2007'den Bugüne 84,684 Tavsiye, 26,475 Uzman ve 18,853 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Okul Fobisi
MAKALE #15375 © Yazan Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR | Yayın Eylül 2015 | 2,184 Okuyucu
Okullar açılmaya başlayınca aileleri bir telaş sarar. Tatlı, hüzünlü, sevinçli duygular, maddi manevi birçok duygu işin içine girer. Sonrasında okullar başlar bu duyguların yerini başka duygular kaplar. Tüm ailelerin beklentisi çocuklarının başladığı anasınıfı veya birinci sınıfta kendisini iyi hissetmesi, mutlu, huzurlu, sevinçle okula gitmesidir. Fakat sonra bir de bakarlar ki çocuk okulun ilk günü bahçeye gelir tören varsa katılır velilerinde olduğu ortamlarda herhangi bir sıkıntı yaşamadan durur, sınıfa geçilir öğretmen velileri dışarı çıkarmaya başlayınca ortalık hareketlenmeye başlar. Birçok çocuk sakin şekilde yerine otururken bazıları ağlamaklı, bazıları ağlayan, bazıları da çığlık atıp kapıya koşan oluverir. Öğretmen otoritesini kullanarak sevgi ve ilgi sözcükleri içerisinde ağlamaklı ve ağlayan çocukları yerlerine oturtmayı başarır, onları bir nebze burası güvenli sakin olun, merak etmeyin en kısa sürede yine evinize dönebileceksiniz mesajını verir.
Ya sizin çocuğunuz çığlık atan, kıpkırmızı kesilen, salya sümük içerisinde kalıp, sanki ölüm kalım duygusu yaşayan çocuk ise ne olacak?
Muhtemelen öğretmen tecrübesi dahilinde gerekli hamleleri yapacak ve durumu farklı yöntemlerle çözmeye çalışacaktır. Birçok öğretmen arkadaşımız tecrübeleri ile bu durumu çözebilmekteler.
Sorun çözülmez ise veya çözülüpte hergün tekrar tekrar aynı sahne yaşanıyorsa Aile ne yapacak? Bu durum neyin göstergesi? Bu çocuk neden adapte olamıyor?

Okul korkusu veya yeni bir ortama girince hissedilen korkuların kaynağında yüksek derece de kaygı yatmaktadır. Peki bu kaygıya ne sebebiyet veriyor? küçücük çocuk neyin kaygısını yaşıyor ki?
Şimdi size bunları açıklayacağım ve çözüm yollarını anlatacağım.

Yabancı kişi ve ortam kaygısı: İlk girdiğinde tepkileri, yaklaşımları, hisleri belli olmayan bir kalabalık. Kimin ne yapacağı o kadar belirsiz ki şimdi ben bu ortamda nasıl davranacağım, kime göre, neye göre şekil alacağım, seçimim kimden yana olacak... Bu kaygılar mili saniyeler içinde çocuğun zihninden geçer ve kaygı seviyesi çok üstlere çıkmaya başlar. Kaygı karşılıklı iletişimi ve ortam adaptasyonunu tehdit ettiği için çocuğunuzu çığlık, çığlığa bağırmaya, ortama girmemek için direnmeye, okula gitmemek için her türlü bahaneler bulmaya başlar ( hastalık- psikolojik olarak alt ıslatma, tırnak yeme, tikler, kabuslar, uyku terörü, agresif duygular, yeme problemleri, bedensel yansımaları olabilecek kasılmalar bile ortaya çıkarabilir-, okulda kötü davranışlar oluyor, öğretmen kızıyor, dövüyor ve birçok türde).
Bunun altında yatan nedenlerden başlayabiliriz; ilk çocukluk itibariyle dışarıda, komşulara gittiğinizde, size geldiklerin de, aile dışından sürekli görülenden farklı birilerini gördüklerinde size sarılma, eteğinizi tutma, arkanıza saklanma, konuşmada isteksizlik, çekingenlik yaptıysa çocuklarınız, yabancı kişi ve ortam kaygısı yaşamaya başlamışlar demektir. Öncelikle çocuğunuzun geçmişte bu ve benzer durumlara nasıl tepki verdiğini düşünün.
- Bu tür durum yaşandığında çocuklarda nasıl bir değişim oluyor, davranışları, duyguları, bedensel görünümleri nasıl değişiyordu bunu hatırlamaya çalışın. Hatırlamanızı yaptıktan sonra çocuğunuzla bu problem durumunu nasıl çözmüştünüz? (Bunları hatırlamanın size ne faydası olacak müdahale edeceğiniz davranışın çocuğunuzdaki yansımalarını bilirseniz ne ile mücadele edeceğinizi nerelerde değişiklik yapacağınızı kolaylıkla bilebileceksiniz. Evinizde çocuğunuzun terapisti olabileceksiniz-.
)
Onun korku ve kaygısına destek olup,
*örtbas mı ettiniz,
*zorlama yaparak çözüme mi kavuşturdunuz
* yoksa onunla durum üzerine sakince oturup konuştunuz mu?
Muhtemelen ilk iki seçeneği kullandığınız için çocuğunuz şuan bu durumu yaşamakta. Kaygı somutlaştırılıp zihinde anlamlı bir algılama seviyesine getirilmediği takdirde sürüp gitmeye devam edecektir. Zaman içerisinde şekil değiştirerek yaşa, mekana, çevreye göre yeni kaygı türleri oluşturarak ortaya çıkacaktır.
Bu yüzden kaygılı veya korkunun olduğu bir durumda onu çocuğunuzun yaşına uygun şekilde;
 Şu anda korktuğunun farkındayım, seni anlıyorum ve sana destek olmak istiyorum. Şimdi derin bir nefes al ve benimle nasıl konuşmak istiyorsan, nasıl anlatmak istiyorsan öyle konuş ve anlat, seni dinlemeye hazırım,
 Bu konu üzerine başka neler anlatmak istersin, bu korkunu başka nerelerde yaşıyorsun?
 Ne şekilde yaşıyorsun?
 Bu korkulu durum başına gelince bedeninin neresinde daha çok hissediyorsun?
 Düşün daha önce böyle bir korku başına geldiğinde ne yapmıştın, bu sorunu çözmek için yaptıklarını düşünür müsün? Ne yaparak kendini daha rahat hissetmiştin (Buradaki amaç çocuğun kendi iç dünyasına dönmesini sağlamak, içsel konuşma yapması gelecekte de karşılaşacağı sorunlarda kolaylıkla çözüm bulabilmesine sebep olacaktır).
 İstersen bu korkunla alakalı bana bir resim yap, bende bu korkunu daha net anlayabileyim.
 Yaptığı resim üzerinden anlatmasını, yorumlarda bulunması konusunda teşvikte bulununuz. Siz kendi duygu, düşünce ve değerlendirmelerinizi katmadan sadece dinleyin. Buradaki amaç çocuğun kendi zihinsel süreçlerini aktifleştirmek. Yanlış anlatıyor, hissediyor düşünüyor olsa bile kendini ifade edebilme yeteneği ve cesareti konusunda ilk adımlarını atma fırsatı yakalamış olacak. Bu yüzden sabırsız davranmayın bekleyin ve sadece dinleyin.
Süreç içerisinde çocuğunuzla bu ve benzeri yaklaşımlar ile desteklemeye devam ettiğinizde sorunun kolaylıkla ve sağlıklı bir biçimde çözümlenmesini sağlayacaksınız.
Ayrıca çocuğunuz dışsal ortamlarda acele etmeden, zorlama içerisinde bırakmadan, yapamadığında veya çekindiğinde eleştirel sözlü ve davranışsal eylemlerde bulunmadan teşviklerde bulunun.
 Market listesi verin sizinle birlikte alışveriş sepetine bir şeyler koysun,
 kasiyere ödemeyi o yapsın,
 bakkaldan kontrollü olarak ekmek veya ürün alması konusunda teşvikte bulunun,
 Misafirliğe gittiğinizde ondan size su getirmesini rica edin, korku ve kaygısını gözlemleyecek olursanız, istersen bunu ilk önce birlikte isteyelim sende daha sonra kendini rahat hissettiğinde kolaylıkla yapabilirsin deyin.

