TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Alkolizm ve Bireyselleşme Sorunları

Pınar ERSÖZ Fotoğraf
Psk.Pınar ERSÖZ
İzmir
Psikolog
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi16 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 5 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: cinsel işlev bozuklukları kimlik sorunları duygusal sorunlar dikkat eksikliği hiperaktivite kişilik testi dikkat algı testleri depresyon anksiyete fobi aile danışmanlığı sınav kaygısı tikler ağrılar alkol ve madde bağımlılığ aldatma-boşanma zeka testleri porteus labirent testi bender gestalt kimlik bocalaması ergenlik sorunları tematik algı testi aşırı yeme uyku bozukluğu kişilik bozuklukları ani öfke patlamaları ilişki sorunları bluğ çağı krizi narkolepsi kabus-korku uyurgezerlik diş gıcırdatmKişisel Bilgileri MevcutMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 381,

* Yayın Tarihi : 09-03-2008 - 22:16 (68 gün önce),

* Ortalama Günde 5.52 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 13715 , Kelime Sayısı : 1577 , Boyut : 13.39 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Psk.Pınar ERSÖZ hakkında söyledikleri:
Psk. Pınar Ersöz, alanda tanıdığım, mesleki gelişimine en çok önem veren psikolog arkadaşlarımdandır. Aktif ve danışanına yardımcı olabilmek için her türlü gayreti sarfeden biridir. Onu, İzmir'de çeşitli seminer ve eğitimlerde uzman olarak görmeniz mümkündür :) Çalışma alanları adına bu denli kendini yenileyen bir psikologun danışanlarının isteklerini karşılayacağı konusunda hiç tereddüt etmeden başvurabileceğiniz bir uzmandır. Meslektaşıma Sevgilerimle...
(Psk.Gülçin Dönmez FİDAN, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 31-01-2008)

herkese merhaba.ekim ayında pınar hanımdan danışmanlık hizmeti almaya başladım.açık söylemek gerekirse psikologların benim sorunuma çare bulabileceğini düşünmüyordum.pınar hanım beni çok güleryüzlü olarak karşıladı.belli takıntılarım vardı,korkularım vardı.ilaç da kullanıyordum ama ilaçlar beni sadece uyuşturdu,görüşmeler ilaçtan daha etkiliydi sanki.her iki haftada bir görüştük.hala görüşmelerimiz devam ediyor.şimdi daha iyiyim sanki.eşimle de aramız düzeldi.artık beni anlayışla karşılayabiliyor.pınar hanımın eşimle de görüşmesi onu çok değiştirdi.artık beni sorgulamıyor.
çok teşekkür ederim... [DEVAMI..]

(danışan35, Danışan, 05-02-2008)

Pınar Ersöz'ü 9 senedir tanımaktayım. İşini ne kadar sevdiğini, sürekli kendini geliştirmeyi yaşam felsefesi olarak gördüğünü yakından gözlemlemekteyim. Üst seviyedeki bilgi ve tecrübesi, candan güleryüzlü tarzı ile aranan pisikolog olmuştur. Verdiği seminerlerde bunun bir göstergesidir. İletişimdeki kabiliyeti, hastalarınının rahat bir şekilde açılmalarını sağlamaktadır. Destek alan kişilere beklentilerinin üstünde yardımcı olmaktadır. Farkını, tanıdığınızda görebileceğiniz Pınar Hanımı kesinlikle tavsiye ediyorum.
(aygun, Arkadaş/Tanıdık, 15-03-2008)

pınar hanımı bu sıte aracılıgı ıle buldum.ılk basta korkularımdan yogun kaygılarımdan ve ataklarımdan kurtulamayacagımı dusunuyordum olesıne karamsardım kı...benı anlayacak bır kısının bıle olmadıgı bır anımda pınar hanımın yaklasımı benı ole rahatlattıkı... ılk once benımle gorustu sonra bellı testler uygulayarak durumu somutlastırdı.evet panık atagın tum belırtılerı vardı ve ben ataklarımın ıcınde bogulmus gıdıyordum ama benı anlayan sıcak kanlı ıyımser bırı vardı karsımda.gorusme sonrası o kadar rahatladımkı... bır sonrakı gorusmeyı ıple cekıyorum ınanın.pınar hanım ısını profesyonelce yap... [DEVAMI..]
(senem, Danışan, 17-03-2008)

