2007'den Bugüne 80,011 Tavsiye, 25,566 Uzman ve 17,881 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Diyabet Nedir? Diyabette Beslenme Nasıl Olmalıdır?
MAKALE #14414 © Yazan Dyt.Güler ENGİN | Yayın Mart 2015 | 2,398 Okuyucu
DİYABET nedir?

Diyabet, ülkemizde görülme sıklığı artan,yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen,ileri safhalarında vücutta önemli komplikasyonlara sebep olan kronik bir hastalıktır.Diyabetli insanların yaşam kalitesini arttırmak için beslenme,tıbbi tedavi,egzersiz ve eğitim beraber yürütülür.Yeterli ve dengeli beslenme ile birlikte fiziksel aktivitenin diyabetin ortaya çıkmasının engellenmesinde , geciktirilmesinde; oluştuğu zaman komplikasyonların önlenmesi ve azaltılmasında önemli etkisi olduğunu söyleyebiliriz.Diyet tedavisinin amacı kan şekerini normale yakın seviyede tutmak;hipoglisemi ve hiperglisemiyi önlemek,ideal vücut ağırlığını sağlamak,ileri safhalarda gelişebilecek komplikasyonlara karşı korumak,hastanın yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.Beslenme eğitimi de önemli faktörlerden olup gerekli öğün düzenlemelerini ve doğru beslenme alışkanlıkları kazanabilmek için hastalara beslenme eğitimleri verilmelidir.

Diyabetin çeşitleri:

1) Tip 1 Diyabet

2) Tip 2 Diyabet

3) Gebelik Diyabeti

4) Diğer Tipler

• Beta hücre fonksiyonunda genetik bozukluklar
• İnsülin fonksiyonunda genetik bozukluklar

Tip 1 Diyabet

Pankreasta ilerleyen beta-hücre yıkımına yol açan bir dizi olay sonucu insüline bağımlı diyabetin ortaya çıktığı diyabet tipidir. Genellikle otoimmün kaynaklı olarak gelişen hastalığın,çoğunlukla çucukluk çağı ve genç erişkin yaşlarda ortaya çıktığı bilinmektedir. Tip 1 diyabet sürecini otoantikor ölçümü ile metabolik anormallikler henüz başlamadan erken dönem de ortaya çıkarmak mümkündür.
Genellikle 30 yaşından önce başlar. Polidipsi, poliüri, kilo kaybı gibi diyabet belirtileri şiddetlidir. Ketoasidoz koması, hipoglisemi gibi akut komplikasyonların çok yaşandığı diyabet tipidir. Hastalığın ortaya çıkışını hızlandıran faktörler olarak bazı virüs enfeksiyonları (kabakulak, konjenital rubella gibi), beslenme özellikleri(bebekleri inek sütü ile besleme), toksinler ve stresten bahsedilmektedir.

Tip 2 Diyabet

Dünyada en sık rastlanan diyabet tipidir. Tüm diyabetlilerin yaklaşık%90’ı Tip 2 diyabetlidir. Diyabet epidemiyolojisi çalışmaları tip 2 diyabetin çocukluk dönemi de dahil olmak üzere her yaş grubunda artan sıklığını göstermektedir. Tip 2 diyabet genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkan, yaş arttıkça görülme sıklığı artan, diyabet belirtilerinin hafif olduğu bazen de hiç olmadığı, kronik komplikasyonların sık görüldüğü diyabet tipidir. Tip 2 diyabet obezite, dokularda insülinin kullanılamaması (insülin direnci) ve insülin sekresyon bozukluğu ile kakterizedir. Doymuş yağdan zengin beslenme, hareketsiz yaşam ve obezite tip 2diyabet sıklığı ile yakın ilişkisi olan faktörlerdir.

DİABETES MELLİTUS BULGULARI:


Diyabetin bazı klinik bulgular;

*Polifaji( çok yemek yemek) *Polidipsi(çok su içmek)

*Poliüri(çok idrara çıkmak) *Kilo kaybı

*Ağız kuruluğu *Bulanık görme

*Deri infeksiyonu ve kaşıntı *Baş ağrısı, halsizlik

*İmpotans


DİYABETİN KOMPLİKASYON ve BULGULARI

*İnfeksiyonlar *Damar bozuklukları

*Retinopati *Nefropati

*Nöropati *Sindirim sistemi bozuklukları

*Hipoglisemi *Ürogenital sistem bozuklukları

*Diabetik ketoasidoz *Koma(hiperglisemi)

Açlık Kan Glikozu


Normalde, açlık kan glikoz değeri 80-110mg/dl’dir. Açlık kan glikoz değeri plazmada (venöz veya kapiller) 126 mg/dl veya daha yüksek ise güvenilir olarak diyabet tanısı konabilir. Eğer kapiller veya venöz tam kan kullanılıyorsa bu değer 110mg/dl olarak değerlendirilir. Kesin tanı koymak için açlık kan glikoz değeri en az iki kez, farklı zamanlarda ölçülmelidir.

Tokluk Kan Glikozu

Yemek yedikten 2 saat sonraki plazma glikoz konsantrasyonunun 200mg/dl’den fazla olması diyabetin varlığını gösterir. Tokluk (postprandiyal) kan glikoz değerleri tanı koymak için kullanıldığında 3 gün boyunca kısıtlanmamış, en az 150gr/gün karbonhidrat içeren diyet alınmakta iken yapılmalı ve değerlendirilmelidir. Fakat tanı için açlık kan glikozu ölçümü tercih edilir.

TEDAVİ:

DM’nin tedavisine hastalık tanısı konduktan sonra ilk olarak eğitimle başlanmalıdır. Eğitim hastalığın tanımı, akut ve kronik komplikasyonları, hastalığın bakımı, diyet, egzersiz, insülin eğitimi gibi konuları kapsamalıdır. Bütün bunları hekimden beklemek mümkün değildir. Günümüzde birçok ülkede diyabet kliniklerinde sadece diyabet eğitimini yapmayı üstlenmiş kişiler vardır. Bu kişiler hasta eğitimi yanısıra küçük bölgelerde eğitim verecek kişilerin eğitiminden de sorumludurlar. En iyi istatistiksel verilere sahip olan ABD’de eğitim almış hasta sayısı sadece %35’tir. Diyabet eğitimi alan hastalarda tedavi sonucunun daha başarılı olduğu görülmektedir. Ülkemizde bu konu tam olarak oturmamıştır. Eğitimden sonraki aşamada ancak, DM’li hastanın tedavisinde uygulanacak tedavi şekillerini kararlaştırmak, her hasta için uygun programı düzenlemek gelir.(4)


Bu uygulamaları 4 başlık altında toplamak mümkündür ;

1. Diyet ve egzersiz tedavisi ,

2. Oral hipoglisemikler ,

3. İnsülin tedavisi ,

4. Diğerleri.


Diyet tedavisinin amaçları şu şekilde sıralanabilir ;

1.Normal kan glukozu ve lipid seviyelerinin sağlanması ,

2.Çocuklarda normal büyümenin sağlanması, adolesan ve yetişkinlerde ağırlığın istenilen ideal sınırlar içinde tutulması ,

3.Gebe kadında fetus ve laktasyon için uygun beslenme programlarının uygulanması,

4.Özellikle ekzojen insülin kullanan hastalarda kan glukozundaki dalgalanmaları önlemek için ana ve ara öğün
saatlerinin düzenlenmesi,

5.Şişman hastalar için gıda alınım ve yeme davranışlarında değişikliklerin sağlanması, hastanın kilo vermesi,

6.Doğru beslenme alışkanlığı ile kişinin tüm sağlık problemlerinde düzelme sağlanması.

ENERJİ

Diyabetik diyetin kapsamında da günlük enerjimiz karbonhidrat, protein ve yağlardan sağlanmalıdır. Hastalar arasında hastalığa ve kişiye özel küçük değişiklikler yapılabilir.Tip 1 Diyabet hastaları genelde zayıf ve genç olduklarından daha yüksek kalorili diyetlere ihtiyaç duyulabilir.Fakat Tip 2 diyabetin nedenlerinden en önemlileri arasında fazla kilolar ve yüksek çıkan BKİ sebebiyle ideal kiloya göre enerji ayarlaması yapılır.Genellikle kalori; %20 sabah, %20 öğle, %30 akşam, %30 ara öğünler (3 defa %10'ar ara öğün) olacak şekilde bölünür. Hastanın ara öğünleri önemlidir.

KARBONHİDRATLAR

En önemli enerji kaynağıdır. Günlük diyetle mutlaka alınmalıdır. Besinlerde bulunan karbonhidrat türleri şekerler, nişasta ve posa’dır. İnsülin kullanan diyabetik bireylerde, yoğun insülin tedavisi alanlarda öğün öncesi insülin dozunun öğünün karbonhidrat içeriğine göre ayarlandığında toplam karbonhidrat miktarı glisemik kontrolü etkilememektedir. Karışım insülin kullananlarda karbonhidrat miktarında gün gün tutarlılık olması gerekir. Diyabetli bireye karbonhidrat kaynağı olarak önerilen besinler; tam taneli tahıllar, ekmek, kuru baklagiller, sebzeler, meyveler, süt ve süt ürünleridir.
Diyabette karbonhidratlar önemlidir; diyet karbonhidratları kan glukozun en önemli etkenidir. Özellikle,diyette yer alan karbonhidratların türü çok önemlidir.

DİPNOT:

Alışılmış öneri şekerden kaçınmaktır. Şekerler sindirim süresince nişastadan daha kolay olarak glukoza parçalanır, hızla emilirler ve dolayısıyla kan seviyelerinde ani artışlara neden olabilirler. Dolayısıyla tükettiğimiz besinlerin çeşitlerine dikkat etmek durumundayız.

PROTEİN

Protein, enerji korunması için gereklidir. Diyabetli bireylerin protein alımında genel popülasyondan daha yüksek veya daha düşük protein alımını destekleyen veriler yetersizdir. Tip 2 diyabetiklerde orta düzeyde hipergliseminin protein döngüsünü arttırarak protein gereksinimini arttırabileceği ileri sürülmektedir. Proteinler insülin sekresyonunu stimüle ederler ve bu durum tip 2 diyabetiklerde daha belirgindir. İnsülin salımına etki eden güçlü aminoasitler; arginin, lizin, lösin, fenilalanindir. Ağızdan alınan amino asitler, intravenöz alınana göre daha fazla insülin yanıtı oluşturur. Proteinlerin insülin yanıtını arttırmasından dolayı akut hipoglisemi tedavisinde veya gece hipoglisemisini önlemek amacı ile tüketilmesi önerilmez. Protein alımı için öneri 0,8-1,0 g/kg/gündür.Kronik böbrek yetmezliğinin erken evrelerinde aynı düzey öneri devam ederken ilerleyen dönemde tüketim düzeyinin 0,8 g/kg/gün’e çekilmesi böbrek fonksiyonlarında iyileşme sağlayabilmektedir.

YAĞ

Diyetin yağ türü ve miktarı metabolik kontrol ve komplikasyonların gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Tekli doymamış yağlardan zengin diyetin insülin direnci üzerine olumlu etkisi vardır. Çoklu doymamış yağlardan zengin diyetin, doymuş yağlardan zengin diyet ile kıyaslandığında total kolestrol ve LDL kolestrolünü düşürdüğü gösterilmiştir. Diyabette günlük yağ alımı, enerjinin %30‘unu aşmaması önerilmektedir.Birçok tip 2 diyabetlide hipertansiyon ve dislipidemi de olduğundan, diyabet tedavisinde doymuş yağ alımı toplam kalorinin %7'sinden az olacak şekilde sınırlandırılmalıdır. Trans yağ ve çoklu doymamış yağ alımı %10' un altında olmalıdır. Diyabetli bireylerde kolesterol alımı günde 200 mg' ın altında olmalıdır.

VİTAMİN ve MİNERALLER

Yapılan çalışmalarda diyabetiklerde lipid peroksidasyonunun artması sonucu metabolik kontrolün azaldığı gösterilmiş ve oksidatif stresin diyabetik komplikasyonların oluşumunda rol oynayabileceği ileri sürülmüştür. Diyabetik bireylerde yükselmiş lipid peroksidasyonuna bağlı olarak hücre membran akıcılığında değişiklikler oluşmakta bu da glukozun hücre içine taşınmasında azalmaya yol açmaktadır.

_ E vitamininin, sağlıklı ve diyabetik bireylerde insülin yanıtını düzeltmesi antioksidan etkisine bağlanmaktadır. Önerilen ek E vitamini miktarı 100-200 mg/gün arasındadır.

_Askorbik asidin antioksidan özelliğinin olması nedeniyle E vitaminine benzer etki gösterebileceği düşünülmektedir.

_Deneysel olarak D vitamini yetersizliğinin insülin sekresyonunu azalttığı gösterilmiştir. Diyabetiklerde de D vitamini yetersizliği riskinin yüksek olabileceği düşünülmektedir.

_B6 vitamini ilavesinin diyabetik polinöropati tedavisinin etkinliğini arttırdığı gösterilmiştir

_Magnezyum, insülin direnci ve karbonhidrat intoleransında rol oynar. Diyabetiklerde hipomagnezeminin kalp-damar komplikasyonlarını ve retinopatinin gelişimini arttırdığı ileri sürülmektedir. Hipomagnezemisi olanlara ilave yapılmalıdır.


_Tip 2 diyabetiklerde 500 mcg krom eklenmesinin A1C, glukoz, insülin ve kolestrol düzeyine yararlı etkileri olduğu bildirilmiştir. Yetersizlik belirlenmedikçe ekleme önerilme-mektedir.

_Çinko, insülinin etki ve fizyolojisinde direk olarak katılan esansiyel bir mineraldir. Kan glukoz düzeyi ile ilişkisi olmamakla beraber ayak ülserinde hızlı iyileşme olduğu gösterilmiştir.

_Diyabette kalsiyum metabolizması bozulduğundan ateroskleroz, hipertansiyon, gibi bozukluklar ortaya çıkmakta; bu olayında katarakt, renal hipertrofi ve nöropati gibi bozuk-luklara dolaylı olarak neden olabileceği belirtilmektedir.

_Sodyum, barsak lümeninde glukoz ile aynı taşıyıcı üzerinden emilir. Sodyumla glukozun birlikte transportu kan şekerinin yükselmesine neden olduğu için hipertansiyon ve nefropati olabileceği düşünülerek diyetle alım sınırlandırılmaktadır. Diyabetikler için alım 3000 mg/gün olarak önerilmektedir. Hipertansiyonlu diyabetiklerde 2400 mg/gün veya 6 gr tuz alımı önerilmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Diyabet Nedir? Diyabette Beslenme Nasıl Olmalıdır?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Güler ENGİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Güler ENGİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Güler ENGİN Fotoğraf
Dyt.Güler ENGİN
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi34 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Güler ENGİN'in Yazıları
► Diyabette Beslenme Nasıl Olmalıdır? Dyt.Şeyda Sıla BİLGİLİ
► Diyabette Beslenme Dyt.Sevde VAROL
► Diyabette Beslenme Tedavisi Dyt.Nihal DURUKAN KELEŞ
► Diyabette Beslenme Tedavisi Dyt.Güneş AKYIL AYNACI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,881 uzman makalesi arasında 'Diyabet Nedir? Diyabette Beslenme Nasıl Olmalıdır?' başlığıyla benzeşen toplam 63 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:44
Top