2007'den Bugüne 81,393 Tavsiye, 25,858 Uzman ve 18,104 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Saldırgan / Öfkeli Çocuklar ve Ailenin Tutumu
MAKALE #10787 © Yazan Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI | Yayın Nisan 2013 | 8,230 Okuyucu
Saldırgan / Öfkeli Çocuklar ve Ailenin Tutumu

Bireyin kendi düşünce ve davranışlarını dıştaki direnmelere karşı, zorla karşısındakine benimsetme çabası, saldırganlık olarak tanımlanmaktadır.

Saldırganlık küçük çocuklarda bir tepki biçimidir. Genellikle istekleri engellenen, ket vurulan çocuklarda öfke tepkisi gelişir. Bu tepkiler, ağlama, tepinme, altını ıslatma, vurarak saldırma olarak farklılıklar gösterebilir. Saldırganlık normal bir tepkidir, fakat sürekli ve aşırı saldırgan davranışlar sergileyen çocuklar çevreyle uyumlu ilişkiler kurmakta zorlanırlar, geçimsizdirler.

Saldırgan çocuklar, belirlenen kurallara uymazlar, agresif davranışlar sergilerler, arkadaşlarına vurur, eşyalarına zarar verirler. Arkadaşları ile sürekli alay eder, çeşitli lakaplar takar ve bu davranışlarından dolayı sürekli ceza alırlar. Fakat aldıkları cezalar onları bu davranışları sergilemekten vazgeçirmez, kısa süreli çözüm sağlar. Ceza sonunda yeniden aynı davranışları tekrar ederler. Okulda, sınıfta sürekli problem çıkartır, öğretmenlerinden sürekli uyarı alırlar. Uyarılar karşısında, öğretmenlerine ve büyüklerine karşı gelme eğilimleri sergilerler.

Saldırganlık, çocukluk çağında başlayıp, ergenliğe dek devam eden bir problemdir. Özellikle erkek çocuklarının, kız çocuklarına göre daha saldırgan davranışlar sergiledikleri bilinmektedir. Evde, okulda, sokakta sergiledikleri bu saldırgan davranışların yanı sıra, tırnak yeme, saç koparma, çevresindeki bireylere vurma, eline geçen her şeyi atma kırma gibi alışkanlıkları da vardır.

Saldırganlığın Sebepleri Nelerdir ?

Saldırgan davranışlar sergileyen çocukların çoğu anne ve babasının dayak ile cezalandırdığı çocuklardır. Anne babaların yanlış tutumları, ebeveyn-çocuk arasındaki iletişimsizlikler, çocukların yaşlarına uygun olmayan ceza yöntemleri de çocukların saldırgan davranışlar sergilemelerine sebep olmaktadır.

Çocukların saldırgan davranışları kimi zaman anne-babaları tarafından pekiştirilir. Çocuklar yaptıkları davranışlarla ilgi çekmeyi başardıklarını fark ettiklerinde bunu tekrarlama eğilimi gösterirler.

Ebeveyn tarafından denetlenmeden izlenen, yaşa uygun olmayan saldırganlık içerikli diziler, çizgi film ve çeşitli programlar da çocuklardaki saldırganlığı arttırmaktadır. Ekran karşısında sessiz durduğu için saatlerce oturmasına izin verilen çocuklar, dizi ve filmlerden öğrendikleri sözleri ve davranışları yaşıtları ile oynarken sergilemeye çalışırlar. Bu da çoğu zaman uyumsuz çocuklar yetişmesine sebep olmaktadır.

Saldırganlığın bir diğer sebebi ise sevgi yoksunluğudur. Beklediği ilgiyi, sevgiyi ve şefkati göremeyen çocuklar, sergiledikleri olumsuz davranışlarla dikkat çekmeye, ‘ben burdayım’ mesajı vermeye çalışırlar. Çoğu zaman da başarılı olurlar. Onlar için aldıkları ikazlar, işittikleri sözler dikkat çektiklerinin bir göstergesidir.

