2007'den Bugüne 92,300 Tavsiye, 28,217 Uzman ve 19,976 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Alkol ve Madde Bağımlılığı
MAKALE #7128 © Yazan Psk.Gül MERİÇ | Yayın Haziran 2011 | 12,575 Okuyucu
MADDE BAĞIMLILIĞI ve NEDENLERİ

Madde bağımlılığı, belirli birmaddenin merkezi sinir sistemini etkilemesi sonucu, o maddenin keyif vericietkisi ile tanışmış kişinin, bu etkiyi devam ettirmek ya da yokluğunun nedenolduğu huzursuzluktan kaçınmak için, maddeye önüne geçilemez bir şekildeduyduğu ihtiyaç olarak tanımlanabilir.

Bağımlılık süreci; madde kullanımsıklığının artması, geliştirilen tolerans sonucu kullanılan dozun artması,madde arama davranışının ortaya çıkması, yoksunluk belirtileri ve bu belirtilerdenkurtulmak için zarar görülmesine rağmen kullanıma devam edilmesi ve maddeninkişinin yaşamına yön vermesi olarak şekillenir.

Bağımlılık, planlanmış bir süreçdeğildir. Madde bağımlısı olmuş kişilerin hiç biri başlangıçta bağımlı olmaamacı gütmemişlerdir. Kullanımın kontrol edilebileceği ve sadece istenilenzamanlarda kullanılacağı inancıyla başlanır; ancak madde, kişi farkında olmadanhâkimiyeti ele geçirir. Kullanılan maddenin cinsine bağlı olarak bağımlılık,psikolojik, fiziksel ya da her iki şekilde ortaya çıkar.

Fiziksel Bağımlılık:Tolerans ve yoksunluk belirtileriningörüldüğü bağımlılık tipidir.

Tolerans: Kullanılan maddenin ilkkullanımındaki etkisi zaman içinde giderek azalır. Kişi aynı etkiyisağlayabilmek için kullanılan maddenin dozunu arttırma gereksinimi duyar. Budurum maddeye tolerans geliştirilmesi şeklinde tanımlanır. Her madde için vebir maddenin farklı özellikleri için tolerans geliştirme süresifarklılaşabilmektedir.

Yoksunluk: Belirli bir süre kullanımınardından, madde kullanımının bırakılmasıyla ortaya çıkan fiziksel ve ruhsalsorunlardır. Yoksunluk belirtileri, bu belirtilerin şiddeti ve süresi;kullanılan maddenin cinsine, kullanım süresine ve yoğunluğuna göre değişir.

Psikolojik Bağımlılık:Madde kullanılmadığında; boşluk hissi, huzursuzluk, sinirlilik, yaptığı iştenzevk almama ya da odaklanamama, maddeyi arama, tüm hayata maddenin yön vermesigibi belirtiler ortaya çıkması şeklinde görülür. Psikolojik bağımlılığın,fiziksel bağımlılık kadar ciddi olmadığı inancı yanlış bir inançtır. Psikolojikbağımlılıkta madde kullanılmadığında ortaya çıkan belirtiler yıllarcasürebileceği gibi, bağımlılıktan kurtulmak da oldukça zorlayıcı olabilmektedir.

Maddebağımlığı çoğunlukla merakla başlayan bir süreçtir. Kişi herhangi bir yollaulaştığı maddeyi dener ve keyif verici etkisi ile tanıştığı için genelde dahasonra tekrar alır. Sürekli kullanıcı olmak gibi bir düşüncesi yoktur, herseferinde bir daha almayacağına ilişkin kendine söz verir. Kullanım devamettikçe bu sözler yerini istediği zaman bırakabileceği, kullanımının kontrolaltında olduğu düşüncesine bırakır. Çevresindeki bağımlılar gibi zayıfkarakterli olmadığına, kendisinin onlardan güçlü olduğuna inanır. Zamanla maddekullanım sıklığı ve dozu artar. Kişi artık madde kullanımının kendisi içinsorun haline gelmeye başladığının farkına varır; ancak hala bağımlı olmadığıdüşüncesine sahip olup, bırakmak için bir adım atmaz. Artık bağımlı olduğunufark ettiğinde ise kimsenin ona yardım edemeyeceği, bu durumdan kurtulmanın biryolu olmadığı ya da kendisinde bırakacak kadar güç olmadığı düşüncesiyle tedaviyoluna gitmeyebilir. Bu şekilde bağımlılık, şiddeti artarak devam eder.

