2007'den Bugüne 76,827 Tavsiye, 24,971 Uzman ve 17,172 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocuğun Okula Başlama Döneminde Karşılaştığı Sorunların “okul Korkusu” ve “okul Fobi”sine Dönüşmesinde Anne-Baba Öğretmen Davranışları Etkileyicidir.
MAKALE #9229 © Yazan Gönül BAYALTUN | Yayın Haziran 2012 | 8,797 Okuyucu
ÇOCUĞUN OKULA BAŞLAMA DÖNEMİNDE KARŞILAŞTIĞI SORUNLARIN “OKUL KORKUSU” VE “OKUL FOBİ”SİNE DÖNÜŞMESİNDE ANNE-BABA ÖĞRETMEN DAVRANIŞLARI ETKİLEYİCİDİR.

OKULA BAŞLAMA çocuğun hayatında önemli yaşam döngülerinden biridir.Tıpkı evden ayrılma,üniversite yaşamına başlama, iş hayatına atılma,evlenme..vb. gibi


Çocuklar için okula başlamanın önemini kendimizden bir örnekle çok daha kolay fark edebiliriz.


ÖRNEĞİN ; tayin veya kişisel nedenlerle başka bir şehre taşınmamız gerekiyor; alıştığımız ve yapmaktan hoşlandığımız pek çok alışkanlığımızı bırakarak başka bir şehre , başka bir eve taşınmak, akrabalarımızdan yada tanıdığımız yüzlerden sevdiğimiz arkadaşlardan uzaklaşmak,yepyeni bir şehirde ve evde yep-yeni iş arkadaşlarıyla farklı bir ortamda çalışmak bizde de heyecan,endişe ,sıkıntı duygusu yaratabilir ve bu süreci iyi yönetemez ve baş edemezsek stres ve depresyona varan rahatsızlıklarla karşı karşıya kalabildiğimiz bir dönem olarak karşımıza çıkabilir.


Çocuklar için de okula başlama dönemi iyi yönetilmezse, okul yaşamı benzer sıkıntı ve sorunlara neden olabilir..kalıcı olarak çocukta akademik ve sosyal gelişim geriliklerine,kaygılı-korkulu bir kişilik edinmesine,okul,sınav,ders ve yaşam Başarsızlıklarına temel oluşturabilecek , çocuğun gitmek istemediği,huzursuz olduğu, yetenek zeka ve potansiyel içsel güçlerini ortaya koymasını engelleyen yada gelişimini desteklemeyen bir süreç haline dönüşebilir.


Çocuk okula başladığı güne kadar hep evde,anne-baba,bakıcı,büyük anne- büyük baba gibi kişilerin arasında odak noktası olarak,güvenli ve tüm ihtiyaçları kolayca diğerlerinin yardımıyla karşılanabilen bir çocuk olarak yaşamıştır büyük ihtimalle.. okula başlayarak ilk kez aileden ,bu tanıdığı güvenli ortamdan uzaklaşarak,farklı bir ortamda tanıdığı kişilerin olmadığı , yeni arkadaşların,herkese eşit ilgi değer ve sevgi gösteren bir öğretmenin rehberliğinde,tek odak noktası olmadan ,sevgi ilgi ve değeri diğer arkadaşlarıyla paylaşarak,tuvalet ihtiyacını ,çantasını koruma- taşıma, okulda ceketini ,montunu giyme gibi ihtiyaçlarını büyük oranda kendisi karşılayarak,arkadaşlarıyla iyi geçinme , paylaşma ,işbirliği yapma,yeni şeyler öğrenme davranışlarının sorumluluğunu da büyük oranda kendisi almak,yapmak durumuyla karşı karşıya kaldığı bir yaşamın kapısını aralamış olur.


Okula başlama döneminde yaşadığı olumlu olaylar;okula kolay alışmak,öğretmeni ve arkadaşları sevmek, onlarla eğlenebilmek,oyunlar oynayabilmek,kolay öğrenebilmek,ilgi gördüğünü, değer verildiğini,ihtiyaçlarını karşılamada yardımlar alabildiğini bilmek ve karşılaştığı sorunlarda öğretmeninin yanında olduğunu görmek,arkadaşları tarafından sevildiğini bilmek çocuğun okula ve bu yeni yaşama uyumunu kolaylaştırır yada aksine öğretmeni arkadaşları tarafından kabullenilmediğini sevilmediğini, sorunlar içinde yalnız olduğunu,anne-babanın kendisini okula göndererek evden uzaklaştırdığını,artık kendisini değil evde kalan kardeşini sevdiklerini, yalnızlaştığını düşünen çocuk, yeni yaşamında zorlanmalar,çaresizlikler,korku ve kaygılar yaşayabilir ve uzun süre bu olumsuz düşünceler içinde kalırsa çocuğun okula ,öğretmene,öğrenmeye karşı sevgi duyması,başaracağına dair güven ve inanç oluşturması zorlaşabilir.


Böylece çocuk daha okula başlama döneminde okul korkusu, okul fobisi,Başarısızlık inancı.. vb. sorunların temelini atmaya başlayabilir.


