2007'den Bugüne 87,613 Tavsiye, 27,125 Uzman ve 19,366 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kadınlarda Cinsel Sorunların Psikolojik Nedenleri
MAKALE #3162 © Yazan Dr.İlhan NAZLISÖZ | Yayın Haziran 2009 | 6,756 Okuyucu
Cinsel sorunların altında organik ya da psikolojik nedenler yatmaktadır. Net bir rakam verilemese de; yüzdeye vurulduğunda, psikolojik nedenlerin diğerlerine göre çok daha sık görüldüğü terapistlerce doğrulanmaktadır. Organik nedenler arasında; bedensel hastalıklar, sürekli ilaç kullanımı, gebelik, menopoz vb. sayılabilir. Psikolojik nedenleri ise ayrıntılarıyla inceleyeceğiz.

Kadın cinselliği, değişik çağlarda, değişik toplumlarda, hep bir takım yasaklarla çevrelenmiştir. Bunun neticesinde kadınlar cinsel duygularını suçluluk dürtüleriyle bastırmayı öğrenmiştir. Baskı altına alınmış her duygu gibi bunun da bedeli günümüzde dahi kadınlarca ödenmektedir. Kadınlarda görülen cinsel sorunların başlıca psikolojik nedenleri şöyle sıralanır:

Yetiştirilme ve geleneksel kadın cinsel rolü: Kız çocukları yetiştirilirken cinsellikle ilgilenmemeleri öğretilir. Mastürbasyon yapmaları dahi istenmez. Kadınlardan beklenen yalnızca eşlerine yanıt verebilir olmalarıdır. Araştırmalara göre; kadınların çoğu ön sevişme sırasında eşlerine çok az katılmakta veya hiç katılmamakta; birleşme esnasındaysa hareketsiz kalmaktadır. Kadınlar cinsel olarak neyi uyarıcı bulduğunu söylemeye çekinir, tam uyarılmadıklarında bile birleşmeyi reddetmezler. Duygusal yakınlık daha önemli olduğu için; yakınlık duymadıkları ya da kırgın oldukları durumlarda, cinsel işlevleri daha çabuk olumsuz etkilenir. Geleneksel kadın cinsel rolünü benimsemiş bayanlarda görülen “iyi kız sendromu”; edilgenlik, yumuşak başlılık, boyun eğme ve incelikli olmakla birliktedir. Çocukluk veya gençliklerinde iyi kız olarak tanımlanan kadınların çok büyük çoğunluğunda orgazm olamama halinin görüldüğü bildirilmiştir.

Negatif beden imajı, cinsel organlardan hoşlanmama ve düşük benlik saygısı: Kendini ve cinsel organlarını beğenen, benlik algısı yüksek kadınlarda cinsel problemlere çok daha az rastlanırken; diğerlerinde orgazm olamama başta olmak üzere; cinsel ilişkiye girememe veya ağrılı cinsel ilişki gibi sorunlar daha çok görülmektedir.

Edilgenlik, çekingenlik: Evlenmemiş kadınlar cinsel isteklerini reddetmeyi ve evlendiklerinde de tüm katlanmalarının ortadan kalkmasını beklemeyi öğrenirler. Ancak bunca bastırılıp, yok saydıktan sonra erişkin bir ilişkide zorlanmaları aslında çok olağandır. İlişki sırasında hareketsiz kalma, inisiyatif almama; ilişkinin ritmini ve zamanlamasını tamamen erkeğe bırakmak demektir. Bu da erkeğin ilişkiyi kendi uyarılma düzeyine göre devam ettirip, sonlandırması ve eşinin uyarılmasını dikkate almaması anlamına gelir. Yeterli hazırlık ve uyarılma olmadan tekrarlan ilişkilerin, cinsel istek ve haz üzerinde olumsuz etkileri olabilir.

Katı dini ve ahlaki inançlar: Cinselliğin ayıp ve günah olduğuyla ilgili katı mesajlarla büyüyen kızlarda vaginismus başta olmak üzere pek çok cinsel problem çıkabilir.

