2007'den Bugüne 82,680 Tavsiye, 26,144 Uzman ve 18,345 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aldatma ve Evlilik Dışı İlişkilerin Sebepleri
MAKALE #11259 © Yazan Psk.Barış Emre GÜNEMRE | Yayın Ağustos 2013 | 2,901 Okuyucu
Aldatma deyince insanların aklına ilk olarak -stereotipik bir şekilde- “romantik bir ilişkide (evlilik, sevgililik vs.) çiftlerden birinin, diğerinin haberi olmaksızın üçüncü bir kişiyle cinsel ve/veya duygusal bir ilişki kurması anlamına gelmektedir.”
Ancak aldatmanın asıl sözlük anlamı karşıdaki kişiyi yanıltmak ve kandırmak suretiyle ihanete uğratmak anlamına gelmektedir. Yani yalanın davranışsal bir çeşidi olduğunu söyleyebiliriz.

İnsanlar hayatları boyunca kimi zaman aldatan kimi zaman aldatılan çoğu zaman da hem aldatılan hem de aldatan rolünde olabilirler. Her iki rolde de istatistiklere göre bireylerin çoğu yaptıkları şeyden ötürü belirgin bir vicdanı rahatsızlık hissetmektedirler. Çoğu bireyler bu olay yaşandıktan sonra her iki rolde de saklamada veya sindirmekte ciddi sorunlar yaşadıkları görülmüş ve bunlarla baş etmede güçlük çektikleri gözlenmiştir. “Süper-Ego”su fazla gelişmiş bireyler aldatan rolünde ise bu olayı uzun süre saklayamamakta, vicdani muhasebe yaparak bu durumu ya eşlerine ya da terapistlerine itiraf etme gereksinimi duymaktadırlar.

Psikolojik olarak incelememiz gerekirse; “Aldatan her insanın ruhsal sorunları vardır” önermesi çok yanlış olur. Aldatma - ihanete uğrama, herkesin yaşayabileceği bir olgu olup, bunu “Benim başıma gelmez, Kocam beni çok seviyor aldatmaz, Ben çok güzelim bana asla öyle şeyler yapamaz, Bana muhtaç benden başkasıyla yapamaz” gibi içsel konuşmalar ve atıflarla ihanetin kendilerinin başına hiç gelmeyeceğini düşünmeleri olayın kendi başlarına geldiği zaman oluşturduğu sarsıntıyı artırmaktadır. Bu tarz zihinsel oyunlar sade bilinçdışı geçici bir rahatlama biçimidir. Bunun bir sorun olsun veya olmasın her çiftin başına gelebileceğini baştan kabul etmek herkes için rahatlatıcı olacaktır ve ondan sonra oluşacak Depresyon, Travma Sonrası Stres Bozukluğu(TSSB), Kendini suçlu ve değersiz hissetme gibi ruhsal sorunları aşmada yardımcı olacaktır. Ayrıca bunun her zaman bir ihtimal olduğunu kabul etmek ve bunun için önlemler almak bireylere eşleri tarafından değil, kendi rızalarıyla ve kendilerini psiko-eğitim içine dahil etmeleriyle mümkün ve etkili olacaktır.
İnsan neden aldatır?
1- Fiziksel çekime kapılıp aldatabilir. Yani temel neden cinselliktir.
2- Uzun vadeli ilişki yaşamaktan kaçınan insanlar böyle bir durumda ilişkiyi doğrudan bitirmeye cesaret edemedikleri için bu yolu seçerler. Aldatıldığının ortaya çıkmaması için -fakında olmadan- bir çaba sarf etmezler.
3- Mutsuz ilişkiye sahip olanlar veya mutlu olsa bile mutsuz olduğunu düşünenler aldatmaya yatkın olurlar.
4- Karşıdaki kişinin tahriklerine daha fazla dayanamayan bireyler aldatabilirler.
5- Duygusal olarak karşıdaki kişiden ilgi gören bireyler aldatabilirler.
6- “Aldatma, aldatıyor olma” nın heyecanını yaşamak için bireyler aldatabilir.