Psk.Pınar ERSÖZ Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Alkolizm ve Bireyselleşme Sorunları

Alkol, beyin, sinir sistemi,sindirim sistemi, karaciğer, kemik iliği gibi hayati merkezler başta olmak üzere bütün vücudu etkileyen bir maddedir. Etkinin şiddeti alınan alkolün miktarına ve sıklığına bağlı olduğu kadar kişinin duyarlılığına göre de değişir. Alkolün neden olduğu toplumsal,ruhsal,adli vb.kötü sonuçlar bu satırlara sığmayacak kadar fazladır.

Alkolizm,müzmin(kronik),tekrarlayıcı bir hastalıktır.Bu hastalık ilerleyicidir;yani gittikçe kötüleşebilir.Şiddetli alkoliz;şeker hastalığı ya da yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklarda olduğu gibi sürekli takibi gerektirir.Aralarda kriz durumu yaşanabilir.
Alkoliklerde alkole karşı fiziksel duyarlılığın yanı sıra bütün istenmeyen sonuçlarına rağmen irade gücü ile yenilemeyen içme ile ilgili zihinsel bir takıntı vardır.Yani bu kişiler alkole bağlı olarak yaşadıkları kötü sonuçlardan ders almazlar.Ve hatta başlarına gelenlerin gerçek nedenlerinin alkol olduğunu inkar ederek teselliyi yine alkolde ararlar.
Alkol kullanımı ile ilgili sorunların her geçen gün artması ve bu kullanımla ilişkili bozuklukların tedavisinin de sistematik olarak yapılmasının gerekliliğini doğurmuştur.Birleşik devletlerde alkol kullanımının toplum sağlığı açısından kalp hastalıkları ve kanserden sonra üçüncü sırada yeralması sorunun önemi açısından iyi bir veri teşkil etmektedir.Ülkemizdeki alkol alış oranı da gözle görülür bir şekilde artış göstermiştir.Ne var ki alkol alış yaşı çok aşağılara inmiştir.Çevremdeki gençlerin alkol alımlarındaki artışla birlikte ortaya çıkan sosyal aktivite bozuklukları,medyanın etkisi,hızlı toplumsal değişme,bireyselleşme sorunları benim bu konuyla ilgili makale yazmama sebep oldu.

Alkol kullanımında bireyselleşme sorunlarını araştırmamın sebebi birçok insanın alkole arkadaş edinme ,sosyalleşme sebebi ile başlaması ve bu unsurun çok fazla göz önüne alınıp irdelenmemesindendir.Genelden özele gidip bu tablonun net bir şekilde görülmesini hedefliyorum.

Alkol Kullanımı ve Alkolizm:

İnsanlık tarihi kadar eski olan alkol kullanımı çağlar boyunca değişik bakış açılarıyla ele alınmıştır.Töresel, bir anlamda sosyakültürel açıdan ;alkol kullanımı kişinin kendi isteği ve iradesiyle medikal anlamda ise;kullanımın hastalıkla ilgili olduğu kabul edilmiştir.Alkol kullanımının sebep ve sonuçlarının kullanan kişinin yanında aile ve toplumu da psikolojik,sosyal,ekonomik açılardan önemli boyutta etkilemesi sorunu "biyopsikososyal" bir model içinde ele alma gereğini doğurmuştur.Olumsuz sonuçlar hem sadece o içme dönemlerinde,hem de uzun süreli içiciliğin getirdiği sorunlar ağlamında kişiyi etkilemektedir.Trafik kazalarına,şiddete,suç işlemeye,iş kayıplarına ve ölümlere yol açmaktadır.Bu olayların sonuçlarını sadece kişi değil,bütün aile bireyleri ve yakınları çekmektedir.

