2007'den Bugüne 84,938 Tavsiye, 26,567 Uzman ve 18,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sınav Performansını Geliştirme
MAKALE #10846 © Yazan Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI | Yayın Nisan 2013 | 5,243 Okuyucu
SINAV PERFORMANSINI GELİŞTİRME

Bahar ayları, yaklaşan sınavlarla birlikte öğrenciler için stres kaynağı… Ygs, Lys, Sbs, Ales ve daha nicesi… Hem öğrenciler hem de aileleri için adeta aşılması zor birer engel gibi görülüyor. Bir çok olanağın kaynağı adeta bu sınavlar. Önce iyi bir lise, sonrasında ise iyi bir üniversite kazanma isteği… İyi bir üniversite ise iyi bir iş sahibi olmak ve geleceği garanti altına almak adına önem arz ediyor. İyi bir işe girmek için de yine bazı sınavları başarıyla aşma koşulu aranıyor. Dolayısıyla sınav hayatımızın bir gerçeği… Bu gerçekle baş edebilmek adına ise, sınav psikolojisini ve performans geliştirme yöntemlerini bilmek gerekiyor.

Sınav psikolojisi, sınavların öğrencilerde yarattığı kaygı ve endişelerle birlikte önem kazanıyor. Gün geçtikçe gündemde daha fazla yer alan, basın ve medya ile sürekli göz önüne getirilen sınav haberleri, yeni gelişmeler, hem aileleri hem de öğrencileri daha fazla kaygılandırıyor. Yeni değişen sisteme adapte olmaya çalışan gençler, bir sonraki değişiklikle birlikte alt üst olabiliyor. Algıda seçiciliğin etkisi ile sınavlara hazırlanan öğrenciler, gündemi yakından takip edip girecekleri sınavlarla ilgili çıkan her haberi kendilerine sorun edinebiliyor. Ailelerin baskısı, öğretmenlerinin yorumları ve sürekli arkadaşlar arası rekabet ortamı bu süreçte öğrencileri derinden etkileme gücüne sahip. Bu durum ise performansı düşürebiliyor.

Sınav adeta bir maraton yarışı gibi… Hızlı koşanlar bir anda yorulup sendeleyebiliyor, yavaş ve temkinli ilerleyenler ise son anda birden hız kazanıp mükemmel sonuçlar elde edebiliyor. Önemli olan ise, var olan potansiyeli doğru değerlendirebilmek.

Dershaneler sınav psikolojisine oldukça hakim. Çoğu çeşitli yöntemler geliştirerek öğrencilerini daha iyi hazırlamaya çalışıyor. Sınav öncesinde ‘kamp’, ‘kafes’ sistemleri bile mevcut. Bu sistemler ise öğrenciyi tamamen sosyal etkinlik, dış çevreden uzaklaştırıp test çözmeye yönlendiriyor. Peki bu yöntemler ne kadar doğru?

Yaklaşık 13-14 yaşında ya da çok daha erken yaşta çocuklar sınav gerçeği ile tanışıyor. Belli bir disiplin kazanıyorlar ve kendilerinden sürekli olarak ders çalışmaları isteniyor. Dershanelerin ‘özel öğrencilere’ uyguladıkları bu sistemler, çocukları tamamen ders odaklı yapıyor ve sosyal hayattan koparıyor. Bu uygulamalar sonucu çocukların gerçekten iyi yerlere yerleşmeleri mümkün. Fakat hiç hesaba katılmayan ise, öğrencinin psikolojisinin nasıl etkilendiği…

Sınavlara Hazırlık Sürecinde Yüksek Moral Önemli

Sınava hazırlanan bir öğrenciden beklenen tek şey: daha iyi bir performans. Oysa ilk aşama olarak göz önünde bulundurulması gereken öğrencinin yaşadığı kaygı düzeyi. Psikologlar bu alanda öğrencilere hem yaşadıkları kaygı düzeyinin ölçülmesinde, hem de sınav süresince yapılması gerekenler konusunda öğrencilere yardımcı oluyor. Ailelerin de yine bu süreçte öğrencilerle birlikte danışmanlık merkezlerinden psikolojik destek almaları mümkün. Çünkü yaşanan gergin ortam bu süreçte büyükten küçüğe ailedeki her birey üzerinde etkili oluyor.

Her şeyden önce girilecek sınav, hayatın bir gerçeği olsa da; hayatın sonu değil. Bunu kabullenmek gerekiyor. “Bu sınavı kazanamazsam maffolurum.”, “Oğlum bu sene de üniversiteyi kazanamazsa rezil olacağız.”, “Sınavda başarılı olamazsam herkes aptal olduğumu düşünecek.”gibi düşünceler, sınav hakkında yapılan yanlış genellemeler.

Öncelikle sınavın öğrencinin kişiliğini, karakterini değil bilgi düzeyini ölçtüğünün farkında olmak gerekiyor. Erken dönem yaştan beri, özellikle annelerin yaptığı bir diğer hata ise; “biz” davranışı. Çocuğun aldığı notlardan bahsederken, “Türkçe’den 80 puan aldık.”gibi söylemleri, çocuklarının okul performanlarıyla kendilerini özdeşleştirdiklerini gösteriyor. Adeta çocuğun okuldaki başarısı, velinin başarısı gibi nitelendiriliyor. Bunu hisseden çocuk ise ailesini utandıramak adına kaygılanıyor, daha çok çalışıyor fakat başarısız olacağım düşüncesine de engel olamıyor.

