TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bağlanmak - Bağlılık Psikolojisi

Halil ŞENELMİŞ Fotoğraf
Psk.Halil ŞENELMİŞ
Ankara
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi21 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 3 Makalesi varFotoğrafı MevcutTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 1808,

* Yayın Tarihi : 13-08-2010 - 12:00 (652 gün önce),

* Ortalama Günde 2.77 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 4292 , Kelime Sayısı : 554 , Boyut : 4.19 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Halil ŞENELMİŞ hakkında söyledikleri:
Halil beyle, beraber almış olduğumuz bir eğitim sırasında tanıştık ve sonrasında da arkadaş olma imkanı bulduk. Kendine ve karşısındaki insana özeni, kendini sürekli yenilememesi, deneyimi, bakış açısıyla mesleğinde çok güzel bir başarıyı elde etmiş olan Halil bey güler yüzü, paylaşımları ve güzel sohbetiyle de insan ilişkilerinde özverisiyle öne çıkmaktadır.
Güleryüzü, farklı çözüm yollarını hızla üreten ve farklı bakış açılarını kolayca görmenizi sağlayabilen Hali bey'in, paylaşımcı samimi yönüyle kendinizi onun yanında güvende hissedeceğinizi düşünmekteyim. İhtiyacı olan herkese tavsiye ... [DEVAMI..]

(Psk.Ebru DEMİR, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 08-04-2012)

Çoğu insanda olduğu gibi bende psikologlara olumsuz bir yaklaşımım yoktu ancak yeni tanıdığım bir insanla bu kadar rahat konuşabileceğimi düşünmemiştim.İkinci seansta sanki uzun zamandır tanıdığım,güvendiğim biriyle sohbet ediyormuş hissine kapıldım.Bu Halil bey'in insanı rahatlatan,kendini güvende hissettirmesinden kaynaklanıyor kesinlikle.Halil Bey'le tanışmadan önce aslında kendimle de tanışık değilmişim.Seansların sonunda kendini tanıyan,gerçekten ne istediğini bilen biri oldum.Hayatta her şeyden önce insanın kendinin önemli olduğunu gördüm.Seanslara gitmeden evvel ne anlatacağım şimdi diy... [DEVAMI..]
(derya, Danışan, 27-03-2012)

Psk.Halil ŞENELMİŞ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Bağlanmak - Bağlılık Psikolojisi

Bağlanmaktan kaçanlar,bağlanmanın özveri gerektirdiğini bildikleri için kaçarlar.Korktukları bağlanmaktan kaçtıkları değil,kendileridir.Bağlanma dönemini sağlıklı tamamlayamamış kişiler,hayatlarında hep bağlanacak birilerini ararken,bir taraftan da kaybetme kaygısını güderler ve bağlanmaktan kaçarlar.Sonra da hep yalnız kalacakları korkusuyla hak ettiği değeri ve sevgiyi alamadıkları ilişkiler kurarlar.
Bağlanma bireyin annesinin onu ilk fark ettiği anda başlıyor.Annenin bebeğinin varlığını, gebeliğini ve birlikte yaşamaya başlayacakları anları kabul etmesiyle.Gebelik evresinde annenin olayları,çevresini algılayışı,ilişkileri ve iletişimlerindeki etkileşimleri ve tepkileri,zihinsel,duygusal ve fiziksel olarak etkilenmesine,dolayısıyla vücut kimyasındaki dengelerin sıkça değişmesine yol açar. Organik olarak bağıl olan bebeğin de bu kimyadan etkilenmesine,duygusal yapısının belirlenmesine ve hatta kişiliğine etki eder.Öyleki zorlayıcı,yıpratıcı gebeliğin sonunda,anne ile organik bağın sonlandığı doğum anına kadar geçen süredeki bu olumlu yada olumsuz geçirilen süreç,doğum anının, bebeğin dünyaya gelip araya karıştığı o anın tablosunun bile renklerini belirliyor.Doğumun yarattığı mutluluk annenin ve bebeğin hayattaki ilk ortak kaybı olarak başlıyor,bağıl organik yaşamın sona erişi.O kucağa ilk alınış,ilk kez birbirlerinin tenlerine dokunmaları, kokularını duyumsamaları organik bağı duyusal bağa çeviriyor ve duygusal bağı etkiliyor.Bu andan itibaren "bağ" somuttan soyuta dönüşüyor.Artık endişeler annelik içgüdüsünde baskın hale geliyor.Herşeyin çoğununda azınında zararlı olduğu gibi kaygının da azı da çoğu da zararlıdır.Annelik içgüdüsünün yarattığı kaygının da olması gerkenden az ya da çok olması bebeğin sonrasında çocuğun, insanlarla güven güvensizlik ilişkisini belirliyor.Bu evreyi sağlıklı ebeveyn tutumları ile atlatamayan bireyler yaşları ilerledikçe insan ilişkilerinde yanılgılara düşebiliyorlar.Ya çabuk iletişim kurup çabuk güven duyuyor ve çoğu zaman hayalkırıklığı yaşıyorlar,ya da iletişim kurmakta zorlandığı gibi güvensizlik hissediyorlar.