Baba kız ilişkisinden kaynaklanan nedenler: Çocukluğunu babasından ayrı geçirmiş ya da babası ilgisiz, iletişim kurmayan, ihmalci yapıdaysa; bu kadınlarda orgazm olamama oranı yüksektir. Çocukluk döneminde babaya duyulan çocuksu aşkın çözülmemiş olması; bu bilinç dışı arzu ve çatışmaların neden olacağı kaygıyı önlemek için bir savunma tepkisi olarak; cinsel istek, uyarılma ve orgazm ketlenebilir. Yani kadın bunu; bir bedel ödeme olarak, kendi kendini cezalandırma olarak yaşayabilir.

Baskıcı otoriter baba: Baskın olmak için ceza uygulayan, otorite saplantılı, alkolik, psikopat yapı sergileyen, antisosyal ve obsesif kompulsif kişilikli babaların kızlarında vaginismus sıklıkla görülür.

Zayıf, güçsüz anne: Kendisini ve kızını, kocasının şiddetinden koruyamayan annelerin kızlarında vaginismus başta olmak üzere, cinsel sorunlar görülebilir.

Cinselliği değersizleştiren aşağılayan aile: Vaginismuslu kadınların, özellikle annelerinin cinselliği değersizleştirecek söz ve davranışlar sergilediği gözlemlenmektedir.

Kişilik sorunları: Depresif kişilikli kimseler genel olarak haz almaktan, mutlu olmaktan kaçınırlar. Histerionik ve borderline kişilik bozukluklarında rastgele cinsel ilişki görülse de; çoğunda uyarılma ve orgazm bozukluğu vardır. Şizoidlerde ise cinsel istek azlığı görülür.

Cinsel kimlik ve yönelim sorunları: Kendi cinsine cinsel istek duyan bazı kadınlar bu arzularını gizler, bastırır, hatta karşı cinsle ilişki kurabilirler. Ancak, karşı cinsle ilişkide istek, uyarılma ve orgazm sorunları yaşarlar. Çünkü, kişinin arzu duyduğu şeyle, yaşadığı arasında fark vardır.

Cinsel taciz ve travmalar: Cinsel travma kurbanlarında; vaginismus, cinsel tiksinti bozukluğu ve rastgele uygunsuz cinsel ilişkiler kurma durumları görülebilir. Tacizcinin yakınlık durumu,olayın rıza veya şiddet kullanılarak gerçekleşmesi, tekrarlanma sıklığına bağlı olarak rahatsızlığın boyutu değişebilir.

Cinsel fobi ve kaçınmalar: Bazen isteksizlik, cinsel ilişkinin bazı yönlerinden kaçınıldığı için ortaya çıkabilir. Mesela; meninin kokusu veya bulaşmasından tiksinen kadın ilişkiyi istemeyebilir.

Maskelenmiş cinsel sapkınlıklar: Bastırılmış teşhircilik, röntgencilik, fetişizm, cinsel sadizm veya mazoşizm vb. sapkınlıklar, cinsel isteksizliğe sebep olurlar. Esasen bu tür arzular kabul edilmeyip, kendine yakıştırılamadığı için sorun ortaya çıkar. Bu kişilerin arzularını fark etmeleri; eşleri kabul ediyorsa cinsel yaşantılarına katmaları; ya değilse tedaviyle bu duygudan kurtulmaları gerekir.

Evlilik çatışmaları zayıf iletişim ve eşe ilgi kaybı: Ciddi evlilik uyuşmazlıkları yaşayan çiftlerde cinsel terapiden önce evlilik terapileri önerilmelidir. Bu sorunlar çözüldüğünde, cinsel problemler kendiliğinden düzelmektedir.

Eşin cinsel beceri eksikliği: Kocanın cinsel ilişki esnasındaki uygun olmayan tutumları, kadının uyarılmasını ve haz almasını engelleyebilir.

Pasif, bağımlı eş: Araştırmacılar vaginismuslu eşlerinin pasif, bağımlı, aşırı düşünceli ve eşleriyle bilinç dışı bir anlaşma içinde, cinsel birleşmeden kaçınan kişiler olduğunu belirtir. Bu kocalar genellikle sevişme sırasında eşleri korktuğunda eşlerini uyarmaya devam etmek, cinsel ilişkiye hazırlamak yerine ketlenmekte ve ilişkiyi sürdürememektedir. İlk başarısızlıktan sonra ilişki denemeleri bir süre daha devam etse de 6-12 ay sonunda bırakılır. Çocuk sahibi olma isteği ortaya çıkınca tedavi yeniden düşünülür.

