2007'den Bugüne 92,482 Tavsiye, 28,239 Uzman ve 19,999 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Gribal Enfeksiyonlarda Beslenme
MAKALE #3796 © Yazan Dyt.Yeşim İŞGÜZAR | Yayın Kasım 2009 | 7,323 Okuyucu
GRİBAL ENFEKSİYONLARDA BESLENME

Günümüzün gözde ve tartışmalı konularından olan grip ve gribal enfeksiyonlardan korunmak için beslenmemize ne derece dikkat etmemiz ve nasıl beslenmemiz gerektiğine dikkat çekilmesi gerektiğini düşünmekteyim. Grip bir virüs hastalığıdır ve influenza adlı virüsün solunum yoluyla vücuda girmesiyle oluşur. İnfluenza virüsü sürekli olarak yapısını değiştirmekle birlikte solunum yoluyla kolay ve hızlı bulaşır. Başlangıç belirtileri yüksek ateş(39° civarı), şiddetli kas ve eklem ağrıları, titreme , baş ağrısı ve kuru öksürüktür. Yaklaşık bir hafta içinde hastalığın belirtileri azalarak kaybolur. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta; özellikle çocuklarda , yaşlılarda , kalp hastalığı, akciğer hastalığı, diyabet gibi kronik hastalığı olan bireylerde çok daha ağır seyredebilmesidir.
Hastalıktan korunmak ve hastalık durumunda da tedavi süresini minimuma indirmek için çeşitli tedbirlerin yanında kişinin beslenmesine de çok önem vermesi gerekmektedir. Yetersiz ve dengesiz beslenme vücut direncini azalttığından enfeksiyona yakalanma riski artmakta ve hastalıklar ağır seyredebilmektedir.
Dengeli ve yeterli bir beslenme bu hastalığa karşı direnç ve iyileşmede birincil önem taşımaktadır.
Gribal enfeksiyonlardan korunmak ve enfeksiyon durumunu çabuk atlatabilmek için dikkat edilmesi gereken besin ve besin ögelerini şöyle sıralanabilir:

- C VİTAMİNİ: C vitamini immün sistemin tetikçilerinden biridir. Ancak C vitamininin vücudu enfeksiyon ve bakteri toksinlerinden koruduğu yolundaki gözlemler açıklığa kavuşmamıştır. Enfeksiyon durumunda, mikroorganizmaların yıkımı ve bakterileri öldüren ögeleri korumak için kullanıldığından vücut doku ve sıvılarındaki C vitamini miktarı azaltmaktadır. Enfeksiyon sırasında yeterli düzeyde alımının makrofaj gücünü arttırdığı ve bakteri öldürücü komponent etkinliğini arttırdığı bilinmektedir. Unutulmaması gereken C vitamininin vücut tarafından üretilemeyen suda çözünür olduğu ve günlük diyetimizdeki besinlerle alınması gereken elzem mikrobesinlerdendir. yapılan çalışmalarda c vitamininin sağlıklı hücre gelişimini teşvik etmekte ve anlamlı bioflavanoid , karetenoid içeriği sayesinde bağışıklık sistemini aktif hale getirerek hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde büyük önem taşıdığı belirtilmektedir.Aynı zamanda yeterli c vitamini alınımı vücutta bağışıklıkta görev yapan çinko emilimini de arttırmaktadır. Bu sebeple günlük olarak önerilen c vitamini alım miktarı:
ÇOCUKLARDA(1-3 YAŞ): 15 mg
ERKEKLERDE( 14-18 YAŞ): 75 mg
ERKEKLERDE(19-70+ YAŞ): 90 mg
KADINLARDA 14-18 YAŞ: 65 mg
KADINLARDA 14-70+ YAŞ: 75 mg
GEBELERDE: 19-50 YAŞ: 85 mg
EMZİKLİLİK DÖNEMİNDE: 19-50 yaş: 120 mg olmalıdır.
Kuşburnu,yeşil yapraklı besinler, domates,patates, lahana, turunçgiller, çilek, kivi , üzüm gibi C vitamininden yüksek besinleri diyete eklemek günlük C vitamini ihtiyacımızı karşılayacaktır iyi kaynaklarıdır.

- ÇİNKO: çinko, vücutta radyasyon ve kimyasal oksidantlara karşı hücreyi koruyan süperoksit dismutaz adlı enzim yapısına katılarak vücudun bağışıklık sistemini destekleyen ve T hücre sayısını arttıran önemli vitaminlerdendir.
Günlük önerilen miktarı:
0-6 AY:3 mg
1-10 YAŞ: 10 mg
YETİŞKİNLERDE:15 mg( Kabul edilebilir en üst düzey: 40 mg)
GEBELERDE: Ek olarak 15 mg
EMZİKLİLERDE: Ek olarak 10 mg
Hayvansal kaynaklarda çinko emilimi bitkisel kaynaklardan fazla olduğu için et , kabuklu deniz ürünleri, kurubaklagil, set kabuklu meyveler ve peynir başlıca kaynakları arasında yer almaktadır..

-YÜKSEK KARBONHİDRAT:(glikoz, fruktoz, sükroz, nişasta): Nötrofiller, enfeksiyonlara karşı konağın ilk savunma hattını teşkil ederler ve bu durumda çok önemli rol oynarlar. Bunlar mikroorganizmanın giriş yerinde birikerek etkili fagositik aktivite gösterirler ve enfeksiyonun ilerlemesini durdururlar. Yetersiz fagositoz ise, kontrol edilemeyen bakteriyel çoğalmaya ve şiddetli enfeksiyona sebep olurlar. Yapılan çalışmalarda gerekenden fazla miktarda karbonhidrat tüketimi nötrofil aktivitesinin azaltarak bağışıklıkta negatif etki göstermektedir. Bu sebeple yüksek karbonhidrat tüketiminden uzak durmak gerekmektedir.

- A VİTAMİNİ: İçeriğindeki yüksek beta karotenoid içeriği sayesinde antioksidan rol oynayarak karsinojenezisde etkin olan reaktif oksijeni tutarak hücreyi kanser ve inflamasyonlardan koruma özelliğine sahiptir.
Günlük olarak alınması önerilen miktarı:
0-1 yaş: 1500 IU
1- 10 YAŞ: 2000- 3000 IU
YETİŞKİN: 5000 IU (maksimum düzey:1700 mcg)
GEBELER: 1000 IU EK
EMZİKLİ: 300 IU EK miktarlarındadır.
A vitamini kaynakları,karaciğer, balık, süt, yumurta sarsı, tereyağ, ıspanak, havuç, kayısı, domates ve yeşil yapraklı sebzelerdir.

- E VİTAMİNİ: Yüksek antioksidan içeriği sayesinde selenyumla birlikte bağışıklık sisteminin fonksiyonun artmasında görev almaktadır. Vücutta meydana gelen serbest radikallere karşı koyarak vücudu enfeksiyonlardan ve zararlı mikroorganizma toksinlerinden korur.
Günlük alınması gerekli miktarlar:
0-6 AY : 3 mg
1-10 YAŞ: 4-7 mg
ERKEKLERDE: 10 mg
KADINLARDA: 7 mg
Kaynakları arasında özellikle bitkisel yağlar, tahıl taneleri, yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagiller yer almaktadır.

-SU VE KAFEİNLİ İÇECEKLER: Kafein diüretik özelliği sebebiyle enfeksiyon sırasında vücudun ihtiyacı olan suyun atımını arttırarak dehidratasyona sebep olabileceğinden grip sırasında kafein tüketimini azaltmak bunun yerine doğal bitkisel içecekleri tercih etmek daha doğru olacaktır. Ayrıca enfeksiyon durumunda vücudun fazla su kaybını takviye edebilmek için su tüketimi arttırılmalıdır.

- LİZİN: Proteinlerde bulunan 20 aminoasitten biridir ve vücut için elzemdir.Besinler yoluyla alınması gereklidir ve günlük lizin ihtiyacı 12 mg/kg arasındadır. Lizinin birçok fonksiyonlarından birisi de vücut bağışıklık sisteminde görevli antikor sentezinde önemli role sahip olmasıdır.Bu sebeple yeterli düzeyde lizin kaynaklarını diyete eklemek gerekmektedir.
Süt ve süt ürünleri, kurubaklagiller, sert kabuklu meyveler, yeşil yaprakları sebzeleri diyetimizde bulundurmak yeterli lizin ihtiyacının karşılanmasını sağlayacaktır.

-BİTKİSEL DESTEK: Enfeksiyonlara karşı beslenmemizde yer vermemiz gereken doğal aromatik besinler vardır. Bu bitkilerin içerdikleri koruyucu faktörler enfeksiyona karşı vücudu dirençli hale getirmektedirler.
*EKİNEZYA: İnsan vücudunda bulunan ve bağışıklık sisteminin virüs ve bakterilere karşı savaşma mekanizmalarını harekete geçirmekten sorumlu properdin adlı kimyasalın düzeyini arttırmaktadır. Ancak gribal enfeksiyonlara karşı tabiî ki tek başına etkili değildir; yardımcı etkisi vardır.
*SARIMSAK: Bileşimindeki allisin vücutta doğal bir antibiyotik etkisi göstermektedir. Diyete sarımsak eklemek enfeksiyonlardan korunmada destekleyicidir.
* ZENCEFİL: Bileşiminde bulunan sesquiterpenler, gingeroller gibi kimyasallar sayesinde vücuttaki virüslere karşı büyük üstünlük sağladığı belirtilmektedir. Zencefil çayı diyette yer alması gereken doğal besinlerdendir.
* MEYANKÖKÜ: Vücudun orjinal antiviral unsurları olan interferonların serbest bırakılmasını sağlayan , antiviral bileşikleri içermektedir. Bu sebeple diyette belli düzeyde yer alması enfeksiyona karşı direnci arttırmaktadır.


Sonuç olarak gribal enfeksiyonlara karşı en iyi korunma yöntemlerinden birinin yeterli ve dengeli beslenme olduğu unutulmamalıdır. Diyet kişinin günlük ihtiyacı olan enerji gereksinmesi göz önüne alınarak mikro ve makrobesinlere dengeli bir biçimde dağıtılmalı, vücut bağışıklık sistemi için gerekli elzem ögelerin yeterli düzeylerde diyete eklenmesi sağlanmalıdır.. Bu düzeyin sağlanabilmesi için kişi yeterince beslenmiyorsa, doktor gözetimi altında diyetinin yanı sıra preperatlarla takviye yaparak kendisini enfeksiyonlara karşı dirençli hale getirmelidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Gribal Enfeksiyonlarda Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Yeşim İŞGÜZAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Yeşim İŞGÜZAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Yeşim İŞGÜZAR'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,999 uzman makalesi arasında 'Gribal Enfeksiyonlarda Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Gdo ve Gdo Kasım 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:54
Top