ABD'de alkolü kötüye kullanım ve bağımlılığın bedeli 1983 te 116.9,1988 de 85.9 milyar dolar olarak tahmin edilmiş.Bunun %61i kaybı ve azalan üretkenliğe bağlanırken, sadece %13ü sağlık harcamalarına bağlanmıştır.(Harwood,1985,Rice,1990)
Alkol kullanımı ilk ilişkili tanımlamaları tarih boyunca değişmesinin yanında tedavi ,çaba ve programlarına da paralel değişiklikler gözlemlenmiştir.Birleşik devletlerde temeli 1950lerde atılan en yaygın alkol tedavi modeli olarak,Minnesetto modeli kabul edilmektedir.Birleşik devletlerde 1970lerin sonu ve 1980lerin başında tedavi hizmetleri devlet sektöründen yavaş yavaş özel sektör organizasyonlarının eline geçmiştir.Ülkemizde ise 1980lerin başında devlet sektörü yeni yeni devlet sektörü bu organizasyonları kurmaya başlamıştır.İlk "Alkol Tedavi Klinikleri" üniversite bünyelerinde kurulmuş,bunu 1983 yılında Bkırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesinde kurulan Amatem izlemiştir.

Alkolizm deyince birçok insanın zihninde ,parklarda ispirto şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlıları canlanır.Oysa alkolizm,bireyin beden ve ruh sağlığını,aile,sosyal ve iş uyumunu bozacak derecede sık ve fazla alkol alma isteğini durduramama şeklinde ortaya çıkan bir bozukluktur.

Alkol Kullanma Biçimleri:

Alkol kullanma çok farklı biçimler sergileyebilmektedir.Alkol kullanan her insanda sosyal sorun,sağlık sorunuve buna benzer başka sorunlar oluşmayabilir.Bu kişiler daha çok sosyal içicilerdir.Alkolün bu sorunlarıyla karşılaşmadıkları demek alkolün risklerini kabullenmedikleri anlamına gelmez.Tıbbi sorun yaşayan ,ama alkole bağlı olmayanlar ,alkolü kötüye kullananlar da sosyal içiciler olarak adlandırılır.
Günde 1-2 kadeh içki almanın kalp hastalığı riskini azaltabileceğine işaret eden bilimsel araştırmalar bulunmasına rağmen bazıları için alkol kullanımı kontrol edilemeyen bir saplantıya dönüşür.Alkolü az miktarda problemsiz olarak kullanan pek çok insan olduğu gibi bu nedenle zaman zaman bazı derde giren kişilerve yelpazenin en ucunda alkolsüzyaşayamaz hale gelen ve bu yüzden hayatı felç olmuş insanlar vardır.
Alkol kullanımının tıbbi olarak kabul edilen normal sınırı erkekler için (2), kadınlar için (1) içkidir.Birim olarak bir içki,bir kutu ya da şişe biraya,bir bardak şaraba ya da 45ml'lik bir "tek"sert içkiye(votka,viski vb.) eşittir.Bu şekilde hesaplandığında alınan içkinin türünün hiç bir önemi yoktur.Yani üç bira içmekle üç duble votka içmek aynı miktarda alkol alımına sebep olur ve etkisi aynıdır.

Din ve töreleri ile alkolü onaylamayan toplum kesimlerinde alkolizm oranı daha düşüktür.Alkolün kolay elde edilebirliği ile fazla alkol kullanımı arasında da bir bağ vardır.(Atabek,E;1983)

Alkol kullanımının problem haline dönüşmesi için kişinin sürekli alkol alıyor olması da gerekmez.Kişi zaman zaman kullansa da alkol almaya bağlı olarak aşağıdaki problemlerden birini dahi tekrar tekrar yaşıyorsa profesyonel yardımı gerektirecek düzeyde alkol kullanma problemi var demektir.

1) İşte,okulda ya da evde üstüne düşen görevleri tekrarlayıcı bir şekilde aksatma

2)Fiziksel olarak tehlikeli durumlarda yineleyici biçimde alkol kullanımı

3)Alkol ile ilişkili ortaya çıkan yasal sorunlar

4)Alkolün neden olduğu ya da alevlendirdiği sürekli ya da tekrarlayıcı insanlararası sorunlar(alkolllüyken eşle tartışmalara girmek ya da kavga etmek v.b.)

Toplum alkol kullanımını kontrol edemeyen kişilerin ruhen zayıf hatta dengesiz olduğunu düşünür.Birçok "alkolik" de kendini böyle görür.Ancak alkolizmin bir hastalık olarak görülmesinden asıl kasıt kişinin alkol karşısında iradesini ve seçim gücünü kaybetmesidir.Alkol kullanma karşısında güçsüzlüğünü kabul etme ve bu konuda yardım arama iyiye doğru değişimin ilk adımıdır.Milyonlarca insanın bu ilk adımla başlanan yolda alkolün sosyal hayatlarına verdiği zararın üstesinden gelmiştir.

Alkolizm Tipleri:

A)Gamma Tipi Alkolizm:

Aşırı miktarda alkolün aralıksız biçimde alındığı epizotların yaşandığı,ama aralarda alkol alımının olmadığı dönemlerin olduğu alkolizm tipidir.Örneğin;kişi günler boyunca sızıncaya kadar alkol alır ve ayılı ayılmaz içmeye devam eder.Sağlık durumu nedeniyle içemez hale gelince bir kaç gün hasta yatar.1-2 hafta alkol alamaz,ama sonra her şeye yeniden başlar.Bu kişlerde temel problem alkol aldıkları zaman ortaya çıkan kontrol kaybıdır.Sarhoşluk anında yaptığı şeyleri çoğunlukla hatırlamaz.Yasal ve sosyal problemler ortaya çıkar.Kişi suç işleyebilir,sosyal çevresiyle problemler ortaya çıkar.

b)Fransız Tipi Alkolizm:

Kişi sürekli olarak fazla ama esiri olmayan miktarda alkol alır,alkol kullanımı bir hayat tarzı haline gelmiştir.Herhangi bir nedenle alkol almayı bırakırsa alkol yoksunluğuna girebilir.Uzun vadede sağlık problemleri ortaya çıkar.

c)Tip A-B ya da 1-2:

Bu tip alkolizm çok erken yaşlarda başlar.Genellikle bu kişilerin ailelerinde de alkolizm öyküsü vardır ve alkolizm antisosyal kişilik bozukluğuile birlikte de sıkça görülür.Çok kötü ve sinsi bir ilerleyişi vardır.

d)Daha İyi Gidişli Alkolizm Tipi:

Bu tip alkolizm daha geçyaşta başlar.Aile öyküsü yoktur.Genellikle alkolizme depresyon eşlik eder.Hastanın tedavisi daha kolaydır.(Karamustafaoğlu,O,1981)

Alkol Alımına Bağlı Bozukluklar:

a) Depresyon:

Alkol beyin fonksiyonlarını değiştiren ,bağımlılık yapma potansiyeli yüksek bir maddedir.Alkol etkisi altındaki bir kişinin ruhsal durumunun öngörüsünü yapmak oldukça zordur.

Alkolün bedendeki dağılımı,emilimi,atılım gibi özelliklerinin beyindeki aktivitesinin belirsizliğinden kaynaklanmaktadır.Etkilerinin öngörüsü belirsiz olan bir maddenin kontrolünün sağlanası imkansızdır.Bu belirsizliklerin yanında çok gözlenen ve kabul edilen gerçeklerden biri alkolün ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilediğidir.
Bugün alkolün ruh sağlığına olumsuz etkilerinden en çok bilineni depresyon dediğimiz klinik durumdur.Depresyon;umutsuzluk,keder,kararsızlık,konsantrasyon bozukluğu ,sıkıntı,suçluluk duyguları,isteksizlik,hız kaybı,uykusuzlukla,bazen de bedensel şikayetlerle seyreden ruhsal bir hastalıktır.

