2007'den Bugüne 88,112 Tavsiye, 27,292 Uzman ve 19,445 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bilişsel Davranışçı Terapi ve Duygudurum Bozuklukları
MAKALE #22250 © Yazan Uzm.Psk.Burcu BÜGE | Yayın Mart 2021 | 475 Okuyucu
Duygu kişiyi insan yapan temel özellik olup birine veya başka bir şeye yönlendirilen yoğun hislerdir ve toplumsal ilişkileri korumak, oluşturmak ve izlemek için kullanılmaktadır (Çoruk ve Akçay, 2012; Russell, 2003). Duygudurum duygular kadar yoğun olmamakla birlikte genellikle bağlamsal bir uyaran nedeni ile ortaya çıkar (Russell, 2003). Duygudurum bozukluğu ise, belirti ve bulgu kümelerinden oluşan, süresi haftalardan aylara kadar uzayabilen, kişinin her zamanki işlevselliğini sürdüremediği, dönemsel ya da döngüsel biçimde yinelemeye eğilimi olan duygu durum dalgalanmalarıdır. (Rihmer ve Angst, 2007). Duygudurum bozuklukları, uzun yıllardır insanlığın en sık görülen problemleri arasında tanımlanmaktadır (Eaton ve ark., 2008). Duygudurum bozuklukları; duygudurumda çökkünlük ile fiziksel ve zihni süreçlerdeki yavaşlama hali, spontan hareketlerde bariz azalma ve yavaşlama kederli bakışlar ile çökkün bir postür, konuşmanın akıcılığında ileri derecede bozulma, zaman akışında ileri derecede bir yavaşlama, konsantrasyon halinde ileri derecede bozulma gibi durumların uzun süre ve şiddetli var olduğu depresyon ve duygudurumda canlanma ile fizik ve zihni yetilerde artma, taşkın, kabarmış, aşırı derecede sevinç ve mutluluk, coşkuya eşlik eden hırçınlık ve öfke hali ve değişken mizaç gibi durumların olduğu manik dönem olmak üzere iki durumdan oluşmaktadır (Uğur, 2008). Bipolar bozukluk ve depresyon iki duygudurum bozukluğudur. DSM-4’te bipolar bozukluk ve depresyon duygudurum bozuklukları başlığı altındayken, DSM-5’te iki ayrı konu olarak ele alınmıştır (American Psychiatric Association, 2013; Yıldız, 2020).

Bipolar bozukluk (BB) klasik tanımıyla, depresif ve manik ya da hipomanik dönemlerin olduğu, dönemler arası tamamen normal olan ya da minimal belirti düzeyleriyle beraber olduğu düşünülen, kronik seyirli, mesleki, ailesel ve sosyal alanlarda işlevsellikte belirgin bozulmaya yol açan ciddi bir ruhsal bozukluktur (Yeloğlu ve Hocaoğlu, 2017). Bozukluğun karakteristik özelliği, kişinin mani adı verilen yüksek duygu durumundan depresyon adı verilen düşük duygu durumuna geçişidir. Mani döneminde genel olarak çok fazla neşeli olma, mutluluk, enerji seviyesi, özgüvenli olma, cinsel istek gibi alanlarda artış; konsantrasyon ve uyku ihtiyacında azalma görülmektedir. Manik dönemin ilk evrelerinde kişide enerji seviyesinde artış olduğu için kendisini çok daha iyi hissetmektedir. Çok daha canlı, coşkulu ve çalışan olmaktadır. Bu durum kişinin hoşuna gider ve bu durumdan şikayet etmez. Depresyon döneminde ise kişi suçluluk, utanç ve pişmanlık gibi olumsuz duyguları çok yoğun bir şekilde hissetmektedir. Aynı zamanda özgüvende, enerji seviyesinde belirgin bir düşüş yaşanmakta ve dikkat eksikliği ve uyku problemleri görülebilmektedir (Soylu, 2017).

American Psychological Association, Dictionary of Psychology tanımına göre depresyon, mutsuzluk ve hoşnutsuzluktan aşırı üzüntü, karamsarlık ve çaresizliğe kadar değişen ve günlük yaşamı sekteye uğratan olumsuz bir duygusal durumdur. Değişen yeme ve uyku alışkanlıkları, enerji veya motivasyon eksikliği, sosyal aktivitelerden geri çekilme gibi çeşitli fiziksel, bilişsel ve sosyal değişiklikler aynı anda meydana gelmektedir. Depresyonun temel belirtileri arasında yoğun bir keder duygusu ve keyif alamama yer almaktadır. Ancak hiçbir belirti tek başına depresyon denilebilmesi yeterli için yeterli görülmemektedir. Depresyon denilebilmesi için, depresif mizaç, ilgi-istek azalması, iştah azalması ya da artması, uyku azalması ya da artması, psikomotor geçikme, enerji azalması, yorgunluk, suçluluk, değersizlik hissi, konsantrasyon güçlüğü, intihar eğilimi birçok belirtiyi aynı anda ve en az iki hafta boyunca devam etmesi gerekmektedir. Ayrıca, kişiden kişiye de farklılık gösterebilmektedir (Yeloğlu ve Hocaoğlu, 2017).

