TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
İletişim: Beden Dili, Ben Dili, Sen Dili
MAKALE #4548 © Yazan Psk.Kemale GÜNHAN | Yayın Şubat 2010 | 14,318 Okuyucu

Kocam beni anlamıyor…
Karım hala neyi anlatmaya çalışıyor?

İletişimin özünü anlamak çok basittir:
  • Karşı tarafa bir mesaj iletirsiniz veya size bir mesaj iletilir.
  • Bu mesaj ya bir istek, ihtiyaç ya da 3 D’dir ( Düşünce/ Duygu/ Davranış)
  • DİKKAT: bu mesajı her şekilde aktarabilirsiniz ( ses, görüntü, dokunuş, lezzet ve mis kokularla).
İlk tanıştığınız dönemi hatırlayın… Onunla görüşeceğiniz zaman güzel giyinmeye çalıştığınız zaman, güzel kokular süründüğünüz zaman… “ Beni güzel bulman benim için önemli” mesajını iletmiştiniz.

Sofrayı donattığınız zaman… “ Sana hizmet etmekten hoşlanıyorum.”, “ Sana lezzetli yemekler pişirecek kadar değer veriyorum” , “Seni mutlu etmek hoşuma gidiyor” mesajlarını ilettiniz.

Eve geç geleceğinizi arayarak haber verdiniz. “ Seni önemsiyorum”, “Kararlarımı senle paylaşıyorum” mesajlarını ilettiniz.

Bağırdınız. “ Sesimi sana dinletemiyorum”, “Sana karşı öfkeliyim”, “Konuşmam sana yeterli gelmiyor” mesajlarını iletiyorsunuz.

Ağlıyorken ona sarıldınız…”Hissettiklerini anlıyorum” , “Üzüntünü paylaşıyorum”, “ Yanındayım” mesajlarını ilettiniz.

O konuşurken bulaşık yıkıyor ya da TV izliyorsunuz… “ Anlattıkların benim için önemli değil” , “ İlgilenmiyorum” mesajını ilettiniz.

Konuşurken kaşlarınızı kaldırdınız… “ İlginç buldum” , “ dinliyorum” mesajlarını ilettiniz.
İşte bunun gibi bin bir türlü hareket iletişimin büyük bir parçasıdır. Bunlar beden dilidir. Beden dili, karşı tarafa aktardıklarımızın %60’ını kapsar. Bizler genelde yalnız konuştuklarımızla anlaştığımızı düşünürüz, oysa sözler iletişimde yalnızca %20’lik bir rol oynar. Özelikle bu sözler suçlama veya yargılama içeriyorsa anlaşılma etkisi sıfıra yakındır; çünkü suçlama cümleleri daha karşımızdakinin zihnine girmeden duvara çarparlar ( kişi bu cümlelerden kendini korumak için savunma geliştirir).
Suçlama ve yargılama içeren cümleler genellikle sen dili ile kullanılanlardır.
Sen dili
Yapmıyorsun,
Gerektiği gibi davranmıyorsun,
Beni anlamıyorsun,
Yine evi dağıttın,
Bana anlayışlı davranmadın,
Benimle ilgilenmedin,
Kaçtın, söyledin, gitmedin, almadın…. -dın, -tın, -sın… Yani “SEN”!

Sen dili hem karşı tarafı yargılar hem de davranış ve sonuçlarla ilgilidir. Sen dilinde duygulara yer yoktur. “Beni üzdün” cümlesi sen dili ile kurulmuş bir cümledir, içinde duygu kelimesi olmasına karşın karşı tarafın yaptığı bir şeyi vurgular. Sen dili ile kurulan cümleler iş birliğine, çözüme açık değildir; çünkü karar artık tek taraflı alınmıştır. Yapmadın, demek yapmalıydın, demek anlamına gelir ( yapman gerektiğine ben karar verdim bile).
Anlaşmak istiyorsanız, çatışmasız problemlerinizi çözüme ulaştırmak istiyorsanız, her iki tarafın da kararlarına saygı duyuyorsanız ve incitmek ve incitilmek istemiyorsanız iletişimde ben dilini kullanın.
Ben Dili
Olmadığını görüyorum.
Yapman gerektiğini düşünüyorum.
Beni anladığını hissedemiyorum.
İlgisiz kaldığımı hissediyorum.
Evin sorumluluklarının tümüyle yerine getirilmediğini düşünüyorum.
Gitmen beni üzer.
İlgi görmek beni mutlu eder.
Paylaşmak hoşuma gidiyor.

