2007'den Bugüne 81,712 Tavsiye, 25,948 Uzman ve 18,155 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bilinçli Hipnoz Nedir? Neyi, Nasıl Tedavi Eder?
MAKALE #19385 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Şubat 2018 | 2,038 Okuyucu
Bilinçli hipnoz, ilk olarak rahmetli Hüsnü İsmet Öztürk hoca tarafından oluşturulmuş ve kullanılmıştır. Geliştirdiği yönteme “ Gözle tespit – Sözle Telkin” adını vermiştir.

Hipnoz denilince insanın uyutulması, uyutulurken gözünün önünde saat sallanması ve kendini bırakması akla geliyor. Oysa Bilinçli hipnoz farklı. Bunda bilinen uyku hali yok. Zihin çalışıyor, bilincin çok daha açık olduğu, verilen telkinlerin seçilip değerlendirildiği ve işine yarayanların alındığı bir tekniktir.

Hipnoz; bilincin açık olduğu bir ortamda kesinlikle uyku hali olmadan, istekle girilen, bireyin bilincinin açık olduğu, muhakeme yeteneğinin farkındalığa eriştiği bir psikolojik konsantrasyon anıdır. Dünyadan tümüyle uzaklaşıp kopmadan, konuyla bütünleşerek, istenmeyen davranışı isteğe bağlı değiştirme yöntemidir. Hipnozitörün bilinçaltına inme çabasında olmadığını ve hipnoz sırasında kendisine sorular sorulmayacağını bilir. Zira kendisine sorunuyla alakalı direkt telkinler verilecektir. Danışan bu telkinleri bilinçli olarak dinler ve hipnoz sırasında bilinçlidir. Öyle ki; hipnoz sırasında isteği dışında bir telkin verildiğinde, o telkini almayacak, reddedecektir. Verilen telkinler bilinç düzeyine hitap etmektedir. Dolayısıyla danışanın kritiği vardır. Hipnoza girdiğinde danışan kendisinden geçmez, her şeyi duyar ve işine gelenleri seçer alır. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için Bilinçli hipnozun ne olduğundan ziyade ne olmadığının da anlaşılması ve bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bilinçli hipnoz; kesinlikle bir uyku hali değildir.

Bilinçli hipnoz; olup bitenlerin hatırlanmadığı ve unutulduğu bir süreç değildir.

Bilinçli hipnoz; kişinin kontrolünü kaybettiği, kendinden geçtiği, özel bir ruh hali değildir.

Bilinçli hipnoz; kişinin kendisine söylenen her şeyi sorgulamadan yaptığı bir ruh hali değildir.

Bilinçli hipnoz; bilincin yitirildiği bir bilinçsizlik hali değildir.

Bilinçli hipnoz; Tüm fonksiyonların çalıştığı, bilincin açık olduğu bir konumda; kesinlikle uyku hali olmadan, istekle elde edilen yoğun konsantrasyon halidir. Modern tıbbın bir çok alanında rahatlıkla kullanılabilen geleneksel ve tamamlayıcı bir tıp yöntemidir.

Bilinçli Hipnoz; beyinsel fonksiyonların çalıştığı, bireysel denetimin açık olduğu, kesinlikle uyku hali olmadan, istekle gerçekleşen psişik bir durumdur.
Bilinçli hipnoz sırasında kişi, verilen telkinlerden kendine uygun olanları benimser, uygun olmayanlara ilgi göstermez. Kişi uykuda olmadığı için zihinsel denetimi açıktır. Böyle birisine istem dışı ve yönlendirici telkinler etkili olmayacaktır. Hatta kişi, beklenmeyen telkin ve davranışlar karşısında kolayca hipnozdan çıkacaktır. Hipnoz öncelikle istemek, inanmak ve güvenmekle başlar.

Bilinçli Hipnozda danışan, kendi isteği doğrultusunda verilen telkinleri kabul eder ve yerine getirir. konuşulanları duyuyor, istenirse konuşuyor. Bilinçli hipnozdaki uyku hali, bilinen uyku değildir. Yatarak olması şart değildir. Oturarak hatta ayakta da olabilir. Danışan, uyku sırasında çevresindeki gürültü ve konuşmaları duyar. Soru sorulursa yanıt verir. Basit matematik işlemleri çözümler. Oysa, normal uykudaki insan konuşamaz. Ona bir şey sorulursa yanıt veremez. Yanıt verecek durumdaysa, uyanmış demektir.

Bilinçli Hipnoz; uyku değil, kendinden geçme değil, beyin yıkama hiç değil. Bizim yaptığımız, bilinçli bir ortamda kişinin farkındalığa vararak verdiğimiz telkinlerin arzu ettiğini belleğine yerleştirerek gereğini yapma sanatıdır. Bunun oluşabilmesi için 3 temel ilke var; Birincisi; iletişim kurmak. Kişinin olaya inanması, buna aklının yatması ve bunu kabullenmesidir. İkincisi; Aracıya güvenmesi ve istemesi Üçüncüsü ise sorunu çözmeye hazır olmasıdır.

Aile zoruyla gelen bir kişi hipnoza inanabilir, hipnoza girebilir, ancak alkolü bırakmak amacıyla verilen telkinleri benimsemediği ve istemediği için kabullenemez. Bu da bize hipnoza girmenin farklı, hipnozla bir sorunu çözmenin farklı olduğunu göstermektedir. Hipnoz altında kişinin şahsiyetini değiştirmek söz konusu değildir.

Kelime ve terminolojilerin insan hayatında çok büyük önemi vardır. Bir insan benim bağırsaklarım tembeldir derken farkında olmadan otonom çalışan sistemi de “ patronumun emri bu” anlayışı ile tembelliğe itiyor olabilir miyiz? Benim bağırsaklarım tembeldir, çalışmıyor yerine bundan sonra çalışacak (çalışabilir) diye düşünebilir miyiz? Bazı insanlar “ ne yesem doymak bilmem “ diye serzenişte bulunurlar. Bu durum da gösteriyor ki insanlar, kendilerine farkında olmadan bilinçsizce negatif hipnoz yaptıklarını göstermektedir.

İnsanlar genellikle psikolojik heyecan, gerginlik, ve tatminsizlik, boşluk zamanlarında farklı ya da olumsuz davranış biçimleri açığa çıkar. (Tırnak kemirme, tikler, kekemelik, yeme bozukluklar, alkol, sigara v.b) Terapi ile bireydeki bu alışkanlıkların sebebi ortaya çıkartılır. İstekleri, beklentileri anlaşılır, hipnoz ile de deşarj komutları işlenir.

Her türlü tedavi ve terapide bireyin istekli ve inançlı olması tedavinin akışını değiştirdiği bilinen bir gerçektir. Moralini, yaşama ümidini ve sorunu çözme isteğini yitirmiş bir danışanda hangi ilacı kullanırsanız kullanın sonuç olumlu olmayacaktır. Danışanların sorunu çözme isteklerinin, yönteme inanmalarının ve terapiste güvenmelerinin terapiyi kolaylaştırıcı, zoraki ve istem dışı çalışmaların ise tedaviyi bozucu etkisi olduğunu söyleyebiliriz.

Danışan hipnoza alınmadan önce sorunları, teşhis ve tedavi durumları ve beklentilerinin öğrenilmesi gerekir. Kişisel problemin veya sorunun hipnozun tedavi alanına girip girmediği, kişinin hipnoz tedavisine uygunluğunun belirlenmesi gerekir. Bireyin problemi çözme isteği değerlendirilerek samimi olduğu anlaşılırsa hipnoza alınır. Her önümüze gelene, her isteyene hipnoz yapılmaz, yapılmamalıdır da. İstemeyen, inanmayan ve hipnotizöre güvenmeyen kişilerin hipnoza girmeleri mümkün değildir.

Danışanın tedavisinin hızlanabilmesi için hazırlanması, bilgilendirilmesi gerekir. Kişiyi hipnoza hazırlamaya ve ısındırmaya mayalama diyoruz. Mayalama, hastanın bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesidir. Hipnozun bir uyuklama hali olmadığının, kişinin kendisine ters düşen veya istemediği şeylerin ona yaptırılamayacağının anlatılması sürecidir. Hipnozla ilgili soruları, kafasına takılan, anlaşılmayan yerler netleştirilir. Sonunda şu 3 soru sorulur: 1. Hipnoza inandın mı? 2. Size hipnoz uygulayacak hipnoterapiste güveniyor musun? 3. