2007'den Bugüne 84,588 Tavsiye, 26,449 Uzman ve 18,836 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kendi Bedeninde Yabancı Olmak
MAKALE #13470 © Yazan Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR | Yayın Ekim 2014 | 3,243 Okuyucu
Kendi bedenine yabancılaşma bir insan için hiç istemediği bir şeydir. Fakat ilk çocukluk dönemiyle başlayan ve çocukluk dönemleri içerisinde devam eden duygusal ve fiziksel şiddet ve travmatik olaylar zinciriyle başlayan ardı arkası kesilmeyen kopuşlar...

Kişi özellikle yaşadığı travmanın büyüklüğüyle (bu büyüklük terimi kişinin o an ki ego kapasitesinin yetersizliğiyle alakalı yani eğer yeterli derece de sevgi, ilgi, alaka, değer ve önemlilik duygularını alamıyorsa çocuk ego kapasitesi zayıf ve dayanıksız olacaktır.) gelişim evresinde yaşayacağı kopuklukla beden ve ruh ayrılması yaşayacaktır sonrasında gelişim bedenen devam etse bile ruhsal olarak orada kalacak ileriki zaman dilimlerinde ciddi bastırma ve travmanın yansıyışının farklı yönlere transfer edilmesiyle ruhsal gelişimde devam edecektir.

Fakat bu gelişim artık sağlıklı bir gelişim olmayacaktır. Transfer edilen tarafta neler olabileceği hiçte kolay anlaşılmayacaktır. Çünkü öyle şekillerde bedeni ve ruhu korumak için komplike yapılar oluşturacak ki kişi ve çevresindekiler normal işlevsel bir yaşantı gibi algılayacaklardır. fobiler, takıntılar, ritüeller, adrenalin ve tehlike dolu iş hayatı, yüksek mevkilerde görev yapmaya çalışmalar vb. gibi...

Aşağıda sizlere kopma - çökme - dağılma diye adlandırılan ve tıbbi ismi Disosiyasyon olan beden ve ruh ayrımını ilk çocukluk ve çocukluk döneminde nasıl geliştiğiyle ilgili bilgilendirme yazısı okuyacaksınız.

Disosiasyonun (kopma - çökme - dağılma) oluşumu

Disosiyasyon psikiyatrik hastalarda ve hasta olmayan toplum bireyleri arasında travmaya karşı gelişen yaygın bir tepkidir
Son yıllarda travmatize hastaların tedavisi için bir üçlü yaklaşım savunuldu
Bu yaklaşıma göre terapi bir güvenlik fazıyla başlar. Bu fazda hastanın kendini güvende hissetmesi esas olup hasta rahatlatılır ve desteklenir. Böylece hasta daha güçlü hale getirilmeye çalışılır ve hazırlanmış olur.

Bu fazı hatırlama ve kederlenme fazı izler. Bu fazda travmaya odaklanılır; travmanın etkisi ve doğurduğu sonuçlar değerlendirilir ve kederlenilir.
Son faz olan yeniden bağlantı fazında kişinin kimliğinin yeniden entegrasyonu konuları, kişiler arası ilişkilerin yeniden inşası, sosyal rol ve sorumlulukların yeniden takınılması ve normal başa çıkma konularının yeniden tesis edilmesi konularına odaklanılır.
Disosiyatif amnezi (DA) hastalarının çoğunun sıkıntılı bir çocukluk yaşantılarının olduğu bulgusu göreceli olarak yeni bir bulgu sayılabilir
Vakaların % 72 si çocukluk dönemlerinde travmaya maruz kalmışlardır.
Oranın bu denli yüksek oluşu, neden DAnin kolayca çözülebildiğini, buna karşın diğer tür vakaların daha uzun tedavi sürelerine ihtiyaç gösterdiğini açıklayabilir.
Sıklıkla çocukluğa ilişkin konulara ait savunmacılık daha kapsamlı bir amnestik dönemin araştırılmasına karşı yaygın bir direnç gelişmesine neden olur.

Çocuğun kimliğinin oluşum dönemlerinde (Preödipal ve ödipal), bakıcı ve bebek arasında bir ilişki kurulmaktadır. Bu dönemde çocuğun kendilik kapasitesi sınırlıdır. Belki bakıcının çocuğu koruma kapasitesi de sınırlıdır.
İşte bu dönemde çocuk kendi kapasitesini aşan fiziki şiddet veya cinsel kötüye kullanımla karşı karşıya kalmış olabilir.
Algılanan tehlike karşısında çocuğun kendini koruyacak yeterli mekanizmaları henüz oluşamadığından çocuk çeşitli savunma düzenekleri ile kendini korumaya çalışabilir. Dağılma (Çözülme) savunma düzeneği ile bu acı anılar bilinçten koparılır ve derin katmanlara gömülür.

