2007'den Bugüne 82,686 Tavsiye, 26,144 Uzman ve 18,348 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuğunuzun Sorunu Okul Fobisi mi Okul Korkusu mu (Doğru Tanımlamanın Önemi ve Yapılması Gerekenler)
MAKALE #7409 © Yazan Psk.İzzet GÜLLÜ | Yayın Eylül 2011 | 4,696 Okuyucu
ÇOCUĞUNUZUN SORUNU OKUL FOBİSİ Mİ OKUL KORKUSU MU (DOĞRU TANIMLAMANIN ÖNEMİ VE YAPILMASI GEREKENLER)

Okulların açıldığı şu günlerde birçok ebeveynin karşısına çıkacak olan bu soruna ilgili kaynaklarda / yayınlarda yer alan klasik anlatım diliyle ve nedeni, belirtileri ve tedavisi şeklinde görmeye alışık olduğumuz kalıp bilgiler dışında yaklaşmak istiyorum. Öncelikle fobinin ne olduğundan bahsetmek, sonra da okul korkusuna değinmeyi düşünüyorum. Çünkü bu konuda başta aileler ve öğretmenler olmak üzere yaygın bir kafa karışıklığının yaşandığını görüyor, bu noktaya açıklık getirilmesinin son derece elzem olduğunu zannediyorum.

"Ağız alışkanlığı zamanla literatüre de sinmeye başladı"

Ağız alışkanlığından olsa gerek, maalesef ki fobi kelimesi son dönemde korku ile eş anlamlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Oysaki korku sevgi, öfke, nefret, özlem, heyecan gibi doğal bir duygu türüdür; fobi ise bir patoloji yani psikolojik rahatsızlıktır. Fobi pek tabii ki korkunun baskın olduğu, ancak irrasyonel nitelikli, karşı karşıya olunan durumla orantısız ve patolojik nitelik arz eden bir korkuyu ifade eder. Diğer bir anlatımla her okul korkusuna fobi demek meseleye basmakalıp yaklaşmak demek olur ki bu durum, sorunun çözümüne ilişkin yaklaşımımızı belirleyeceği için hayati bir hataya kapı aralar.

"Fobi nedir, korku nedir"

Her sakallının dedemiz olmaması misali her korku da fobi demek değildir. Korku ile fobi arasındaki farkın daha iyi anlaşılabilmesi maksadıyla aslan ve fare korkularını örnek olarak verebiliriz. Aslandan korkmak karşı karşıya olunan tehlikenin doğasına uygun, dolayısı ile rasyonel bir duygu türüdür. İnsanı bu tehlikeli hayvandan koruma amacına hizmet eder ki bu son derece sağlıklı bir süreç anlamına gelir. Korkunun şiddetindeki göreceli düşüklük veya yükseklik bu gerçeği değiştirmez. Oysa fareden korkmak uyarıcı - tepki ilişkisi açısından orantısız, niteliği bakımından ise irrasyonel bir duygu biçimidir, bu nedenle fobi olarak adlandırılır. Bu nedenle okul korkusu bir anormallik / hastalık değil; söz konusu belirsizliğin tetiklediği son derece insani / doğal bir korku ve kaygı yaşantısı olarak kabul edilmelidir.

"Doğru tanımlama doğru yaklaşımı getirir"

Bu temel hususları ve makalenin sınırlılığı nedeniyle değinemediğim diğer mesleki kriterleri de dikkate aldığımızda okul fobisi (patolojisi / bozukluğu / hastalığı) yerine okul korkusu deyimini kullanmanın daha doğru olduğu açıktır.

Görüldüğü üzere bu tanımlama biçiminin önemi üzerine ısrarla dikatleri çektim. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi sözkonusu algı akabinde gelişecek çözümleyici yaklaşımları belirleyeceğinden (hastalık sayılırsa ilaç tavsiye edilmesi, insani bir sorun olarak görüldüğünde ise danışmanlık ve rehberlik yaklaşımlarının seçilmesi vb.) büyük bir önem taşımaktadır. Malum, doğru değerlendirme doğru teşhisin, o da doğru tedavinin en önemli vazgeçilmezidir.

"Okul her çocuk için az ya da çok belirsizlik demektir"

Psikoloji eğitimimizden ve yoğun klinik / mesleki gözlemlerimizden gayet net olarak biliyoruz ki her belirsizlik durumu tabiatı gereği insan organizmasında kaygı ve korku yaratır. İnsanların karanlıktan ya da tanımadıkları yerlerden - kişilerden korkmalarının altında da aslında bu belirsizlik yatar. Okula ilk defa gidecek olan çocuklar için okul yaşantısı öyle ya da böyle, az yahut çok bir belirsizlik anlamına gelir.

"Doğası için değil, sonuçları nedeniyle sorun"

Tam da bu noktada akıllara, "Hastalık değilse o zaman neden uzmanlara gidilir" gibi bir soru gelebilir. Hemen belirtmek gerekir ki psikolojik yardım sadece hastalık durumlarında verilen bir tedavi hizmeti değildir. Bu birinci gerçektir. İkincisi, biz psikologlar bu sorunu hastalık olup olmadığı için değil; sonucu itibariyle çocuğun okula vaktinde başlamasına engel olduğundan, müfredatta gecikmelere yol açabildiğinden, çocuk için bir dizi olumsuz sonuçları olabilmesinden dolayı önemseriz. Bunu tıpkı kış mevsiminin bir tabiat bozukluğu anlamına gelmemesi, ancak yine de karla ve tipiyle mücadele edilmesinin faydalı olması gerçeğine de benzetebiliriz.