Depresyon toplumda çok sık görülür.Bazen tedavi edilmediğinde intihar davranışı ile sonuçlanan bu hastalığın ,alkol kullanıyla ilgili değişik düzeylerde ilişkisi vardır.
Alkol kullanımı depresyona sebep olur.Alkol bağımlıları bağımlı olmayanlara göre depresyona yakalanma açısından oldukça fazla riske sahiptir.Alkol bağımlılarının %80 kadarında depresyon tablosu görülebilir.Bu oran,,genel toplum oranlarının neredeyse dört katıdır.

Alkol bağımlılarındaki depresyon hastalığı genellikle alkolü bıraktıktan sonra fark edilmektedir.Alkol kullanımının devam ettiği dönemlerde ,alkolü kullanan kişi bu belirtileri ( sıkıntı,isteksizlik,huzursuzluk v.s ) alkolü fazla kullanmaya bağlanmakta,çeversindeki kişiler de alkolün gizlediği bu hastalığı fark edemememektedir.Böylece kişide yavaş yavaş bireyselleşme sorunları gözlemlenir.

b) Kişilik Bozuklukları:

1) Alkolü Bırakma Sendromu: Uzun süreli ve düzenli alkol alan kişiler alkolü bırakınca değişik derecelerde bırakma belirtileri gösterirler.Bu belirtiler kısaca şunlardır:Grand-mal epilepsi nöbetleri,terleme,kusma,halsizlik,bulantı,uyku bozukluğu,korkulu düşler kısa süreli görme-işitme ve dokunma hallisünasyonları

2) Delirium Tremens: Kronik alkolizmde alkolü bırakmaya bağlı olarak ortaya çıkan akut beyin sendromudur.Bu bireylerde zamana ve mekana karşı oryantasyon bozulmuştur.

3) Alkol Hallüsünozisi: Uzun süre ve aşırı miktarda alkol alan bireylerde alkol bırakıldıktan sonra ortaya çıkan canlı,sürekli görme ve işitme varsanıları.

4) Korsakof Psikozu(Alkol Amnestik Sendromu): Bireyde yakın ve orta geçmişe ilişkin bellek bozukluğudur.Bireyde yakın ve orta geçmişe ilişkin bellek bozukluğu varken,uzak bellekte bozulma görülmez.

5) Alkol Bunaması (Alkolik Demans): Uzun süreli alkol kullanan bireylerde görülen bunama;burada zaan ve mekana yönelik oryantasyon bozukluğu vardır.

6) Alkol Paranoyası: Kronik alkoliklerde görülen ağır kıskançlık ve aldatılma duyguları ile ortaya çıkan bir psikozdur.

7) Karaciğer Sirozu: Aşırı alkol tüketimi sonucu karaciğer tükenerek işlevini yapamayacak duruma gelmesi ve sonuçta bireyin yaşamını bitirmesidir.(Gençtan,E,1977)

Alkol Alımı Ve Bireyselleşme Sorunları

Alkol alan bir kişide yavaş yavaş birey olmada sorunlar çıkar.Kişi eski özelliklerini kaybeder,kişinin irade gücü ,yaşam tarzı,sosyal ilişkilerinde değişiklikler gözlenir.Fakat kişi bunların değişim gösterdiğini ısrarla reddeder.Ama zaman içinde artan problemler bu gerçeği ortaya çıkarır.Bir çok kişi alkol karşısında aciz olduğunu ve yenik düştüğünü itiraf edene kadar korkunç deneyimler yaşar,maddi manevi büyük kayıplara uğrar,insanlarla ilişkileri bozulur,çalışma hayatları alt üst olur,ruhsal çöküntü yaşarlar.Oysa bu kadar ağır bedel ödemeden ,alkol içmeyi kontrol edemediğini farkedip yardım arayışına girmek en iyisidir.

