2007'den Bugüne 92,543 Tavsiye, 28,255 Uzman ve 20,012 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocuk ve Bağlanma
YAZI #3131 © Yazan Uzm.Psk.Nur ÖZTÜRK | Yayın Kasım 2016
Bebeklik dönemi olarak tanımlanan 0-2 yaş arası, çocuğun, fiziksel, zihinsel ve duygusal yönden en hızlı geliştiği dönemdir. Bu dönemde bebek, ebeveynleri ya da bakım veren kişi ile arasında oluşturduğu bağ ile hayata tutunur. Bakım veren kişi ile kurduğu ilişki bebeğin zihinsel ve duygusal gelişimi açısından son derece önemlidir. Bağlanma kavramını; bebeklerin ebeveynleri ya da bakım veren kişi ile kurduğu, duygusal olarak olumlu ve yardım edici bir ilişki şeklinde kabaca açıklayabiliriz.

Bağlanma kavramı doğumdan sonra ortaya çıkmış gibi algılansa da aslında anne ve babanın bebek sahibi olmak istemesiyle başlar. Bebeğin varlığını sürdürmesi, kişiliğini oluşturabilmesi için gerekli ortam anne karnında oluşmaya başlar. Doğumdan sonra annenin bebeği emzirmesi ile bebeğin süt kokusunu alarak ve anneye temas ederek karşılıklı huzur ve mutluluğun sağlanması bağlanma açısından olumlu bir başlanğıçtır.

Psikoloji literatüründe bağlanma kavramını inceleyen terapist Bowlby’e göre anne ve çocuk arasında kurulan güvenli bir bağlanma ilişkisi çocuğa, sağlıklı psikolojik gelişim olanağı sağlar. Bağlanma kavramının üç temel işlevi çocuk açısından önemlidir. Bunlar; çocuğun dünyayı keşfederken geri dönülebilecek güvenli bir limanın var olduğunu bilmesi, fiziksel gereksinimlerinin karşılanabilmesi ve hayata dair bir güvenlik duygusunu geliştirebilmesi için ebeveynleri tarafından desteklenmesi şeklinde sıralanabilir. Bu üç temel işlev yeterli düzeyde karşılanamadığı takdirde, çocukta oluşan özbenlik algısıyla bağlantılı olarak psikolojik hasarlara yol açabileceğini söyleyebiliriz.

Günlük hayatımızda sık sık karşılaştığımız manzaralardan biri olan çocuğun anneden ayrıldığı zamanki huzursuzluğunu düşünelim. Annenin çocuğu bırakıp birkaç saatliğine uzaklaşması çocuğa terk edilmişlik hissi yaşatabilir ve bunu sonucu olarak çocuk huzursuz davranabilir. Fakat annenin geri dönmesi ile bebek neşelenir ve olumlu davranışlar sergilemeye başlar. Bu yaşanılan olayı güvenli bağlanma kavramı ile incelediğimizde bu sonuca varabiliriz. Çocuğun anne ile kurduğu ilişkide anne çocuğu rahatlatma, koruma ve ihtiyacını karşılamak için her zaman orada olacağı hissini verdiği için çocuk anneyi mutlu karşılar ve olumlu davranışlar sergiler. Tam tersi olan güvensiz bağlanma açısından baktığımızda ise anne geri dönse bile çocuğun huzursuzluğunu hafiflemez ve çocuk sakinleşmede güçlük yaşar. Bunun sebebi olarak ise çocuğun anneye ihtiyacı olduğu zamandaki anneye ulaşamamasından kaynaklı olabilmektir. Örneğin; çocuk anneden onu kucağına almasını talep ettiğinde, annenin devamlı ertelemesi, bu duruma sebep olabilir.

Güvensiz bağlanma ile gelişimini tamamlayan çocuk, güvensiz bağlanma ile ilişkilerini sürdürmeye devam edebilirler. Bu çocuklar kurdukları ilişkilerde aşırı bağlanma davranışı sergileyebilirler. Bu bağlanma davranışını sürdürebilmek için de kontrol duyguları ve davranışları aktif olabilir. Başka bir yapı olarak güvensiz bağlanma ile büyüyen çocukların başkaları ile ilişkilerinde tedirginliklere rastlanabilir. Örneğin; bu kişiler romantik ilişkilerinde duygularının karşılıklı olmadığı düşüncesi içerisine girerek ilişkilerinde sıkça soğuk ve uzak davranışları nedeni ile ayrılıklar yaşarlar. Ayrıca bu kişiler çocuk sahibi olduklarında da başkalarına bağlı olma ihtiyaçlarını zaman zaman çocukları ile karşılarlar. Yani çocuk değil de anne çocuktan ayrılamadığı için ilişkide bağlanma görülür. Çocuğun ayrışmasına dayanamayan anne, çocuğun hayatını ve davranışlarını her alanda kontrol ederek çocuğu yanında tutmaya çalışabilir.

Ebeveyn ve çocuk arasındaki bağlanmanın sağlıklı bir şekilde sağlanabilmesi için;

Bebeğe, sadece ihtiyacı olduğunda ya da ağladığı zamanlarda değil, oynamak amacıyla da talebi olmadan da ilgi gösterilmelidir.

Bebeğin bakımı ile sadece anne değil, diğer aile üyeleri de ilgilenmelidir. Bu sayede bebek diğer aile üyeleri ile de bir bağ kurar, annede tek başına olmadığını anlayarak kaygısını hafifletir, kendini güvende hisseder.

Bebeğin bakımı konusunda babaya da görevler düşmektedir. Anneler, babalara da şans vererek onları cesaretlendirmelidir.

Bebekle vakit geçiren ebeveynler çocuğun, mimiklerinden, davranışlarından ve çıkardığı seslerden onları anlamaya başlarlar. Anlaşıldığını hisseden bebeğin özgüven duygusu gelişerek, mutlu, huzurlu ve güvenli bir yetişkin için olabilmesi ilk adımlar atılmış olunur.

Bebeğinize temas etmeniz, ona söylediğiniz sözlerden daha anlamlı olacaktır. Çocuğunuza sık sık sarılmak ona kendini iyi hissetirecek, hemde sizin varlığınızı hissetmesini sağlayacaktır.

Çocuğunuzu sevin bunu ona hissettirin. Unutmayın ki geçirdiğiniz zamanlı değerli hale getiren sizlersiniz. Çocuklarınıza vereceğiniz en büyük hediye onlarla vakit geçirmeniz ve onları sevdiğinizi göstermeniz olduğunu her zaman hatırlayın.

Uzman Psikolog Nur ÖZTÜRK
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nur ÖZTÜRK Fotoğraf
Uzm.Psk.Nur ÖZTÜRK
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi26 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Nur ÖZTÜRK'ün Yazıları
► Anne Çocuk ve Bağlanma Sorunları Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,012 uzman makalesi arasında 'Çocuk ve Bağlanma' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Çocuk İstismarı Kasım 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:15
Top