Ergenlikle beraber kendilik mücadelesi veren çocuk; anne babasından ayrışıp,onları değersizleştirdiği ve bireyselleşmeye başladığı dönemde bu yaşa kadar getirdiği öğretiler,bağlanma becerisi ve tanıdığı ama tanımlayamadığı duygularla birlikte ya pasif agresif bir şekilde içine kapanabiliyor,ya da ajite bir halde dışa dönebiliyor.Bağlanma sürecini sağlıklı atlatıp özerkliğini kazanamamış bireylerde her iki tutumda doğru yaklaşım ve destek sağlanamadığında yetişkinlikte sergileyeceği hayat duruşunu belirliyor.

Kaygılı,şüpheci bir yaklaşımla nasılsa kaybedeceğim düşüncesiyle iletişim ve ilişkilerden ya kaçınıyor/ kaçıyorlar.Ya da kaybetme duygusunu yaşamamak için iletişim ve ilişki içinde oldukları insanlara bağlanmamak için kendilerince mantıklı bahaneler buluyorlar.

Ama her zaman yalnızlık endişesi ile içten içe yıpranıyorlar.Kendilerine neden hakettikleri sevginin ve değerin verilmediği sorusunun yanıtını arıyorlar.Bu da onların zihinlerinde olumsuz düşüncelere,duygularında negatif hisselere ve sonuçta da kendilerinin de sonradan pişman olup kabul edip onaylamadıkları davranışlara yol açıyor.Seçkisiz,kontrolsuz ilişkiler,pişmanlıklar,içsel sorgulamalar,artan kaygı ve korkular yaratıyorlar.

Peki çözüm? Çözüm kendini tanımaya başlayıp eksikleri,yanlışları ve değişmezleri görüp,farkedip, öğrenip kabul etmekle başlıyor.O zaman ancak kaygı ve korkularla yaratılan kendine,ilişkilere,iletişimlere ve hayata karşı oluşturulan bağlanma yanlışları,yargılar,değerler düzeltilip değiştirilebilir.Kendin için özveride bulunup kendini affetmeye,kendisinde bu oluşumları yaratanları affetmeye başlayabilir insan.Kabul ettikçe insan kendini, değişimini başlatıp, sevmeye başlar önce kendisini sonra diğerlerini.Değer verip kendine saygı duyar.Sorgularken olumsuz duygular yaşamadan kendisini ve ötekileri hoşgörü gösterebilir.Ve mutlu olur.Bağlanmaktan ya da bağlarını zayıflatmaktan, gerekiyorsa kopartmaktan çekinmeden, korkmadan kaygı duymadan gerçekten değer verdiği/verildiği,sevdiği/sevildiği bir yaşamı sürebilir, nefes aldıkça.

Halil Şenelmiş
Uzman Psikolog

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Bağlanmak - Bağlılık Psikolojisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Halil ŞENELMİŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Psikoloji Ve Meslek Sorunları: Yüzde Yüz Bilimsellik Var Ancak Galiba Göklerde , İzzet GÜLLÜ
  • Sınav Stresinde Anne - Baba Rolleri , Mehmet DUMAN
  • Eğitimin Kör Ettiği Gözler: Ebeveyn Tutumlarının Çocukların Algıları Üzerindeki Etkileri , İzzet Zülküf ÇELİK
  • Psikoloji Sohbetleri: Mutluluk Kaf Dağının Ötesinde Değil, Evlerimizde , İzzet GÜLLÜ
  • Sağlık Politikaları: Psikologlara Kibirli Köstek, İmam Efendilere Manevi Destek , İzzet GÜLLÜ
  • Popüler Psikoloji: Ya Can Sıkıntısı Ya Geçim Sıkıntısı! Seç Birini! , İzzet GÜLLÜ
  • Kıyaslanmak , Metin KILIÇ
  • Malumat Mı, Bilgi Mi? , Metin KILIÇ
  • Işık Göründü… , Metin KILIÇ
  • Kardeşimi Kıskanıyorum , Erdim Hasip HAKVERİR
  • Ebeveyn Ölümü Ve Etkileri , Hatice ÇETİNKAYA ŞAHİN
  • Psikolojim Nasıl Düzelecek? , Halil İbrahim ÇABUK
  • Depresyon Nedir: Depresyon Nedenleri,belirtileri Ve Tedavisi , Seval HACIM
  • Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Fatma GÜLLÜOĞLU
  • Takıntı, Temizlik, Simetri, Düzen " Farkına Varılmayan Hastalık Okb " , Uğur DEMİRBAŞ
  • Kaçıngan Kişilik-Kaçıngan Kişilik Bozukluğu , Şölen ÇAMLI İNCE
  • Mesleki Sorunlar: Ruhsal Hastalık Meselesine Farklı Bir Bakış , İzzet GÜLLÜ
  • Stres Kanser Ve Hipnoz , Adem OCAK
  • Algılar , İlkten ÇETİN
  • Kabus , İlkten ÇETİN
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    18:21
    Top