Duygudurum bozukluklarının üstesinden çeşitli şekillerde gelinebilmektedir. Bunlardan biri de Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)’dir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), düşüncelerimizin, ne hissettiğimizi ve nasıl davrandığımızı belirlediğini vurgulayan bir yaklaşımdır. Temellerini öğrenme kuramları ve bilişsel psikoloji ilkelerinden almaktadır. BDT insan davranış ve psikopatolojilerini bilişsel ve davranışsal kuram çerçevesinde açıklamaya çalışmaktadır. Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki ilişkiye dikkat çekmektedir. Kaygı bozuklukları ve depresyon gibi birçok ruhsal bozukluğun iyileştirilmesinde kullanılmaktadır (Özcan ve Gül Çelik, 2017).

Bilişsel Davranışçı Terapi ile Bipolar Bozukluk

Bipolar bozuklukta iyileşme genel olarak biyolojik müdahaleye dayanmaktadır ve atakların sıklığını ve şiddetini azaltmak için daha sonrasında da devam etmektedir (Dent, Close ve Ryder, 2004). İlaçlar etkilidir ancak yapılan bir çalışmada iki yıllık takip sürecindeki bireylerin %41 ile %60’ının mani ve depresyon ataklarının yinelendiği saptanmıştır (Roth ve Fonagy, 2005). Bu sebepten bipolar bozukluğa sahip bireylerde, biyolojik müdahalelerin yanında psikososyal müdahalelerin de gerekli olduğu görüşü giderek yaygınlık kazanmaktadır. (Maçkalı ve Tosun, 2011). Bu psikososyal destek de bilişsel davranışçı terapi ile sağlanmaktadır. Bipolar bozukluğun iyileştirilmesi sürecinde BDT’nin amaçları şu şekilde sıralanabilir: ilaçlara uyum, erken müdahale, stres ve yaşam stili yönetimi ve eş zamanlı belirtilerin iyileştirilmesi (Otto, Reilly-Harrington ve Sachs, 2003). Bilişsel davranışçı yaklaşım bipolar bozukluğa sahip bireylerde başa çıkma becerilerini geliştirmek, görüşme süresi boyunca öz-yeterlilik ve sorumluluğu pekiştirmek, psikososyal stres kaynaklarını belirleyerek bunlarla başa çıkmalarını desteklemek, bireyin bilişsel ve davranışsal güçlükleriyle ilgili stratejiler geliştirmek ve altta yatan şema ve temel inançları değiştirme konularında çalışmaktadır (Schwannauer, 2004). Bireyin içinde bulunduğu atağın gereklerine göre müdahalelerin belirlenmesi, müdahalelerin bireye bağlı olarak yeniden ve tekrar formüle edilmesi kısaca müdahalenin danışana özel olarak tasarlanması BDT’nin temel ilkesidir (Henin, Otto ve Reilly-Harrington, 2001). BDT uzun süre etkili olması ve yinelemeleri önlemesi sebebiyle ilaçlara olan uyumu da desteklemektedir (Maçkalı ve Tosun, 2011). Bipolar Bozukluğun iyileştirilmesinde BDT’nin önemli bir yeri vardır. Bipolar bozuklukta kullanılan BDT’ye dayalı uygulamalar; bireysel BDT, bilişsel davranışçı psikoeğitim, farkındalık odaklı bilişsel terapi, bilişsel davranışçı grup terapisidir (Maçkalı ve Tosun, 2011). Bu yaklaşımların işe yarayıp yaramadığını öğrenebilmek için araştırmacılar birçok araştırma yapmıştır. Yapılan araştırmalar BDT’nin bipolar bozukluğa sahip bireyler için önemli olduğunu göstermektedir. BDT, bipolar bozukluğa sahip bireylerin iyileşmesinde tüm süreci kapsayan bir etkiye sahiptir.

BDT’de çalışılan konulara bakıldığında; bozukluğun kabulü, duygudurum ve belirtilerde oluşan dalgalanmaların fark edilmesi, psikososyal stres sebeplerinin belirlenmesi, bozukluğun belirtileri ve çevreden kaynaklanan stres sebepleriyle başa çıkma stratejilerinin oluşturulması, ilaçlara uyum gibi çok geniş bir alanı kapsadığı görülür (Scott ve ark., 2006). Bu sebepten dolayı BDT’nin geniş teknik çeşitliliği, bipolar bozukluğun değişken ve karmaşık doğası için zengin alternatif müdahaleler sunmaktadır (Maçkalı ve Tosun, 2011).