Madde Bağımlılığının Nedenleri

Madde bağımlılığı kişinin birtakım ihtiyaçları neticesinde ortaya çıkar. Hayatın getirdiği zorluklardankaçma ihtiyacı duyan kişi, maddenin sağladığı rahatlama hissini kendisine kaçışyöntemi olarak seçebilir. Madde kullanım şekli, sonuçları, bağımlılığın gelişimsüreci ve başlama nedenleri gibi yönlerden ergenler ve yetişkinlerde farklılıklargözlenmekle birlikte; ergenlikteki madde kullanımı yetişkinlikteki maddekullanım şeklini etkilemektedir.

Ergenler, içinde bulunduklarıgelişim dönemi kaynaklı, sosyal ve bilişsel pek çok gelişim görevini yerinegetirme çabası içindedirler. Bu çabaların en başında bireysel kimlik oluşturmagelir. Bu görevi başarıyla yerine getirmiş bir kişi, ebeveynlerinden bağımsızbir birey olmuş ve yetişkinlik görevlerini başarıyla yerine getirebilmek içingerekli becerileri kazanmış demektir. Ergenlik dönemindeki kişiler, bireyselkimlik oluşturma yönünde birçok yönteme başvururlar. Madde kullanımı dadeneyebilecekleri yöntemlerdendir. Ergenler için genelde madde kullanımıbağımsızlığı ve yetişkinliği simgeler. Maddenin bu şekilde algılanmasınakarşın, aslında gelişimsel görevlerini yerine getirmeleri konusunda kendilerineengel oluşturur. Madde bağımlılığı ya da kötüye kullanımı geliştiren ergen,hayatının pek çok alanında sorunlar yaşar, bu nedenle sağlıklı ve bağımsız birbirey olarak kendini ortaya koyamaz. Yaşıtlarının gerisinde kalıp, içindebulunduğu çaresizlik ile maddeye daha çok yaklaşır ve bu süreç döngüsel birşekilde devam eder.

Ergenlerin gelişimleri sırasındamadde kullanımına yönelmelerine neden olabilecek birçok etken vardır. Buetkenlerin anlaşılması madde kullanımının önlenmesi ya da kullanan ergeneyardım edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Madde bağımlılığına nedenolabilecek etkenler:

1. Arkadaş grubuna bağlı etkenler

2. Ebeveynlere bağlı etkenler

3. Kişinin kendisine bağlı etkenler

4. Biyolojik etkenler

5. Toplumsal, sosyal, kültürel etkenler
  • Arkadaş Grubuna Bağlı Etkenler: Ergenlik dönemi arkadaşların öneminin arttığı, hayatın şekillenmesinde arkadaş grubunun etkisinin büyük olduğu bir dönemdir. Arkadaş grubu maddeye karşı geliştirilecek tutumu da önemli ölçüde etkilemektedir. Madde kullanan arkadaşların olması, arkadaşların maddeye karşı olumlu tutumları, kişinin arkadaş grubuna yüksek düzeyde bağlanması, arkadaşların kişi onlara uymadığı durumlardaki olumsuz tepkileri, madde bağımlılığı yönünde risk oluşturan faktörlerdir. Ergenin arkadaş grubuna dair geliştirdiği tutumlar, ebeveynleri ile ilişkilerinden etkilenmekte, sağlıklı aile ilişkileri olmayan ergenler, arkadaş grubunun olumsuz etkilerine daha yatkın duruma gelmektedir.
  • Ebeveynlere Bağlı Etkenler: Aile üyelerinden birinin madde kullanması ya da madde kullanımına ilişkin olumlu tutumları, ebeveynlerin madde kullanımına ve uyumsuz davranışlara yaklaşımları, anne-baba ve çocuk arasında yeterli bağlılık ve yakınlığın kurulamaması, ilgisiz ebeveyn tutumları, anne-babanın disiplin konusunda aşırı otoriter, aşırı serbest ya da tutarsız bir yaklaşıma sahip olması, bağımlılığa yatkınlığı arttıracak durumlardır. Ayrıca çocukluk döneminde anne-baba tarafından yeterince sevgi ve hoşgörü görmemiş, istenmemiş ya da reddedilmiş gençler; doyurulmamış sevgi ihtiyaçlarını madde kullanımı ile doyurmaya çalışabilirler.
  • Kişinin Kendisine Bağlı Etkenler: Çocukluk döneminde ergenin sahip olduğu çeşitli davranış problemleri (öfke, uyumsuzluk, içe dönüklük, utangaçlık…), okul başarısızlığı, madde kullanımına ilişkin kişinin sahip olduğu inançlar, tehlikeli ve uyumsuzluk içeren davranışlar sergilemeye yatkınlık, yeni şeyler denemeye merak, farklı olma isteği, tatminsizlik, huzursuzluk, dürtüsellik, negatif düşünce yapısı, depresif belirtiler, kendisine model aldığı kişilerin madde bağımlısı olması kişiye bağlı bağımlılığa yol açabilecek faktörlerdir.
  • Biyolojik Etkenler: Genetik faktörler, madde ilk kullanıldığında kişinin vücudunun gösterdiği tepkiler, kişilik yapısı ve kişide var olan nöropsikolojik sorunlar madde bağımlılığına neden olabilmektedir.
  • Toplumsal, Sosyal, Kültürel Etkenler: Madde bağımlılığı; düşük sosyoekonomik düzeyde; fiziksel şartların kötü, nüfusun yoğun olduğu; suç işleme oranı yüksek olan; madde kullanımının yaygın veya maddeye ulaşımın kolay olduğu ortamlarda yaşayan kişilerde daha yaygın görülmektedir.

