2007'den Bugüne 92,411 Tavsiye, 28,231 Uzman ve 19,991 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Teknoloji ve Çocuklar
MAKALE #18003 © Yazan Uzm.Psk.İpek ÖRGÜT | Yayın Şubat 2017 | 3,430 Okuyucu
Araştırmalara göre 1970’ lerde çocukların TV izlemeye başlama yaşı dört iken günümüzde dört aya kadar inmiştir. Yine araştırmalar göstermektedir TV, telefon, tablet gibi uyaranlara ne kadar erken yaşta maruz kalırsak yaşla birlikte geçirdiğimiz zaman da kaçınılmaz şekilde artmaktadır. Dolayısıyla çocukların bu gibi teknolojik aletler ile mümkün olduğunca geç tanışması önerilmektedir.

Konu beyin gelişimine geldiğinde ise basitçe beyin yapısına ve işleyişine göz atmak gerekir. Bir bebek doğduğundan üç yaşına gelene dek beyni hacimsel olarak üç katına ulaşır. Bu demektir ki insan beyninin gelişiminde ilk üç sene en büyük öneme sahiptir. Bununla beraber zekayı, becerileri belirleyen en önemli unsur nöral ağların artışıdır. Nöral ağları bir örümcek ağı gibi hayal edelim. Ne kadar farklı deneyime, uyarana maruz kalırsak nöronlar arasındaki ağlar o kadar çok ve sık örülür. Bu noktada günümüzdeki tartışmalı konu teknolojik aletlerin çocuklara sunduğu bol renkli, hareketli dünyanın da uyarıcı, dolayısıyla öğretici, beceri geliştirici olma ihtimali ile aşırı uyarıcı olmaktan ötürü yıkıcı olduğu olma ihtimali arasında gidip gelmektedir. Kimi ebeveynler renkleri, sayıları, hatta bu kavramların ingilizcesini öğreten programların masumiyetine inanmakta ve nasıl zarar teşkil edebileceğine anlam verememktedir. Halbuki önemli olan nokta çocukların maruz kaldığı bu bol renkli dünyanın gelişen bir çocuk beyni için fazla hızlı olması ve beynin aşırı uyarılma durumunun dikkat eksikliği, hiperaktivite, uyku problemleri gibi bir çok bilişsel yapıyla ilişkili problemlerle ilişkili olmasıdır. İnsan davranışının unsurlarından biri olan “yönelme tepkisi” olarak adlandırılan olağan üstü durumlara tepki verebilmemiz ve bu tepkinin hızı hayati bir özelliğimizdir. Bir sokakta yürürken arkamızda beklenmedik bir ayak sesi duyduğumuzda bunun bir tehlike olabileceğini algılar ve sese doğru işitsel, görsel olarak odaklanırız, kendimizi korumak adına harekete geçeriz. Bu süreçte dikkatimiz normalde olduğundan daha açıktır. Yönelme tepkisi kısaca bizi hayatta tutmak üzere farklı olana verdiğimiz tepkidir. Televizyondaki hızla akan, renkli görüntüler yönelme tepkimizi aşırı uyararak bizi kendine hipnotik bir biçimde bağlar. Araştırmacılar sürekli tetiklenen yönelme tepkisi ve dolayısıyla dikkatin aşırı uyarılmasının zaman içinde dikkat alanında yıkıcı etkiye sebep olduğunu düşünmekteler.

