2007'den Bugüne 81,143 Tavsiye, 25,806 Uzman ve 18,066 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Yetişkinlerde Kekemelik Terapisinin Etkileri
MAKALE #18963 © Yazan Uzm.Psk.Engin OLGUN | Yayın Kasım 2017 | 1,368 Okuyucu
Yetişkinlerde kekemelik, uzun süredir devam eden bir durum olması dolayısıyla kronikleşmiş bir sorun olarak algılanmaktadır. Terapiyle düzeltilmesinin mümkün olmadığı düşünülmektedir. Ancak yetişkinlerde kekemelik sorununun konuşma terapisiyle düzelme oranı yüksektir. Burada doğru terapist ile doğru çalışmaların yapılması çok önemlidir. Ülkemizde yasal boşluklardan ötürü gerçek uzmanlarla çalışmaktansa, kısa sürede kesin çözüm ürettiğini iddia eden, yetkinliği olmayan kişilere başvuru oranı hiç de azımsanacak düzeyde değildir. Bu durumlardan ötürü kekemelik sorunu olan birçok birey sorununun ömür boyu çözülemeyeceği inancına sahip olarak terapist arayışını bırakabilmektedir.

Yıllardır devamlılığını sürdüren takılmaların yaşandığı kekemelik durumlarının kontrol altına alınabilmesi mümkündür. Fakat söz konusu düzelmeye yönelik anlık kullanılan teknikler olarak algılanması yanlıştır. Mevcut teknikleri kullanarak tümüyle konuşma alışkanlıklarını değiştirmek gerekmektedir. Yıllardır devam eden özellikle de hayatın en önemli noktalarında kişileri konuşurken kilitleyecek boyutlara kadar sürükleyen kekemeliğin çözümsüz olduğu düşüncesi yanlıştır. Doğru yöntemler ve bu alanda uzmanlığını yapmış, dil ve konuşma terapistleriyle terapi sürecine girildiğinde bu sorunun ortadan kalkması mümkündür.

Kekemelik, konuşma esnasında; ses, hece ve sözcük tekrarı, uzatmalar, konuşmaya başlarken ortaya çıkan bloklar şeklinde karakterize bir akıcılık bozukluğu olarak tanımlanır. Kekemelik konuşma esnasında nefes alma, sesleme ve sesletim koordinasyonlarını istemli olarak yönlendirememe sonucu, nöromotor bozulmalar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Birlikte çalışılan terapistin, konuşmadaki bozuklukların türüne göre çalışma yapması ve bu teknikleri deneyimlemiş olması, süpervizyon olması şarttır. Bu şekilde bir eğitim sürecinden geçmeyen bu konudaki terapileri sürdürebileceğini iddia etmesi etik olmaktan öte bireyleri sömürme ve umutlarını kırmaktan başka bir şey olmayacaktır.

Bireyin istemsiz olarak sesleri uzatması, konuşurken takılması, ses ve heceleri tekrar etmesi ya da birkaç işlemin beraber ortaya çıktığı durumlar gözlenmektedir. Kekemelik genellikle psikolojik sorunların sonucunda, korku, kaygı, endişe, travmatik deneyimler, ortaya çıktığı inancı yaygındır. Ancak bilinenin aksine kekemelik, psikolojik bir sorundan öte, bir konuşma bozukluğudur. Kekemeliğin çıkış sebebi nörolojik ve biyolojik temellere dayanmaktadır. Korku ya da travmatik bir deneyimler, kekemeliğin tetiklenmesine sebep olabilmektedir. Kekemeliği kendi başına ele aldığımızda konuşmada ortaya çıkan akıcılık sorunu olarak karşımıza çıkar. Kekemeliğin bireylerde bir takım psikososyal sorunlar yarattığı bilinmektedir.

Araştırmalara göre bir toplumun yaklaşık olarak %1'i her hangi bir zamanda kekemelik yaşamıştır. Bu veriye bakılarak, Türkiye'de, yaklaşık 700,000 kekemelik vakası olduğu düşünülmektedir.

Kekemelik konuşmanın akıcılığını gözle görülür bir şekilde etkilemesi sonucu, bireylerin iletişimini de olumsuz bir biçimde etkilemektedir. Ayrıca bireylerde; sosyal anksiyete, topluluk önünde konuşma anksiyetesi, içekapanıklık, özsaygı ve özgüvende azalma, konuşmadan kaçınma, öfke sorunları, okul ve işte başarısızlık gibi sorunlara yol açtığı gözlenmiştir.

Konuşmanın akıcılığındaki bozuklukları öncelikle bilinmesi gereken, ilk ortaya çıktığı çocuk yaşlardaki durumun, kendiliğinden geçme ihtimali,*kekemelik sorunun kronikleşene kadar ortalama bir yıl gibi bir süreyi içerdiği ve bu süreden sonra bir daha kendiliğinden geçme ihtimalinin çok düşük olduğunun bilinmesidir. Bu zaman aşımından sonra kekemelik asla kontrol altına alınamayabilir, işte bu yüzden bir uzman yardımı ile kontrollü konuşma alışkanlığını kazanmak gerekmektedir. Özellikle de yerleşmiş ve yıllanmış takılma sorunlarının*yetişkinlerde kekemelik*tedavisinde sıkıntı oluşturduğu taraf ne kadar zor bir kekemelik olsa da düzelip düzelemeyeceği şüphesi değil düzeldikten sonra bir gerileme olup olmayacağı ile alakalıdır. Ses ve hece tekrarı veya tek heceli sözcüklerin tekrarı, seslerin uzatılması, hava akışında bloklar veya konuşmada fonasyonlar gibi sorunların düzeltilmesinde kullanılan teknikler terapist ile çalışıldığında bireylerin konuşmalarının düzeldiği, bu konuda yaşadıkları psikososyal sorunların da zamanla ortadan kalktığı gözlenmektedir.

