2007'den Bugüne 89,658 Tavsiye, 27,640 Uzman ve 19,668 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Kanser ve Psikoloji
MAKALE #22764 © Yazan Psk.Emre ŞENGÜR | Yayın YENİ Haziran 2022 | 119 Okuyucu
Günümüzde, sağlık alanında başarılı gelişmeler yaşanmış ve birçok hastalığın tedavisinde önemli mesafeler kat edilmiştir. Tanı ve tedavi yöntemlerindeki gelişmelerle birlikte sağlık hizmetlerine verilen önem de artmıştır. Bunun sonucunda da kaza ve akut durumlarda hızlı tedavi olanakları artmış, erken yaşta ölümler azalmış, genel yaşam süresi uzamıştır. İnsan yaşam süresinin uzaması, kentleşme ve sanayileşme gibi birçok faktöre bağlı olarak da nadir görülen hastalıklar daha sık görülmeye başlamıştır.

Hastalık Nedir?


Doku ve hücrelerde meydana gelen normal dışı yapısal ve işlevsel (fonksiyonel) değişikliklere hastalık denir. Hastalıkları ikiye ayırabiliriz: Akut ve kronik hastalıklar. Akut hastalıklar sonucu oluşan semptomlar, tedaviyle düzelebilir ancak kronik hastalıklar daha uzun süreli tedavi ve bakım gerektiren ve tıbbi tedaviyle tamamıyla düzelemeyen hastalıklardır. Örnek olarak Alzheimer verilebilir. Akut hastalıkların semptomları daha belirgin olmasına rağmen kronik hastalıkların semptomları çok belirgin olmayıp, yavaş ve sinsi bir şekilde ilerleyebilir.

Kanser Nedir?


Kromozomları yapısal değişime uğramış hücre çekirdeklerinin stoplazmaya yanlış mesajlar göndermesi sonucu hücre bölünmesindeki kontrolün kaybedilmesiyle meydana gelir. Kanser anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması olarak tanımlanabilir. Kanser, vücutta tek bir bölgede görülen bir rahatsızlık olabilecekken, tüm doku ve organlarda gelişebilir ya da yayılma gösterebilir. Birçok kanser türü vardır: Bazıları şunlardır: Meme kanseri, akciğer kanseri, kolerektal kanserler, serviks kanseri, baş boyun kanserleri, cilt kanseri, kemik ve yumuşak doku kanserleri, lenfomalar, ve prostat kanseri.

Kanser Sadece Biyolojik-Fiziksel Bir Süreç midir?


Hastalık, biyopsikososyal bir süreçtir. Hastalık öncelikle biyolojik sistemimizde akut ya da kronik değişimlerin genel adıdır. Ama meydana gelen biyolojik değişim ile birlikte psikolojimizi de etkileyen önemli bir süreçtir. Kanser şüphesinin oluşmaya başladığı andan itibaren de kişiler ve içinde bulundukları çevreleri için konunun psikolojik yönü gündeme gelmeye başlar. Hastalık ve özelde kanser ile karşı karşıya kalan bireyin günlük yaşamda kullandığı tüm mekanizmaları, gelecek planları değişebilir ve yaşam dengesi bozulabilir.



Hastalıklarla yüz yüze gelen birey yaşam önceliklerini gözden geçirir ve kişisel değişim sürecine girebilir. Bu durum da bireysel ve ilişkisel yaşamını etkiler. Kişinin hastalık süreciyle birlikte hayatını yeniden düzenlemesi gerekir. Düzenleme beslenme biçimi, ilaç ve tedavi seçenekleri gibi bireysel değişikliklerin yanında çalışma düzeni, rol ve sorumluluk durumlarında meydana gelecek değişimler gibi sosyal anlamda değişiklikleri de kapsar. Kanser ise kendine has belirtileri, tedavi süreci nedeniyle daha özel bir sürece sahiptir.


Kanser hastaları yaşamları boyunca sahip olduklarını kaybetme tehlikesi hissedebilirler; ekonomik güçlerini, organlarından herhangi birini, hatta yaşamlarını kaybetmekle karşı karşıya kalabilirler.

Kanserin Psikolojik Sonuçları Nelerdir?