Ve eğer girdi oldukça yoğun ve kronikse, bu durumda post travmatik stres bozukluğu geliştirebilir.
Çocuğun “dünya”sının fiziksel/cinsel ihlali travmatik ise; algısal, duygusal ve bilişsel işlevlere sekte vurulmuş ve soğuk savunmacı bir depoya gönderilmiştir.
Kendiliğin bütün olamamasından dolayı, bir bellek (hafıza) kurulamamıştır ve hiç de kurulamayabilir. Aslında, kendiliğin bir parçası geçmişte bırakılmıştır; bunun büyümesinin imkanı yoktur.
Bu durumun bilgisi bilinçli kendiliğin kullanımına kapalıdır.

Çocuğun gelişim yıllarında kendilik-ve-öteki arasındaki belirgin bir yanlış akort edilme, bir kişilik bozukluğunun yaratılmasına rehberlik ettiğinde, sonuçta oluşan ilkel savunmaların katı örüntüsü post travmatik bozukluğu daha da pekiştirir.
Çocukta bölmenin yanında yavaş yavaş bastırma mekanizması da ortaya çıkar.
Anne ile çocuk arasındaki ikili ilişki modeli kemikleşir ve netleşir.
Bu ikili ilişki bozuk veya hatalı oluşmuşsa, bundan sonraki tüm ilişkileri aynı kalıp üzerinden çalışacaktır. Bastırma mekanizması ile de sanki bu ilişki modellerinin üzerine bir mühür vurulmuştur. Artık bu ilişki modeli değiştirilemez.

Bastırma bariyerinin kuruluşu, model sağlıklı ya da işlevsiz olsa da, kendilik- ve-diğeri ve bunların özgü ilişkilerinin, içselleştirilmiş psişik modelinin pekiştiricisi olarak rol alır.
Bu ilişki modeli daha sonra temel bir varsayım haline gelir, ve bilinçli farkındalık geç çocukluğun ve ilerisinin görevlerine yönelmesi için serbest bırakılır.
İçsel farkındalık modeli bir bilgisayar programına benzer; başka bir ikili ilişki (dinamik psikoterapi tarafından yaratılan ilişki) tarafından değiştirilene ya da ona ulaşılana kadar otomatik etkisine devam eder.

Bastırma bariyeri (erken gelişimsel zararın büyüklüğüne bağlı olarak ) sadece ilkel bir tarzda yapılabilmiş olduğunda bile; kendiliğin ana savunma düzeneği olarak ilkel bölmenin devamlılığı, varlığın iç psişik modelini, kendilik bozukluğundaki sağlıklı değişimden ve gelişimden korur.

Travmaya da maruz kalmış bazı kendilik bozukluklarının tedavisinde, terk edilme depresyonunun alanına ulaşmak için, karakter çalışmasının yeterli gibi gözüken seviyesini tamamlamak kafi gelmeyebilir.
İlaveten, kendiliğin bir parçasının daha ileri gitmesini ve büyümesini durduran travmayı temel alarak, ilkel bölmeyi çözmek gerekli olabilir.
Travma çalışması ile geri kazanılan kendiliğin kayıp kısmı; bilinçli, olgun karaktere entegre edilir ve tüm kendilik ancak bu andan itibaren terk edilme depresyonunun çözüm işlemi için hazırdır.
Kişinin çocukluktaki yaşantısı fiziksel/cinsel ihlali travmatik ise kişi kendisini toparlamak, yaşamsal becerilerini daha fonksiyonel yapmak, hayatından zevk almak, sağlıklı bir yetişkin olup hayatını yeniden kazanabilmek için bireysel terapiye başlaması gerekmektedir.

Peki bireysel terapiyle neyi elde edecektir.

Kişi hayatındaki umutsuzluk, yıkılmışlık ve depresyona karşı savunmalarından anlamlı şekilde kurtulacaktır.
Kendi varoluşunu kabullenecek,
Kendisini suçlu hissetmeyecek,
Hayatının anlamsızlığından kurtulacak,
Sağlıklı bir dünya kurabilecek,
Gereğinden fazla bağlılık duymayacak veya bağlanma duygusundan korkmayacak,
Sevgi, ilgi, değer, önem duygularını hak ettiğini bilecek ve bunları karşı taraflardan kolaylıkla alabilecek, bu duygularla ilgili kuşku içerisinde yaşamayacak,
Korku, kaygı, anksiyete içerisinde yaşamanı sürdürmek zorunda kalmayacak,
Beden ve ruh dengeli bir birliktelikle kendilik kavramını oturtacak,
Kendi geçmişiyle güçlü bir şekilde yüzleşebilecek, yeniden şekillendirme yapabilecek,
Kendine olan özgüveni ve özsaygısı yerine gelecektir.

Yararlanılan Kaynaklar: Erken çocukluk travmaları Candace Orcutt, Ph. D, Masterson yaklaşımı Jamess Masterson
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kendi Bedeninde Yabancı Olmak" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İbrahim GÜLYAŞAR Fotoğraf
Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi32 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'ın Makaleleri
► Olmak, Sahip Olmak ve Anlam Sistemi Psk.Emir Emre DOĞAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,836 uzman makalesi arasında 'Kendi Bedeninde Yabancı Olmak' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hayatımı Paylaşıyorum Eylül 2015
► Okul Fobisi Eylül 2015
► Aşk Yarası Mart 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:57
Top