TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



AŞKA ZAMAN YOK

Bahar TURUNÇ Fotoğraf
Bahar TURUNÇ
Ankara
Psikolog / Psk.Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: Psikolog Sosyal Fobi Evlilik Psikoloji Fobiler Meditasyon Terapi Panik Atak Psikoterapi Korku Hipnoz Aile Sorunları Telkin Boşanma Cinsel sorunlar Danışma Cinsellik Depresyon Kaygı Ergen Sorunları Takıntı Kişisel bioenerji doktor psikoterapist hipnoterapist psikiyatrist vajinusmus erken boşalma ereksiyonKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 683,

* Yayın Tarihi : 23-11-2007 - 12:29 (246 gün önce),

* Ortalama Günde 2.77 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 4233 , Kelime Sayısı : 558 , Boyut : 4.13 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Bahar TURUNÇ hakkında söyledikleri:
Uzun bir süredir ismi sosyal fobi olarak konulmuş sıkıntılar yaşamaktayım , bu yüzden geçmişte çeşitli psikologlardan yardım aldım .Bahar hanımla bu site vasıtasıyla tanıştım ve terapilerimiz şu an devam etmekte.Şu halimle aynı durumlardan müzdarip insanlara tavsiyem tecrübeli , ve işini yaşamıyla bütünleştirmiş insanlardan yardım almaları olacaktır. Bahar hanım bana göre bu özellikleri barındırmanın yanısıra psikoloji biliminin gidişatını da yakından takip eden ,çok yönlü ,sürekli araştırma içinde olan değerli bir uzman..
(A.T, Danışan, 12-05-2008)

Ben sosyal ortamlarda yaşadığım sıkıntı (sosyal fobi) sebebi ile Bahar Hn.'dan randevu aldım ve seanslara başladık.
Bahar Hn. ile tanışmadan önce bu hastalığın ve sıkıntının vermiş olduğu rahatsızlıklar sebebi ile birçok hastanenin birçok bölümünde tedavi gördüm ve sonuç olarak hiçbirşey çıkmadı.(Tiroit, noröloji vs.) Daha sonra psikoterapi için bir doktorla görüştüm fakat vermiş olduğu ilaçları içtiğim hafta ilaçla tedavi olmak yerine psikologa gitmeye karar verdim.
Çünkü almış olduğum ilaçlar ayakta durmamı zorlaştırmış ve daha fazla rahatsızlık vermeye başlamıştı.
Bahar Hn.'a gittiğim i... [DEVAMI..]

(M.A, Danışan, 10-12-2007)

Bahar TURUNÇ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
AŞKA ZAMAN YOK

Yüksek lisans tezimi bitirdikten sonraki dönemde, tez konumun bir bölümü aşk ve sevgiyi de kapsadığı için, bu konuda konuşmalar ve grup terapileri yapmıştım. Kişiler aşkın ve sevginin kimyasal ve psikolojik süreçlerini öğrenmekten hiç hoşnut olmuyorlardı, herkes zihnindeki kristal sarayın öyle kalmasını istiyordu, yıkılmadan...

Genel inanç şuydu, “Kesin bir aşk vardı, hiç bitmeyecekti ve bunu da ilgili şahıs başaracaktı”...

İlgili şahıs kim mi? Herkes... Diğer bir deyişle, herkes kendini diğerlerinden farklı görmeyi yeğliyor, bilimsel bilgileri reddederek, “Ama ben farklıyım, ben aşkı bulacağım ve ömür boyu koruyacağım” diyordu. O dönemde bazı bilimsel bulguları neden bunca reddettiklerine şaşırmıştım , şimdilerde ise anlıyorum ki, kimse hayalinin çalınmasını istemiyordu.

Oysa, belirsizlikler ve kesintiler olmadığı sürece, aşkın kimyasını ve ortaya çıkışını oluşturan, aynı anda salgılanan birbirine zıt iki hormon Penilethomine ve Endorphine 3 yıl dayanıyordu. Sonra beden bağışıklık kazanıyordu bunlara ve aşk bitiyordu. Kişiler bu bilgileri sevmeseler de aşkın kimyası bu idi, bilimsel bilgi bu idi, aşk bitecekti. Galilei nin dediği gibi, “ Beni assanız da, dünya dönmeye devam edecek”. Bu hormonlar da kendilerini tüketeceklerdi.

Sonraki yıllarda bu konudaki radyo, televizyon konuşmalarım devam ederken, bu hormonların yapısında olan niteliklere öylesine kapıldım ki, kendim de dahil herkese sıklıkla aşık olmalarını, ardında kalan acıyı yaşayıp atlatmalarını, böylece daha zinde- umutlu olacaklarını, bedenlerinin böylelikle sağlıklı kalacağını anlatır oldum.

Bunu izleyen süreçte ise- çok da geçmedi 4-5 yıl ancak- başka konularda konuşmalar yapmaya başladım, aşktan da söz eden kalmadı. Sosyal-Ekonomik Durumsal değişimler, hızlı gelişen teknoloji, yaşam derken...

