Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ergenlerde Madde Kullanımı
MAKALE #14851 © Yazan Psk.Işıl ÖZÜAK | Yayın Mayıs 2015 | 858 Okuyucu

ÇOCUĞUM MADDE BAĞIMLISI…
BEN NE YAPMALIYIM?
Madde bağımlılığı çoğunlukla ergenlik döneminde başlar. Çocuğunun madde bağımlısı olduğunu öğrenmek pek çok aile için yıkıcı bir haberdir. Madde bağımlısı çocuk/ergen okuldan atılabilir, yakın çevresi ondan uzaklaşabilir, ilişkisini kesebilir, çalışıyorsa işten kovulabilir. Yani; çevresindeki insanlar zamanla kendilerini korumak ve bu yorucu ilişkiden kaçınmak için kişiden uzaklaşabilir ancak aile çoğunlukla bu süreçte sonuna kadar çocuğu ile birliktedir. Aile üyeleri bağımlının yanında kalsa da bu birlikte kalışta sağlıksız bir uyum süreci göze çarpar.
Aile üyelerinin çocuklarının madde bağımlısı olduğunu öğrendiklerinde hissettikleri duygular çoğunlukla şaşkınlık, suçluluk, öfke, umutsuzluk, korku, hayal kırıklığı gibi duygulardır. Bu duygulara utanç, başarısızlık hisleri de eşlik edebilir.
Bağımlı kişi kendisine zarar verirken aslında ailedeki her birey bu süreçten olumsuz biçimde etkilenir. Bu nedenle bağımlılık aslında bir “aile hastalığı”dır.
Ergeni Madde Bağımlılığına İten Aile İçindeki Olası Risk Faktörleri
• Bir aile üyesinde (çoğunlukla ebeveynlerden birinde) madde kullanımı
• Ebeveynlerde gözlenen aşırı talepkâr, koruyucu, gözdağı vererek disipline etmeye çalışan tutum ve davranışlar
• Anne-baba veya anne-baba-çocuk arasında çatışmalı bir ilişkinin bulunması, fiziksel/duygusal/cinsel istismar ve ihmalin varlığı
• Ailede aşırı katı kuralların hakim olması veya aile içinde tanımlanmış hiçbir kuralın olmaması, annenin pasif olması, ailede geri planda kalması
• Ebeveynlerden birinin veya her ikisinin de çocuğun yaşamında yer almaması
• Çocuğun aile yaşamında anne veya babasının çok sayıdaki partneriyle bir araya gelmesi, üvey ebeveynin varlığı
• Anne-babanın (özellikle babanın) çocuğa karşı duygusal bağının zayıf olması veya sevgisini ve ilgisini yeterli biçimde gösterememesi
• Çocuğun/Ergenin anne-babası tarafından yeterince sevilmediğine/ilgi görmediğine/desteklenmediğine ilişkin bir algıya sahip olması
• Aile içindeki kurallar, çocuğun disiplini konusunda anne-babanın ortak tutum ve davranışlar geliştirememesi, çatışma yaşaması
• Aile bireylerinin uyuma yönelik olmayan, sağlıksız başa çıkma mekanizmalarını kullanması, örneğin stresle başa çıkmak için evde alkol veya madde kullanılması
• Aile içinde güven eksikliği
• Yasal açıdan sık sık sorun yaşayan, kural dışı davranışların gözlendiği ebeveyn figürü
• Ailenin çocuk ile ilgili yüksek standartlara sahip olması, çocuğun gerçekte sahip olduğu özellikler ile ailenin beklentilerinin birbiriyle uyumlu olmaması

Aile içinde güven ve sevgi temelli bir ilişkinin kurulmuş olması, aile bireylerinin birbirine saygı göstermesi, anne-babanın kararlarında tutarlı olması, anlayışlı, çocuğun istek ve taleplerini gözeten bir tutum geliştirmesi, aile bireylerinin birbirlerine karşı destekleyici olması, kuralların açık ve net olarak belirlenmiş olması, anne-baba arasında olumlu bir ilişkinin bulunması da çocuğun madde kullanmaya başlamasında önleyici olarak nitelendirebileceğimiz özelliklerdir.

Çocuğunuzun Madde Kullandığını Nasıl Anlarsınız?