7- Aldatılan birey aynı acıyı eşine hissettirmek için aldatabilir.
……………
Tekrar etmek gerekirse, aldatan herkesin ruhsal olarak sorunlu olduğu söylenemez. Bu insani bir durumdur ancak ikili ilişkilerde istenmemesi gereken bir olgu olduğu için bundan kaçınmak daha fazla ruhsal kayıp yaşamamak için şarttır. Aldatmak hem aldatana hem de aldatılana ciddi ruhsal zararlar vermektedir.
Ne yapılabilir?

Aldatan veya yatkın olan bireyler için:
1- Benlik-kontorlü yüksek olmayan bireyler kendi kendilerine “Ben eşimi ilişkinin herhangi bir döneminde aldatabilirim ancak bunun olmasını asla istemiyorum, bunun için neler yapabilirim?” sorusunu kendi kendine sormalıdır. İster önceden eşini aldatmış olsun veya olmasın bunu kendinin kabul etmesi gerekir. Bu durumun insani olduğunu anormal olmadığını ancak bunun hem ona hem karşıdakine hem de 3. Kişiye ciddi zararlar vereceğini unutmamalıdır.
2- Birlikte çok fazla zaman geçiren bireyler arasında cinsel çekim oluşabilir ve aldatmaya davetiye çıkarabilir. Bu durumun farkında olup duygu kontrolü yapılmalıdır ve bundan kaçınılmalıdır.
3- Aldatmanın sinyali geldiği anda birey kendini gerçi çekip, içsel olarak “bu olay üç kişiye de zarar verecek, bir anlık haz için hem maddi hem manevi zarar göreceğim, insanların kalbi kırılacak ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” gibi uzun vadeli düşüncelerle birey kendini telkin edip bu dürtülerine karşı koyabilir.
4- Aldatmaya uygun ortamlarda bulunmaktan kaçınılmalıdır. Geleceği görerek olayların o noktaya varacağını önceden sezilmemek ve ortamdan kaçınmak gerekir. “Örneğin içkili bir iş yemeğinin ardından size ilgisi olduğunu fark ettiğiniz bir kişiyle birlikte aynı evde kalmak aldatmaya davetiye çıkartabilir”. Böyle anlarda her ne kadar eğlenceli olsa da amacınız aldatmak olmasa da olayların o noktaya varabileceği ihtimalini düşünüp kendi evinize dönmeye özen göstermelisiniz.
5- “Erkekler çok eşlidir, erkek aldatır, devlilik erkeğe göre değildir, karım beni kesin aldatıyor, kocam beni kesin aldatıyor….” Gibi mitler aldatmayı meşrulaştırarak geçici vicdani bir rahatlama sağlar ve aldatmaya davetiye çıkarır. Bu inançların doğruluğu bir terapist ve kanıtlar eşliğinde değerlendirilmelidir. (Genellikle yanlıştır ve uygunsuzdur).
6- Aldatan birey olaydan sonra kendini çok değersiz ve suçlu hissedebilir. Bunun da insanı bir durum olduğunu kabul etmesi ve kendini suçlamasının onu bir yere getirmeyeceğini kabul etmesi gerekir. Bu duygulardan kurtulmak için bir daha böyle bir şey yapmayacağını yukarıdaki önlemleri alarak kendini cezalandırmış sayabilir ve bu duygulardan kurtulabilir.
Aldatılan bireyler için terapi yöntemleri ve ilişkiyi kurtarmaya ve bireyin kendini daha iyi hissetmesini sağlamaya yönelik teknikleri bir sonraki yazımda açıklayacağım.
