2007'den Bugüne 86,878 Tavsiye, 26,965 Uzman ve 19,242 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kişilerarası Çekicilik
MAKALE #684 © Yazan Uzm.Psk.Bahar TURUNÇ | Yayın Şubat 2008 | 15,212 Okuyucu
Psikolojide “çekicilik” ya da “kişilerarası çekicilik” şeklinde kavramlaştırılan ve bir bireyin diğer kişilerle bir arada olmayı tercih etme eğilimi günlük dilde sevmek, hoşlanmak, beğenmek gibi farklı sözcüklerle ifade edilmektedir. Çekicilik terimi, bir bireyin başka bir birey hakkında olumlu duygu ve değerlendirmelere sahip olma eğilimidir.

Çekicilik olumlu duygu ve değerlendirmeleri işaret etmekle birlikte, temelde yatan duyguların türü dikkate alındığında sevgi, saygı ve aşk olmak üzere üç farklı tür çekicilikten söz edilebilir. Bazı araştırmacılar kişiler arasındaki çekicilik türlerini ve çekicilik sürecinde yer alan ilişki biçimlerini sınıflandırmışlardır. Sevgi aynı cinsiyetten, aşk ise genellikle karşı cinsiyetten olan kişiler arasında yer alan çekicilik türleridir ve aynı cinsiyetten olan kişiler arasındaki ilişkiler arkadaşlık, kan bağı ya da görev arkadaşlığı; Karşı cinsiyetten olan kişiler arasındaki ilişkiler arkadaşlık, aşk, evlilik, evlilik dışı ve eşcinsel ilişkiler olarak birbirinden ayırt edilmiştir.

Çekicilik konusunda iki bireyin birbirini neden çekici bulduğunu ya da hangi koşullarda çekici bulacağını açıklayan bir çok kuram geliştirilmiştir. Çekiciliğe ilişkin görüşlerden bazılarında, tutum benzerliğinin çekiciliği arttırdığı, bir başka deyişle aynı görüş- düşünce ve değerleri paylaşan kişilerin birbirlerini çekici buldukları ifade edilir. Bazılarında ise, birbirine zıt kişilik özellikleri olan bireylerin ihtiyaçlarını karşılıklı olarak tatmin ettikleri için birbirlerini tamamlayıcı bir nitelik gösterdikleri ve bu tamamlayıcılığın kişiler arası çekicilikte belirleyici olduğu üzerinde durulur.

Çekicilikle ilgili görüşlerde benzer düşünce, görüş ve değerleri olan, aynı tutumları paylaşan kişilerin birbirlerini çekici algılayacağı ya da çekiciliğin birbirlerine zıt özellikleri olan kişiler arasında ortaya çıktığı ileri sürülmektedir.

Cinsiyet rolleri ve çekiciliğe ilişkin araştırmalarda ise toplumsal cinsiyetlerine uygun rolleri yerine getiren ve getirmeyen kişilerin ne ölçüde çekici algılandıkları incelenmiştir. Yazılı kaynaklarda kadınla erkeğin anatomi ve üreme ile ilgili işlevlerini ölçüt alarak yapılan ayrım “cinsiyet” (sex) diye tanımlanırken, davranışlara- dış görünüme bağlı ayrım “toplumsal cinsiyet” (gender) olarak ifade edilmektedir ve kişilerin birini çekici algılamaları, onun üreme işlevleri-fiziksel anatomisinden çok, kadınsı mı erkeksi mi olduğuna ilişkin toplumsal rollerine dayanmaktadır.

Toplumsal cinsiyet kişinin kendisi ve başkalarıyla ilgili bilgi süreçlerinde önemli bir etkendir ve kişinin kadın ya da erkek olarak değerlendirilmesini cinsiyeti, toplumsal cinsiyetine uygun özelliklerinin sayısı ve duygularının niceliği belirler. Kişilerden toplumsal cinsiyetlerini yansıtan gözlenebilir belirtilere sahip olmaları beklenir ve söz konusu belirtiler kişinin kadınsı mı yoksa erkeksi mi olduğu konusunda bilgi verici bir nitelik gösterir. Kişiler birini değerlendirirken kadınlarda kadınlığı, erkeklerde de erkekliği belirleyen sosyal rollerin ne ölçüde yerine getirildiğine dikkat ederler. İnsanlar belirli özelliklerin sadece kadınlara ya da sadece erkeklere ait olduğunu varsayma eğilimleri doğrultusunda kişisel özellikler, görevler ve davranışlarla toplumsal cinsiyet arasında ilişki kurarlar.

Toplumsal cinsiyetlerine uygun sosyal rolleri olan kişiler ise, diğer bir deyişle kadınsı kadınlarla erkeksi erkekler, erkeksi kadınlarla kadınsı erkeklerden daha çekici algılanmaktadır. Diğer yanda kadınsı olarak algılanan erkekler, hem kadınlar hem de erkekler tarafından hoşlanılmayan kişiler şeklinde tanımlanmaktadır. Geniş çaplı araştırmalarda tanımlamış görevlerde güçsüz-yetersiz olarak algılanan kadınların, güçlü-yeterli görünen kadınlardan daha kadınsı ve çekici algılandığı, diğer yanda sert, soğuk, zeki şeklindeki özelliklerle tanımlanan erkeklerin, bu özelliklere daha az sahip olan erkeklerden daha çekici algılandıklarını belirlenmiştir.

Kadınların bir yandan mümkün olduğu kadar çekici olmaları teşvik edilirken, diğer yanda bilişsel yeteneklerini fazla kullanmamaları, güçlü ve sert yapıda olmamaları toplumsal olarak vurgulanmaktadır.