Ben dili ile duygu ve düşüncelerinizi kolayca aktarabilirsiniz. Ben dili karşı tarafı suçlamaz, durumu olduğu gibi ortaya koymayı hedef alır ve çözüme davet eder.
Bir aileyi sağlıksız yapan nedir?
Aşırı Denetleme: Denetleme yapan aile fertlerine sorsanız ailenin uyum ve bütünlük içinde olmasını onlardan çok isteyen yoktur. Tabi ki, hiç kimse kötülük olsun diye baskı yapmaz. Aşırı denetleme genellikle ebeveynlerin çocuklarına karşı ve/veya eşlerden birinin diğerine karşı boğucu derecede denetleyici, aşırı kontrollü davranışlarıdır. Bu denetleme çoğu zaman kişisel hakları kısıtlar, karşı tarafta eli ayağı tutulmuş hissi yaratır, sıkıştırır ve rahatlamasına izin vermez. Rahatlamanın mümkün olmadığı her hangi bir ailede aşırı gerilim yani stres tehdidi vardır. Denetlenen kişi davranışları hatalı olmasa bile bunları paylaşmaktan çekinir, ne yapsa sorgulanıyormuş gibi hisseder. Bu hisler ailede bir süre sonra yalana başvurma, sorumluluklardan kaçma, öfke artışı gibi zincirleme kazalara sebep olur. Çocuklara yapılan denetleme yaş, seviye ve iradesini aşağılamayacak derecede sınırlı olmalıdır ve suçlayıcı derecede olmamalıdır.

Suçlama ve Yargılama: Evlilikte, ailede ve bütün insan ilişkilerinde ( ebeveyn- çocuk, arkadaş, akraba, çalışan- müdür ve diğer tüm) suçlama, iletişimi bıçak gibi kesen bir özelliğe sahiptir. Asla uzlaşmaya davet etmez. Suçlanan kişiyi savunmaya yapmaya sürükler. Böylece A kişisi suçlamaya giderken B kişisi konudan mümkün olduğunca uzaklaşacaktır. Böyle bir durumda ortada çözülmesi gereken mesele yine mesele olarak kalır. Bazen suçlama iki taraflı alışveriş halinde yapılır: kazan – kaybet ilişkisine döner. Birikmiş geçmiş yine burada rol oynar:
…Sen de az tembellik etmedin. Hatırlarsan geçen akşam her şeyi bana bırakıp yatmaya gittin…
…Ya hep ben mi sorumsuzum yani, sen de geçen gün telefonunu evde unutmuştun.
…Ben gerginim ama sen de beni kızdırmak için hata yapmaya devam ediyorsun. Daha ne kadar aynı hataları yapacaksın…
…eskisi gibi huzurlu değilim evet; ama beni böyle yapan sensin!!

Güven duymama/ Güven vermeme: Güven insanın en ilkel ve temel ihtiyaçlarından birisidir. Bir evde, ailede, yuvada güven hissetmiyorsanız bir problem var demektir. Aile üyeleri birbirlerine güven vermeli ve güvenebilmelidirler.

İletişim bozukluğu: İletişimin kopuk, olumsuz, yoksun, zayıf oluşu.
İletişim yalnızca sözle söylenenler değildir. Bakış, oturuş, dokunma, gülümseme, kaş çatma, kapıyı çarpma, bağırma, bakmadan dinleme de iletişim yollarıdır. Düşünün, bunlardan ne çok var yaşanan bir günün içerisinde. Her biri karşı tarafa bir mesaj iletir. Duygu, düşünce ve davranışlarımızın annemize, eşimize, yavrumuza yanlış gitmesi veya olumsuz gitmesi o kişi ile aramızda olan bağları sarsar. İletişimi doğru, yerinde ve olumlu kullanabilmeliyiz.

