2007'den Bugüne 92,396 Tavsiye, 28,229 Uzman ve 19,987 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Aleksitimi-Alexithymia
MAKALE #18475 © Yazan Dr.Psk.Şükriye VAROL | Yayın Mayıs 2017 | 5,750 Okuyucu
ALEKSİTİMİ/ALEXİTHYMİA

İnsan duygularını, düşüncelerini ve bunları sözel olarak ifade edebilmesiyle doğadaki diğer canlılar içinde farklı bir konuma sahip olan bir canlıdır. Duygular, yaşamın tümünü etkileyebilecek bir öneme sahiptir. Yaşamın anlamını, tadını, hatta amacını oluşturabilecek bir özellik taşırlar. Duygular yaşantımızda merkezi bir yere sahip olup, davranışlara dönüşebilir,davranış olarak açığa çıkabilirler.

Çağımızın iletişim çağı olmasına rağmen, insan insana yaşanan çatışmaların temelinde çoğu kez duyguların ve düşüncelerin ifade edilememesi yatmaktadır. Ancak duyguların ifade edilebilmesi için her şeyden önce bireylerin bunları tanıması, ayırt edebilmesi, onlara yakın olması gerekir. Duygularını, düşüncelerini bir bütün olarak kendini tanıyan birey, başkalarını da anlayabilecektir. Bu ise bireyin yaşamını anlamlı bulmasına, mutlu ve üretken olmasına önemli ölçüde katkıda bulunabilir.

Aleksitimi ve Aleksitimik Özellikler Nedir?

Aleksitimi ruh sağlığı alanın da yer alan bir terimdir. Aleksitimi başlangıçta psikosomatik hastalara özgü bir kişilik özelliği olarak düşünülmesine rağmen, psikosomatik ve psikiyatrik hasta popülasyonunun yanında sağlıklı bireylerde de yaygın olduğu gözlenen bir durumdur.Aleksitimik özellikler, daha aleksitimi terimi ortaya çıkmadan önce, özellikle psikosomatik hastalıklarla ilgilenen araştırmacılar tarafından fark edilmiştir. Psikosomatik hastaların gerginliklerini boşaltma yolu olarak bedensel kanallarını kullandıklarını gözleyen RUESCH, 1948’de aleksitimikleri “infantil kişilikler” olarak tanımlanmıştır.

MC LEAN 1949’da “üç birimli beyin” kavramını geliştirmiş, psikosomatik hastalıkların çoğunun duygularını vebalize (söze dökmede) etmekle entelektüel bir yetisizlikleri olduğunu belirtmiş, duyguların neokortekse ulaşamadığını, bu nedenle de sözcüklerin simgesel anlatım yoluyla değil, otonomik yollarla ifade edildiklerini yani bir çeşit “ organ-beden diline” çevrildiklerini ileri sürmüştür.

ALEXANDER (1950)de çatışmaların verbal-sözel olarak ifade edilemedikleri ya da ele alınmadıkları zaman, somatik yollardan ifade edildiklerini belirtmiştir.

FREEDMAN VE SWEET 1954’de bu hastalara duygularını dile dökemedikleri için “duygu cahilleri” demişlerdir. F ve Sweet, hastaların anksiyetelerini çok başarılı bir şekilde somatize ettiklerini, bu nedenle emasyonel yaşamlarının pek az farkına varabildiklerini belirtmişlerdir.

1963’te MARTY ve M’UZAN, psikomatik hastalarda belirgin bir fantezi ve rüya yokluğu gözlemlemişlerdir. Anlatırlarsa bile, düşleri pek az içerikli ve günlük yaşamdan kalmadır. Mental aktiviteleri, somut, duygusuz, sınırlı, yararcı, (yaşanan) şu ana yönelik ve fantezilerle ilişkisizdir. Yazarlar bu düşünce tarzını “İşe Vuruk Düşünme” (Pensee Operatoire) olarak adlandırmışlardır.

Aleksitimi terimi ilk kez P.Sifneos tarafından 1972 yılında Psikosomatik araştırmalar üzerine yapılan Avrupa Konferansında kullanılmıştır. Sifneos, Aleksitimi terimini yunanca köklerden türeterek kullanmaya başlamıştır.Yuncada; A =,Lesix= söz,THYMOS= Duygu, anlamına gelmektedir. Aleksitiminin Literatürde anlamı “No words for mood” olarak geçmektedir. Terim Türkçeye İ.Ferhan Dereboy tarafından “Duygular için söz yokluğu” olarak (Dereboy 1990)çevrilmiştir.A.Rıfat Şahin ise(1991), aleksitimik bireylerin duygularına karşı sadece “Dilsiz” değil, aynı zamanda “sağır” da olduklarını vurgulayarak, aleksitimi için “duygusal ahrazlık” tanımını önermiştir.Aleksitimi terimi temelde üç özelliği kapsamaktadır.:

1- Duygularını ayırt etme ve söze dökme zorluğu
2- Düşlem (fantezi) yaşamında kısırlık
3- İşe vuruk düşünme (Operational thinking)

I. Duyguları Ayırt Etme ve Söze Dökme Zorluğu

Aleksitimik kişilerde en göze çarpan özellik yaşadığı duyguları tanıma ve tanımlamada ki zorluklardır. Bir duyguyu diğerlerinden ayırmaları zordur. Duyguları ile ilgili sorular sorulduğunda kendilerini karmaşık hissederler, duygularını kelimelere dökemezler. Duygularını kabaca “rahatlama” ya da “gergin olma” bazen de “gevşeme” gibi bedensel terimler biçiminde tanımlarken, endişe, sıkıntı, öfke gibi belirli duyguları ifade etmeyi başaramadıklarından dolayı genellikle üzgün mü? Yoksa acı mı? Olduklarını tanımlayamazlar(Krystal,1979, Dereboy, 1990). Aleksitimikler, duygusal ya da psikolojik çatışmalarını acımak yerine fiziksel (bedensel) belirtileri hakkında konuşmayı tercih ederler. Bedensel belirtilerini de, duygularıyla arasında bir ilişki kurmadan ve adeta ezberlemiş gibi anlatırlar. İç dünyalarına ait duygular üzerinde durmak yerine, dış dünyada (external oriented thinking) olup bitenler üzerinde durmak isterler. Duyguları ile bedensel duyumlar arasında ayrımı yapmada çok zorlanırlar (Stoudemire, 1991).
Özetle, aleksimikler, düşünebilen, konuşabilen, duygularını organize edebilen, fakat duyguları ile düşünceleri arasında bağlantı kurma ve bunları ifade edebilme, kelimelere dökme zorluğu yaşayan kişilerdir.

II. DÜŞLEM(FANTAZİ) YAŞAMDA KISITLILIK

Aleksimik kişilerin hayal gücü oldukça zayıftır (Sifneos,1998). Bu kişilerin rüya ve hayal kurma sırasında belirgin kısıtlılıkları vardır (Lesser,1985). Hayal kurmayı zaman kaybı olarak görürler ve pek hayal kurmazlar. Zaman zaman kurdukları hayaller, gerçeği çok fazla aşmayan, tutku ve özlemlerin silik bir biçimde yansıdığı kuru ve renksiz fantezilerdir. Rüyaları genellikle birkaç basit cümle ile sınırlı, somut ve günlük olaylarla ilgili rüyalardır. Aleksitimikler, rüyanın öğeleri arasında ilişki kurması istendiğinde bunu tamamıyla gerçekleştiremezler (Kristal,1979).

III. İŞE VURUK DÜŞÜNME (OPERATIONAL THINKING)

Aleksitimikler, faydacı ve mekanik bir tarz düşünme eğilimindedirler. Karşılaştığı sorunlara kestirme yoldan, somut çözümler getirmeye yönelik düşünür. Sorunları derinlemesine irdelemek, nedenlerine inmek alışkanlığında değildir. Sorunların kökünde yatan duygusal etkenleri, engellemeleri çatışmaları aramaz, görünen yüzeysel nedenlerle yetinir. Konuyu en kısa yoldan sona erdirmenin yöntemlerini ve aynı sorunun yeniden yaşanmaması için gerekli önlemleri düşünüp bulmaya yönelir (Dereboy,1990). Onların bu tutumu yakın ilişkilerinde çıkan sorunları ele alışında daha da belirgindir. Bu özelliklerinden dolayı aleksitimikler, çevreleriyle aşırı denebilecek ölçüde uyumlu ve ilişkilerini sorunsuz sürdürebilen kişiler olarak görünürler. Bu duruma “yalancı normallik (psedo normalitiy)” adı verilmektedir. Bu özelliklerinin yanı sıra aleksitimikler de sıkça karşılaşılan ikinci derecede önemli özelliklerde bulunmaktadır: Başkaları ile eşduyum (empati) yapma yetenekleri zayıftır. Yaratıcılıktan büyük ölçüde yoksundurlar. Çeşitli ve değişken bedensel yakınmalar getirebilirler. Duygularını değil, bedenlerini dinleme eğilimi içindedirler. Aleksitimikler, ara sıra ağlarlar. Ağladıklarında da bol bol göz yaşı dökerler. Ancak neden ağladıkları sorulduğunda tam bir yanıt veremezler. Genellikle yalnızlığı tercih ederler, insanlardan kaçarlar. Öz sever, pasif-agresif, pasif bağımlı kişilik özellikleri gösterebilirler. Sifneos’a göre aleksitimikler çok zeki olabilirler.Ancak kendilerini duygu dünyalarında zorluklar içinde ve eksik olarak algıladıklarından,zekalarını duygularından kaçmak için kullanırlar.Düşünmeden davranma eğilimleri vardır.Kendilerini sıradan, zayıf ve aciz gösterme çabası görülebilir.Düşünmeden davranma eğilimleri vardır.Genellikle gergin,katı, kurallı aynı konu üzerinde tekrarlayıcı konuşma ve kendi bildiğini yapan davranış merkezli özelliklere sahiptirler.Görünürde sakin ve uyumludurlar.Gerçekte ise,uyum için gösterdikleri aşırı istek,onları mekanik bir robot haline getirmektedir. Duygusal ya da psikolojik problemlerini açmak yerine,bedensel/somatik belirtileri hakkında konuşmayı tercih ederler. Alelsitimikler de, ardı arkası kesilmeyen fiziki belirtileri sıralama, çeşitli ve sıkça değişen bedensel belirtilerden yakınma sıkça görülür. Aleksitimik kişilerin konuşma tarzı,tekrarlayıcı ayrıntılarla karekterize ve monotondur. Ancak tüm bu özelliklerine karşın aleksitimikler, çevreleriyle uyum halindedir. Mc Dougal bu duruma “yalancı normallik “ adını vermiştir.

Yapılan araştırma ve gözlemler sonucunda, aleksitimik özelliklerin geçici (state) olabileceği gibi, sürekli(trait) olabileceği de gözlemlenmiştir. Freybergher (Lesser,1985a), birincil ve ikincil aleksitimi ayrımını tanımlayarak bu durumun anlaşılmasına kolaylık sağlamıştır. O’na göre; Birincil Aleksitimi Psikosomatik hastalıklarda bedensel bozuklukların ortaya çıkmasına sürmesine yatkınlık sağlayan ve yaşam boyu süren bir durumdur. İkincil Aleksitimi ise travmatik hastalık, olay veya durumlar sonunda geçici yada kalıcı olarak ortaya çıkan bir durumdur.

Aleksitimi, gerek psikiyatri gerekse psikoloji alanında klinisyenler, araştırmacı ve kuramcıların çalışmalarında ilgi toplayan bir kavram olmuştur. Bu çalışmalardan elde edilen sonuçların, Aleksitimik bireylerde, aleksitimik özelliklerin giderilmesinde uygulanacak psikolojik yaklaşımların kullanılmasında ve böylece onların duygularını tanıyan, sağlıklı bir şekilde duygu ve düşüncelerini ifade edebilen, sosyal ilişkilerde sorun yaşamayan, empatik, uyumlu ve mutlu bireyler olarak yaşayan bir duruma gelmelerinde, önemli ölçüde katkısı olduğu söylenebilir.

KAYNAKÇA
Ahmet R.Şahin, “Peptik Ülser ve Aleksitimi” Türk Psikiyatri Dergisi 2:3,1991.
Henry Kristal, “Alexithymia and Psychoterapy” American Journal of Psychoterapy.1979.
Ira M.Lesser, ”A Review of the Alexithymia Concept”.Pychosomatic Medicine.1981.
İ.Ferhan Dereboy, Aleksitimi Özbildirim Ölçeklerinin Psikometrik Özellikleri Üzerine Bir Çalışma.Uzmanlık Tezi.1991.
Peter E. Sifneos, ”The Phenemon of Alexithymia” Psiychoter Psychosom.1977.
Peter E. Sifneos. “Alexithymia and Relationship and İts Hemisperic Spelization, Affect and Creativity”Psychiatric Clinics of Nort America.1988.
Stoudemire, Alan, ”Somatotymia,Part 1 and 2”Psychosomatic,1991.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aleksitimi-Alexithymia" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Şükriye VAROL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Şükriye VAROL'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şükriye VAROL Fotoğraf
Dr.Psk.Şükriye VAROL
Samsun
Doktor Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi66 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Şükriye VAROL'un Yazıları
► Aleksitimi Psk.Dnş.Nuray ÖZBEN AVŞAR
► Aleksitimi / K Psk.Büşra YURTSEVER
► Aleksitimi Psk.Özlem YILMAZ
► Aleksitimi Üzerine Bir Gözden Geçirme Dr.Psk.Dnş.İlker KABA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,987 uzman makalesi arasında 'Aleksitimi-Alexithymia' başlığıyla benzeşen toplam 7 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sınava Doğru Mart 2016
◊ Affetmek Mayıs 2017
◊ Emdr ve Bir Vak'a Mayıs 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:59
Top