Ayrıca ergenlik dönemindekisağlamlaşmamış ve tam olarak oturmamış kişilik yapısı madde bağımlılığı içinortam sağlayan bir etkendir. Ergen özellikle arkadaş çevresinden gelenbaskılara, madde kullanımı konusundaki yönlendirmelere ve hayatın çıkardığıgüçlüklere direnmekte zorluk çekebilir. Bu durum güçlü bir kişilik yapısıgeliştirememiş, özgüveni düşük yetişkinler için de geçerlidir.

Yaşanan olaylar karşısında kendisorunluluğunu almaktan kaçan, sorunların ve sıkıntıların nedenini dışsal etkenlerebağlayan ve çözümlerinin kendinde değil de dışarıdan gelecek müdahalelerdeolduğuna inanan, edilgen kişiler madde bağımlılığı geliştirmeye dahayatkındırlar.

Madde Kullanım Belirtileri

Madde bağımlılığını anlamak kolaydeğildir. Bağımlılıkta gözlenen belirtilerin birçoğu başka sorunlarda da ortayaçıkabilir. Özellikle ergenlik dönemi belirtileri ile madde kullanımıbelirtileri bir takım benzerlikler gösterir. Bu nedenle madde bağımlısıolduğundan şüphelenilen kişideki değişikliklerin başka nedenlerden kaynaklanıpkaynaklanmadığı çok iyi araştırılmalıdır. Öncelikle çok iyi bir şekilde vekişiye fark ettirilmeden gözlem yapılmalı, ardından uygun bir iletişim dilikullanılarak kişi ile konuşulmalı ve gerekirse (zorlama ve suçlamaya gidilmeden)çeşitli fiziksel tetkikler yaptırılmalıdır. Kişinin, madde kullanmadığı haldebağımlılıkla suçlanması ortaya pek çok sorun çıkmasına neden olabilir. Gerçektenmadde kullanımı olduğu durumlarda bile kişinin etiketlenmesi ya da yargılanmasıilişkiyi bozup, madde kullanan kişiyi iyice uzaklaştırabilir. Bu nedenle amacınkişiyi suçlamak ya da yakalamak değil, ona yardımcı olmak olduğuunutulmamalıdır.

1. Kan, idrar, tükürük, saç,tırnak gibi vücut parçalarının laboratuar ortamında incelenmesi: Maddekullanılıp- kullanılmadığını anlamanın en etkili yoludur. Her zaman doğru sonuçvermediği, bir takım sınırlılıkları olduğu ve her maddenin vücutta kalma süresifarklılaştığı için madde kullanımından sonraki belli bir süre içindeuygulanırlarsa işlevsel olduğu unutulmamalıdır. Bunun yanında maddekullandığından kuşkulanılan kişiden bu tetkikleri istemek, uygun şekildesöylenmediği durumlarda ortaya başka iletişim sorunları da çıkarabilmektedir.

