2007'den Bugüne 86,028 Tavsiye, 26,783 Uzman ve 19,116 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Göz Altı Morlukları ve Tedavisi
MAKALE #16492 © Yazan Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ | Yayın Nisan 2016 | 5,387 Okuyucu
Göz altı morlukları neden oluşur?

Göz altı morlukları ya da diğer adıyla göz altı halkaları genetik ve yapısal olarak göz kapağı derisinde pigmentasyon artışına bağlı olarak meydana gelebilir ya da uykusuzluk, düzensiz yaşam biçimi, alkol, sigara kullanımı gibi nedenlerle göz çevresindeki venöz dolaşımın yavaşlamasına bağlı oluşabilir. Atopik ve diğer bazı egzemalar da göz altlarında koyu halkalara neden olabilmekte. Demir eksikliği anemisi, bazı karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları da gözaltı morlukları oluşumuna sebep olur.

Göz altı rengi neden değişir?

Derimizin dermis tabakası 0.3-0.4 mm kalınlığındadır, ancak göz altındaki deride kalınlık zaman içinde dış ve iç etkenlere bağlı olarak 0.1-0.2 mm’ ye kadar iner. İncelmiş olan göz altı kapağı derisi şeffaflaşarak alttaki damarların daha belirgin hale gelmesine neden olur. Bu damarlar göz altlarında mavi-mor halka tarzı bir görünümü ortaya çıkarır.

Göz altı çöküklüğü neden oluşur?

Genelde genetik ve yapısal özelliklere bağlı olarak veya çevresel koşulların etkisiyle olabildiği gibi, kilo kaybı ve yaşın ilerlemesi nedeniyle bölgesel atrofik alanlar neticesinde görülebilir. Ve hastalarda morluğun bir şekilde kozmetik kapatıcılarla kapatılsa da çöküklüğün saklanamadığı konusunda şiddetli şikayetler oluşturabilir.

Gözaltları neden önemli?

Sosyal hayatımızda, özellikle ikili ilişkilerimizde en fazla iletişime geçtiğimiz bölge göz çevresidir. Yorgunluğumuzu veya dinginliğimizi yansıtır. Yaşla, metabolizmayla, çevreyle ve beslenmeyle bünyemizde olan değişikliklerin en çok dışa vurduğu bölgedir. Göz ve göz çevresi kişinin yaşını, sağlığını ve psikolojik durumunu etrafına en belirgin yansıttığı, konuşma esnasında ifadeyi tamamlayan alanlardır.

Göz altı morluğu ve çöküklüğünde tedavi olarak neler yapabiliriz?

Öncelikle sistemik bozukluklara bağlı ise bu bozuklukların tedavi edilmesi yarar sağlayacaktır. Ancak genelde kronik bir bozukluk olduğundan dolayı zemindeki hastalık düzeltilebilse de sorun çözümlenmeyebilir.

Tedavide soğuk uygulama, Mezoterapi, PRP , Haricen krem uygulamaları ve Göz Altı Dolgu uygulamaları (HA) yapılmaktadır.

Gözaltı ışık dolgusu; sadece gözaltı uygulamaları için üretilmiş, gözaltı dokusuna özel , buraya uygulandığında yayılan bir dolgudur. İçeriğinden kullanılan maddelerden dolayı göz etrafına gelen ışığı yansıttığı, cildi aydınlattığı ve canlandırdığı için ışık dolgusu olarak adlandırılıyor. Işık dolgusunun içeriği; sekiz tane amino asit, hylauronik asit, üç tane anti oksidan, mineral, vitamin ve uygulama sırasında ağrı olmaması için lokal anestezik madde içeren bir jeldir. İçerisinde içerdiği bu maddeler ile hücresel seviyede yapılanmayı sağladığı için göz çevresinde aydınlanma ve canlanma etkileri görülüyor.

Göz altı ışık dolgusu göz altı morluğu ve çöküklüğünde etkin şekilde kullanılan bir yöntemdir. Göz altında şikayet edilen alana ışık dolgusu yapıldıktan hemen sonra etki başlar, bir hafta sonra göz altında aydınlanma ve yorgun görünümde azalma meydana gelir. Bu dolgunun avantajı doğal gözükmesi ve göz altında ödem sorunu yaratmamasıdır. Etkisi 1-1,5 yıl devam eder.

Uygulama iğne ile olabildiği gibi kanül yöntemi ile de yapılabilir. Bu bölgenin yoğun damar ve sinir ağlarıyla örülü hassas bir bölge olmasından dolayı ''kanül ile uygulamak’’ çok daha uygundur. Uygulama derin olmalıdır. Göz ve çevresi anotomisine hakim doktorlarca yapılması son derece önemlidir. Çünkü görme işlevi ile ilgili olan gözümüz çok karmaşık bir doku ile çevrilidir. Burada tam olarak uygun olmayan bir alana,uygunsuz bir madde vermek görme fonksiyonlarında bozulmalara meydan vermektedir. Göz altı ışık dolgusu uygulaması bize ve hastalarımıza çok yarar sağlayan güzel bir uygulamadır, tabi ki doğru ellerde..

Günümüzde bayanların korkulu rüyası haline gelen gözaltı ve çevresi problemleri için üretilmiş olan ışık dolgusu, bu bölgede gözle görülür bir canlanma sağlıyor. Kullanılan bu yöntemle aynı zamanda el üstü ve dekolte bölgesindeki yaşlanma belirtilerinde de etkili oluyor

Günümüzde gerek yaşlanma etkisi, gerekse şehir hayatındaki çevresel faktörler, stres vb. faktörler bir araya gelince ciltte deformasyonların meydana gelmesi kaçınılmaz oluyor. Vücudumuzdaki diğer bölgelere göre çok daha özel bir cilt yapısına sahip olan gözaltı ve göz çevresi, bu deformasyonların meydana geldiği ilk bölgeler oluyor.

PRP tedavileri ve göz ve çevresinde kullanımları

Son yıllarda sıkça duyulan kök hücre tedavisi olarak da bilinen PRP tedavisi ile gözlerimiz de tedavi olabiliyor. Son birkaç yıldır adı sıkça duyulan PRP tedavisi göz tedavilerinde 10 yıldan fazla kullanım süresine sahip. İyileşmeyen ülserlerde, kurugöz vakalarında, göz yanıklarında, tekraralayan pterijum durumlarında sık olarak kullanılmaktadır.

Bu tedavi için hastadan alınan kan özel santrifüj işlemlerinden geçirilerek renkli kan elemanlarında ayrılır. Tüpün üzerinde kalan sıvı serum alınarak bir damla şişesine konur ve damla hazırlanır. Bu damla hastaya verilerek evde kullanabileceği özel bir tedavi hazırlanmış olur. Ancak bu kan ürünü kolay bozulabileceğinden dolayı buzdolabı şartlarında korunmalıdır. Kesinlikle dondurulmamalıdır. Etkinliği azaldığı ve bakteriyel üreme olabileceğinden dolayı 10 günden daha fazla kullanılmamalıdır.

Kendi tedavimiz damarlarımızda saklı

Birçok hastalığa çare olan bu tedavi son zamanlarda gençliğin yeniden kazanılmasında etkili olan doğal bir yöntem olmasından dolayı sıkça kullanılmaktadır. Ancak sanıldığının aksine cilt gençleştirmede son yıllarda sık uygulanan bu yöntem aslında çok da yeni değil. Göz tedavilerinde kullanılması 10 yıldan daha uzun…

Göz kenarında kırışıklıkların azaltılması, göz altı çöküklük ve morluk tedavilerinde kullandığımız PRP tedavisi biz göz hekimlerine çok da yabancı değil.. İyileşmesi sorunlu olan pekçok göz hastalığında da hala altın standart...

PRP TEDAVİSİ, GENÇLİĞİN FORMULÜ DAMARLARIMIZDA

PRP tedavisi, “Platelet Rich Plasma– platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma tedavisi” anlamına gelen tedavi metodudur. Bu uygulama kişiden alınan bir miktar kanın özel bir tüpe konulup santrfüjlenerek bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen “platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma”nın , yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesini temel alır.

PRP (Platelet Rich Plasma), yüz gerginleştirme, kırışıklıkların azaltılması ve doldurulması, kontur düzeltme, gevşekliğin azaltılması, leke tedavisi ve yaşlanmayı geciktirme gibi birçok alanda kullanılabilir. Göz altı çöküklüğü ve morluğu tedavilerinde alternatifve tamamen doğal bir uygulama yöntemidir. Yarım saatten gibi bir sürede uygulanan bu işlem, cerrahisiz ve anestezisiz bir şekilde klinik olarak kanıtlanmış çok iyi sonuçlar alınmasını sağlar.

Halk arasında ‘’kök hücre tedavisi'’ olarak da bilinse de aslında kök hücrelerini uyarak ve canlılığını artıran bir tedavidir.

Bu uygulamadan sonra cildin gerginliği ve nemliliği artarken kırışıklıklar ile açık gözeneklerin sayısı azalmaktadır.

PRP yöntemi ve merak edilenler

PRP tedavisinde önerilen uygulama sayısı kaçtır ve uygulama aralıkları ne olmalıdır?

PRP yöntemi 4 haftalık aralarla yapılabilir. PRP tedavisi için, ortalama 2 ila 4 seans önerilmektedir. Hastamızın yaşına ve cilt yaşlanmasına göre seans sayısı değişmektedir.

PRP tedavi seansları sona erdiğinde, ne kadar sure sonra tekrar edilebilir?

Genel olarak,PRP uygulamasından bir yıl sonra hatırlatma tedavileri , genelde 1-2 seans gerekebilir. Ancak tamamen doğal bir uygulama olduğundan 6 ay sonra bile tekrarlanabilir.

Beklenen cilt yenilenme etkisi ortalama olarak ne kadar sürer?

PRP tedavisinde cilt yenilenmesi kalıcıdır. Ancak yaşlanma süreci devam ettiği için idame tedavisi gereklidir.

PRP’de lazer, ışık tedavisi, dolgu enjeksiyonu veya Botulinum toksini uygulaması ile birlştirilmesi önerilmekte midir? Yoksa herhangi iki tedavi ayrı zamanlarda mı yapılmalıdır?

Eşzamanlı tedavi olarak uygulamak mümkündür. Kliniğimize uzaktan gelen hastalarımızda bu uygulamaları eş zamanlı olarak yapabiliriz. Ancak en doğru işlem PRP ile diğer uygulamaların arasında 2 hafta ara verilmesidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Göz Altı Morlukları ve Tedavisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şeyda ATABAY YILDIZ Fotoğraf
Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
İzmir
Doktor "Göz Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ'ın Makaleleri
► Göz Altı Torbası Dr.Hakan YÜZER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,116 uzman makalesi arasında 'Göz Altı Morlukları ve Tedavisi' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Şaşılık (Strabismus) Haziran 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:15
Top