2007'den Bugüne 86,878 Tavsiye, 26,965 Uzman ve 19,242 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Zihinsel Engelli Bireylerde Cinsel Gelişim ve Cinsel Eğitim
MAKALE #10043 © Yazan Uzm.Psk.Büke TUNCEL | Yayın Aralık 2012 | 12,067 Okuyucu
ENGELLİ BİREYLERDE CİNSEL GELİŞİM VE CİNSEL EĞİTİM

CİNSİYET, CİNSELLİK, CİNSEL GELİŞİM


Biyolojik özelliklerimizi temel aldığımızda erkek ya da dişi olarak belirlenen bir cinsiyetimiz vardır. Cinsellik ise bu biyolojik yapı üzerine eklenen sosyolojik, psikolojik ve felsefi boyutları da içeren daha geniş bir tanımlamadır. Doğum öncesinden ölüme kadar duyguları, düşünceleri, inançları, davranışları ve yaşantıları içeren gelişimsel bir süreçtir. Belirli bir yaşam döneminde beklenen cinsel duygular, inançlar ve davranışlar o yaşa uygun cinsel gelişimi belirler.


Engelli çocuklarda cinsel gelişimin normal gelişim gösteren çocuklarla aynı sırayı izlediği ancak zihinsel gelişim düzeyine bağlı olarak daha yavaş ve geriden takip ettikleri görülür. Zihinsel engelli bireylerde cinsel gelişim incelenirken takvim yaşları değil, bireylerin gelişim düzeyleri dikkate alınmalıdır.

(YAKLAŞIK) YAŞLARA GÖRE CİNSEL GELİŞİM

0 – 1 . 5 yaş:
Bu dönemde bebeklerde görülen davranışlar arasında emme, ısırma ve çiğneme gibi davranışlar vardır. Yani bebeğin dış dünyayla kurduğu ilk iletişim, annesi ile, ağız yoluyla olmaktadır. Bebek annesinin memesini emerken hem doyduğu için bir hoşnutluk duygusu yaşamakta, hem de annesi ile iletişime geçmekte, annesinin sevgi sözcükleri ve dokunuşlarıyla güven duygusunu hissetmektedir. Bu safhada annenin ya da bebeğe bakan kişinin bakım tarzı bebekte temel güven duygusu yaratması açısından çok önemlidir. Bu bakım tarzının sürekli, tutarlı ve aynı olması gereklidir. Süreklidir; bu ilişki sık sık değişmemektedir. Tutarlıdır; toplumun gelenekleri ve olanaklarıyla çelişmemektedir ve aynıdır; bakımı veren kişi değişmemektedir. İşte anne-çocuk ilişkisindeki bu süreklilik, tutarlılık ve aynılık çocukta “TEMEL GÜVEN DUYGUSU” nun özünü oluşturur. Bu temel güve duygusu oluştuğunda bebek, artık annesi her odadan çıktığında ağlamamakta, geri geleceğini bilmektedir. İleriki yıllarda ise bu temel güven duygusu, kişinin kişilik gelişimini büyük ölçüde etkileyecektir.

Anne ile bebek arasında sürekli, tutarlı ve aynı türde bir ilişki kurulamazsa, bebek güven duygusu yerine güvensizlik yaşayacaktır. Bu da kişinin ileriki yaşantısında bağımlı kişilik geliştirme, sürekli alma isteği, ağızla ilgili olumsuz alışkanlıklar ( parmak emme, tırnak yeme, sigara tiryakiliği) yaşamasında etkili olacaktır.

Bu dönemi engelli çocuklar nasıl yaşarlar? Bu dönemde emme, ısırma ve çiğneme davranışları çok gecikebilmekte ya da hiç görülmeyebilmektedir. Bunlar da az önce bahsettiğimiz anne ile iletişim kurmadan dolayı gelişen hoşnutluk duygusunun yaşanmasını engeller. Dolayısıyla bu çocuklarda temel güven duygusundan bahsetmek güçtür.