Trafik, yardım davranışı, çevre psikolojisi gibi birbirinden değişik alanlarda yapılan araştırmalarda görülen ortak nokta aynıdır. Birine bağımlı, boyun eğen, başkalarının fikrine başvuran, çaresiz görünen kadınlar bu özelliklere sahip olmayan kadınlardan daha çekici algılanmaktadır.

Bir araştırma örneklendirilirse, aynı kadın denek (fiziki görünümü ve bulunduğu ortam aynı iken) patlayan araba lastiğini değiştirirken iki farklı tutum izlemiştir. Birinde güçsüz – çaresiz ne yapacağını bilmez, diğerinde ise kimseden yardım istemeden lastiği değiştiren konumunda olmuştur. Güçsüz çaresiz durumdayken, güçlü göründüğü konumdan daha fazla yardım almış ve çekici bulunmuştur. Burada algılayanların yetersizlik, güçsüzlüğü kadınsı özellik olarak gördükleri için kadını çekici algıladıklarından söz edilebilir.

Erkeklerde ise durum bunun tam tersidir, bağımsız, güçlü, atılgan, sert özelliklere sahip olan erkekler bu özellikleri taşımayanlardan daha çekici algılanmaktadır.

Bazı araştırmacılar ise kişilerin çekici algılanmalarında yerine getirdikleri görev türünün ya da meslekteki başarının ne gibi bir rol oynadığını incelemişlerdir. Sekreter, hemşire, tezgahtar gibi yardımcı görevlerde çalışan kadınlar çekici olarak algılanırken, erkeksi olarak tanımlanmış yöneticilik, işletmecilik türü görevlerde başarılı olan kadınların daha az kadınsı ve çekici algılandıkları görülmüştür. Ayrıca, yöneticilik konumunun kadının algılanan fiziksel çekiciliğini azalttığı, yöneticilik dışındaki bir işin de kadının algılanan çekiciliğini arttırdığı da ortaya konmuştur. Söz konusu bulgular özellikle erkeklere uygun olduğu düşünülen mesleklerde başarılı olan kadınların, toplumsal cinsiyetlerine uygun olmayan bir rol içinde olduklarından çekici algılanmayacaklarını gösteren bir nitelik taşımaktadır.

Diğer yanda erkekler için durum tam tersidir, kadınlara uygun olduğu düşünülen görevleri yapan erkekler olumlu algılanmazken, erkeksi görev olduğu düşünülen performans, güç, otorite gerektiren veya üst düzey yöneticilik türü görevlerde başarılı erkekler, erkeksi ve çekici olarak değerlendirilmektedir.

Kişilerin arkadaşlık ve aşk tercihleri incelendiğinde, erkeklerin fiziksel çekiciliği olan, iyi görünen- giyinen ve kadınlık rollerine uygun kadınları çekici algıladıkları ve arkadaş ya da sevgili olarak tercih ettikleri; kadınların ise mali durumu iyi olan, çevresinde ekonomik sosyal gücü bulunan erkekleri diğerlerinden daha çekici buldukları saptanmıştır.

Evlilik tercihlerinde ise, kadınların fiziksel görünümü çok iyi olmayan, iyi gelire ve yüksek eğitime sahip olan erkeklerle evlenmeyi; Erkeklerin ise çalıştığı işte kendinden daha düşük konumda olan- daha az para kazanan, az eğitimli kadınlara evlenmeyi tercih ettikleri görülmüştür.

Kadınlardan başkalarıyla ilgilenmeleri, duygularını ifade etmeleri, aileye yönelik olmaları gibi özellikler; Erkeklerden ise baskın, bağımsız, işe yönelik olma gibi özellikler beklendiğinden, çekicilik algısı da bu yönde işlemektedir. Çekicilik algılayanın bakışına bağlı bir kavram olsa da araştırmalarda ortaya çıkan genel sonuç fiziksel özelliklerden çok cinsiyetine uygun rolleri benimseyen kişilerin karşı cins tarafından çekici algılandığını gösterir yöndedir.

Bazı kişilerse kadınsı- erkeksi cinsiyet rollerine ilişkin unsurların her ikisine de sahiptirler veya bazı erkekler kadınsı, bazı kadınlar da erkeksi cinsiyet rollerine yönelebilirler.Ancak bu tür yönelimi olan kişiler daha çok eşcinsel olarak tanımlanır ve hem kadınlar hem de erkekler tarafından çekici algılanmazlar. Bu da kişilerin çekici olarak algılanmaları için toplumsal cinsiyetlerine uygun davranmaları gerektiğini göstermektedir.

Konuyla ilgili araştırmacıların ortak görüşü, kişilerin birebir ifadelerinde kadın – erkek ayrımcılığı yapmadıkları ancak kişisel tercihleri söz konusu olduğunda, kişilerin kadınsı erkeksi niteliklerine dikkat ettikleri yönündedir. Söz konusu bulgular bir arada incelendiğinde, çekiciliğe ilişkin algılarda-tercihlerde cinsiyet rollerine ilişkin beklentilerin etkili olduğunu işaret etmektedir.



Uzm.Psk. Bahar Turunç
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kişilerarası Çekicilik" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Bahar TURUNÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Bahar TURUNÇ'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bahar TURUNÇ Fotoğraf
Uzm.Psk.Bahar TURUNÇ
Ankara
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Bahar TURUNÇ'un Makaleleri
► Çekicilik Nedir? Psk.Esra BAYRAKTAR SÜNGÜ
► Kişilerarası Algı ve Yükleme Dr.Psk.Sezai KALAFAT
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,242 uzman makalesi arasında 'Kişilerarası Çekicilik' başlığıyla benzeşen toplam 11 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ben Seni Hep Aldattım Şubat 2008
► Aşka Zaman Yok Kasım 2007
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:11
Top