Aldatılan bireyler için:
1- En önemli şey aldatıldığını öğrendiği ilk andan itibaren bu olayın şokuyla kendine veya karşıdakine zarar verebilecek davranışlardan kaçınmaktır. Bu öfke kendini üzülme, ağlama, kin besleme, intikam alma isteği vb. şekilde duygularla ortaya çıkabilir. Bu duyguların ortaya çıkarabileceği bazı davranışlar, sonrasında istemediğiniz ve kısa vadede şoku atlatmaya yarayan ancak uzun vadede size, eşinize ve ilişkinize ciddi ve belki de geri dönülemez zararlar verecek davranışlara yol açabilir. Bu yüzden bu olayı öğrendiğiniz ilk andan itibaren çevrenizden veya terapistinizden hemen yardım alın ve mümkünse eşinizi de götürün. O anlık şokla istemediğiz şeyler yapabilirsiniz.
2- Olayı kendinize mal etmeyin. Kendi kendinize “güzel olmadığım için aldatıldım. Bir ilişkiyi bile yürütemiyorum. Her şey benim yüzümden oldu. Ben mükemmelim ancak eşim korkunç bir insan. Böyle bir insanla nasıl evlendim, birlikte oldum. Hiçbir şeyi başaramayacak mıyım. Her şeyin sonu geldi.” Gibi içsel konuşmalardan kaçının. Çünkü olayların tek sorumlusu ne sizsiniz ne karşı taraf ne de üçüncü bir kişi. Olayın aslında genellikle bir sorumlusu olmaz ve gerçekleşiverir. Uygun şartlar sağlandığı zaman bu kaçınılmaz olabilir. Bu yüzden kendinizi ve karşınızdakini suçlamayın. Kendinize yapacağınız en iyi şey kendinizi suçlamayın ve olayı enine boyuna düşünmek için şoku atlatmayı bekleyin.
3- Profesyonel yardım alın. Aldatılan çoğu kişide Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve Minör Depresyon gibi sorunların ortaya çıktığı görülmüştür. Bunların olup olmadığını anlamak için olaydan bir süre sonra bir psikolog eşliğinde Depresyon – TSSB ölçeği doldurarak tanı konmasını isteyin. Eğer çok gerekliyse bir psikiyatriste danışın ve uygun ilaçları kullanın. Yaşanılan şey ne boyutta olursa olsun veya sizi ne derece etkilemiş olursa olsun hayatınızda kalıcı büyük veya küçük bir yaraya sahip olacaksınız.
4- Umutlu olun. Her aldatma hikayesi yaşayan çift ayrılacak veya boşanacak diye bir durum söz konusu değildir. Herkes de barışacak diye bir durum söz konusu değildir. Özveri ile çalışılınca çoğu çift için bu olay kötü bir anıdan başka bir şey olmamaktadır. Bu sorunun üstesinden birlikte gelebilen çiftler sonrasında çok mutlu ve sağlam temelli, kalıcı bir birlikteliğe imza atmaktadırlar.
5- Olaya bir neden bulmayın. Olay oldu ve bitti. Eğer eşiniz olayın ortaya çıkmasından sonra hala o kişi ile görüşüyorsa bunun kesilmesini sağlamak yine iki kişinin birlikte çalışmasıyla oluşabilecek bir süreci kapsar. Ancak 3. Kişi ile her türlü iletişimin kesilmesi ilişkiyi kurtarma süreciyle ilgili çok kilit bir noktadır.
6- Aldatılma olayından sonra çiftler hala birlikteyse ve aldatılan kişi bu durumu kabullendiyse ona bu olayı hatırlatan ufak tefek ipuçlarına seçici dikkat gösterebilir. Tv’de aldatmayla ilgili bir program oluğunda kanalı değiştirebilir, olayın gerçekleştiği yere bir daha gidemeyebilir, bu tarz konuşmalardan kaçınabilir ve hatırlatıcı ufak şeylere duyarlı olabilir. Bunlar TSSB nin göstergeleridir ve yardım alınmasını gerektirebilir.