1.5 – 3 yaş:


Birinci yaşın sonuna doğru çocuğun kas, hareket ve zihinsel yetenekleri gelişir. Bu gelişim çocuğun konuşmasını, isteklerini ifade edebilmesini, kendi kendine yürümesini, koşmasını, tuvalet kontrolünü sağlamasını da beraberinde getirir. Tuvalet kontrolünü sağlaması, çocuğun çişini ve kakasını artık isteğe bağlı olarak yapabilmesi demektir. Yani çocuk isterse kakasını tutabilir, isterse bırakabilir. Böylece birbirine karşıt iki eğilim ortaya çıkar; istemek istememek- yapmak yapmamak. İşte birbirine karşıt iki eğilim karşısında seçim yapabilme gücü özerklik duygusunun temelini oluşturur. Bu dönemde doğru tuvalet eğitimi alan çocuklar ( anlayışlı, baskıcı olmayan ) ilerde işbirliği yapmaya yatkın olmak ve girişimci olmak yönünde gelişirler. Bu dönemde aşırı titiz, baskıcı davranan aileler çocuklarının zamanla kakasını ya tuttuğunu, bırakmak istemediğini ya da öfke ile olur olmaz zamanlarda yaptığını gözlemleyebilir. Tüm bunlar ilerki yıllarda çocuğun kakasını tuttuğu gibi nesneleri, parayı, sevgiyi tutmalarına; cimri, tutucu ve inatçı bir hal içinde olmalarına ya da tam tersine savurgan bir tutum sergilemelerine zemin hazırlayabilir.

Bu dönemde bazı engelli çocukların kas gelişimlerinin yaşıtlarına göre daha geriden gelmeleri de göz önünde bulundurularak bu dönem içine çok daha geç girdikleri söylenebilir. Bu döneme zaten geç giren çocuklar aileleri için de zorluklar yaratabilir ve anlayışlılık, baskıcı olmamak konusunda aileler çok da denetimli olmayabilirler. Bu da çocukların inatçılıklarını güdülerken, girişimciliklerini engeller.

3 – 6 yaş.


Çocuk üç dört yaşlarında beden ve kişilik bakımından hızla gelişmeye devam etmektedir. Çocuk artık konuşmaya başlamıştır. Çocuk gelişirken çevresinde birçok nesne ile karşılaşmakta ve bunları merak etmektedir. Çocuk nesnelerin isimlerini, renklerini, insanların nasıl var olduğunu,dini konuları ve cinselliği merak eder. Bu dönemde çocuklarda gözlenen cinsel organlarla oynama, cinsellikle ilgili sorular sorma gibi davranışların kaynağı meraktır. Çocuğun bu sorularına açık, net, yaş ve zeka düzeyine uygun ve gerçek terimler kullanılarak gerçek cevaplar verilmelidir. Aksi takdirde çocuk bu cevapları başka kaynaklardan yanlış şekillerde öğrenebilir. Çocuk cinsel organına dokunduğunda eline vurup ‘ Çok ayıp, bir daha görmeyeceğim’ gibi davranış ve söylemler, alaylı cevaplar çocuğun merakının pekişmesine, davranışını yinelemesine sebep olacak ancak bunu yasak konduğu için suçluluk duygusu içinde yapmasına sebep olacaktır. Bu da çocuğun ileriki yaşantısında suçluluk ve bastırılmış cinselliğe yol açacaktır.

Bu dönemde kızların sıklıkla makyaj yapmaya ve annelerinin kıyafetlerini giymeye; erkeklerin ise kravat takma , traş olma gibi taklidi davranışları vardır. Tüm bunlar çocukların cinsel kimlik gelişimlerinin bir parçasıdır. Okul öncesi çağlarda doktorculuk, mastürbasyon, sakin yerlerde birbirini inceleme, küfür, karşı cinse özgü tavır ve davranış sergileme gibi meraka dayalı davranışlar gözlenebilir. Bu aşamaları suçluluk duymadan geçen çocuk cinsel kimliğini geliştirmede, özdeşim kurmada ve kendine göre bir ahlak anlayışı geliştirmede olumlu davranışlar içinde olacaktır.

Engelli çocuklarda kendini ifade etmede problemlere sıklıkla rastlanması bu dönemdeki merakın da bastırılmasına sebep olur. Ancak cinsel meraklar, güdülenmeler, cinsel organlara dokunuş ve mastürbasyon keşfedilebilir.