Kekemeliğin tek bir nedeni yoktur. Yapılan araştırma sonuçlarına göre, çocuklukta başlayan tipik kekemelik fizyolojik faktörler barındırmaktadır. Örneğin, kekemeliği olan bireylerin yaklaşık %50'sinde kanıtlanmış genetik etkiler vardır. Kekemeliğin, stresli ortamlarda artması, nedenlerinin psikolojik olduğunun düşünülmesine yol açmaktadır, ancak bu doğru değildir. Psikolojik faktörler kekemeliği "tetikleyebilir"—ya da ortaya çıkarabilir—fakat kekemeliğin nedeni değildirler. Öğrenme ya da alışkanlıklar da kekemelikte önemli rol oynamaktadır. Örneğin kekemeliği olan bireyler, kekelediklerinde kendilerine yardımcı olacağını düşündükleri bazı hareketler (ayak vurma, göz kırpma gibi) yapabilirler.*

Kekemelik genellikle psikolojik sorunların sonucunda, korku, kaygı, endişe, travmatik deneyimler, ortaya çıktığı inancı yaygındır. Ancak bilinenin aksine kekemelik, psikolojik bir sorundan öte, bir konuşma bozukluğudur. Kekemeliğin çıkış sebebi nörolojik ve biyolojik temellere dayanmaktadır. Korku ya da travmatik bir deneyimler, kekemeliğin tetiklenmesine sebep olabilmektedir. Kekemeliği kendi başına ele aldığımızda konuşmada ortaya çıkan akıcılık sorunu olarak karşımıza çıkar. Kekemeliğin bireylerde bir takım psikososyal sorunlar yarattığı bilinmektedir.

Dil veya konuşma bozukluğu olan her yaştaki insan bu konuda uzman eğitimini almış bir dil ve konuşma terapistinden özel bir eğitim alabilir. Bu özel eğitim "konuşma terapisi" olarak bilinir. Kekemelik için yapılan konuşma terapisi, tipik olarak, ortamda kekemeliği olan birey ve konuşma terapistinin bireysel bir terapidir. Bazı durumlarda aile üyeleri de terapi seanslarına katılabilir, özellikle de kekemeliği olan kişi bir çocuk ise. Konuşma terapisi ayrıca, birden fazla kekeme bireyin bulunduğu –örneğin 2 ila 6 katılımcı olabilir- bir grup ortamında da gerçekleşebilir. Konuşma terapisinin amaçları oldukça çeşitlidir. Bunlar, her zaman kekemeliğin ortaya çıkamayacağı bir şekilde konuşmayı öğretmek (akıcılık şekillendirmesi); kekelemenin kolay bir şeklini öğretmek (kekemeliğin değiştirilmesi); kekeleyen bireye kekemeliğini kabul etmesini veya kekelemekten kaçınmamasını öğretmek (duyarsızlaştırma ve kaçınmama) ve diğer teknikler şeklinde sıralanmaktadır

Türkiye'de, kekeleyenler için çok sayıda kısa-dönemli terapi veren ve "iyileşmeyi garanti eden" merkezler bulunmaktadır. Bu merkezlerin çoğunda yeni bir konuşma şekli öğretirler. Bu yeni yollar, akıcılık şekillendirme yönteminin bir türüdür. Bu merkezlerden bazıları iyileşmeyi garantilemektedir. Genel olarak dil ve konuşma terapistleri bu tarz iyileşme garantilerine şüpheyle yaklaşmaktadır. Çünkü pek çok yaklaşım kekemeliği azaltabilir, fakat çok azı aileyle, arkadaşlarla ve çalışma arkadaşlarıyla normal sohbetler etmeyi sağlayacak bir konuşma biçimi öğretebilir. Hatta çok daha azı, kekemelerin, hayatlarının geri kalanında kekemelikleriyle etkili şekilde başa çıkabilmeleri için hayatlarını değiştirmeyi öğretirler. Bireylerin dil ve konuşma terapisti araştırması yaparken, akademik geçmişlerine, gerçekten dil ve konuşma bozuklukları anabilim dallarından birinden mezun olduklarına, kaç yıllık bir deneyiminin olduğuna, kendi özelliklerine uygun olup olmadığına dikkat etmeleri gerekmektedir. Konuşma bozuklukları merkezi olduğunu belirten yerlerin terapistlerinin kim olduğunu sorgulamak, nereden mezun olduklarını öğrenmek, gerekirse uzmanların diplomalarını görmek bile gerekebilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yetişkinlerde Kekemelik Terapisinin Etkileri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Engin OLGUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Engin OLGUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Engin OLGUN Fotoğraf
Uzm.Psk.Engin OLGUN
Hatay
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Engin OLGUN'un Makaleleri
► Bombalar ve Yetişkinlerde Etkileri Uzm.Psk.Mahmut PAKDEMİR
► Emdr Terapisinin Kullanıldığı Alanlar Uzm.Psk.Ziya ÜNLÜTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,066 uzman makalesi arasında 'Yetişkinlerde Kekemelik Terapisinin Etkileri' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:08
Top