2. Psikolojik Belirtiler:Kullanılan maddenin etkisine bağlı olarak duygulanımda dalgalanmalar görülür.Madde kullandığı dönemde sakin, aşırı neşeli ve keyifli bir ruh hali(kullanılan maddenin etkisine göre de değişen duygular); etkisinin azaldığıdönemde ise öfkeli, gergin depresif, mutsuz, kaygılı, sıkıntılı bir ruh halivardır. Geleceğe yönelik ümitsizlik görülebilir. Dikkati yoğunlaştırmakta, birşeye konsantre olmakta zorlanabilirler. Halsiz, uykulu, uyuşuk, yorgunolabilirler. Her şeyden uzak kalma arzusu, içe kapanmaya ve hiçbir şeyleilgilenmemeye neden olur. Kullanılan madde beyni etkileyerek algılama, hafızave düşünce işlevlerini bozar. Bu nedenle kişide bilgiler bir birine karışır,yaşadıklarını farklı şekillerde algılamaya başlar ve bu da kontrolü kaybetmesine neden olur.

3. Davranış Değişiklikleri: Kişidebirden bire ortaya çıkan davranış değişiklikleri dikkat çeker. İlk gözlenendeğişiklikler arkadaş ortamının farklılaşması, rahatlıkla madde bulmak vekullanmak amacıyla eski arkadaşlıkların sonlanması, madde kullanan (genelliklekendinden büyük) yeni arkadaşlar edinilmesidir. Madde kullanan kişide; aşırıhareketlilik ya da yavaşlık, kurallara karşı gelme, normalden oldukça fazla vene için olduğu bilinmeyen para harcamaları, bulunduğu mekânlarda madde alımındakullanılan (bali, tutkal, sapı arkaya bükülmüş kaşık, enjektör…) araçların bulunması,akranlarla sık sık kavga etme, gün içinde neler yaptığı konusunda ketumdavranma, çevre ve aileyle ilişki kurmaktan kaçınma (madde kullanımınınanlaşılma ihtimali ve çevreyle olan çatışmalar nedeniyle), aileye karşı olantavırlarda değişiklikler (evde az bulunma ya da evdeki süreç içinde uzak durma,ilişkiyi en düşük seviyede tutma), sorumsuz davranışlar, uyku ve yemekdüzeninde değişiklikler, madde kullanma amacıyla banyo ve tuvalette uzun kalmaya da sık sık ortadan kaybolma, dış görünüşe gösterilen özende azalma,vücuttaki kaşıntılar (maddenin dozunun fazla kaçırılmasından kaynaklanan), suçayönelik çalma, şiddet uygulama gibi davranışlar, yalan söyleme gibi davranışdeğişiklikleri görülebilir. Akademik başarıda düşüşler, sınıfta kalma,devamsızlığın artması, arkadaşların eski önemini yitirmesi de okul hayatındameydana gelebilecek davranış değişiklikleridir.

4. Fizyolojik Belirtiler: Kişideson zamanlarda ortaya çıkan; uykusuzluk ya da aşırı uyku, dalgınlık, halsizlikyorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı, bulantı ve kusma, aşırı terleme, ağız kuruluğu,gözlerde kanlanma, sulanma, göz bebeklerinde küçülme ya da büyüme, görmedebulanıklık, titreme, motor hareketlerde dengesizlik, konuşma güçlüğü ya dapeltek konuşma, halüsinasyonlar ve illüzyonlar, yoğun ve sürekli öksürük,karın, kas, baş ve boğaz ağrıları, cilt üzerinde özellikle kollarda ve ellerdesiyah ya da mor iğne izleri, iltihaplanmalar, burun ve ağız çevresinde oluşanbenekler, burun akıntısı ya da tahrişi gibi fizyolojik belirtilerin gözlenmesidurumunda madde kullanımından kuşkulanılabilir.

Bağımlılık Yapan Maddeler ve BağımlılıkKonusunda Aileye Düşen Görevler

Her madde, bağımlılık yaratmadurumu, psikolojik ve fizyolojik etkisi bakımından birbirinden farklıdır.Bağımlılık yapan maddelerin tek tek incelenmesi madde bağımlılığının heryönüyle anlaşılması açısından faydalı olacaktır.