Alkolikler genellikle "dibe vurmadan" yani her şeylerini kaybetmeden alkolik olduklarını kabul etmezler ya da sırf çevrelerindekileri susturmak için alkolik olduklarını söyler,ama bunu değiştirmek için hiç bir çaba göstermezler.Bu yüzden tedaviye istekli değildirler.
Ailelerin alkolik hastayı destekleyen tavrı "onun dibe vurmasını" ya da dibe vurduğunu farketmesini engeller.Bir başka deyişle;alkolik parasız kalır ,annesi para verir,karakola düşer,babası kurtarır,hasta olur,eşi hastaneye götürür v.s. alklün olumsuz sonuçlarıyla hasta değil,hep ailesi yüz yüze gelir.O ise alkolün verdiği sarhoşluğa sığınıp tüm sorunları inkar eder ya da hep başkalarını suçlar.Bu kadar derdi çeken aile de sürekli olarak alkolü bırakması için alkolik kişiye baskı yapar ve alkolik,bu baskıyı içmesinin nedeni olarak gösterir."Karımın dırdırından,ailemin baskısından dolayı içiyorum" bahanesini sık sık duyarız.Oysa bu dırdır ve baskı alkole karşıdır.İşte bu durumda bir kısır döngü yaşanmaktadır.Yani alkolün kötü sonuçlarını sırtlanan aile,hastanın bunlarla yüzleşmesini aslında engellerken,yaptıkları baskıyla hastanın stresini daha da arttırırlar.Aileler,özellikle eşler,alkolizmden kendileri sorumluymuşcasına bir suçluluk içinde,kendilerini paralama derecesinde bir kurtarma çabasına girebilirler.Eşler de ,buna bağlı depresyon sıkça görülür.Kişi alkol kullandıkça güvensiz ve bağımlı bir kişilik sergileme boyutuna girerler.Kendini bir bebek gibi yakınlarının bakımına terkeder.

Sonuç olarak; alkol kullanımıyla birlikte alkolün olumsuz etkileri kişinin kişilik yapısını etkiler hale geliyorsa acilen müdahele etmek gerekmektedir.

sevgiyle kalın......
Pınar Ersöz

kaynaklar
Atabek,E,Alkol ve İnsan(1983,ist)
Gençtan,E,Çağdaş İnsanda Normal Dışı Davranışlar(1977,ank)
Harwood,H,Social And Economic Costs Of Alchool Abuse And Alcohilism(1985)
Karamustafaoğlu,O,Alkolizmde Yeni Bir Etyolojik Model(1981,antalya)
Köknel,Ö,Bağımlılık(1998,ist)
Ward,L.C,The Measurement Of Derial And Rationalization İn Male Alcholic(1991)

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Alkolizm ve Bireyselleşme Sorunları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Pınar ERSÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • İlişkilerden Beklentilerimiz , Psk.Serhat YABANCI
  • Sınav Kaygısı Ve Başa Çıkma Yolları , Psk.Ayla SIRIKLI
  • Zayıf Karne Sendromu - Okul Başarısızlığının Nedenleri , Psk.Eylem AYRANCI
  • Soteria Projesi: Şizofreniyi Nasıl Yeneriz? , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Bahar Aylarında Günlük Ani Hava Değişiklikleri Ruh Sağlığını Olumsuz Etkiliyor. , Psk.Füsun BUDAK
  • Boşanmalı Mı Boşanmamalı Mı? , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Eş Seçme Kuramları , Psk.Duygu AYHAN
  • Ailenin Oluşumu Ve Etkileri , Psk.Serhat YABANCI
  • Çocuklarda Korkular Ve Saldırganlık , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Andropoz Ve Panik Atak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kişilik Ve Dayak , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Bağımlı Gençlik Ve Teknoloji Bağımlılığı , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Erotomani Ve Şizoid Kişilik , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Kıskançlık Ve Stres , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Şiddet Uygulanan, Şiddet Uygular! Ve Erkekler De Şiddet Görüyor , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Depresyonda Mıyız Yoksa? Ve İnsan Olmanın Temel Niteliklerinden Yoksun Olan , Psk.Ceyda ŞENEL
  • Çocuklarda Enüresis-Alt Islatma (Nedenleri Ve Öneriler) , Psk.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
  • Kendine Yetebilmek , Psk.Serhat YABANCI
  • Röportaj: Antidepresan Eşittir Çağdaş Muska , Psk.Üstün ÖNGEL
  • Gençler İçin Başarı , Psk.Özden ŞENKOYUNCU
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    19:25
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler