2007'den Bugüne 84,879 Tavsiye, 26,552 Uzman ve 18,906 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Çocuk ve Yetişkinlerde Kekemelik ve Psikoterapi
MAKALE #10860 © Yazan Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI | Yayın Mayıs 2013 | 4,776 Okuyucu
KEKEMELİK

Kekemelik, konuşmanın akıcılığı ile ilgili bir iletişim bozukluğudur. Konuşmanın akıcılığında ritim ve zamanlama önem taşımaktadır. Vurgulamalar, hız ve doğru yerde yapılacak duraklamalar konuşmanın akıcı bir konuşmada kendiliğinden gerçekleşir. Konuşmanın akıcılığı esnasında ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar, yanlış vurgular, tekrarlar ve buna benzer problemler konuşmanın akışını etkiler.

Ses, hece ve kelimelerdeki uzatmalar, duraklamalar ve tekrarlarla konuşmanın akıcılığının bozulması ise kekemelik olarak tanımlanmaktadır. Kişinin kullandığı kelimeler ve cümlelerinin anlamlarının değil, akıcılığı, nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Dinleyen kişi tarafından fark edilen bu durum, konuşmacı tarafından fark edildiğinde ise endişe, korku, ve konuşma güçlüğünde artış meydana gelir.

Kekemelikte konuşma akışının bozulması :
• Kekemelikte konuşma esnasında yapılan tekrarlar ön plandadır. Aynı sözcük, hece veya sesin tekrarlanması akışı bozmaktadır. Konuşma esnasındaki bu tekrarlar: T-t…tamam, ha-hay….hayır, sen-sen-sen…sen mi geldin? gibidir.
• Konuşma sırasında ses uzatmaları yapılır. Örneğin kelime başındaki ünlü ya da ünsüz harf uzatılır : mmmm-masa, aaaaa-ayakkabı, eeeee-evet gibi.
• Konuşmanın akışında yapılan doğru duraklamalar önemlidir. Kekemelikte yapılan gereğinden fazla, uygunsuz yerde yapılan duraklamalar ön plandadır.
• Kararsız konuşma ve düzensiz solunum sonucu sözcüklerdeki yanlış vurgularda kekemelikte görülen semptomlar arasındadır. Kelime sonlarında basınçlı patlamalar da görülebilir : b…b…balooon gibi.

Kekemelik tanısında yüz sözcük veya yüz cümle alınıp takılma sayıları, söylenen kelimelerin tekrarları, her bir kelime süresinin tekrarı incelenir.
Kekemelikte, cümle içerisindeki kelime ya da hecelerin kaçta kaçında kekelendiği önemli bir ölçüt sayılmaktadır. En hafif kekelemede %5, en ağır kekelemede %25-%75lik bir oranda kekeleme görülür.
Kullanılan sözcük veya seslerde kekelemede önemli sayılmaktadır. Dağılım açısından bakıldığında, yapılan okumalarda, aynı paragraf tekrar tekrar okutulduğunda aynı seslerde, hecelerde kekemelik olup olmadığı belirlenir. Genelde aynı sözcüklerde kekeleme görülmektedir.
Konuşma esnasında, gerginliğin atılamaması, heyecanlanmalar, nefesin tıkanmasına sebep olur. Konuşmayı kontrol edebilme mücadelesi gözle görülür biçimde açığa çıkar. Yüzde gerilim, kaş-göz oynatma, başta ani hareketler, istemsiz beden hareketleri gözlenir.

Kekemeliğin Yaşı Var Mıdır?

Kekemelik, çocuklarda okul öncesi dönemde, dil gelişiminin ilk yıllarında 2 ile 6 yaş aralığında ortaya çıkar. Nadiren okul döneminde, ya da yetişkinlikte ortaya çıktığı görülür. Kekemelik birkaç ay ya da birkaç hafta sürerek kendiliğinden geçebilir. Fakat geçmeyen kekemelik oranı ise %50 civarındadır ve %75i 3.5 yaş öncesinde başlamaktadır.
Kekemelik kızlara göre erkeklerde daha sık görülmektedir. Erkeklerde okul öncesi dönemde, küçük yaşlarda başlar. Kızlarda görülen kekemeliğin ise kendiliğinden geçme olasılığı daha fazladır.

Kekemeliğin Nedenleri Nelerdir?

Kekemeliğe sebep olan unsurlar oldukça çeşitlidir. Kekemelik tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. Yapılan araştırmalara göre farklı görüşler sunulmuştur. Kimi uzmanlara göre kekemelik yapısal bir bozukluk olarak algılanırken, kimine göre ise bir direniş belirtisi, öğrenilmiş bir davranış olarak tanımlanmaktadır.

Kekemelik sorunun ortaya çıkışında, bir çok etkenin bir araya gelişi vardır. Yaşanan korku, heyecan, gerilim durumları, duygusal problemler sonrasında kekemelik ortaya çıkabilir. Yaşanan bu olumsuz durumlar, ses tellerinin yoğun gerilim altında kalmasına sebep olur. Bu gerilimse normal işlevini yerine getiremeyerek ses tellerinin kasılmasına sebep olur. Gerilim altında solunum mekanizması da normal fonksiyonunu yerine getiremediğinden işlevsel bozukluklar meydana gelir. Bu durumda ise kekemelik meydana gelir.
Kekemelik kalıtımla da ilişkilidir. Ailede görülen genetikliğin, çocuklarda görülme olasılığı da fazladır. Kekemelik baskıcı ailelerde, cezalandırıcı tutumlarda da daha sık gözlenmektedir. Çocuklarda görülen kekemeliğin kimi zaman şiddetinin artış gösterdiği, kimi zamanda azaldığı görülmektedir. Şarkı söylerken kekemeliğin azaldığı hatta kaybolduğu görülmektedir. Aynı şekilde, ritmik konuşmalarda, fısıldayarak konuşmada kekemelik azalmaktadır.

