2007'den Bugüne 84,860 Tavsiye, 26,544 Uzman ve 18,905 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Umut Koydum Adını
YAZI #4497 © Yazan Uzm.Psk.Osman İLHAN | Yayın Şubat 2018
Yalnızlığın sessizliğinde tanıdım seni çocuk, daha en acemi yaşındaydın. Mavi gözlerinde yaşından büyük bir hüzünle selamladın beni. Ellerin o kadar soğuktu ki donacağım sandım.

Yorgundun, kızgındın, korkuyordun ve geriye kalmış son fark edilme umuduyla söyledin acılarlaküllenmiş ismini. Ruhunun sırrı ismindeydi sanki, kaderin harflere sığıp bir araya gelerek adınıkoymuştu. Dünyanın kirlenmişliğine inat, leke bırakılmış geçmişine inat, acılarına inat, ölüme
inat, vücudunda mühürlenmiş yaralarına inat, seni ayıplayan topluma inat adın Umuttu senin, adını merhametin rahminde büyüttüm de koydum çocuk. Senin adın Umut olsun, ışık olup aydınlatsın diye karanlıkları. Tek başına bile kalsan merhameti yayan meşale olsun varlığın, kötülüğün karşısında iyiliğin kalesi olsun Umut olan adın. Akıttığın gözyaşların insanlık vicdanının çorak topraklarını yeşertsin, çocukluğunun sesi kısılmış çığlıkları yankılansın
sonsuzluğa kadar tarihin şahitliğinde. Hüzünlü bakışlarından baharı getirsin masumiyetin,bedeninin titreyen her bir köşesi deprem olsun, yıksın zalimin haram köşklerini, alnına kazınmış sandığın kirlenmişliğin senin suçun değil çocuk, biraz da buna göz yuman dünya utansın.

Umutsun sen, çatlaklar içindeki sert kayalıkların uçurumundan düşen insanlığa başkaldırı olacaksın. Varlığın yok olmaya bu kadar istekliyken, sen dimdik ayakta kalıp iyiliğin cephesini genişleteceksin. Bilmelisin ki, dünyaya rahmet damlaları düşebilmesi için bunu arzulayan
insanların savaşçı yakarışlarına, mücadeleci başkaldırışlarına, ısrarcı arayışlarına ihtiyaç olacak, sen bu zorluğa dayanacak kadar acılarla olgunlaştın ve kaderin seni iyilerle kötülerin savaşına hazırlanman için eğitti, bunu bilmelisin. Tüm öfkene rağmen, öç alma duyguna rağmen, hesap
görmeyi bekleyen aceleciliğine rağmen bir şeyleri değiştirmek istiyorsun. Bu şekilde devam edemeyeceğini tükettiğin sabrının son kırıntılarında gördün, her bir yana savrulmuş milyonlarca parçan huzurun özlemiyle ayaklarına kapanmışken, daha fazla sırtını dönemezsin değişime, huzura biliyorsun. Umutsun sen, tüm kötülüğe inat, insanlığın son masumiyet kalesinin adısın ve yaşamalasın, yayılmalısın, büyümelisin insanlığın rahmet kucağında, istila etmelisin yorgunluktan geceye kesilen kırık kalpleri.

Umutsun sen çocuk ve her şeye değersin. Tüm göğü kaplayacak dalların var senin, her serçe kalbe yuva olacak cinsten. Yemyeşil yapraklarınla, dallarında meyvelerinle, gövdende tomurcuklanan o bal tatlısı nüvenle kainatta şefkate aç kalmış insanlığın karnını doyurabilirsin. Gölgende sevdalıları sarmaş dolaş edip, aşıkların baş harflerini tarihe kazıyabilirsin ve istesen köklerin, tüm dünyanın savaşlarla harap olmuş şehirlerini sarmalayabilir, hayat bulabilir belki örselenmiş çocuklar senin köklerindeki can suyunla. Sonra varlığın uçsuz bucaksız orman olup yayılarak genişler umutsuzların kuraklığında, sen artık tek başına hür bir ağaçken, orman olmaya meyil edebilir artık yaşama hevesli yanların. Büyü çocuk, büyüt içindeki güzele dair her şeyi,
yamalı benliğinin pınarlarından taşan rahmet suları sel olup aksın, aksın da söndürsün zulüm edenin ateşler içinde bıraktığı haneleri, un ufak etsin taşlaşmış kalpleri, paramparça etsin karanlık zindanları, ona hizmet eden harabe hırslarını alsın götürsün. Temizlesin zulüm edenin utancıyla
kirlenmiş insanlığın kara kaplı defterini.

İnsanlığa hizmet etmek bedel ister. Her yiğidin harcı değildir! Yaşanmışlıkların beşiğinde, hayatın acı olaylarıyla beslenip, dünyanın sonsuz merhametiyle kundaklanıp, aidiyetini tüm insanlığa hibe etmen gerekir. Ailen herkestir, biyolojik varlığına kaynak olanların soy ismine sığmaz senin adın. Sen tüm insanlığın çocuğusundur, hepsinden birer parçayı barındırırsın ve
herkes sana tanıdıktır, her gönüle düşebilirsin, her kalbe sevgi olabilirsin, senin tanıma sığmayan aidiyetsizliğin kainatın tamamının adıdır. Belki özgürlüktür bu, beyaz bir kuşun kanadına takılan varlığın, gökyüzünün mavi semalarında ışık saçan güneşe doğru kanat çırpar ve kızgın ateşiyle
yakıp kavurduğu şehrin sokaklarına gölge olup, kalabalığın sıkışmışlığında kaybolan insana unuttuklarını hatırlatır. Özgürlüğün bileklerine vurulmuş kelepçenin bıraktığı izi ancak umudun iyileştirici merhemi deva olacaktır. Kanayan yerlerimizin sızısını, hatalarımızın utancını unuttur bize çocuk.

İnsan başka bir insanın kalbindeki aynada yansımasını görmeye başladığında, acılarının yükü azalıp, en mahrem yaşanmışlıklarına başka bir kalbi sırdaş tuttuğu zaman iyileşmeye başlıyor. Birbirinin yansımasında, birbirini gören iki can yalnız olmadığını anlıyor. Anlaşılmak, dinlenir olmak, önemsenir olmak kadar başka önemli bir his yok bizim için. Karşılıklı bakıştığımız aynadaki suretlerimizin gölgesi tüm kâinatı sarmalamış durumda. Kalbinin hüzün
bahçelerinden bir yaprak çıtırdasa, kâinatın sonsuzluğuna sonbahar gelip, yeşillikleri kurur. O seni bilir çocuk, O seni görür, O acını far keder, zamanı geldiğinde adaletin terazisini işletip mazlumun hakkı için zalimin kalemini kırar. O hesap görücüdür, haklıya hakkını verir sabret, sadece sabret. Kırılmış her yanının ilacı teslimiyetindedir, bunun kanıtı ise benim gönül aynamda
gördüğün suretinin yorgunluğunda gizlidir. Sen bana, ben sana can olmak için yaratılmışız, karşılaşmamız tesadüf değil, iyileşmemiz için rahmettir. Seni görüyorum, seni hissediyorum, seni anlıyorum, yaşamda kalabilmen için senin yanında kalmaya talibim, yer aç bana gönlünün misafir köşklerindeki huzur dolu odalarından birini, bir müddet seninle kalıp misafirin olayım.

Sonra, o ihtişamlı gürültüsüyle şimşekler çaktı gökyüzünün masmavi şefkatli göğsünden, mahzun kalplerin gözyaşları yağmur olup yağdı en bereketli bolluğuyla, sel aldı kirlenmiş insanlığın şehirlerini, ihanetin kiri ile karalanmış toprakları çamur olup aktı kırılmış kalplerin uçurumlarından aşağı, heybetli ağaçların ihtişamlı kökleri teslim olup rahmet yağmurlarına terk
edip çekti ellerini zulüm edenin bedeninden. Gün hesap günüydü, hesap görenin gazabı merhametini aştığında , güneşin altın sarısının sıcaklığı sırt çevirdi insana, ay gümüş rengi şairini sürgün etti en uzak diyarlara, çiçekler mis kokularını içlerine çekip saklandılar öfkenin karları altına. Semanın incisi bembeyaz kuşlar giyinip kara elbiselerini son kez kanat çırptılar bilinmeze
doğru. Gün hesap günüydü. Kırık bir kalbin ortasında yapayalnız kalmış üşüyen çocuğun, ağlamalarını duymuştu evren. Onun kırılan kalbinin çıtırdama sesi, o sonsuzluğun en derinlerinde bile yankılanmıştı, duydu onun yakarışlarını ve sel olup aktı zalimin yıkılmaz sandığı saltanatına,
tarumar edip esip geçti. Yıkıntıların arasında çırılçıplak kalmışların pişmanlığı yeterdi bundan sonra onlara. Sırtını dönmüştü artık dünyanın bütün güzellikleri , lanetlenmişliğin, pişmanlığın yakıcı ateşi sardı bir kere, vicdanı ateşin kazanı olup ölene kadar tutacaktı onu içinde, kaçış yoktu, bu bedel ödenecekti, o çocuğun göz yaşlarıyla yakardığı duası yerini bulacaktı, hesap
görücünün adaleti yerini bulmak için elbet zalimin kapısını çalacaktı.

Yaşadığın acılar bana o kadar tanıdıktılar ki, savaşmaktan yorulup pes etmiş her yanının nasıl akıntıya kapılıp gittiğini görüyordum. Sihirli bir el gök yüzünden uzanıp tutsun istiyordun seni, sürüklendiğin akıntının içinden. Kurtarıcı arıyordun kendine, anlaşılmak istiyordun, tüm isyanlarına rağmen sadece seni dinleyecek bir kişiye ihtiyacın vardı. Yaşadığın her duygu o kadar
gerçektiler ki sadece senin yaşaman için var edilmiş zannediyordun. Çektiğin bütün zorlukların sadece senin başına geldiğini düşünüp, milyonlarca insan içinde yalnızlığa itilerek lanetlendiğini sanıyordun. İçindekileri anlatsan da zaten kimse anlamayacaktı, sessizleştin, anlatmaktan da vazgeçip sadece içinde yaşamayı tercih ettin, bundan sonra sessizliğine kaçışların ibadetti, sadece senin mensup olduğunu sandığın bir dinin en önemli vazifesiydi, geriye kalan sadece ürkek kaçışlarındı. En ilginç olanı ise, tüm öfkene rağmen insanlara zarar veremeyecek kadar da iyiydi bir yanın. Aklının bütün yeteneklerine rağmen, kötülüğü her yönüyle görüp başkalarına aynısını
yapacak zekaya sahip olmana rağmen bunu da yapmıyordun, bu seni iyi bir insan yapıyordu. Bir şeyleri fark edemeyecek kadar saf olan insanların kuru sözlerinden farklıydı senin iyiliğin, bilip de yapmanın erdemiyle doluydu, bunu biliyordun ve bu sana yetiyordu. İyi olmaya çalışmak insanlığın kirlenmişliğine rağmen onlara gösterdiğin merhametin sonucuydu, onlara acıyordun
biliyorum, insanlığın parçası olmaktan utanman kadar sana ait bir duyguydu.
Seni anlamak ve anlamlandırmak sabır isteyecekti.

Sabrın dolup da taşmıştı çoktan, içinde sel olmuş duyguların akacak yol arıyordu sadece. Hayata dair mana ve anlam arayışın bu yola duyduğun özlemdi, o yolu bulmaya ısrarın bizi karşı karşıya getiren güçtü. Kırılmış kalplerimizin kanayan yarası bizim kesiştiğimiz yol oldu, önceden
hiç karşılaşmamış olsa bile tanıdıktı yüzlerimiz birbirine, evrenin sonsuzluğundaki aynı aynaya bakıyordu ikimizin de gözleri, biz birbirimize düşündüğümüzden de yakındık aslında. Aynı dünyanın yalanında, aynı rüyaları gören ölümlülüğümüz, aynı korkuları ve kaygıları yaşıyordu.
Sen hüzünlensen benim gözlerim dolardı, kalbimizin atışlarındaki ritim birdi, damarlarımızdaki kanın kırmızılığı kadar keskindi aynılığımız. Öfkemizden beslenen nefretimizde aynı nefesin buharıyla ciğerlerimizden çıkıyordu. Sen görmüyordun ilk başlarda ancak ben sana gösterecektim milyonlarca farklı bedende nasıl tek bir ruh olduğumuzu. İnsanlığın var olan ortak
acı ve kederinin denizinde, yalnız olmadığını görecektin sende çocuk.
     6 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Osman İLHAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Osman İLHAN
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi71 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Osman İLHAN'ın Makaleleri
► Umut, Umutsuzluk ve Psikopatoloji Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
► Umut: Geçmişin Sınırlarını Aşmak Doç.Dr.Psk.Dnş.Aylin DEMİRLİ YILDIZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,905 uzman makalesi arasında 'Umut Koydum Adını' başlığıyla benzeşen toplam 5 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bipolar Bozukluk Nedir? Temmuz 2018
► Depresyon Mayıs 2018
► Engel Tanımayanlara Ocak 2018
► Özgüven Geliştirmek Aralık 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:34
Top