4) 6 – 11 yaş :

Çocuk, artık hayatında bir dönüm noktası olan okul çağına girilmiştir. Akademik çalışmalar, arkadaşlık ilişkileri ön plana çıkmış ve cinselliğe merak azalmıştır. Bu evrede çocuklar, anne-babası ile özdeşim kurmakla birlikte öğretmenlerini de özdeşleşmek için seçebilirler. Bu dönemin sonlarında çocuk gerçek özdeşleşme nesnesini (anne ya da baba) bulmuştur ve ergenlik çağına girmek üzeredir.

ERGENLİK DÖNEMİ


Bu dönemde kızların ve erkeklerin vücutlarında çok hızlı fiziksel değişimler olur. Bumları anlamaya çalışırken, edinmek zorunda bırakılan amaçlar, meslek seçimleri gençleri kimlik arayışına götürür. Kimlik arayışı her zaman karmaşalı olmak zorunda değildir. Bu sürecin bunalımlı geçmesini aza indirmek için ailenin gence ergenlikle ilgili hazırlayıcı bilgiler vermesi önemlidir.



CİNSEL EĞİTİM


Cinsel eğitim, cinsiyetine uygun rolleri kabul etmesine, kendi cinsi ile karşı cinsin özelliklerini anlamasına, kendi cinsiyle ilgili özelliklerle bir bütünlük içinde yaşamasına yardımcı olmak amacıyla verilen bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarıdır.


ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

Cinsel eğitim verilirken temizliğin, bakımın gizlilik içinde yapılması gerektiği bilgisinin verilmesi önemlidir.

Temizlik
Menstural bakım becerileri
Cinsel taciz

Kız ve erkek çocuklarda,


Temizlik

Boşaltım sonrası temizlik : hijyen önemlidir.
Tüylerin alınması : acısız, tehlikesiz ve hijyenik bir yöntem bulunmalıdır.
Genel temizlik

Kız çocuklarda,


Menstural (adet dönemi) Bakım Becerileri

a) Mensturasyon öncesi hazırlık
i. Maket üzerinde hazırlık ii. Kendi üzerinde hazırlık

b) Mensturasyon dönemi eğitimi
i. ped değiştirme zamanının öğretimi
ii. Farklı zamanlarda kullanacağı pedlerin kullanımı
iii. dönem sonu ve sonrası uyarlamalar

Bu beceriler de , tıpkı diş fırçalama becerisi gibi , beceri basamaklarına ayrılarak yapılır.


Kız ve erkek çocuklarda,


CİNSEL İSTİSMAR


Cinsel istismar, erişkin birisinin kendisinin ya da bir başkasının cinsel uyarımı için çocuğu kullanmasıdır.
Çocuklukta cinsel istismar sıktır.
İstismara uğrayan çocukların %80’i bildikleri birisi tarafından (öz veya üvey baba, amca,dayı) istismara uğrar.
İstismarcılar her zaman şüphe uyandırmayabilirler.
Çocuklar bu konuda yalan söylemezler, çocuğun dedikleri dikkate alınmalıdır.

Cinsel istismara uğrayan çocuklarda;

Cinsellikle ilgili her şeyden kaçınma ya da aşırı ilgi,
Uyku sorunları ve gece kabusları,
Depresyon ya da ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaşma,
Baştan çıkarıcı davranışlarda bulunma,
Okulu reddetme,
Suçluluk ya da davranış bozukluğu,
Olağan dışı saldırganlık,
İntihar davranışı görülebilir.

Çocuğu cinsel istismardan nasıl koruyabiliriz?


İyi / Kötü Dokunuş:

Çocuğa iyi ve kötü dokunuş arasındaki fark öğretilmelidir. Çocuğa eğer herhangi birisi bedenine dokunarak onu rahatsız ederse ‘ hayır’ demesi gerektiği ve haber vermesi gerektiği öğretilmelidir.
Çocuğa cinsel istismarı anlatabileceği güvenilir bir aile ortamı yaratılmalıdır.
Çocukların arkadaşları, arkadaşlarının aileleri ve öğretmenleri iyi tanınmalıdır.
İzin almadan kimsenin arabasına binmemesi gerektiği öğretilmelidir.
Daire çizimi: (circles concept) Özellikle down sendromlu ve otistik çocuklarda uygulanan bu yöntemde; çizilen renkli daireler, kişiler arası ilişkiler ve fiziksel yakınlık derecelerini temsil eder.
Kilitli banyo- gizlilik
Çocuğa, bakımını ‘gizli’ bir yerde yapması gerektiği bunun özel olduğu öğretilmelidir.