Bir çocuğun saldırgan davranışlar sergilediğinin ilk fark edilişi, yürümeyi öğrenmesi ile başlar. Okul dönemi ile birlikte, yaşıtları ile kurduğu ilişkilerde sergilediği uyumsuz davranışlar sergilemesi, okul başarısızlıkları saldırgan tutumlarının işaretleri niteliğini taşır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte yaşanan problemlerde çeşitlilik gösterir. Ergenlik dönemine erişen çocuklarda saldırgan davranışlar yerini farklı alışkanlıklara bırakır. Suç işleme eğilimleri bulunur, sürekli kavga çıkartır, ebeveyn-ergen ilişkileri iletişim açısından tarafları zorlayıcıdır.

Saldırgan Çocuklarla Baş etmek

• Saldırganlık dayakla çözümlenecek bir problem değildir. Dayak çoğu zaman çocuklara yapılan kötü davranışın cezasının ödendiği hissini verir. Yaptığı davranışın cezasını ödediğini düşünen çocuk aynı davranışı yeniden sergileyecektir. Aynı zamanda ebeveyn-çocuk ilişkisini zedeleyicidir. Yapılan davranışın yanlış olduğu sakin bir dille ifade edilmeye çalışılmalıdır.
• Erkek çocukları çoğu zaman babayı rol model almaktadır. Bu sebepten dolayı babanın aile içinde sergilediği davranışlar, çocuk için oldukça önem taşımaktadır. Anne-baba kendilerinin taklit edileceğinin farkında olmalı, ilişkilerinde uyumlu davranışlar sergilemelidir.
• Saldırgan davranışlar, her an cezalandırılmamalı ama göz ardı da edilmemelidir. Çocuğun sergilediği saldırgan davranışlar ile istediklerini elde etmesine izin verilmemelidir.
• Çocuğun sergilediği davranışları karşısında, ‘ben dili’ kullanılmalı (“Bu davranışından dolayı üzüldüm.” gibi) , suçlayıcı, yargılayıcı bir tutumla ve yüksek sesle tepki vererek çocukla çatışmaya girilmemelidir.

• Çocuk ile iletişim kurmak için doğru zaman seçilmeli, sinirli ve gergin anlarda konuşulmamalıdır.

• Çocuklar çoğunlukla içlerindeki enerjiyi boşaltamadıkları için de saldırgan davranışlar sergileyebilirler. Park, bahçe gibi alanlarda çocuğun yaşıtlarıyla oynamasına izin verilmeli, çeşitli aktivitelere katılmaları ve sosyalleşmesi sağlanmalıdır.

• Saldırgan davranışlarını içeren olay bittiği zaman çocuğun davranışını unutulmalıdır. Çünkü çocuğun geçmiş saldırganlıklarını hatırlatmak ona saldırgan olmayı unutturmaz. Sadece tekrar nasıl saldırgan olabileceğini hatırlatır.
• Dizi ve filmlerdeki şiddet içerikli sahneler çocukları etkilemekte, saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir. Çocuklarının ekran karşısında sessiz kaldığını, yaramazlık yapmadığını gören anne-babalar çocuklarının tv karşısında zaman geçirmesine izin vermekte, izlediklerini denetlememektedir. Çocukların ekran başında geçirdikleri saatlere sınır konulmalı, izledikleri çizgi film, dizi ve filmler takip edilmeli, gerekli durumlarda izlemesine izin verilmemelidir.
• Çocuklara verilecek sorumluluklar, ‘başarı’ duygusunun kazanılmasına yardımcı olacaktır.
• Yaptıkları olumlu davranışların fark edildiği hissettirilmelidir.
• Ödüllendirilerek pekiştirilmeli, devamı için teşvik edici davranılmalıdır.

Saldırgan çocukların neden saldırgan davranışlar sergilediklerinin tespit edilmesi, terapi süreci için önem taşımaktadır. Öncelikle bu tür davranışlara sebebiyet veren durumlar açığa çıkarılmalıdır. Çocuk anne babayı mı örnek alıyor? Sevgi ya da ilgisiz kaldığı için ilgi mi çekmeye çalışıyor? Ebeveyn-çocuk ilişkileri incelenmeli, ardından çocuğun saldırgan davrandığı esnada anne-baba tutumunun nasıl olduğu gözlemlenmelidir. Çocuğun saldırgan davranışlarına dayak ile karşılık vermek çözüm yaratmayacaktır. Sergilenen saldırgan davranışlar esnasında çocuğun dikkat çektiğini hissetmesi ise, davranışları tekrarlamasına yol açacaktır.

Saldırgan Çocuklarla İletişim Esnasında Ben Dili Kullanmak

Saldırgan davranışlar sergileyen çocuklara karşı kullanılan dil genellikle “sen dili”dir. Suçlayıcı, yargılayıcı öğeler içerir ve sergilenen davranışı değil daha çok çocuğu eleştirir. Genellikle emir verme, yargılama ve öğüt verme gibi iletişim engellerini içerir. Örneğin:
• Konuşma artık!
• Yapmamalısın!
• Dersine çalışmazsan…
• Yaramazlık yapıyorsun!
• Bebek gibisin!
• Dikkat çekmek istiyorsun!
• Daha iyi öğrenmelisin.

Ebeveyn çocuk ilişkilerinde, çocuğun davranışı yanlış bulunduğu zaman, davranışı reddetmek yerine, davranışın hissettirdiklerinin çocuğa söylenmesi “ben dili” ile gerçekleşir.

• Yorgun olduğum zaman canım oyun oynamak istemiyor.
• Kavga ettiğinde üzülüyorum.

Çocuklarla kurulan iletişimde ben dili kullanmak, onların sergiledikleri davranışlar karşısında oldukça faydalıdır. Çocuğun anne babasının kabul etmediği davranışını değiştirmesinde, ben dili çok daha etkilidir ve daha sağlıklıdır.

Çocuğu direnmeye ya da isyan etmeye yönlendirmez.
Örneğin dışarı çıkmak için direnen bir çocuğa:

“Hayır, hemen odana git, sokağa çıkamazsın” demek yerine; “Hava karardığı için sokağa çıkman beni endişelendiriyor. Bu yüzden gitmeni istemiyorum ama yarın erken saatte arkadaşlarınla birlikte olmana izin verebilirim.” demek daha doğru olacaktır. Örnekteki ilk cümlede “sen dili” kullanıldığı için, var olan emir verici iletiler çocukta bir direnme ya da isyana yol sebebiyet verecektir.

Terapi Süreci:

Saldırgan çocuklarla baş etmek çoğu zaman güçtür. Aile içinde anne babaya, okulda ise öğretmenlerine karşı gelen çocuklar genellikle kimsenin sözünü dinlememektedir. Çocukluk dönemi itibariyle böyle bir gelişim gösteren çocuk, ergenlik döneminde daha farklı suçluluk eğilimlerine girecektir. Bu sebepten dolayı erken teşhis ve tedavi önemlidir. Saldırgan davranışlar sergileyen çocuklarla çalışan psikologlar, saldırgan davranışların giderilmesi, kontrol altına alınması sürecinde bireysel terapi ve grup terapisi ve oyun terapisi yöntemleri kullanmaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Saldırgan / Öfkeli Çocuklar ve Ailenin Tutumu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Nevin BAKIRCI Fotoğraf
Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Nevin BAKIRCI'nın Makaleleri
► Öfkeli Çocuklar Uzm.Psk.Hülya TOPAL
► İnatçı ve Öfkeli Çocuklar Psk.Aslı PAKSOY
► Agresif (Saldırgan) Çocuk Psk.Dnş.Ayça ULUÇAM GÜÇMEN
► Anne Baba Tutumu ve Çocuk Psk.Elif ATABAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,104 uzman makalesi arasında 'Saldırgan / Öfkeli Çocuklar ve Ailenin Tutumu' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Çocuk ve Disiplin Mayıs 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:21
Top