Ergenin uyuşturucu madde kullanmaya başladığı ne kadar erken fark edilirse, tedavi ve rehabilitasyon süreci o kadar başarılı şekilde sonuçlanır. Bu nedenle erken dönemdeki belirtilerin bilinmesi ergenin ve diğer aile bireylerinin fiziksel ve ruhsal sağlığı için çok önemlidir.
Yine de ergenlik döneminin kendi başına kaotik ve sancılı bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Çoğu ergenin bu dönemde davranışları, keyif aldığı şeyler, arkadaş çevresi değişebilir, aile ile çatışma yaşayabilir. Fiziksel ve duygusal pek çok değişim yaşanır. Bu nedenle aşağıda sözünü edeceğimiz belirtiler madde kullanımına dair kesin sonuçları vermez. Yalnızca, böyle bir durum ile ilgili şüphelenmemize ve önlem almamıza yardımcı olur. Çocuğunuzun madde kullanmaya başladığına dair şüphe duyduğunuzda, zihninizde bu konuya dair soru işaretlerini cevaplandırabilecek en doğru adres bir uzman yardımıdır.
Madde kullanmaya başlayan ergenlerde aşağıdaki ruhsal değişimler gözlenebilir:
• Akademik performansında dalgalanmalar yaşayabilir, ders başarısı düşebilir.
• Okula devamlılığı azalabilir, okuldan kaçma davranışı gözlenebilir.
• Aile bireyleri ile iletişimi azalabilir. Evde yalnız kalma ihtiyacı artabilir, odasından çıkmak istemeyebilir.
• Arkadaş çevresi değişebilir. Sık arkadaş değiştirebilir. Anne-baba daha önce bilmediği isimler duymaya başlar ancak bu yeni arkadaşlar ile ilgili bilgi sahibi olmak istediğinde dirençle karşılaşır. Net cevaplar alamaz.
• Daha çok para harcamaya başlar. İlerleyen süreçte aile bireyleri evde bazı eşyaların, cüzdanlarından para eksildiğini fark edebilir. Parasının yetmediğinden şikayet edebilir, daha fazla harçlık almak için anne-babasıyla tartışmalar yaşayabilir.
• Duygu durumunda dalgalanmalar gözlenebilir. Bazen fazla neşeli ve hareketli, bazen depresif ve içine kapanık, bazen öfkeli ve saldırgan olabilir. Engellenmeye karşı toleransı düşmüştür.
• Özbakım becerileri azalabilir. Giyimine, temizliğine, dış görünüşüne eskisi kadar dikkat etmediği gözlenir.
• Sigara kullanmaya başladığı gözlenebilir. Sigara başlı başına bir risk faktörü olmasa da uyuşturucu madde kullanmaya başlamada bir ön adım olabilmektedir.
• İçine kapanabilir, çevresiyle ilişki kurmaktan kaçınabilir. İlgi alanları azalır.
• Gelecek planlarından bahsetmek istemez.
• Gün içerisinde aile çocuğunun nerede ve kiminle vakit geçirdiğini bilmediği zaman dilimleri yaşamaya başlar. Telefonu kapalı olabilir, eve geç gelebilir, aile bireylerinin alışkın olmadığı saatlerde dışarı çıkmak isteyebilir.
• Aile çocuğunun sıklıkla yalan söylemeye başladığını fark edebilir.

Gözlenebilecek fiziksel değişimler şunlardır:
• Dalgınlık, yorgunluk, kendini bitkin hissetme, uyku hali veya nedensiz aşırı neşe hali ve hareketlilik, uykusuzluk, enerji düzeyinde artış
• Uyku düzeninde sorunlar
• Terleme, titreme veya sıcaklık düzeyiyle orantısız biçimde ürperme, üşüme
• Göz bebeklerinin aşırı küçülmesi veya büyümesi
• Gözlerde kanlanma, göz altı morlukları, cilt renginin soluklaşması, sararması
• Konuşma güçlüğü
• Yüzde büyük ve geçmeyen sivilceler
• Solunum güçlüğü, vücutta ağrılar
• Burun akıntısı, kollarda morluklar
• Boşaltım sistemi sorunları (kabızlık veya ishal)
• İştahın azalması, yeme düzeninin değişmesi

Fiziksel belirtiler de tıpkı ruhsal belirtiler gibi farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Bu nedenle sürekliliği iyi gözlenmeli ve mutlaka bir uzman yardımına başvurulmalıdır.
Aile bu süreci nasıl yaşar?
Çocuğunun madde kullandığı öğrenen aile pek çok duyguyu aynı anda yaşar. Ve genellikle bu durumu çevresinden gizlemeye, aile içindeki bir sır gibi yaşamaya çalışır. Ancak bu davranış, aile bireylerinin duygusal yükünü daha da ağırlaştırır. Bağımlılıkla mücadele edilecek bu uzun süreçte aile bireylerinin güvenebileceği, duygusal yönden destek alabileceği yakınlarıyla bu sorunu paylaşması, daha güçlü şekilde başa çıkmalarına yardımcı olur.
Aile üyeleri çocuklarının madde kullandığını öğrendiğinde;
Şaşırır.
Doğal bir durumdur. Anne-baba bu haberi ilk öğrendiğinde ne yapacağını, nasıl hareket edeceğini bilemez. Hiç beklemediği, ummadığı bir haber karşısında donakalmıştır. Burada önemli olan şaşkınlık nedeniyle yanlış adımlar atmamaktır.
Hayal kırıklığı yaşar.
Her anne-babanın çocuğuyla ilgili beklentileri, hayalleri vardır. Madde kullanımı ise hiç umulmamış ve beklenmedik bir sorundur. Bu yüzden büyük bir hayal kırıklığı yaşanır.
Kendisini suçlar.
Anne-baba çocuğu madde kullandığı için kendisini veya birbirlerini suçlar. Mutlaka bir yerlerde hata yapmışlardır. Ancak bu tutum, mevcut soruna çözüm geliştirmeyi engelleyici bir tutumdur.
Sorunu inkar eder, yok sayar.
“O kadar da fazla kullanmıyor, arada bir içiyor” gibi bilişsel çarpıtmalarla veya tamamen inkarla problemi yok sayar ya da küçültürler. Gerçeği kabul etmek acı verici olacaktır. Ancak, çözüm için önce sorunu kabullenmek gerekir. Bu davranış, utanç duygusuyla iç içedir.
Umutsuzluğa kapılır.
Sorun öğrenildiğinde, aile önce kendi kendine yöntemlerle çocuğa madde kullanmayı bıraktırmaya çalışır. Gözdağı verebilir, tehdit edebilir, şiddet uygulayabilir, fazla katı ve kısıtlayıcı davranabilir veya aşırı ilgi ve sevgi gösterilerinde bulunabilir. Bu yöntemler işe yaramadığında ise umutsuzluğa kapılır ve destek olmaktan vazgeçer. Oysa madde kullanımıyla mücadelede uzman desteği alınmasının şart olduğu ve ne olursa olsun çocuğa destek olmaktan vazgeçilmemesi gerektiği unutulmamalıdır.
Öfkelenir.
Aile madde kullandığı için çocuğa öfkelenebilir. “Neyini eksik ettik?”, “Biz seni böyle mi yetiştirdik?”, “Kendine bunu nasıl yaparsın?”, “Bize bunu nasıl yaparsın?” gibi söylemlerle sitem edebilir. Bu öfke çocuğun arkadaş çevresine, kendi yakınlarına da yönelebilir. Ya da aile bireyleri kendilerine kızabilir. Ancak öfke de diğer olumsuz duygular gibi çözüm sürecinin ketlenmesine (güçleşmesine) yol açar.
Utanır.
Aile yaşanan sorundan dolayı utanç duyar. Komşularından, yakın çevresinden uzaklaşmaya, ilişkilerini askıya almaya, durumu gizlemeye çalışır. Gizlemek de madde bağımlılığı ile mücadele etmede sağlıklı bir yöntem değildir.
Korkar.
Aile çocuğunun başına bir şey gelmesinden, yasal sorunlardan yaşamasından, varsa diğer çocuklarının da aynı sorunu yaşamasından, sorunun üstesinden gelememekten korkar. Korku ise beraberinden yine eylemsizliği ve çözümsüzlüğü getirir.
Sorunun çözümüyle ilgili gerçek dışı beklentilere sahiptir.