EĞER ÇOCUĞUN CİNSEL TACİZE UĞRADIĞINI DÜŞÜNÜYORSANIZ,


Tacizden şüphelenildiği anda tıbbi müdahale için hastaneye götürülmelidir. fark edilmeyen iç kanama, hayati tehlike olabilir.
Çocuğun yanlış bir şey yapmadığı konusunda güvence verilmelidir.
Çocuğa yaşadıklarını anlatmasını ancak olmayan şeylerden bahsetmemesini söylenmelidir.
Anlatması için güven verilmelidir.

YURDIŞINDAKİ EĞİTİMLER


İlaç uygulaması
hormonların baskılanması
sakinleştirici verilmesi

Ağır zihinsel engelli bazı çocuklarda ülkemizde de uygulanmaktadır.


Karşı cinsle ilişkiyi sağlamak

yasal yapı
toplumsal (ahlaki, dini değerler)
Yurtdışında bu uygulama yapılandırılmış şekillerde uygulanırken, ülkemizde bir defa geneleve götürmek gibi durumlar görülmektedir ancak burada da gencin sonra düşeceği boşluk duygusu göz ardı edilmektedir.

Mastürbasyon

Yanlış inanışlar
Gizlilik
Toplum içinde bu davranıştan kaçınılması gerekliliği, gizlilik sınırlarının öğretilmesi gerekmektedir.

Mastürbasyon, bireyin akademik- sosyal hayatını yaşamasına engel oluyorsa ancak o zaman zararlı olur.

Banyoda yapılması diğer yerlere göre daha uygundur çünkü, gizliliğin ve kontrolün sağlanması daha kolaydır. Ayrıca mastürbasyonun banyoyla özdeşleşmesi sağlanabilir. Banyo, önce- sonra temizliğinin yapılması için de uygundur.

Kişinin karşısına karşı cins resimleri konmamalıdır. Genellemelere ve saldırgan davranışlara yol açabilir.

Bu yöntem de eğer öğretilecekse, beceri analizi yapılıp basamaklara ayrılarak, birey için en güvenilir olan kişi tarafından öğretilmelidir.

Bu beceri de öğretilirken fiziksel yardım, model olma (maket ile), sıralı resimli kartlar ve sözel yönerge kullanılabilir. En uygun ipucu yöntemleri sıralı resimli kartlar ve sözel yönergedir. Sıralı resimli kartlar ile bireye, mastürbasyonun öncesinde, sırasında ve sonrasında neler hissedeceği kısaca anlatılabilir.
Öğretim normal bir ses tonuyla doğal olarak yapılmalıdır.
Bu becerinin öğretiminde ödül kullanılmamalıdır çünkü zaten ödül becerinin sonunda vardır.
Bağımsız yapınca banyoya yalnız girmesine izin verilmelidir, çıktıktan sonra kısaca banyoda yaşadıklarından bahsedilebilir ancak çok uzun değil. Banyo dışında bu konu konuşulmamalıdır.

KAYNAKÇA


Anadolu Üniversitesi, Cinsel Eğitim Seminer Notları
Tuzcuoğlu, N. Tuzcuoğlu, S. , ‘ Anne , ben nasıl dünyaya geldim?’ , Morpa Kültür Yayınları, İstanbul, 2004
Down Syndrome Research and Practice, vol 3, issue 2, 1995.
 HYPERLINK "http://www.downsed.org"The Down Syndrome Educational Trust.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Zihinsel Engelli Bireylerde Cinsel Gelişim ve Cinsel Eğitim" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Büke TUNCEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Büke TUNCEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Büke TUNCEL Fotoğraf
Uzm.Psk.Büke TUNCEL
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi33 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Büke TUNCEL'in Makaleleri
► Zihinsel Özürlüler ve Cinsel Gelişim Psk.Didem Turgut ÇÖNKÜ
► Cinsel Gelişim ve Eğitim Psk.Aysu YENİEL SİLLE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,242 uzman makalesi arasında 'Zihinsel Engelli Bireylerde Cinsel Gelişim ve Cinsel Eğitim' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Psikolojik Testler Ekim 2016
► Psikolojik Damgalanma Eylül 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:27
Top