2007'den Bugüne 73,588 Tavsiye, 24,419 Uzman ve 16,667 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Konuşmada Akıcılık Bozukluklarında Dil ve Konuşma Terapistinin Rolü
MAKALE #18692 © Yazan Uzm.Psk.Engin OLGUN | Yayın Ağustos 2017 | 317 Okuyucu
Kekemelik ve Hızlı-Bozuk Konuşma

Konuşmada Akıcılık Bozuklukları kekemelik, hızlı-bozuk konuşma (cluttering), ritimsel hatalar gibi durumların genel adıdır. Konuşmasında akıcılık sorunu yaşayan her yaştan bireylere değerlendirme, danışma ve terapi hizmetleri, dil ve konuşma terapistliği ana bilim dalından mezun olan dil ve konuşma terapistleri tarafından verilmektedir. Maalesef ülkemizde bu alanda yetişmiş uzman sayısının az olması sebebiyle birçok alandan insanlar kekemelik uzmanı olduğunu iddia etmektedir. Bu sorunla ilgili olarak birçok insan mağdur edilmekte ve umutları sömürülmektedir. Gidilen merkezde uzmanın kimliği kesinlikle sorgulanmalıdır.

Dil ve konuşma bozuklukları içerisinde en yaygın görülenlerden türlerden biri akıcı konuşma bozukluğudur. Amerikan İşitme ve Konuşma Birliği'nin (ASHA) sınıflandırmasına göre gelişimsel ve edinilmiş olarak iki başlıkta incelenir. Edinilmiş bozukluklar psikojenik ve nörojenik akıcılık bozuklukları olup, görülme sıklıkları en düşük olan akıcılık bozukluklarıdır. Bu nedenle araştırmalar ve terapiler gelişimsel kekemelik ve hızlı-bozuk konuşma üzerine yoğunlaşmıştır. Kekemelik, konuşmada akıcılık bozuklukları içerisinde en yaygın olarak görülen bozukluk türüdür.

Hızlı- bozuk konuşma (cluttering) nedir?

Konuşmanın anormal bir hızda ve düzensiz olması olarak kısaca tanımlanan hızlı- bozuk konuşma (cluttering) yaygın olarak görülen, bazı durumlarda bireylerin pek farkında olmadığı ya da önemsemediği gözlenmektedir. Yapılan araştırmalar her 100 bireyden 30 unda hızlı konuşma sorunu olduğu, bu bireylerin bir kısmında da hızlı konuşma bozukluğu olduğu gözlenmiştir.

Hızlı-bozuk konuşma da kekemelik gibi bir konuşma akıcılığı bozukluğudur ancak kekemelikten farklıdır. Aşırı ölçüde hızlı, düzensiz, sıklıkla konuyla ilgisiz sözcük veya ifadeler içeren bir konuşma bozukluğudur. Bireylerin söylediklerini yuttukları, hece ve ses atladıkları, yuvarlarcasına konuştukları gözlenebilmektedir.

Hızlı-bozuk konuşmada da konuşmanın normal akışında aşırı derecede kırılmalar görülür ve buna aşırı hızlı konuşma, düzgün olmayan tempo, yanlış/eksik sesletme ve söyleyeceğinden emin olamama de eşlik edebilir.

Hızlı-bozuk konuşma için (kekemelik terapisinde kullanılan tekniklerle) konuşmanın yavaşlatılması, akıcısızlıkların azaltılması, farkındalığın ve dil organizasyonunun arttırılmasına yönelik terapiler uygulanmaktadır. Bu terapiler alanında uzman dil ve konuşma terapistlerince yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde bireylerde düzelme kaydedilemeyecektir.

Hızlı-bozuk konuşmanın nedenleri için kekemeliğin nedenlerine dair yapılan açıklamalar yapılmaktadır ayrıca görülme sıklığının belirlenmesi henüz net bir biçimde mümkün olmamıştır.

Kekemelik nedir?

Çeşitli kaynaklarda farklı açılarına vurgular yapılarak tanımlanan kekemelik en net tanımıyla konuşma akışının ya da ritminin kesintilerle ya da blok gibi engellerle, uzatma, ses ve hece tekrarlarıyla karakterize edilen bir akıcılık bozukluğudur.
Kekemelik, konuşma esnasında bireylerde; ses, hece ve sözcük tekrarı, uzatmalar, konuşmaya başlarken ortaya çıkan bloklar şeklinde ortaya çıkmaktadır. Kekemelik konuşma esnasında nefes alma, sesleme ve sesletim koordinasyonlarını istemli olarak yönlendirememe sonucu, nöromotor bozulmalar sonucunda ortaya çıkmaktadır.*
Kekemelik, konuşma sırasında nefes alma, fonasyon (sesleme) ve sesletim koordinasyonlarını etkileyen istemsiz nöromotor bozulmalar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kekemelik, her zaman olmamakla beraber genellikle:
- Kişinin sözcükleri söylerken yaşadığı istemsiz kontrol kaybı olarak ortaya çıkar.
- Aşırı ve/veya anormal ses/hece tekrarları, uzatmalar, sesli veya sessiz bloklar, ya da bu davranışlardan kaçınma olarak ortaya çıkar.
- Birçok değişik psikolojik stres ve olumsuz duygularla bağlantılıdır ya da bunlar tarafından tetiklenmektedir

Kekemeliğin Yaygınlığı

Araştırmalara göre bir toplumun yaklaşık olarak %1'i her hangi bir zamanda kekemelik yaşamıştır. Bu veriye bakılarak, Türkiye'de, yaklaşık 700,000 kekemelik vakası olduğu düşünülmektedir.

Tipik olarak çocuklukta başlayan kekemelik, bu dönemde çocuklarının %5'inde gözlenebilir. Çocukluk döneminde görülen kekemeliğin %80'i kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla 5 çocuktan 4'ü akıcı olarak konuşmaya; %1'i de, kekelemeye devam etmektedir.

Kekemeliğin Nedenleri

Kekemeliğin tek bir nedeni yoktur. Yapılan araştırma sonuçlarına göre, çocuklukta başlayan tipik kekemelik fizyolojik, gelişimsel ve psikojenik faktörler barındırmaktadır. Örneğin, kekemeliği olan bireylerin yaklaşık %50'sinde kanıtlanmış genetik etkiler vardır. Kekemeliğin, stresli ortamlarda artması, nedenlerinin psikolojik olduğunun düşünülmesine yol açmaktadır, ancak bu doğru değildir. Psikolojik faktörler kekemeliği "tetikleyebilir"—ya da ortaya çıkarabilir—fakat kekemeliğin nedeni değildirler. Öğrenme ya da alışkanlıklar da kekemelikte önemli rol oynamaktadır. Örneğin kekemeliği olan bireyler, kekelediklerinde kendilerine yardımcı olacağını düşündükleri bazı hareketler (ayak vurma, göz kırpma gibi) yapabilirler.


Konuşma terapisi kekemeliği çözer mi?

Dil veya konuşma bozukluğu olan her yaştaki insan bu konuda uzman eğitimini almış bir dil ve konuşma terapistinden özel bir eğitim alabilir. Bu özel eğitim "konuşma terapisi" olarak bilinir. Kekemelik için yapılan konuşma terapisi, tipik olarak, ortamda kekemeliği olan birey ve konuşma terapistinin bireysel bir terapidir. Bireyle bire bir çalışma yapan konuşma terapisti, bireye uygun metodlar öğretir, uygulamalar, tekrarlar yaptırır ve bireyde var olan akıcılık sorunlarını belli bir süre sonra ortadan kaldırır. Kekemelik terapiyle düzelen bir durumdur. Ancak uygun şartlar, alanında uzman bir dil ve konuşma terapisti, bireyin psikolojik durumu, çalışmaya elverişli bir ortam, birey-terapist işbirliği ve uyumu bu başarıda etkenler arasında yer almaktadır. Bu durumda bireylerin terapistini seçerken birincisi bireyin dil ve konuşma bozuklukları alanında yetişmiş bir uzman olduğunu teyit etmesi şarttır. İkincisi uzman terapist uyumu çok önemlidir. Haftada en az bir seans çalışmak gerekmektedir. Avrupa ve Amerika'da hergün çalışma yapıldığı görülmektedir. Ülkemizde bu durum bazı koşulların yerine gelmemesi sebebiyle haftada bir ya da iki seansla yürütülmeye çalışılmaktadır. Haftalık seans sayısı artırıldığında bu sorunun daha kısa vadede ortadan kalkacağı düşünülebilir.
Bazı durumlarda aile üyeleri de terapi seanslarına katılabilir, özellikle de kekemeliği olan kişi bir çocuk ise. Konuşma terapisi ayrıca, birden fazla kekeme bireyin bulunduğu –örneğin 2 ila 6 katılımcı olabilir- bir grup ortamında da gerçekleşebilir. Konuşma terapisinin amaçları oldukça çeşitlidir. Bunlar, her zaman kekemeliğin ortaya çıkamayacağı bir şekilde konuşmayı öğretmek (akıcılık şekillendirmesi); kekelemenin kolay bir şeklini öğretmek (kekemeliğin değiştirilmesi); kekeleyen bireye kekemeliğini kabul etmesini veya kekelemekten kaçınmamasını öğretmek (duyarsızlaştırma ve kaçınmama) ve diğer teknikler şeklinde sıralanmaktadır

Türkiye'de kekemelik terapilerinde neler yapılmaktadır.

Bireyin istemsiz olarak sesleri uzatması, konuşurken takılması, ses ve heceleri tekrar etmesi ya da birkaç işlemin beraber ortaya çıktığı durumlar gözlenmektedir.*
Kekemelik genellikle psikolojik sorunların sonucunda, korku, kaygı, endişe, travmatik deneyimler, ortaya çıktığı inancı yaygındır. Ancak bilinenin aksine kekemelik, psikolojik bir sorundan öte, bir konuşma bozukluğudur. Kekemeliğin çıkış sebebi nörolojik ve biyolojik temellere dayanmaktadır. Korku ya da travmatik bir deneyimler, kekemeliğin tetiklenmesine sebep olabilmektedir. Kekemeliği kendi başına ele aldığımızda konuşmada ortaya çıkan akıcılık sorunu olarak karşımıza çıkar. Kekemeliğin bireylerde bir takım psikososyal sorunlar yarattığı bilinmektedir.
Türkiye'de, kekeleyenler için çok sayıda kısa-dönemli terapi veren ve "iyileşmeyi garanti eden" merkezler bulunmaktadır. Bu merkezlerin çoğunda yeni bir konuşma şekli öğretirler. Bu yeni yollar, akıcılık şekillendirme yönteminin bir türüdür. Bu merkezlerden bazıları iyileşmeyi garantilemektedir. Bu tür kurumlara çok dikkat etmek gerekmektedir. Genellikle bir dil ve konuşma terapisti böyle kurumlarda görev almamaktadır. Alanında uzman bir dil ve konuşma terapisti bireylere bu tarz umut tacirliği yapmayacaktır.
Genel olarak dil ve konuşma terapistleri bu tarz iyileşme garantilerine şüpheyle yaklaşmaktadır. Çünkü pek çok yaklaşım kekemeliği azaltabilir, fakat çok azı aileyle, arkadaşlarla ve çalışma arkadaşlarıyla normal sohbetler etmeyi sağlayacak bir konuşma biçimi öğretebilir. Hatta çok daha azı, kekemelerin, hayatlarının geri kalanında kekemelikleriyle etkili şekilde başa çıkabilmeleri için hayatlarını değiştirmeyi öğretirler. Ancak bireylerde iyileşmeyi garanti etmek yanlış bir uygulamadır. Bu durum birçok şartın yerine gelmesiyle mümkün olabilecek bir durumdur. Kekemelik terapileri uygun koşullar altında yapıldığı takdirde büyük bir oranda düzelme olmaktadır. Yine de bu terapileri uzman dil ve konuşma terapistleri eşliğinde, belli bir zaman diliminde düzenli olarak yapılan uygulamalarla çözüme kavuşturmak yararlı olacaktır.

Çocuklar ve yetişkinler için bireysel veya grup seçenekleri bulunan, dil ve konuşma bozuklukları eğitimi almış uzmanlar tarafından yapılan konuşma terapileri tercih edilmelidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Konuşmada Akıcılık Bozukluklarında Dil ve Konuşma Terapistinin Rolü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Engin OLGUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Engin OLGUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Engin OLGUN Fotoğraf
Uzm.Psk.Engin OLGUN
Hatay
Uzman Psikolog
Dil ve Konuşma Terapisti - Psikoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi17 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Engin OLGUN'un Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,667 uzman makalesi arasında 'Konuşmada Akıcılık Bozukluklarında Dil ve Konuşma Terapistinin Rolü' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:16
Top