Çocuğun ve dolayısıyla ailenin yaşadığı bağımlılık problemi sıkıntılı, sancılı ve zor bir süreçtir. Dolayısıyla aile çabuk, kesin, hızlı ve aslında mucizevi bir çözüm arayışı içindedir. Ancak madde bağımlılığı tedavi ve rehabilitasyon süreci yavaş ve emin adımlarla ilerlenmesi gereken, uzun bir yoldur. Bu nedenle ailenin beklentileri gerçeğe uygun düzeyde olmalıdır. Aksi takdirde hayal kırıklığı, umutsuzluk, öfke, inkar kaçınılmazdır.
Çocuğun merkezde olduğu, çocuğa odaklı bir yaşam organizasyonu planlar.
Sağlıklı aile dinamiklerinde hiçbir aile bireyi merkezde değildir. Herkese karşı eşit düzeylerde ilgi gösterilir. Ancak; bağımlı ailelerinde bağımlı çocuk ailenin merkezindedir. Aile sanki tetiktedir. Çocuğun her davranışını takip etmeye çalışır. Bu durum hem tedavi sürecini olumsuz etkiler hem de eğer ailede başka çocuk varsa, onda da çeşitli davranış sorunlarının gelişmesine sebep olur.
Tüm bu duygular, ilk aşamada yaşanması olağan ve doğal duygulardır. Önemli olan bu duyguları farkında olmak, sorunun çözümünde bu duygulara göre hareket etmemek, paylaşmak, tedavi sürecinde çözüm yollarına dair işbirliği içinde hareket etmektir.
Çocuğumun Madde Kullandığını Biliyorum… Peki Ben Ne Yapmalıyım?
Öncelikle panikle, ani kararlar almaktan uzak durulmalıdır. Kendinizi veya çocuğunuzu suçlamak, çocuğunuzu korkutmaya çalışmak, sert davranmak veya madde kullanmaktan vazgeçmesi için her isteğini yerine getirmeye çalışmak çözüm için elverişli yöntemler değildir.
Madde bağımlılığı hem fiziksel hem de ruhsal sorunlara yol açar. Tedavide medikal yöntemler (ilaç tedavisi, yatışının sağlanması vb.) ve psiko-sosyal rehabilitasyon bir arada kullanılmalıdır. Bu nedenle madde bağımlılığı, uzman desteği alınmadan üstesinden gelinebilecek bir problem değildir. En önemli aşama ergeni tedavi ve rehabilitasyon için ikna etmektir. Burada, en önemli sorumluluk ebeveynlere düşer. Sakin, yumuşak ancak kararlı, geri adım atmayan ve net bir tutumla konuşularak ergen bir uzmana görünmesi için ikna edilmelidir. Ergenin isteksiz olması, zorla tedaviye yönlendirilmesi tüm sürecin başarısızlığa uğramasına neden olur. Bağırmak, azarlamak, zorlamak, inatlaşmak doğru ikna yöntemleri değildir. Ayrıca, çocuğunuzun madde kullandığını bildiğinizi ona açık ve dolaysız şekilde anlatmanız gerekmektedir. Yalan söylemek, dolaylı yöntemler kullanmak, ergenin güven duygusunu zedeler.
Aile bireylerinin bir araya toplanarak ergenle konuşma yapması en sağlıklı yoldur. Böyle bir konuşmanın sonunda ergen çoğunlukla, ailesiyle birlikte bir uzmana gitmek için ikna olmaktadır. O nedenle korkmadan, sakince ve zaman kaybetmeden, aşağıdaki paragrafa benzer nitelikte bir konuşma yapılmalıdır:
“Madde kullandığının farkındayız. Ve senin için endişeleniyoruz. Belki bu senin için bir sorun olmayabilir veya sana zarar vermediğini düşünüyor olabilirsin. Ama bizim içimiz hiç rahat değil ve üzülüyoruz. Seni çok seviyoruz, bu yüzden seninle birlikte bir uzmana görünmek istiyoruz. Kullandığın maddenin belki senin de henüz fark etmediğin fiziksel zararları olabilir. Eğer tedavi gerektirecek bir sorun değilse, gideceğimiz uzman bunu bize söylesin. Tedaviye ihtiyacın varsa da bize yardım etsin. İstediğimiz sadece bu konudaki doğruları bize bir uzmanın anlatması. Ve bunu birlikte yapmamız gerekiyor. Senin iyi olduğunu bilmeye ihtiyacımız var.”
Madde bağımlılığı tedavisi uzun ve zorlu bir süreçtir. Hızlı ve büyük değişimler beklenmemeli, aile tedavi ile ilgili yüksek standartlar belirlememelidir. Tedavi sürecinde hem medikal yöntemler, hem de bireysel terapi, grup terapileri, drama çalışmaları, sosyal aktiviteler, yeni uğraşlar edinme gibi psiko-sosyal rehabilitasyon araçları kullanılmaktadır. Aile, bu sürece bütünüyle dahil olmalıdır. Bağımlı olan ergenin tedavi edilmesiyle tüm sorunun çözülmesini beklemek yanlış bir kanıdır.
Terapi sürecinde aile dinamikleri incelenmeli, ailenin yaşam organizasyonu yeniden planlanmalı, sorunların nedenleri birlikte irdelenmeli, sağlıklı çözüm yolları keşfedilmeli, kurallar, sınırlar, özgürlükler, iletişim becerileri ve duygusal yakınlık gösterme gibi alanlardaki sorunların çözümü üzerine odaklanılmalıdır. Bu esnada, her bir aile bireyi motive edilmeli ve desteklenmelidir. Yazımın başında da belirttiğim gibi bağımlılık bir aile hastalığıdır ve tedavi sürecine de her bir aile üyesi dahil olmalıdır. Kalıcı bir iyileşmenin sağlanması için bağımlı ergenle çalışmanın yanı sıra ebeveynler ve diğer aile üyeleri (kardeşler vb.) ile de görüşmeler düzenlenmesi ve ailenin ilişki kurma ve iletişim becerilerinde değişimin sağlanması gerekmektedir. Bu amaçla hazırlanmış olan grup terapilerinden ve aile eğitimlerinden yararlanılabilir.
Tedavide, anne-babanın ergenin arkadaşlarını suçlaması, arkadaşlarından uzaklaştırmak için çaba içinde olması riskli bir tutumdur. Böyle bir tutum karşısında ergen arkadaşlarına daha fazla yönelebilir, aileye karşı reddedici bir tavır gösterebilir. Bu nedenle gerekirse; aile ergenin arkadaşlarını da sürece dahil etmeli ve iletişim halinde olmalıdır.
Eğer çocuğunuzun madde kullandığından şüpheleniyorsanız, zaman kaybetmeden bir uzmana danışmanız en doğru ve sağlıklı yol olacaktır. Madde bağımlılığı ile mücadele etmek uzun ve zor yollardan geçmenizi gerektirecektir. Ancak uzman desteği, sevgi, ilgi ve desteğin birleşmesi ile üstesinden gelebileceğiniz ve çözmeyi başarabileceğiniz bir sorundur aynı zamanda.
Umutsuzluğa kapılmayın ve destek almaktan çekinmeyin.
Işıl ÖZÜAK
Psikolog


Kaynakça:
Ögel, K. (2001). İnsan, Yaşam ve Bağımlılık Tartışmalar ve Gerekçeler. İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık.
Ögel K., Taner, S., Yılmazçetin, C. (2003). Ergenlerde Madde Kullanım Bozukluklarına Yaklaşım Klavuzu. İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık.
Ögel, K. ve diğerleri (2004) Madde Kullanan Ergenler için Aile Eğitim Kılavuzu. İstanbul: Çematem.
İnternet Kaynakları:
http://www.inp.gov.tr/anne_babalar_icin.htm
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergenlerde Madde Kullanımı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Işıl ÖZÜAK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Işıl ÖZÜAK'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Işıl ÖZÜAK'ın Yazıları
► Ergenlikte Alkol-Madde Kullanımı ve Ailelere Öneriler Uzm.Psk.Burcu ÇATALOĞLU SİNANGİN
► Madde Bağımlılığı Psk.Serap DUYGULU
► Madde Bağımlılığı Psk.Dnş.Nuray BAŞTAN AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,479 uzman makalesi arasında 'Ergenlerde Madde Kullanımı' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:13
Top