"Peki bu sorunun aşılması için ne yapılabilir?"

Okul korkusu yanan bir ateşe benzetilebilir. Her ateş doğası gereği eninde sonunda söner. Sönmüyorsa ya altına odun ya da kömür atılıyordur. Veya bu ateş rüzgarla yahut yelpaze ile sürekli yelleniyordur. Bu ise sorunun ateşte değil, ateşe yaklaşma biçiminde olduğunu gösterir.

Anılan gerçeklikten hareketle ve öncelikle, çocuğun büyük ölçüde insani bir süreç içinde işleyen ancak sıkıntı da yaratan bu duygusuna karşı saygı ile, hoşgörü ve anlayışla yaklaşılmalıdır. Sadece yaklaşmak yetmez, bu mesaj anlayabileceği şekilde çocuğa hissettirilmelidir de.

Anlayışsız, agresif, ürkütücü, sürekli sağa sola koşturan, baskıcı, telaş ve panik içerikli yaklaşımlar ile çocuğun zaten var olan kaygı ve korku ateşinin alevlerini besleyebilecek davranışsal hatalardan ısrarla uzak durulmalıdır. Bu sorunda ne sert ne de esnek, “tatlı - sert” diye bilinen orta bir yol en uygun yaklaşım olacaktır.

Bu bağlamda, iletişim şeklimiz ve konuşmalarımız son derece yumuşak ve gönül alıcı, motive edip cesaretlendirici; ancak bu konudaki davranışlarımızın aynı oranda kararlı olması gerekmektedir. Bu cümlenin daha da somutlaşmış ifadesi şudur: Çocukla sıcak, güven dolu, anlayışlı bir dil ile iletişim kurulmalı, ancak okula götürme konusunda davranışsal bir gevşekliğe kaçılmamalı, böylece çocuğa farkında olmadan "biraz daha uğraşırsa taviz verilebileceği" yönünde gizil bir mesaj verilmemelidir.

Çoğu aile bu orta tutumu yakalayamadığından, ya sevecen dilli ve gevşek davranışlı ya da tamamen anlayışsız bir üslupla ve katı - hırçın yaklaştıklarından dolayı umulan çözüm gecikebilmektedir. Çünkü kızma ve zamansız ısrarın baskın olduğu model duygusal anlamda direnç oluşturmakla sonuçlanmakta, sadece hoşgörü eksenli yaklaşımlar ise çocuktaki taviz alabilme beklentisini pekiştirmekte, bu iki yaklaşım da nihayetinde aynı başarısız sonla karşılık görmektedir.

"Okul - rehberlik uzmanı, aile ve çocuk eşgüdümü"

Bu süreçte bir bakıma “okul psikologu” da diyebileceğimiz rehberlik uzmanlarının desteğine ve sınıf öğretmeninin birebir nitelikli olan ve bir süre sürmesi gereken "özel" ilgisine de gereksinim vardır.

"Çok şeyi değil, az şeyi doğru olarak yapmak"

Bu konuda bilinmesi gereken önemli bir ayrıntı da şudur: Okul korkusu sorununun çözümünde önemli olan bir çok şeyin yapılması değil, az şeyin doğru bir biçimde yapılmasıdır. Bunun için de her yapma işinin tam ve doğru yapma anlamına gelmediği gerçeğinin farkında olunması gerekmektedir.

Sonuç olarak okula başlama sürecinde pek çok ailenin yaşadığı bu soruna abartma ve genelleme hatalarına düşmeden, aşırı aceleci ve panik keşmekeşinde boğulmadan, doğru bir yaklaşımla, bunun için de ebeveyn, çocuk ve okul rehberlik uzmanı eşgüdümünde çözümlenmeye çalışılmalıdır. Bu işbirliği ile bir sonuç alınamadığı takdirde ise bir üst yardım aşamasına geçilmeli, psikolog – psikiyatri uzmanı ekip işbirliği içersinde çalışan bir hastane kliniğine başvurulmalıdır.

Psikolog
İzzet Güllü
MDH

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğunuzun Sorunu Okul Fobisi mi Okul Korkusu mu (Doğru Tanımlamanın Önemi ve Yapılması Gerekenler)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İzzet GÜLLÜ'nün Yazıları
► Okul Korkusu-Okul Fobisi Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ
► Okul Korkusu ve Okula Uyum Sorunu Psk.Dnş.Yaser MERT
► Çocuklarda Okul Korkusu-Okul Reddi Uzm.Psk.Dnş.Sehir HİLOOĞLU
► Okul Fobisi - Okul Sendromu Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,348 uzman makalesi arasında 'Çocuğunuzun Sorunu Okul Fobisi mi Okul Korkusu mu (Doğru Tanımlamanın Önemi ve Yapılması Gerekenler)' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Bir Veda Yazısı ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bu Yazıyı İyi Anla ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Getir Duyguyu, Götür Fiziksel Semptomları ÇOK OKUNUYOR Haziran 2018
◊ Bir Psikoloğun Arızaları ÇOK OKUNUYOR Mart 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:53
Top