Sigara ve Tütün

Sigaradan alınan ilk nefestenitibaren 10 saniye içinde nikotin beyine ulaşır ve vücutta etkisini göstermeyebaşlar. Nabız ve nefes alış hızı artar, kan dolaşımı yavaşlar. Bunların yanındaoluşan çeşitli hisler, sigara kullanım sıklığını arttırarak bağımlılığa doğrugiden yolu açar. Sürekli kullanım sonucu beyin artık nikotin olmadan normalfonksiyonlarını yerine getiremez duruma gelir. Çok kısa sürede toleransgeliştirilen bir karışım olan sigaranın içinde 3700 zehirli madde bulunur vebunların büyük çoğunluğu kanserojendir. Bu zehirli maddeler önemi inkâredilemeyecek birçok hastalığın tetikleyicisidir. Akciğer, gırtlak, boğaz, mide,üreme sistemi kanserleri, bronşit, amfizem, verem, kadınlarda ses kalınlaşması,kronik farenjit, kronik sinüzit, kalp damarlarında tıkanma ve kalp krizleri;beyin damarlarında tıkanmaya bağlı felç, tat ve koku almada azalma, ağızkokusu, dişlerde sararma, boğaz iltihabı, ülser, kemik erimesi, damartıkanıklığı, cildin zamanından önce kırışması ve canlılığını kaybetmesi,parmaklarda sararma, kısırlık, çocuk düşürme, hamilelikte düşük doğum ağırlığı,bebek ölümleri, erken doğum, sağlıksız çocuk doğurma; cinsel güç kaybısigaranın neden olduğu rahatsızlıkların sadece bir kısmıdır.

Bağımlılıktan kurtulma çabalarısırasında kişi vücudunun fiziksel ve psikolojik olarak birçok tepkisiylekarşılaşır. Ancak yoksunluk belirtilerinin kişiye verdiği rahatsızlık, sigarakullanımına devam ederse bir süre sonra karşısına çıkacak hastalıklarınvereceği rahatsızlıklar ile karşılaştırılamayacak kadar küçüktür.

Alkol

Alkol kullanımının büyümenin birgöstergesi olduğu algısı, ulaşımının kolay ve kullanımının yasal olması, alkolkullanım yaşını düşürmekte ve yaygın olarak kullanılmasına yol açmaktadır.Alkol bağımlılığı geliştirme, yoğun ve uzun süre kullanıma bağlı bir süreçtirve genellikle bağımlılığa psikolojik bir sorun eşlik eder. Bağımlı kişi,psikolojik ya da fiziksel bir sıkıntısından uzaklaşmak için alkol kullanır vezamanla alkol kullanımı kişinin hayatının pek çok alanını kontrol altına alacakboyutlara ulaşır. Bağımlılarda sıklıkla B vitamini eksikliği görülür. Yüksekmiktarda ve uzun süre alkol kullanımı; denge oranında azalma, çift görme veyagörme kaybı, hafıza kaybı, ilerleyici beyin hasarları, kas erimesi, ilerleyicikas hasarları, karaciğerde yağlanma, siroz, karaciğer kanseri, mide rahatsızlıkları(gastrit, ülser), bağırsak hasarları, damarlarda genişleme, kalprahatsızlıkları, solunum hızında artma gibi sorunları ortaya çıkarır. Erkeklerde testosteron (erkeklik hormonu)düzeyinde azalma, cinsel iktidarsızlık, östrojen (kadınlık hormonu) oranındaartma, jinekomasti (kadın tipi meme büyümesi), kıllanmada azalmagözlemlenebilir. Gebelik sırasında devam eden alkol bağımlılığı; düşüklere,gelişim ya da zekâ geriliğine, düşük doğum ağırlığına, baş, yüz, kalp,omurilik, kol-bacak, böbrek-genital, göğüs kafesi anomalilerine; psikolojik,hormonal ya da cinsel bozukluklara, konuşma ya da duyma bozukluklarına nedenolabilir.

Alkol fiziksel bağımlılıkgeliştirme gücü yüksek olan bir maddedir. Kişinin alkol kullanmadığıdönemlerde, kullanım süresi ve bu süre içinde ne kadar yoğun kullanıldığınabağlı olarak, şiddeti değişen yoksunluk belirtileri ortaya çıkar.

Esrar

Yasa dışı uyuşturucu maddelerarasında ilk denenen ve en çok kullanılan maddedir. Diğer uyuşturucu maddeleregeçişte basamak işlevi görebilir. Esrarın etken maddesi yağ dokusunda birikirve kullanımından bir hafta sonra bile %50’si bedende bulunur. Bu nedenleolumsuz etkileri de uzun süre devam eder. Başta akciğer kanseri, bronşit olmaküzere, sigaranın beden üzerindeki olumsuz etkileri esrar kullanımında da ortayaçıkmaktadır. Ayrıca beyinde küçülme, epileptik nöbete yatkınlık, kromozomalbozukluklar, bağışıklık sistemi bozuklukları, testosteron konsantrasyonundadeğişiklikler, menstrüasyon döngüsünde bozukluklar gibi sorunlara neden olduğutahmin edilmektedir. Uzun süre ve yüksek dozda esrar kullanan kişilerde çabuksinirlenme, huzursuzluk, iştahsızlık, bulantı gibi yoksunluk belirtilerigörülür.