7- Aldatan kişi gerçekten pişman ve uzun zamandır bir aldatma hikayesi yoksa kişi kendi kendine bunu istatistiğe dökerek aldatılma oranını hesaplayabilir. Örn: 5 yıllık evlilikleri boyunca 1 kere aldatan ve onda da yakalanan veya itiraf eden bir adam aslında 1825 günde 1 kez eşini aldatmıştır. Yani 1/1825 oranında aldatma söz konusudur diyebiliriz. Veya karşısına bu kadar oranda bir aldatma fırsatı bile geçmemişse de oran en az 1/100 dür. Yani bu kadar düşük bir ihtimal yüzünden aldatan kişiyi sürekli suçlamak ve yüzüne vurmak veya sürekli tetikte beklemek iki tarafı da strese sokar. Bu kadar ihtimalle insanlar kaza yapar veya bir şey olur başlarına kötü bir şey gelebilir. Davranış sıklığı düşükse iyileşme sürecinde bunu kullanabilirsiniz.
8- Eşiniz sizi aldattığı için onun yaptığı diğer bütün iyi şeyleri görmezden gelmeyin. Bir insanla hayat paylaşmak gerçekten çok güçtür ve bir partner bulduğunuzda ilişkinize eğer istiyorsanız sahip çıkmanız gerekmektedir. Yaptığı iyi şeyler, ilişkinin ilk dönemlerini, iyi anılarınızı hatırlamaya çalışın. Yoksa eğer ona bunları yaratması için bir fırsat tanıyın ki kendini affettirebilsin.
9- Olayı düşünüp çok strese girdiğiniz anda kendinizi rahatlatın. Kendinizi bir zaman makinesinin içine koyun ve bundan 1 yıl sonrasını düşünün. Daha da ileri gidin ve 5 yıl sonra bu olayın sizi ne kadar rahatsız edeceğini düşünün. Oran düşük olacaktır çünkü insan alışır. İlerde çocuklarınızın olduğunu veya güzel günlerinizin olacağını hayal edin.
10- Bedel kazanç analizi yapın. Ancak bunu yaparken kendi başınıza değil olaya nötr bakabilen bir kişiyle (genelde terapist olur) bunu yapın. Tek başınıza bu durum içindeyken bedel-kazan analizi yapmanız pek sağlıklı olmayacaktır. Buna göre ilişkinize bir yön verebilirsiniz. “Bir aldatan bir daha aldatır” diye bir şey her zaman mümkün değildir. Kişilikle ilgili durumlarda kesin yargılara varmayınız.
11- Çevrenizin söylediklerini çok fazla önemsemeyin. İnsanlar aldatılma konusunda çok hassastırlar ve bazı çıkarcı kişiler bunları çok iyi kullanabilirler. Bazı insanlar da farkında olmadan size baskı uyguluyor olabilirler. “Aldatandan olmaz, sen bunu nasıl kaldırıyorsun, kişiliksiz – gurursuz musun” Olayın bunlarla alakası yoktur. Gerçekten ne istediğinize karar verin. Bunu yaparken de şimdiyi ve sonrayı düşünün. İnsanların sözlerine kulak tıkayın ve kendinizi dinleyin. Bir süre sonra uzun vadede işlerin yoluna girdiğini ve insanların buna alıştığını göreceksiniz. Değerlerinize sahip çıkın.
Her şeyden önce sizin ne istediğiniz önemli, şimdi ve sonra. Genel düşünün, profesyonel yardım alın. En azından denemiş olursunuz. Bu yöntemlerle evliliklerini ilişkilerini kurtaran pek çok çift tanıyorum. Elinizden geleni yapın. Kendinizi zorlayın. Denemekten zarar gelmez, kestirip atmak çok daha kolaydır. Kim bilir belki çok sağlam temelli çok daha güzel bir ilişki sizin olacaktır.
Bir sonraki yazımda ayrılık ve boşanma üzerinde duracağım…

Psikolog
Barış Emre Günemre
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aldatma ve Evlilik Dışı İlişkilerin Sebepleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Barış Emre GÜNEMRE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Barış Emre GÜNEMRE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Barış Emre GÜNEMRE'nin Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,345 uzman makalesi arasında 'Aldatma ve Evlilik Dışı İlişkilerin Sebepleri' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Öfke Terapisi Eylül 2013
► Öfke Nedir? Haziran 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:58
Top