Sınavlarda Daha Yüksek Bir Performans İçin…

Sınavlara az bir zaman kalışı, sınava hazırlanan öğrencileri daima heyecanlandırmaktadır. Oysaki bu süreyi iyi değerlendirmek öğrenciye başarı kazandıracaktır. Eksik konuların tespit edilmesi ile birlikte bilgi eksikliklerinin giderilmesi, bilinen konuların tekrar edilmesi, sınava hazırlık sürecinin en önemli aşamalarından bir tanesidir. Çünkü sınavlar kişiyi değil bilgiyi ölçmektedir.
Okul-aile-öğrenci iş birliği, öğrencinin başarısına katkı sağlayacak en önemli faktördür. Fakat bu süreci öğretmenlerin ve ailelerin öğrenci üzerinde baskı oluşturacak şekilde kullanmaması gerekmektedir.

Sınava hazırlık süreci bir kamp dönemi değildir! Hazırlık sürecinde öğrencilerin her şeyden mahrum bırakılması, sürekli sınavdan sonraya ertelenmesi, öğrencinin rahatlaması için hiçbir olanak tanınmaması var olan kaygı düzeyini arttırmaktan öteye geçmeyecek ve öğrencinin psikolojisi üzerinde olumsuz etki yapacaktır. Ders çalışmaya engel olacak etkenleri kısıtlamak, bu tür etkinliklere (tv izlemek, oyun oynamak, pc başında vakit geçirmek gibi.) harcanacak sürenin azaltılması, en aza indirgenmesi öğrenci için gereklidir; fakat gerekli zamanlarda ödül olarak da öğrencinin sevdiği şeylerin sunulması performansını olumlu yönde etkileyecektir.

Dershanelerde uygulanan, sınav öncesi sıklaştıran, “kamp”, ”kafes” sistemi adı verilen yöntemler, bir çok kaygılı öğrencinin birbirini etkilemesine, geçirilen sürede gerçek hayattan kopmaya sebebiyet vermektedir. Sınava hazırlığın tek bir yıl ile kısıtlı olmadığı, yapılan sınavların yaklaşık 3-4 yıllık bir bilgi birikimini sınadığı unutulmamalıdır.

Öğrencilerin yaptıkları bir diğer hata ise, ‘son ana bırakma alışkanlığı’dır. Dönemsel sınavlar, yazılılar, vizeler, finallerde de aynı uygulama yapılmakta; son gece çalışma alışkanlığı edinilmektedir. Bu alışkanlık bütün konuları son aylara bırakma olarak da diğer sınavlarda kendisini göstermektedir. Düzenli ders çalışma tekniklerini bilmek, bu açıdan gereklidir. Düzenli çalışan, günlük tekrar alışkanlığı kazanan öğrencilerde, ‘son gece ezberle’ tekniğindense, anlayarak öğrenme daha etkindir.

Öğrencinin kendini takip edebilmesi, eksiklerini bilmesi ve hangi yolla daha iyi öğrenebileceğinin farkında olması; başarı elde etme açısından oldukça önemlidir. Başarılı öğrencilerinin geneline bakıldığında, ailenin baskısındansa kendi sorumluluğunu alabilen çocuklar daha başarılı olmaktadır.

Ders çalışamamaktan, konsantre olamamaktan ve çalıştığı halde başarılı olamamaktan söz eden öğrencilerde dikkat eksikliği olabileceği göz önünden bulundurulmalıdır.
Ailelerin, öğrencilerinin yanında olduklarını her an hissettirmeleri gerekiyor. Bu duygunun doğru şekilde ifade edilmesi gerekiyor. “Sınav sonucun ne olursa olsun biz senin yanındayız” mesajı bir koşula dayanmadığından verilebilecek en iyi mesajlardan bir tanesi.

Sınava Birkaç Ay Kala…
 Hedef belirlemek, başarmanın yarısıdır. Hedefiniz kesin ve net olsun, hangi okulu kazanmak istediğinize karar verin ve adım adım ilerleyin.

 Başarısızlıklarınıza odaklanmak yerine, başarabildiklerinize odaklanan ve gerçekten hayalinize İNANIN!

 Çalışmak kadar, motivasyon da önemlidir. Motivasyonunuzu daima yüksek tutun.

 Bilgi birikimizini sık sık gözden geçirin. Yapılan deneme sınavları, sınav öncesi bilgi birikiminizi ölçmenize yardımcı olacaktır. Sınav sonuçlarınızı değerlendirin.

 Genel konu dağılımını inceleyerek, eksiklerinizi tespit edin ve sınava dek olan sürede eksiklerinizi tamamlamak adına bir plan oluşturun.

 Sınav öncesi kaygılarınız varsa, rehber öğretmen veya bir psikolog ile görüşün. Yaşadığınız kaygı düzeyini en aza indirgemek elinizde.

 Konuları ezberlemek yerine, anlayarak öğrenmeyi tercih edin. Anlamak bilgiyi kalıcılaştırmaya yardımcı olacaktır.

 Ezber gerektiren bilgileri ise, son bir aya bırakın. Sıkça tekrar edin, odanıza ufak notlar halinde, sürekli görebileceğiniz yerlere asın. Sürekli gözünüzün önünde oluşu akılda kalmasına yardımcı olacaktır.

 Sınavdan önceki bir hafta yemek yeme düzeninizi değiştirmeyin.

 Sınavdaki soruların kişiliğinizi değil, bilginizi ölçtüğünü unutmayın.

 Ve daima başaracağınıza inanın!
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sınav Performansını Geliştirme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nevin BAKIRCI Fotoğraf
Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildi
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'nın Makaleleri
► Nlp ile Kendini Geliştirme Psk.Dnş.İlksen GÜZELCİK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,918 uzman makalesi arasında 'Sınav Performansını Geliştirme' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Asosyallik ve Antisosyallik Nedir? ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2013
► Çocuk ve Disiplin Mayıs 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:55
Top