Bilişsel Davranışçı Terapi ile Depresyon

Bilişsel davranışçı terapinin en önemli amaçlarından biri kişilerin kendi başlarına problemlerini çözebilmeleri ve bir daha herhangi bir desteğe ihtiyaç duymamalarıdır (Beck 2001). Bu durum göz önünde bulundurulduğunda bilişsel davranışçı terapinin yararının yalnızca görüşme süresince değil, görüşme sonrasında uzun vadeli olarak da devam etmesi beklendiğinden, birçok etkenle tetiklenebilen ve hayat boyu tekrarlama olasılığı olan depresyonun iyileştirilmesinde, ilaç kullanımının yanında önemli yere sahiptir (Gökdağ ve Sütçü, 2016). Depresyon çalışmalarında birey bilişsel davranışçı terapi sayesinde depresyonu yenebilmektedir. Beck’in bilişsel modeline göre, depresyonda olumsuz üçlü, otomatik düşünceler, sistematik hatalar ve işlevsel olmayan sayıltılar üzerinde çalışılması temeli oluşturmaktadır (Beck ve ark. 1979). Bilişsel davranışçı terapide Depresif belirtilere yönelik olarak uygulanan Kayıt tutma, ev ödevleri, olumsuz düşüncelerin tanınması, alternatif düşünce bulma, başa çıkma, problem durumun tanınması ve problem çözme, gevşeme, ve bilişsel yeniden yapılandırma gibi bazı müdahale teknikleri ile depresyona sahip bireylerde var olan kendini acımasızca eleştirme, umutsuzluk, eylemsizlik, sosyal çekingenlik ve kaçınma gibi davranışların yok edilmesi hedeflenmektedir (Öngider, 2013). Depresyona sahip bireylerle yapılan görüşmelerde bilişsel davranışçı terapi sürecinin nasıl ilerlediğine baktığımızda ise iki temel adımdan bahsedebiliriz. Terapist ve danışanın ortaklaşa oluşturduğu danışanın sorun olarak nitelendirdiği konuları içeren liste iyileşme sürecinin ilk adımıdır. Bu listeyi hazırlamak yaşanan sorunları sınıflandırmaya yardımcı olur ve bu sayede sorunlar bir düzen içerisinde görülerek daha kolay algılanır. Diğer bir adım ise danışanın seans ve görüşmelerden beklentilerinin açıkça belirlenmesidir. Danışan ile birlikte “Böyle kötü hissetmeseydim hangi günlük işleri yapmak isterdim?” sorusunun cevabı aranır. Bu soruya verilen cevaplar danışan ile çalışılacak alanı belirlemeye yardımcı olarak, iyileşmenin amacını belirleyecektir. Bu önemlidir çünkü bilişsel Davranışçı Terapi her zaman bir amaç doğrultusunda ilerler. Bilişsel davranışçı terapinin depresyon üzerinde nasıl çalıştığına baktığımızda ise, depresyonda var olan otomatik olarak en kötüyü düşünen sistemin, bilişsel davranışçı terapi teknikleri ile daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulmakta olduğunu görüyoruz (Driessen ve Hollon, 2010).

Kısaca özetlemek gerekirse, duygudurum bozuklukları üzerinde durulması gereken önemi ruhsal bozukluklardır. Uzun yıllardır insanlarda en çok görülen rahatsızlıklardan biri olan duygudurum bozukluğunun iyileşmesinde en etkili yöntemin bulunabilmesi için araştırmacılar birçok araştırmalar yapmış ve hala da yapmaya devam etmektedirler. Bu bozukluklarda ilaçların yanı sıra bilişsel davranışçı terapi çok önemli bir yere sahip olmakla birlikte tamamlayıcı bir görev görmektedir.