* * * Bu tür davranışlarla karşılaştığınızda dikkat etmeniz gereken en önemli nokta SİZİN bu duruma verdiğiniz TEPKİ - hissiniz, düşünceniz, davranışınız-
 Siz kaygı ve korku içerisinde mi kalıyorsunuz?
 Kendi iç dünyanızdaki yetersizlik duyguları çocuklarınızın bu davranışları sonucu ortaya mı çıkmaya başladı?
 İyi ebeveyn olmak için hemen destek olmaya mı çalışıyorsunuz?
 Etraftakilerin anneliğinizle ilgili düşüncelerini olumlu bir tarafa çekme çabası içerisinde her türlü faaliyeti çocuğunuzun yerine siz mi yapıyorsunuz?
 Mükemmeliyetçi bir yapınızın yansımaları mı ortaya çıkıyor? (Ne var ki bunda yapılabilir, yapmak istemiyor, bana inat yapıyor, ben böyle değildim.)
 Sorunu görmek yerine çocuktur, daha önce abisi de, babası da, dayısı da aynıydı diyerek zamana bırakan bahaneler mi buluyorsunuz?
Kendinizle ilgili de bazı sorgulamaları yaptığınızda problemlerin çözümlerini daha kolay bir şekilde bulabileceksiniz.
Çocukların problem durumlarını çözerken anlık çözümler üretmek en kolayıdır. Küçük bir ödül ona istediğini alacağım demek, para vermek veya benzeri bir hediye, istediği yere götürmek, istediği her neyse yapacağınıza dair söz vermek kısa süreli çözümler için birebirdir. Fakat bu tür bir davranış problemin çözümlenmesini değil gelecekte daha güçlü ve başka şekillerde karşınıza çıkma olasılığını da kat be kat artırmış olacaktır.
Bu yüzden acele etmeden, öfkeye kapılmadan yavaş ve emin adımlarla çocuğunuzla yukarıda saydığım sorun çözme yöntemlerini uygularsanız, emin olun ŞİMDİYİ ve İLERİSİNİ daha anlamlı ve kaliteli yaşayacaksınız. Çünkü kendisinin anlaşıldığını hisseden çocuk daha sağlıklı tepkiler vermeyi öğrenecektir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okul Fobisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İbrahim GÜLYAŞAR Fotoğraf
Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi32 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR'ın Makaleleri
► Okul Korkusu-Okul Fobisi Psk.Saadet ELEVLİ
► Okul Fobisi - Okul Sendromu Psk.Serap DUYGULU
► Okul Fobisi Psk.Merve KIRNA
► Okul Fobisi Psk.Zehra ORGUN
► Okul Fobisi Psk.Dnş.Kevser ORAK
► Okul Fobisi Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Okul Fobisi Psk.Dnş.Serap ALTU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,853 uzman makalesi arasında 'Okul Fobisi' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hayatımı Paylaşıyorum Eylül 2015
► Aşk Yarası Mart 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:18
Top