Şimdilerde, aşkın geride kalmış bir Mit olduğunu görüyorum, günümüz insanı, günümüz teknikleri içinde aşkı yaşayamıyor. Üstün teknoloji imkanlarından yoksun olanlar veya kırsal kesim insanı hariç tabii ki...

Oralarda bir yerlerde aşk hala vardır eminim.

Aşk bazı şeyler ister. O mekanik değildir, gerçek çiçekler- gülücükler ister, dokunmak, duymak, telefon başında aranmayı beklemek, biriyle buluşup da zaman geçmesin diye düşünmek, yağmur altında yürümekten keyif almak ister aşk...

Aşk çok şey ister. Aşkın zamanı geniştir, özen- sabır- insan ister. Artık aşka zamanımız yok..

Nerden geldi aklıma bunlar? Bazı şeyler için hastaneye gittim, bilinen yoğun koşturmanın ötesinde, her şeyin ne kadar sistematik olduğunu algıladım, bankalardaki gibi, muayene ve tahliller için numara alınıyor, sırası gelen koşuyor, kan ya da bir tahlil için... Bilmem kaçıncı kata gidiyor, gene numara alınıp veriliyor, sonuçlar doktora kapıdan uzatılıyor, doktor sizi görmüyor- bakmıyor. Yeni bir tahlil istiyor. Aynı şeyler tekrarlanıyor- tekrarlanıyor...

Asansöre 50 kişi rahat sığıyor, hızla katlar tırmanılıyor.
Sonuçta büyük bir kalabalık, bilgisayar sistemli güzel bir düzen, ancak bu düzenin içinde insan unsuru yok...

Sonra yaşamımıza baktım, alışverişlerimiz, ödemelerimiz otomatik- pratik, her şey hızlı ve kolay. Bilgisayar başında mail yazılıyor, çiçekler kart şeklinde elektronik atılıyor, bilgi bir kutucuğa aranılanı yazıp enter tuşuna basmak kadar yakın. Yollarda koşturan bir çok insan, her şey öyle sistemli ki, ama değdiğimiz- dokunduğumuz insan yok. Birey yok, zaman yok, hiçbir şeye zaman yok. Evet artık aşka da zaman yok...

Böylesi çağrışımlarla geçmiş geldi aklıma, aşk konulu toplantılara gelen kişiler, aşk acısı çeken danışanlar, tanışların aşk konulu anlatımları geride kalmış. Hiç biri yok son yıllarda. Danışılan konuların içeriği değişmiş. Bunaltı olmuş, sosyal fobi, panik atak ve bir çok başka konu olmuş.

Çünkü aşka zaman yok, ondan daha çok hasta oluyoruz, mutsuzuz... Hastaneler insan dolu, gülümseyen insan sayısı azaldı.

Aşk bunca acımasız işte, affetmiyor, yolu kendine uğramayanı hasta bile ediyor. Çünkü bedenin Endorphine de ihtiyacı var.

Dedim ki, keşke eski yıllardaki gibi olsa, birileri aşk için danışmaya gelse, aşkı merak eden ve yaşayanlar olsa, varsın kimse bilimsel bilgilere inanmasın, bilimle zıtlaşsın.

Yeter ki aşk olsun...


Uzm.Psk. Bahar Turunç

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"AŞKA ZAMAN YOK" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Bahar TURUNÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Çocuğun 5-6 Ve 7-8 Yaşlarda Kazandığı Gelişim Özellikleri , Arzu GÜNEŞ
  • Hayatımın Anlamı Tek Değil , Ayhan ALTAŞ
  • Benlik-Benlik Saygısı Ve Ana-Baba Tutumları , Mehmet Emin KIZGIN
  • Kışlık Elbiseler , Ayhan ALTAŞ
  • Tematik Atolye Calismalari - Resim İle Terapi , Fiona FARACI
  • Şema Terapi Nedir? , Yusuf BAYALAN
  • Çocuk Cinsellikte Neleri Merak Eder? , Merve SARAÇOĞLU
  • Gemileri Yakmaya Var Mısınız? , Kadir KEMEÇ
  • Psikolojide Etik İhlalleri , Ayhan ALTAŞ
  • Davranış Terapisi , Ayhan ALTAŞ
  • Kardeş Kıskançlığı , Ayhan ALTAŞ
  • Uyum Güçlüğü , Ayhan ALTAŞ
  • Anne Babalara Çocuk Yetiştirmede Öneriler , Ayhan ALTAŞ
  • Kıskançlık Nedir? Tedavisi Var Mıdır? , Müge EMEKSİZ
  • Vajinismus Olabilir Miyim? , Füsun BUDAK
  • Mutlu Bir Cinsel Yaşam İçin Neler Yapılabilir? , Betül NAZLISÖZ
  • Beden Dili , Abdullah TOPAL
  • Çocuklarda Alt Islatma , Merve SARAÇOĞLU
  • Psikiyatrinin Schindler’i Loren Mosher’ın Ardından , Üstün ÖNGEL
  • Yaramaz Çocuk : Çocuğun Yaramazlığının Sebepleri , Kadir Burak SALİMOĞLU
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    03:51
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler