikle çocuğunuzun yaş ve gelişimini gözetmelisiniz.
Şimdi sakin sakin düşünüp baştan başlayalım. Bu çocuk niye mızmızlanıyor yine?


"Milliyet" gazetesi 2007


http://www.milliyet.com/2007/10/17/cumartesi/cum08.html




     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler  
► Çocukta Öfke Kontrolü Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
► Öfke Nedir? Öfke Kontrolü Mümkün mü? Psk.Dnş.Yalçın YILMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,477 uzman makalesi arasında 'Çocukta Öfke' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
 
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:12
Top