2007'den Bugüne 88,785 Tavsiye, 27,435 Uzman ve 19,557 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Dönüşüm
YAZI #6958 © Yazan Psk.Emre ŞENGÜR | Yayın Nisan 2021 ÇOK OKUNUYOR
Özne hem bir potansiyel hem de bir eyleme geçiş repertuarıdır. Doğum öncesinde hatta anne ve babamızın kendi erinliklerinde çocuklarına dair ilk tasarımlarıyla birlikte başlayan özne oluşum süreci ölümden sonra bile devam eder. Özne dendiğinde sabit, tutarlı, algılayan, duyu verilerine sahip, duyu verilerini işleyen ve çıktılara göre eylemde bulunabilme potansiyeli aklımıza gelir. Böylece aklımıza aslında üstünü örtükleştirdiğimiz Nevrotik özne gelmiş olur. Çünkü Psikotik "Özne"de süreç farklı bir şekilde işler. Nevrotik özne kategorilendirmesi yaptığımızda kişi için ben-öteki kavramı ve sınırının farkında olduğu, ben alt başlığı içinde duyu verilerine sahip, işleyebilen ve çıktılarıyla eyleme geçebilen bir var olma düşünebiliriz. Aslında bu bir yandan da yanılsamadır. Çünkü özne, bir istikrar abidesi değildir. Birçok bilişsel uyumsuzluk yaşayan, bilinçdışının söz aldığı ve kimi zaman yabancılaşma yaşayan bir noktadadır. Özne, istikrar abidesi değildir. Ama eyleme geçme potansiyeli çok önemlidir. Özne, eyleme geçişleri ile kendini her an yeniden inşa eder. Öznenin yeniden inşasını iki ayrı alt başlığa bölebiliriz:

1)Öznenin Kendini Yeniden Üretmesi
2)Değişim

Özne ya da Nevrotik özne, mizaç ve çevre etkileşimine dayalı olarak oluşturduğu karakter ile bir potansiyeldir. Potansiyel ise sürekli bir mücadele halindedir. Mücadele ile iki alt başlığa kabaca ayırabileceğimiz bir süreçten geçer. Eylemleri ile mücadelenin içinde yer alan özne ya geçmişten getirdiği potansiyel özneyi, eylemleriyle yeniden üretecektir ya da süreç ileride değineceğimiz aşamalara doğru ilerleyecektir. Bu noktada değişimi açıklamak gerekir. Değişim, mevcut yolun-davranışın-düşüncenin-pozisyonun farklılaşması halidir. Değişim iki nedenle meydana gelebilir.
1)Sonuç olarak değişim
2)Karşılaşma sonucu değişim
Sonuç olarak değişim; öznenin kendini yeniden üretmesi sonucunda ortaya çıkan, özneyi yeniden üretmeye katkı sunacak yeni eyleme geçişlerdir. Örnek olarak tıp okuyan ve doktor olmak isteyen bir öğrencinin eğitim sırasında cerrahi müdahaleyi öğrenmesi ve uygulaması sırasında sözgelimi tahammül seviyesinin artması gerekmektedir. Kişi, kurmuş ve gelecekte kurmayı düşündüğü özne için öznesini bu noktada revize etmelidir. Aksi takdirde öznesini yeniden kuramayacaktır. Bu tür değişimler, öznenin yeniden üretilmesi sonucu oluşan değişikliklerdir ve özne üretim sürecine sonuç olumluysa, olumsuz etkide bulunmazlar.
Karşılaşma olarak değişim ise öznenin bir potansiyel olması ve her karşılaşmada kendini yeniden üretmesi esasına dayanır. Özne için alışık olmadığı, yeni karşılaşmalar; öznesi için bir sınav olacaktır. Anadolu'da liseyi bitirmiş bir gencin, büyükşehirde üniversite okumaya başlamasını düşünelim. Genç için, öznesini yeniden üretmesi gerekmektedir ama içinde bulunduğu süreç karşılaşma sonucu değişim doğuracaktır.
Şimdiye kadarki kısımda aklımızda tutmamız gereken noktaları küçük bir gözden geçirerek devam edelim:
-Öznenin salt sabit bir istikrar abidesi olarak düşünülmesi yanılsamadır.
-Özne, eylemleriyle kendini yeniden üretir.
-Öznenin yeniden inşası sırasında iki süreç devreye girer:
1)Öznenin kendini yeniden üretmesi
2)Değişim
-Değişim iki şekilde meydana gelir:
-Öznenin kendini yeniden üretmesi sonucunda değişim
-Karşılaşmalar sonucu değişim