Uçucular (İnhalanlar)

Ucuz ve yasal yollarla ulaşılabilirolmaları nedeniyle yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Vücuda solunum yoluylaalınırlar. Düşük sosyoekonomik düzeyde yaşayan ergenlerde kullanımı dahayaygındır. Yaygın olarak kullanılan uçucu maddeler; bali, uhu, tiner, boyalar,çakmak gazı gibi maddelerdir. İlk kullanımda bile kanama ya da boğulmaya bağlıölümlere neden olabilirler. Yüksek dozda alındığında; halisünasyonlar, korku,konuşma bozuklukları, ataksi, koordinasyon bozuklukları, sersemlik hissi,reflekslerin yavaşlaması gibi belirtiler görülebilir. Ciddi beyin, karaciğer veböbrek hasarlarına yol açabilirler.

Eroin

Afyondan elde edilen ve ilk biriki kullanımda bile bağımlılık yaratabilen bir maddedir. Çok kısa süredetolerans geliştirildiği için doz arttırımı çok hızlı olur ve kısa sürede ölümlesonuçlanabilir. Eroin bağımlılığına genellikle başka bir psikolojik rahatsızlıkeşlik eder. Etkisi 6–8 saat içinde geçer ve şiddetli yoksunluk belirtilerigörülür; bu nedenle gün içinde 3–4 kez kullanma ihtiyacı ortaya çıkar. Enjektörpaylaşımından kaynaklanan AIDS ve hepatit gibi bulaşıcı hastalıklara; yetersizbeslenmeden kaynaklanan sağlık problemlerine ve kabızlığa neden olabilir.Yoksunluk belirtileri arasında şiddetli kas ağrıları, kramplar, huzursuzluk,bulantı ya da kusma, sıcak-soğuk basması, insomnia, gözde yaşarma, gözbebeğinin genişlemesi, burun akıntısı, ishal, terleme, esneme, ateş, uykusuzluksayılabilir. Bu belirtiler aylarca sürebilir. Yüksek dozda alındığında ölümeneden olabilir. Bağımlılıktan kurtulma döneminde profesyonel yardım almakgerekmektedir.

Kokain

Bağımlılıkpotansiyeli en güçlü ve en tehlikeli maddelerdendir. Tek bir kullanımdan sonrabile kişide bağımlılık oluşabilir. 1–2 saatlik bir sürede etkisi geçtiği içinkokain kullanan kişiler bir gecede 5–6 kez kokain almak durumunda kalabilirler.Yorgunluk, suçluluk hissi, anksiyete, depresyon, ilgisizlik, aşırı uyku ya dauykusuzluk, isteksizlik, intihar düşünceleri, kâbuslar, iştah artması kokainyoksunluğunda görülebilecek belirtilerdir.

Kullanan kişilerde konsantrasyon güçlükleri, kişiliktebeklenmedik değişimler, huzursuzluk, paranoid düşünceler, ajitasyon, kompulsifdavranışlar, uykusuzluk, cinsel iktidarsızlık ve kilo kaybı görülebilir. Burundeliklerinde sıvı birikimi, ciddi enfeksiyonlar, şişme, kanama, yara oluşumu,burun deliklerini ayıran bölmenin delinmesi, beyin damarlarında tıkanmaburundan kullanımlardan kaynaklanan yan etkilerdir. Damardan kullanımda eroindeolduğu gibi enfeksiyonlar ve AIDS görülebilir. Uzun süre kullanımda kalprahatsızlıkları ortaya çıkabilir ve yüksek doz kullanımı ölümle sonuçlanabilir.

Ekstasy

Eğlence mekânlarında daha çokkullanılan, uykusuzluk ve aşırıkuşkuculuğa neden olabilen maddelerdir. Kişi bir süre sonra onsuz eğlenemeyecekduruma geldiği için bağımlılık gelişir. Kalp rahatsızlığı, sara hastalığı veyüksek tansiyonu olanların maddeyi kullanmaları ciddi sorunlar yaratabilir.Koordinasyon bozukluğu, vücut ısısında ve kan basıncında artış, böbreklerdehasar ve kalp ritminde bozukluk görülebilecek yan etkileridir. Aşırı harekettenkaynaklı su kaybı ve beden ısısında aşırı yükselme nedeniyle ölüme yolaçabilir.

Amfetaminler

Merkezisinir sistemi üzerinde çok güçlü etkisi olan, uyarıcı ilaçlardır. Öğrenciler,uzun yol şoförleri, iş adamları, sporcular arasında kötüye kullanımgörülebilir. Sindirim sistemi, beyin ve kalpte ciddi yan etkileri vardır.Hipertansiyon, kalın bağırsağın kansız kalması, iştahsızlık, sinirlilik,uykusuzluk, saldırganlık, işitme ve görme varsanıları ile gözlenen paranoidpsikoz durumu ortaya çıkabilir. Depresyon en ciddi yan etkilerindendir. İntihardüşüncesi ya da girişimi görülebilir. Yoksunluk belirtileri durgunluk,yorgunluk, huzursuzluk, sıkıntı, kâbuslar, baş ağrısı, terleme, sıcak soğukbasmaları, kas krampları, yatıştırılamayan bir açlık hissi şeklinde ortayaçıkabilmekte, genelde 1 haftada yatışmaktadır.

Madde Bağımlılığını Önlemede Aileye Düşen Görevler

Maddelerin zararları ve bireyinhayatındaki etkileri hakkında kişinin bilgi sahibi olmasını sağlamak, maddekullanımı konusunda özendirmelere ve verilecek yanlış bilgilere karşı kişiyihazırlayacaktır. Ancak bu bilgilendirme sırasında uyuşturucu maddelerinkullanıldıklarında neler hissettirdiklerinden, nasıl kullanıldıklarından venasıl elde edilebileceklerinden bahsetmemeye özellikle dikkat edilmelidir.Anne-babanın duygusal olarak destekleyici tutumları, çocuğun sevgi ihtiyacınıaileden almasını sağlayacak ve başka yollarda aramasını engelleyecektir. Aile içindekikararların herkesin katılımıyla alınması ve her aile üyesinin fikrininönemsenmesi aile içinde iyi bir iletişim ortamı oluşturacak, bu şekilde deçocuğun herhangi bir konuda ailesine rahatça açılması sağlanacaktır.Anne-babanın çocuğun yaşamıyla ilgili olması, madde bağımlılığı konusunda olasıbir tehlikeyi erkenden fark etmelerini; bu da bağımlılığı önlemelerini veçocuğun ihtiyaçlarını görmelerini sağlayacaktır. Ebeveynler çocuklar için çokgüçlü birer modeldir. Madde kullanımı konusunda ailenin tutumları, çocuğuntutumlarına yansır. Aile büyüklerinin madde kullanmaları, çocuğun maddeyleilgili esnek tutumlar geliştirmesine neden olur ve madde kullanma ihtimaliniarttırır. Kişi ailesiyle herhangi bir konuda konuşmak istediğinde, ciddiyealınarak dinlenmeli, önemsendiği hissettirilmelidir. Madde kullanımı konusundakarşısına çıkabilecek ısrarlarla başedebilmesi için ‘hayır’ demesiöğretilmelidir. Verdiği kararlarda arkadaş grubunun ne kadar etkili olduğunadikkat etmeli, ‘sadece arkadaş grubu istediği için’ aldığı kararların olumsuzsonuçlar doğurabileceğini fark etmesi sağlanmalıdır. Tehditler, sorgulamalar,yargılamalar, öğütler, etiketlemeler, emirler ve kendi değerlerini çocuğun dabenimsemesi yönünde uygulanan dayatmalar ebeveyn-çocuk iletişimini ve çocuğunözgüvenini olumsuz etkileyen davranışlardır. Bunlardan kaçınmak, özgüven sahibiçocuklar yetiştirmek; çocuğun mutluluğu sağlıksız yollarda aramasını ve maddebağımlılığı tuzağına düşmesini engelleme yolunda önemli rol oynayacaktır.

Madde Bağımlılığından Kurtulmada Aileye Düşen Görevler

Ailelerin çocuklarının maddebağımlılığı ile karşılaştıklarında gösterdikleri tepkiler öfke, suçluluk, panikve inkâr olabilmektedir. Aile öncelikle kendi tepkilerini kontrol altına almalıve ardından hem kendileri hem de çocuklarının hazır olduğu bir zamanda bilinçlibir şekilde konuşma yoluna gidilmelidir. Nasihat, suçlama, tartışma, yargılama,tehditler, korkutma ve zorlama; kişinin madde kullanımını inkâr etmesine,ailesinden iyice uzaklaşmasına ve maddeye daha çok yaklaşmasına neden olabilir.Bu nedenle sağlıklı iletişim yolları kullanılarak, olayı trajik halegetirmeden, daha çok kişiyi dinlemeye ve dinlenenleri anlamaya yönelik, kişininduygularını ifade etmesine olanak veren, ailenin de durum ile ilgili duygu vedüşüncelerini ifade ettiği, sadece maddenin zararları üzerine değil de kişininmaddeyi kullanma nedenini anlamayı sağlayacak bir konuşma yöntemi izlemekailenin kişiye yardım etmesini kolaylaştıracaktır. Sürekli maddeden konuşmakyerine kişinin problemlerini konuşmak, ailesinin bu konuda onun yanında veyardım etmeye hazır olduğunu hissettirmek kişinin ailesine karşı ördüğüduvarları yavaş yavaş kaldıracaktır. Madde bağımlılığı ile mücadele sırasındaçocuğun olumlu davranışları desteklenmeli ve cesaretlendirilmelidir. Sert birtavır takınılmamalıdır. Aile kendini de çocuğu da suçlamamalıdır. Aileninamacının kişiye yardım etmek olduğu üzerinde durulmalıdır. Kişinin zor durumdaolduğu düşünülerek sorumlulukları üstlenilmemeli, mevcut durum ile ilgili kendisorumluluğunu alması sağlanmalıdır. Sosyal çevresi ile ilişki kurulup,işbirliği yapılmaya çalışılmalıdır. Kişinin düşüncelerine önem verildiğigösterilmeli, nasihat vermek yerine gerçek bilgiler sunulmalıdır. Maddeye hayırdemesi için cesaretlendirilmeli ve ‘hayır’ demesini gerektiren hayali durumlardüşünülerek nasıl bir yol izlemesi gerektiği konusunda konuşulmalıdır. Kişininkendi kararlarını vermesine, durumun sorumluluğunu almasına izin vermek,ailesiyle dürüst bir şekilde konuşabileceği bir ortam yaratmak aile bağlarınıgüçlendirecektir. Kişi maddenin etkisi altındayken konuşmaya kalkılmamalıdır.Anne-babanın ilişkileri bozuksa, durum ortaya çıktıktan sonra bir arayagelinmeli ve çocuğa beraber destek olunmalıdır. Kişi, zorlamadan, dayatmadanbir uzmandan destek alması yönünde cesaretlendirilmelidir.


Madde Bağımlılığının Tedavisi

Tedavi tıbbi ve psikolojik olmaküzere iki boyutta sürdürülür. Arındırmayla başlayan tedavi süreci rehabilitasyonile devam eder. Arındırma, fiziksel bağımlılık yapan maddenin kullanımınınkesilmesi veya miktarının azaltılması sonucu ortaya çıkan yoksunlukbelirtilerinin önlenmesidir. Bazı maddeler (esrar, uçucu maddeler v.b.)fiziksel bağımlılık oluşturmazlar. Bu tür maddelerin oluşturduğu bağımlılıktedavisinde arındırma tedavisine genelde gerek duyulmaz. Rehabilitasyon,psikolojik bağımlılığın tedavisinde uygulanır. Hem sadece psikolojik bağımlılıkyaratan maddelerin bağımlılık tedavisinde, hem de fizyolojik bağımlılıktaarındırma tedavisinin ardından psikolojik bağımlılığı ortadan kaldırmakamacıyla kullanılır. Kişinin madde kullanmasının nedenleri konusundafarkındalık oluşturması, tekrarbaşlamaması için yapılması gerekenleri öğrenmesi amaçlanır. Bağımlılık tedavisi; kişiye, kullanılanmaddenin cinsine, kullanım süresini ve yoğunluğuna göre farklılık gösterir.Kişinin tedavi konusundaki motivasyonu ve kendini hazır hissetmesi, ailesininve çevresinin bu konudaki desteği, zor ve uzun olan tedavi sürecinde başarıya ulaşma açısından büyük önem taşır.

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Alkol ve Madde Bağımlılığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Gül MERİÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Gül MERİÇ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     7 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Gül MERİÇ'in Makaleleri
► Alkol ve Madde Bağımlılığı Psk.Tamer Numan DUMAN
► Alkol ve Madde Bağımlılığı Psk.Serpil KIZILTAŞ GÜNYÜZ
► Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları Psk.Bayram ŞİMŞEK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,976 uzman makalesi arasında 'Alkol ve Madde Bağımlılığı' başlığıyla benzeşen toplam 31 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kardeş Kıskançlığı Ağustos 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:47
Top