Kanser tanısı; kişilerin duygu, düşünce ve davranış süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Kanser şüphesi öncelikle kaygı duygusunu meydana getirir. Kanser şüphesiyle birlikte bugün ve yarın üzerine birçok soru işareti oluşur. Olumlu ve olumsuz senaryolar zihinden geçmeye başlar. Tanı ile birlikte, tanının kabullenilmesi yönünde zorlu bir süreç başlar. Tanının kabullenilmesiyle de kişi ve içinde bulunduğu çevrenin kendisini şekillendirmesinin gerektiği yeni bir süreç vardır. Mevcut süreç de kaygı duygusunu tetikler. Kaygı ile birlikte kişi aklına gelen soru işaretlerine olumsuz cevaplar oluşturabilir. Bu durum da azalan umuda, çaresizlik hissine, isteksizliğe, sıklaşan gözlerin dolması ve ağlama şikâyetine, depresif duygu duruma, kontrol edilemeyen duygu geçişlerine, öfke nöbetlerine ve artan tartışmalara neden olabilmektedir.
Kanser tanısı alan birey, o güne kadar yaşamını sürdürmede ve sorunlarını çözmede kullandığı başa çıkma mekanizmalarının artık pek yeterli olmadığını fark eder. Bu nedenle duygusal, bilişsel ve fiziksel alanda güçsüzlük, korku, kaygı, çaresizlik ve dağılma gibi duygular yaşayabilir.


Depresyon, kanser hastalarında en fazla görülen psikiyatrik bozukluktur. Kanser tanı ve tedavi sürecinde hastada şiddetli kaygı ve çaresizlik duyguları gelişir. Disforik duygu durumu, olumsuz beden imgesi, çaresizlik, umutsuzluk, değersizlik, suçluluk düşünceleri, dikkat dağınıklığı, zevk alma yetisinin azalması veya yitimi, ölüm-intihar düşünceleri gibi psikolojik ve bilişsel belirtiler görülebilir.

Kanser tanısı bireysel, kanser süreci çevreseldir.


Kanser tanısı alan birey kadar aile üyelerinin de günlük yaşam düzeninin değiştiği ve kanserli hasta ailesinin stresinin arttığı saptanmıştır. Kanserli hastaya bakım verme, hastalık olayının tümü ile aile üyelerinin günlük yaşamına girmesine ve günlük rutinlerinin değişmesine neden olmaktadır. Hastalık sürecinde tanı alan kadar, aile üyelerinin de anksiyete, depresyon, yorgunluk, rol çatışması, sosyal izolasyon ve sıkıntı yaşadıkları gözlenmektedir. Kanserin hasta ve ailesinde neden olduğu fiziksel, ruhsal ve sosyal değişiklikler hasta yakınlarının da yaşam kalitelerine vurgu yapılmasına neden olmuştur.


Kanser hastaları için herhangi bir sosyal desteğe sahip olma hastalıkla mücadele sürecinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Karmaşık kaynaklar sistemi olan sosyal destek, hem yardım eden birey, hem de desteği alan kişi üzerinde olumlu etkileri olan bir mekanizmaya sahiptir. Kanser hastalarının kendilerine fayda getirebilecek sosyal destek sistemlerinden ilk akla gelenler, aile ve akraba çevresi, arkadaşlar, sağlık personeli, sosyal hizmet kurumları, toplumda bu amaçla oluşturulmuş olan sivil toplum örgütleri, dernekler gibi formal ve informal destek sistemleridir. Ama unutulmamalıdır ki hastanın çevresindeki kişiler kendileri iyi oldukça hastalık tanısı almış aile bireyine daha fazla yardımcı olabilirler. Bu durumu tehlike halindeki bir uçakta kişilerin oksijen maskesini öncelikle kendilerine takması örneğine benzetebiliriz. Kişiler öncelikle kendileri hastalığı kabullenmeli, uyum sağlamalı ve kendileri biyopsikososyal yönden iyi olmalıdır ki hastalarına da sosyal destek sağlayabilsinler.

Sağlık, sadece hastalığın olmaması değildir.


Dünya Sağlık Örgütü anayasasında sağlık şöyle tanımlanmıştır: “Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir.” Bu nedenle tanı alan kişi başta olmak üzere içinde bulunduğu çevrenin hastalığın getirdiği biyolojik fiziksel değişikliklere uyum sağlamanın yanında psikolojik olarak da mevcut sürecin getirilerini yönetebilir ve yeni sürecin sosyal değişiklerine uyum sağlayabilir hale gelmesi önemlidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kanser ve Psikoloji" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Emre ŞENGÜR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Emre ŞENGÜR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Emre ŞENGÜR'ün Yazıları
► Kanser Psikolojisi Psk.Dnş.Seren BELECİ
► Kanser Hayatınızda mı? Psk.Çisem UZUN
► Kanser ve Cinsellik Psk.Sabahat ERLER
► Kanser ve Çocuklar Psk.Nilüfer ŞİŞMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,668 uzman makalesi arasında 'Kanser ve Psikoloji' başlığıyla benzeşen toplam 52 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİKanserin 5 Aşaması Haziran 2022
► Dijitalleşen Yas Eylül 2021
◊ Psikoterapi ve Sohbet Eylül 2021
◊ İstisna Davranış Mayıs 2021
◊ Dönüşüm Nisan 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:52
Top