Öznenin kendini yeniden üretmesi sonucunda değişim meydana gelir demiştik. Meydana gelen değişim, öznenin tekrar üretilmesine katkıda bulunmuyorsa Başkalaşma başlar. Özne kendini yeniden inşa etmek için, özneyi yeniden kurar ve değişimler yaşar. Yaşanılan değişim öznenin yeniden inşasını sağlamıyorsa başkalaşma gerçekleşir. Kafka'nın Dönüşüm romanında gerçekleşen süreç örnek verilebilir. Karakter; öznesini yeniden üretir ve buna bağlı değişimler yaşar ama yaşadığı değişimi öznesinin yeniden inşasına dönüştürememektedir. Bunun sonucunda da başkalaşır.
Gelelim Dönüşüm konusuna. Dönüşüm ve değişim iç içe geçmiş kelimelerdir. Dönüşümler değişimi kapsarken, değişim için aynı şeyi söyleyemeyiz. Dönüşüm; birçok alanı kapsar ve özne için bir viraj konumundadır. Özne, dönüşüm sonrası birçok noktada değişmiştir. Değişim ise bir veya birkaç alanı kapsayan ama birkaç alanın bir bütünlüğe hizmet etmediği farklılaşma halidir. Değişim sonrası, öznenin potansiyelinin çoğu korunmuş olarak kalır. Dönüşüm üç şekilde gerçekleşir.
1)Değişimler çoklaşmaya ve bir bütüne hizmet etmeye başladıklarında dönüşüm gerçekleşir.
2)Engellenme sonucu dönüşüm
Engellenme: İsteğimizin gerçekleşmeme ve buna bağlı olumsuz duygu durum yaşanma halidir. İlk kısımda bahsettiğimiz karşılaşmaların bir olası sonucu engellenmedir. Her engellenmenin özne için kendini sorgulama ve dönüşüm için tetikleyici olma potansiyeli bulunmaktadır.
3)Eğer değişimler, özneyi yeniden üretiyorsa başarılı bir başkalaşma sürecinden yani dönüşümden bahsedebiliriz.

Peki dönüşümün başarısız olma durumu var mı? Tabiki. Eğer değişimler, dönüşüm yolunu açar ama dönüşüm gerçekleşmezse yabancılaşma oluşur.
Yabancılaşma oluşumunun diğer bir sebebi ise özneyi üretmeyen değişimin fazlalaşması ama dönüşüme yol açamamasıyla, öznenin ezberi olan kendini yeniden üretim sürecinin devamı halidir. Zeki Demirkubuz'un Yeraltı filminde Muharrem karakteri iyi bir örnektir.
Yabancılaşma görebileceğimiz son bir durum ise özneyi üretmeyen değişimlerin dönüşüme neden olmaması sonucu vazgeçilmesi ve öznenin yeniden üretimi olan eylemlerin de sergilenmemesi halidir. Bu duruma Zeki Demirkubuz' un Yazgı filminde başrolde şahit oluruz.

Gelelim beni bu yazma sürecine tetikleyen noktaya: Onur Ünlü sinemasından Put Şeylere filminde geçen bir diyalog beni etkiledi: "Fail, dönüşmedikçe fiil işlenmemiş gibidir." Üzerine düşündükçe şöyle bir noktaya geldim. "Fail dönüştükçe önceki fiilleri işlenmemiş gibi olur" Yani fail(fiili işleyen kimse), dönüşüyorsa fiili mübah sayılır. Ama dönüşemiyorsa fail, suçludur. Suçtan kast ettiğim toplumsal bir bakış açısı olarak düşünülebilir. Kays, Mecnun olduğunda davranışına biçtiğimiz anlamın ve değerin değişmesi gibi. Kays'ın ayıplarken, Mecnun'un yüceltilmesi gibi. Dönüşüm; özneye yeni bir sayfa sunar ve yeni bir hikaye kurmasına olanak tanır. Ana akım sinema filmlerinde gerçekleşen süreç genelde böyledir.
     26 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Emre ŞENGÜR'ün Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,557 uzman makalesi arasında 'Dönüşüm' başlığıyla benzeşen toplam 1 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Dijitalleşen Yas ÇOK OKUNUYOR Eylül 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:27
Top