Anne-baba okula başlama döneminin çocuk açısından önemini kavrayarak bilinçle hareket etmeli okula başlama haftasını gerekirse iş,tatil,şehir veya yurt dışına çıkma gibi ihtiyaçlarını erteleyecek bir plan yapmalı, çocuğun okula başlama haftasında en önemli gündem maddesi bu konu olabilmelidir.Çocuk okuldayken ihtiyaç duyduğunda anne-babanın etrafında ,okulda yanında olduğunu hissederek , bilerek bu güvenle hareket edebilmeli. Okula başlama günü anne-baba çocuğu öğretmenle buluşturduktan, beraber biraz sohbet ettikten sonra, kendilerinin okulda olacaklarını, isterse teneffüste onu görebileceklerini söyleyerek sınıftan ayrılmalılardır.Çocuk sınıfta kalmak istemiyorsa baskı ve şiddet uygulanmamalı, ilk gün bir saat, ikinci gün yarım gün , sonra daha uzun bir süre okulda kalarak ,evden okul yaşamına yumuşak bir geçiş yapması sağlanmalı ama okulda kalabilen çocuklar asla keyfi olarak okuldan alınmamalı,çocukta okulu sık sık aksatabileceği düşüncesinin oluşması engellenmelidir.


Çocuk aksam okul dağıldıktan sonra uzun süre anne-babayı yalnız beklemek zorunda kalmamalı,anne-baba çocuğa söz verdiği zamanda okul bittiği an orda olmalı, onu kucaklamalı sevmeli ve okul yaşamına alışmasından dolayı onu ödüllendirmeli,aferin bravo demelidir.


-Okuldan eve dönen çocuğa bir süre zaman ayrılmalı,hemen ev işleri ve yemek olayına geçilmeden çocuğa ilgi gösterilmeli,özlemi giderilmeli okul hakkında konuşmasına,deneyimlerini dile getirmesine izin verilerek ,duyguları paylaşılmalı, okula gitmekle önemli değerli bir iş yaptığı düşüncesi oluşturması sağlanmaya çalışılmalıdır.Böylece çocuklar okul ve kendileriyle ilgili konuşmaya da alışır ve bu çocukları kolayca anlayarak çok sorunun, sorun haline dönüşmeden çözülmesine de fırsat verir


Çocukların okula başlama ve uyumu, en iyi şekilde anne-baba,öğretmen ve çocuk işbirliğiyle sağlanabilir.


Ayrıca anne-babaların çocukların yaramaz davranışlarında “seni okula gönderirim böyle yaparsan!..orda yarmazlık yaptığında öğretmen sana kızar döver!..vb” sözler söylemesi,çocuk çok küçükken söylenmiş olsa bile 0-6 yas döneminde çocuğa söylenenler direk ve filtresiz olarak bilinç altı düzeyinde öğrenilip doğru kabul edileceğinden , çocuk okula başlamasını” annemi babamı üzdüm, yaramazlık yaptım,suçluyum o nedenle annem-babam tarafından okula gönderilmekle cezalandırıldım” şeklinde algılayabilir ve öğretmen beni sevmeyecek,cezalandıracak kızacak düşüncesiyle okula ve öğretmene karşı olumlu tavır takınamayarak uyum sorunları geliştirebilir.



Okul dönemi çocuğun yaşamında oldukça uzun ve önemli bir süreci kapsar; daha ilk günden okulla barışık olmak çocuğun yaşamın diğer alanlarıyla da barışık olmasını sağlayabileceğinden, anne-babalar çocuklarının erken yaşta 2-3 yaşından itibaren okulla ilgili olumlu duygular edinmeye başlamaları için fırsatlar yaratabilmelidir.


Örneğin; çocuk annesiyle dışarıya çıkıp, yolda bir grup öğrenci gördüklerinde anne öğrencileri işaret ederek” bak! Öğrencilere.. arkadaşlarıyla nasıl neşeli görünüyorlar değil mi.. sende bir gün bunlar gibi bir öğrenci olacaksın..sende böyle güzel formalar,önlükler giyeceksin,senin okul alış-verişini seninle birlikte yapıcaz..okulda seni seven seninde onları sevdiğin öğretmenin arkadaşların olacak.,ihtiyaçlarını karşılamada onlarla yardımlaşacaksın.”ve


“ Bakıyorum her gün biraz büyüyüp, öğrenci olmaya hazırlanıyorsun!.. senin öğrenci olduğunu düşünmek beni de çok mutlu ediyor!..okul forması sana çok yakışacak!.. hem de okulda çok yeni bilgi öğreneceksin!..gibi ”


Evde okullu bir büyük kardeş varsa küçük çocukla beraber okul ve sınıfta abi- abla ziyaret edilmeli,öğretmenle tanışılmalı,okul bahçesinde oyun alanında biraz zaman geçirilmeli,çocukların okulda yaptıklarıyla , eğlendikleriyle , başarılarıyla ilgili hikaye kitapları okunmalı,bazı okul şarkıları öğretilmeli,okulla ilgili oyunlar oynanmalı ve çocuğun zihninde öğretmen ve okulla ilgili olumlu düşünceler oluşturmasına çalışılmalıdır.