Kekemeliğin bazı fizyolojik semptomlarının heyecan ve egzersiz sonucu ortaya çıktığı da bilinmektedir. Fazla salgılanan adrenalin, hızlı kalp atışı, artan refleks ve beyin dalgalarındaki değişiklikler gibi. Aynı şekilde yanlış soluma, nefes alırken konuşmaya çalışma, telaşlı ve aşırı hareketli durumlar da kekemelik gözlenmektedir.

Çocuklarda travmatik yaşantılar ve korkular (deprem, yangın, trafik kazaları ameliyatlar), aile içi sorunlar (evde tanık olunan tartışmalar, çocuğa şiddet uygulanması, anne-babanın yaşadığı problemlerin çocuğa yansıması), kayıp, ayrılık ve ölümler, birinci dereceden yakınlardan ayrılma, evcil hayvanın ölümü, hatalı anne baba tutumları da kekemeliğin başlangıç sebepleri arasında yer almaktadır.

Kekemeliğin Artış Gösterdiği Durumlar
• Kalabalık önünde yapılan konuşmalarda,
• Telefon konuşmalarında,
• Zaman baskısı olduğunda,
• Sosyal tedirginliğin fazla olduğu durumlarda,
• Söylenenler anlaşılamayıp tekrarlatıldığı durumlarda,
• Otorite baskısı altında,
• Heyecan yaratan durumlarda kekemeliğin şiddeti atış göstermektedir.
Eğer çocuğunuzun…
• Konuşması ile ilgili endişeleriniz varsa,
• Konuşurken mücadele edişini gözlemliyor ya da konuşurken zorlandığını fark ediyorsanız,
• Konuşma ile ilgili kaslarda artan bir gerginlik dikkatinizi çekiyorsa yardım almak gerekir.

Kekemelik için psikiyatristlerden, psikologlardan, özel eğitim öğretmenlerinden, çocuk gelişimi ve eğitimcilerinden, odyologlardan, psikolojik danışmanlardan, nörologlardan da destek alınabilir.

Kekemelikte Aileler Çocuklarına Nasıl Yardımcı Olabilir?
• Çocuğun konuşmaya istekli olmadığı durumlarda, kaygıları gözlemlendiğinde konuşmaya zorlamamak gereklidir. Fakat anne babası onunla iletişime her zaman hazır oldukları mesajını açıkça vermelidir.
• Kekemelikten dolayı çocuk olumsuz duygular içerisinde bulunabilir Bu durumda eğer kendisini ifade etmek, duygularını dile getirmek istiyorsa çocukla konuşulmalı; sevildiği hissettirilmedir.
• Konuşma esnasında zaman tanınması önemlidir. Aceleyi ya da sabırsız bir dinleyici kekemeliği arttıracaktır. Konuşmasının sık sık kesilmesi, konunun aniden değişmesi, aceleci tavırlar konuşmayı daha da zorlaştıracaktır. Zaman sınırlamaları da konuşmadaki akıcılığı etkileyen unsurlar arasındadır.
• Konuşurken söylemekte zorlandığı kelimeler yerine, kolay kelimeler seçilerek onları tercih etmesinin önerilmesi doğru olmayacaktır. Bu sadece söyleyemediği kelimelerden daha fazla uzaklaşmasını sağlayacak, o kelimelere karşı korkuyu arttıracaktır.
• Nasıl söylediğinden çok ne söylediğine odaklanılması ve sözel etkinliklere katılımının teşvik edilmesi fayda sağlayacaktır.
• Terapi ya da eğitim alıyorsa, uzmanlarla işbirliği içinde olunmalıdır.
• Hangi ortamlarda daha rahat ve akıcı konuştuğunun gözlemlenmesi önemlidir. Kendisini güvende hissettiği ortamlar arttırılarak ona yardımcı olunabilir.

Kekemelik ve Terapi

Kekemelik sorunu gözlemlendiği an itibariyle kişinin yaşı ne olursa olsun doğru iletişim, doğru davranış şekillerinin belirlenmesi ve çevresel faktörlerin düzenlenmesi yönünde danışmanlık hizmeti almayı gerektirir. Alınan bu danışmanlık hizmeti ile konuşmanın akıcılığının ileri bir seviyeye taşınması sağlanır.

Korku ve kaygılardan kurtulmak adına alınacak terapiler, iletişim becerilerinin gelişmesine yardımcı olacaktır. Kekemelikte bireysel terapi, bilişsel davranışçı terapi teknikleri uygulanmakta, özellikle kekemelik sorunu olan çocuklarda; aile ve çocukla birlikte çalışılmaktadır. Konuşmada akıcılığın sağlanması, yaşanan kaygıların azaltılması, konuşmanın kontrol edilebilmesi, kekemeliğin kabul edilmesi ve duyarsızlaştırılması terapi ile sağlanan kazanımlardır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk ve Yetişkinlerde Kekemelik ve Psikoterapi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nevin BAKIRCI Fotoğraf
Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'nın Makaleleri
► Çocuk ve Gençler ile Psikoterapi Psk.A.Kaan YILMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,906 uzman makalesi arasında 'Çocuk ve Yetişkinlerde Kekemelik ve Psikoterapi' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Asosyallik ve Antisosyallik Nedir? ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2013
► Çocuk ve Disiplin Mayıs 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:13
Top