Beyin gelişiminde ne kadar farklı uyara maruz kalacağımızın önemini vurguladım ve bu uyaran farklılığının teknolojik aletlerde olduğunu fakat gelişen bir beyin için fazla hızlı ve uyarıcı olduğunu ifade ettim. Gelişen beyinde nöral ağları en yüksek düzeyde olumlu etkileyen ve bu sebeple en çok önemsenen unsur ise insan ilişkisi. Bir bebeğin ebeveyniyle kurduğu göz kontağının, bir annenin bebeğine gülümsemesinin, ebeveyninin fiziksel temasının, bir çocuğun ebeveyeni ya da arkadaşıyla karşılıklı sohbet ederek oynadığı gerçek bir oyunun yerini hiçbir aplikasyon oyunu ya da izlenilen bir çizgifilm dolduramıyor. Bizler insan olarak evrim sürecinde sosyalleşebilmemiz sayesinde diğerlerinden ayrıldık. Hayatta kalmamızı sosyalleşmeye, gruplaşmaya, kolonileşmeye ve sonuçta toplumsallaşmaya borçluyuz. Bu sebeple insan beyni gelişirken sosyalleşme yani diğerleriyle ilişki kurma sayesinde en yüksek düzeyde gelişiyor. Çocuklarımızın teknolojik aletler ile geçirdiği her vakit onların ilişki kurmasına, sosyalleşmesine engel oluyor. Bu konun diğer ucunda önemli başka bir boyut var ki ebeveynlerin teknolojik aletler ile meşgul olduğu her an çocuklarının sosyalleşmesi, ilişki kurması için geçirebileceği vakitlerden çalınmış olan anlar oluyor.
Çocuk gelişimi alanında uzman olan Dr. Jenny Radesky teknolojik aletler ile meşgul olan ebeveynlerin çocuklarını ne şekilde ihmal ettiği ile ilgili bir çok gözlem ve araştırma yapıyor. Radesky insanların bebeklikten itibaren bilgiyi yüzyüze etkileşim ile en verimli şekilde öğrendiklerini, dili, kendi duygularını, başkasının duygularını, duygularını sakinleştirmeyi, uygun ve uygunsuz davranışları öğrenmenin yegane yolunun yüzyüze iletişim olduğunu vurguluyor ve eğer yüzyüze etkileşim olmazsa gelişim basamaklarında çocukların bazı becerileri kazanamadığını ifade ediyor. Dolayısıyla teknolojik aletlere gömülen ailelerin çocuklarının gelişim sürecinde bir ihmal yarattıklarını açıklıyor. Buna ek olarak yaptığı araştırmalarda telefonuyla fazla meşgul olan ailelerinin çocuklarının kendilik algılarında “ben sıkıcıyım ki ebeveynim benim yerime telefonu ile ilgilenmeyi tercih ediyor.” düşüncesinin yaygın olduğu sonucunu ortaya koyuyor.
Bu yazıda televizyon, telefon, tablet gibi teknolojik aletlerin beyin gelişimi açısından etkilerinden bahsettim. Çocuklarımız aşırı uyarıcı sistemler ile ne kadar geç tanışır ne kadar seyrek maruz kalırsa o kadar iyi. Yerine ne koyacağımız ise açık: bol bol ilişki kurabileceğimiz zamanlar geçirmek, oyun oynamak, sohbet etmek, sosyalleşmek. Bunun için de ebeveynlere düşen en önemli görev ise önce kendi telefonlarını bir kenara koymayı başarmak ve çocuklarının gözlerine bakarak “şu an” neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışmak.

Çocuklarınızla güçlü bağlar kurabilmeniz onlara verebileceğiniz en büyük hazine. İlişkinize teknolojik aletlerin eşlik etmemesi dileğiyle...

Uzm.Klnk. Psk. İpek ÖRGÜT
Yazan
Uzm.Psk.İpek ÖRGÜT
 
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Teknoloji ve Çocuklar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.İpek ÖRGÜT'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.İpek ÖRGÜT'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     6 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Psk.İpek ÖRGÜT
Uzman Klinik Psikolog
 
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.İpek ÖRGÜT'ün Yazıları
► Çocuklar ve Teknoloji Kullanımı Psk.Cevher SÖNMEZ
► Çocuklar ve Teknoloji Kullanımı Psk.Özge ÇİVCİ
► Teknoloji ve Küçük Çocuklar Psk.Nazlı AKAY
► Teknoloji Bağımlılığı Psk.Namık ACAR
► Teknoloji Bağımlılığı Psk.Beniz YILMAZ
► Ergenlik ve Teknoloji Kullanımı Psk.Dnş.Nuray ÖZBEN AVŞAR
► Teknoloji Hayatımızın Neresinde?? Psk.Melisa KÜÇÜK DEDEOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,991 uzman makalesi arasında 'Teknoloji ve Çocuklar' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Sosyal Kaygı Nedir? Mart 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:49
Top