KAYNAKÇA

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 5. bs. Washington, DC: American Psychiatric Publishing.
Beck A.T., Rush J.A., Shaw B.F. ve ark. (1979) Cognitive Therapy of Depression. New York: Guildford Press
Beck, J. S. (2001). Bilişsel Terapi: Temel İlkeler Ve Ötesi. N. H. Şahin (Çev.). Ankara, Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
Çoruk, A. ve Akçay, R. C. (2012). Yönetim Süreçleri Açısından Yöneticilerin Duygu Yönetimi Davranışları Ölçeği. Buca Eğitim Fakültesi Dergisi, 33, 81-94.
Dent, J., Close, H. ve Ryder J. (2004). Bipolar affective disorders. Oxford Guide to Behavioral Experiments in Cognitive Therapy içinde (225-242) New York, Oxford University Press. https://doi.org/10.1093/med:psych/9780198529163.001.0001 (kitabın doi numarası)
Driessen E. ve Hollon S. D. (2010) Cognitive behavioral therapy for mood disorders: efficacy, moderators and mediators. Psychiatric Clinics of North America, 33(3), 537-55. https://doi.org/10.1016/j.psc.2010.04.005
Eaton, W. W., Martins, S. S., Nestadt, G., Bienvenu, O. J., Clarke, D. ve Alexandre, P. (2008). The burden of mental disorders. Epidemiologic Reviews, 30(1), 1-14. https://doi.org/10.1093/epirev/mxn011
Gökdağ, C. ve Sütcü, S. T. (2016). Major depresif bozukluk tedavisinde bilişsel davranışçı grup terapisinin uzun dönemdeki etkililiği: Sistematik bir gözden geçirme. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 8(1), 23-38. Erişim adresi: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/115221
Henin, A., Otto, M. W. ve Reilly-Harrington, N. A. (2001). Introducing flexibility in manualized treatments: Application of recommended strategies to the cognitive-behavioral treatment of bipolar disorder. Cognitive and Behavioral Practice, 8(4), 317-328. https://doi.org/10.1016/S1077-7229(01)80004-3
Maçkalı, Z., ve Tosun, A. (2011). Bipolar bozuklukta bilişsel davranışçı terapi. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 3(4), 571-594. (doi numarası yok)
Otto, M. W., Reilly-Harrington, N. ve Sachs, G. S. (2003). Psychoeducational and cognitive-behavioral strategies in the management of bipolar disorder. Journal of Affective Disorders, 73(1-2), 171-181. https://doi.org/10.1016/S0165-0327(01)00460-8
Öngider, N. (2013) Bilişsel Davranışçı Terapinin Boşanma Sonrasında Kadınların Depresyon, Anksiyete ve Yalnızlık Semptomlarında Etkinliği: Bir Pilot Çalışma. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi, 2(3), 147-155
Özcan, Ö. ve Gül-Çelik, G. (2017). Bilişsel Davranışçı Terapi. Türkiye Klinikleri J. Child Psychiatry-Special Topics, 3(2), 115-120. (doi numarası yok)
Rihmer Z ve Angst J. (2007). Duygudurum Bozuklukları: Epidemiyoloji. Sadock B, Sadock V. (Ed.) Sadock’s Comprehensive Text book of Psychiatry içinde. 8. Baskı. Ankara: Öncü Basımevi,1575-1582
Roth, A. ve Fonagy, P. (2005). What works for whom?: A critical review of psychotherapy research. UK, Guilford Press.
Russell, J. A. (2003). Core affect and the psychological construction of emotion. Psychological review, 110(1), 145.
Schwannauer, M. (2004). Cognitive behavioural therapy for bipolar affective disorder. Mood Disorders: A Handbook of Science and Practice içinde (259-273). England, Wiley.
Scott, J. A. N., Paykel, E., Morriss, R., Bentall, R., Kinderman, P., Johnson, T., Abbott, R. ve Hayhurst, H. (2006). Cognitive–behavioural therapy for severe and recurrent bipolar disorders: randomised controlled trial. The British Journal of Psychiatry, 188(4), 313-320. https://doi.org/10.1192/bjp.188.4.313
Soylu, T. (2017). Borderline Kişilik Bozukluğu ve Bipolar Duygudurum Bozukluklarında Erken Dönem Uyumsuz Şemaların Karşılaştırılması. (Yüksek Lisans Tezi, Arel Üniversitesi, İstanbul). Erişim adresi: https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp
Uğur, M. (2008). Duygudurum bozuklukları. Türkiye’de Sık Karşılaşılan Psikiyatrik Hastalıklar içinde. (s. 59-84) İstanbul: İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
VandenBos, G. R. (2007). APA dictionary of psychology. American Psychological Association.semprom
Yeloğlu, Ç. H. ve Hocaoğlu, Ç. (2017). Önemli bir ruh sağlığı sorunu: Bipolar bozukluk. Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Dergisi, 8(30), 41-54. https://doi.org/10.17944/mkutfd.323344
Yıldız, S. (2020). Duygudurum Bozukluklarında Çocukluk Çağı Travmalarının Bilişsel İşlevler Üzerine Etkisi. (Tıpta Uzmanlık Tezi, Osmangazi Üniversitesi, Eskişehir). Erişim adresi: https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bilişsel Davranışçı Terapi ve Duygudurum Bozuklukları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Burcu BÜGE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Burcu BÜGE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Burcu BÜGE Fotoğraf
Uzm.Psk.Burcu BÜGE
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi65 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (14) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Burcu BÜGE'nin Makaleleri
► Bilişsel Davranışçı Terapi (Bdt) Psk.Benan ŞAHİNBAŞ
► Bilişsel Davranışçı Terapi Psk.Dnş.İnci AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,445 uzman makalesi arasında 'Bilişsel Davranışçı Terapi ve Duygudurum Bozuklukları' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:04
Top