Davranışlara ve Sonuca bakma:
Sınava az çalışıyorsun.
Çok sakarsın, eline aldığını kırıyorsun.
Ne yaptın, otur…
Gömlekler ütülenmemiş.
Geç geldin.
Bu cümlelerin hepsi davranışlardan bahsederler ve sonuca bakarlar. Oysa bir insanın istekleri, duyguları ve bir işi yaparkenki süreç önemlidir. İş hayatı veya okul, yaptıklarımız ve ortaya çıkardığımız sonuçla ilgileniyor olabilirler. Fakat insan duygularına önem verildiği sürece kendini değerli hisseder. Kişiye değerli olduğu duygusunu annesi, babası, kardeşi, eşi hissettirmezse bunu başka nerede hissedebilir.

Geçmiş Yaşantılar ve Genelleme: Ailenizdeki yakınlarınızla geçmişte yaşanan tatsızlıklar geçmişte bırakılmamışsa yaşanan her güne ve yarın yaşanacak her güne kolaylıkla taşınır. Her hangi bir hata, yanlış o an olduğu sınırları ile tartışılmazsa, geçmişteki birikimlerle birleşirse sorun olduğundan daha büyük görünür. Bu büyüklükteki bir sorunun altından kalkılması, çözümlenmesi zorlaşır. Geçmiş değiştirilemez, bu gerçeği kabul edin. Şimdiki sorunları da çözüme ulaştırmadan biriktirmeyin.

Çevreye Gösteriş: Türk kültürü hızlanan değişimi ve batılaşmasıyla birlikte toplulukçu bir kültür temeline dayanır. Çoğu aile kendini başına gelen iyi ve kötü şeylerden topluma bir açıklama borçlu sayar.
Nereyi kazandı kızın?
Kiminle evlendi? Kocası ne iş yapar?
Kocan işsiz mi?
Annenlerle mi kalıyorsunuz?
Kızın nerede kalıyor?
Gibi soruların cevapları iyi ya da kötü olsun bir şekilde tepkiyle sonuçların. Bu tepkiler ailenin tutumlarını etkiler. Toplulukçu bir kültürde bu tepiler toplum bireylerinin sınırlarını aşmaması görevini üstlenirler. Oysa bizim gibi değişim hızında olan bir ülkede aile için yıpratıcı da olabilirler. Bu tepkilerden dolayı aşırı endişeye kapılırsak her şeyi etraf iyi duysun, iyi bilsin diye yapmaya ve ailemize yaptırmaya başlarız. Bu konudan en çok ailenin yeni nesil fertleri yani çocuklar ve gençler kötü etkilenir. Toplum değerlerini korumakla birlikte kendi seçimlerimiz ve ailemizin seçimlerine fırsat vermeliyiz.

Bunların yanı sıra sağlıksız ailede sık yaşanan küskünlükler, kırgınlıklar, çatışmalar, yoğun öfke, yalan, aldatma, kaçma, şiddet, fiziksel veya duygusal taciz yaşanmaktadır.

Psk. Kemale GÜNHAN
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İletişim: Beden Dili, Ben Dili, Sen Dili" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Kemale GÜNHAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Kemale GÜNHAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Kemale GÜNHAN'ın Makaleleri
► Beden Dili ve Yalan Uzm.Psk.Dnş.Ömer AKTÜRK
► Etkili İletişimde Beden Dili Uzm.Psk.Dnş.Ömer AKTÜRK
► Beden Dili: Vücudumuz Konuşuyor Psk.Dnş.Meral YÜNCÜLER
► İletişim ve Ben Dili Psk.Zehra BİNİCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,626 uzman makalesi arasında 'İletişim: Beden Dili, Ben Dili, Sen Dili' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Erken Boşalma Tedavisi Mayıs 2012
► Stres ve Yaşam Mayıs 2011
► Sağlıklı Aile Olmak Nisan 2011
► Otizmi Anlamak Haziran 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:18
Top