Eşte cinsel işlev bozukluğunun bulunması: Erken boşalması olan bir erkeğin karısında orgazm sorunu görülmesi doğaldır. Tekrarlayan hayal kırıklıkları zamanla her ikinde de cinsel uyarılma ve isteksizlik problemleri ortaya çıkmasına neden olur.

Gebelik korkusu: Kendini genç kız olarak algılamaktan vazgeçmek istemeyen, anneliğin sorumluluğuna hazır olmayan yada doğum yapmaktan korkan kadınlar ilişkiden kaçınır veya cinsel isteğini ketleyebilir.

Psikiyatrik rahatsızlıklar: Cinsel isteği azaltan psikiyatrik sorunlar; depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, panik bozukluk, şizofreni gibi psikotik bozukluklar vb. İstek azlığı kullanılan, ilaçla alakalıysa önce ilaç değiştirilir. Hastalık iyileştiği halde isteksizlik geçmiyorsa cinsel terapi önerilir.

Stres ve üzüntü kaynağı olan yaşam olayları: Yas, ekonomik krizler, bir yakının hastalığı vb. olaylar cinsel isteği etkiler.

Yaşla veya çekicilikle ilgili olumsuz duygular: Bireyin yaşlanmaya tepkisi, kilo alımı, yaşla oluşan bedensel değişikler , kadının cazibesini yitirdiğiyle ilgili düşüncelere neden olup sekse ilgiyi azaltabilir.

Gerçek dışı beklentiler: Bazı kadınların hayal kırıklığı beklentilerinin gerçekçi olmamasındandır. Özellikle medyadan etkilenip; mesela orgazmın zevkten çıldırmak gibi bir şey olduğunu sanıp, bunu yaşamayınca küskünlük ve hayal kırıklığı hisseden kadın, cinsel ilişkiden kaçınabilir.

Hamilelik, doğum: Hamilelikte cinsel ilişkinin zararlı olacağına dair yersiz bir inanç mevcuttur. Doğumdan sonra da, yeni rollerine uyum, sorumluluk ve iş yüklerinin artması cinsel isteksizlik yaratmaktadır.

Aldatılma veya eşin sadakatinden kuşkulanma: Aldatılma veya kuşkusu cinsel istek ve uyarılmayı azaltır. Kadınlar güvene çok önem verirler ve kendilerini güvenle bırakmadıkları müddetçe uyarılma ve orgazmı yaşayamayacaklardır.

Kızlık zarını yitirme korkusu: Bekaretin önemli olduğu toplumlarda kadın evlendiğinde dahi ‘değerli’ kızlık zarını kaybetmeyi istemeyebilir.

Kısıtlı ön sevişme: Kadın cinselliğinde ön sevişmenin yeri tartışılmazdır. Ön sevişmenin yeterliliği eşler arasındaki uyumla artar.

Tecrübesizlik: Bir çok kadın ilk cinsel tecrübesini evlendikten sonra yaşar. Nasıl haz alacaklarını, nelerden hoşlandıklarını bilmedikleri için kontrolü eşlerine bırakırlar. Bu yüzden de kendi cinselliklerini öğrenmeleri vakit alır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kadınlarda Cinsel Sorunların Psikolojik Nedenleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.İlhan NAZLISÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.İlhan NAZLISÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlhan NAZLISÖZ Fotoğraf
Dr.İlhan NAZLISÖZ
Muğla
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi29 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.İlhan NAZLISÖZ'ün Makaleleri
► Erkeklerde Cinsel Sorunların Nedenleri Prof.Dr.Doğan ŞAHİN
► Kadınlarda Cinsel İsteksizlik Dr.Sevilay ZORLU
► Obezitenin Psikolojik Nedenleri Dr.Aslı AKTÜMEN BİLGİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,366 uzman makalesi arasında 'Kadınlarda Cinsel Sorunların Psikolojik Nedenleri' başlığıyla benzeşen toplam 89 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Gebelikte Düşler Kasım 2010
► Davranış Bozuklukları Ağustos 2009
► Ölüm Seromonisi Şubat 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:24
Top