Çocuk okul öncesi eğitim kurumuna gitmemiş ve okul yılının başlamasına 1 hafta kalana kadar okuldan söz edilmemiş, hep evde büyüklerle zaman geçirmişse ,okul deneyimi olan ve okul öncesi eğitim kurumlarının gelişimlerine olan olumlu katkılarından yararlanmış çocuklara oranla okul uyumu daha geç ve güç olabilir, bunu bilerek hareket etmek yukarıdaki anlattığımız şekilde davranmak çok sorunu gelmeden engelleyebilir.


Anne-babaların okulda çocuğun zorluklar yaşayabileceğini, ihtiyaçlarını giderme de güçlükler yaşayabileceğini düşünerek endişelenmelerinde çocuklar bu endişeyi hemen sezer ve endişelenirler,okuldan korkabilirler.Öncelikle bu annelerin sakinleşmesi ve okul hakkında olumlu düşünceler geliştirmeye ihtiyaçları vardır.Sorun annein çocuğa karşı oluşturduğu bağımlılıksa önce bu sorun çözülmelidir.

Çocuğun okula başlama döneminin “okul korkusu ve okul fobisi”ne dönüşmemesi hem çocuğun anne-babayla olan iletişim bağının sevgi ve güven temelinde oluşmasına ,hem de okula başlama döneminin yumuşak bir geçiş olmasına oldukça bağlıdır.

0-6 yaş döneminde anneyle çocuk arasındaki bağın sorunlu olması(kopuk, güvenden yoksun ,aşırı bağımlı..)anne sevgisinin aşırı yada yetersiz olması,çocuğun evde sorumlu bir özgürlükle kendini gerçekleştirememesi,kardeş kıskançlığı,bu dönemde geçirilen ağır hastalıklar,hastane doktor ilaç fobileri , anne-baba kaybı(ölüm, ayrılıklar)ailede anne-baba anlaşmazlığı,gelişim dönemi gerilikleri çocuğun okula başlaması ve uyumunda sorunlar yaşamasına neden olabilir.Bu çocukların okula başlamaları çok daha dikkatli takip etmeli, gerekirse bir uzmandan destek alınabilmelidir.Bu çocuklarda okula uyum çok daha uzun bir süreç olabilir.


Çocuğun okul öncesi eğitim kurumlarında eğitim alması ve bu kurumların olumlu etkilerinden yararlanarak ilkokula başlaması çocuğun okula uyumunu ne kadar kolaylaştırırsa,okul öncesi eğitim kurumlarında edinilmiş sorunlar tırnak yeme parmak emme,altını ıslatma.. gibi davranışlar geliştirmesine neden olan olumsuz deneyimler de o kadar ilkokula uyum sağlamasını güçleştirebilir. Okul öncesi eğitim kurumlarında yaşanan ;çocuğun sevdiği bir öğretmenin gitmesi,yerine gelen öğretmenle aynı güven ve sevgi iletişiminin, bağının kurulamaması,yeni bir kardeş geldiği için çocuğun anaokuluna gönderilmesi,özellikle tek çocukların ve sakin bir evde büyüyen çocukların yüksek sesli öğretmen ve arkadaşlardan korkarak ihtiyaçlarını dile getirememesi,evde her ihtiyacı önüne getirilmeye alışmış çocuğun anaokulunda ihtiyaçları için sıraya geçmesi rekabet içinde olması mücadele etmesi, buna alışmadığı için çekimser kalması ve ihtiyaçlarını giderememesi..vb. çocukta istenmedik uyum sorunlarına ,gelişim geriliklerinin oluşmasına neden olabilir.


Bu nedenle çocukları okul öncesi eğitim kurumlarına göndermek ama okul öncesi eğitim kurumu seçerken dikkatli olmak ,öğretmenle sürekli olumlu iletişim içinde bulunmak ,çocuktaki ve yaşamındaki değişimlerden öğretmeni haberdar etmek çocuğun uzun dönem okul uyumu ve başarısı açısından büyük önem taşıyabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğun Okula Başlama Döneminde Karşılaştığı Sorunların “okul Korkusu” ve “okul Fobi”sine Dönüşmesinde Anne-Baba Öğretmen Davranışları Etkileyicidir." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Gönül BAYALTUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Gönül BAYALTUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gönül BAYALTUN Fotoğraf
Gönül BAYALTUN
Denizli
Çocuk Gelişimi Ve Eğitimcisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi78 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (36) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Gönül BAYALTUN'un Yazıları
► Okul Korkusu ve Okula Uyum Sorunu Psk.Dnş.Yaser MERT
► Çocuklarda Okul Korkusu-Okul Reddi Psk.Dnş.Sehir HİLOOĞLU
► Okul Korkusu-Okul Fobisi Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,172 uzman makalesi arasında 'Çocuğun Okula Başlama Döneminde Karşılaştığı Sorunların “okul Korkusu” ve “okul Fobi”sine Dönüşmesinde Anne-Baba Öğretmen Davranışları Etkileyicidir.' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:28
Top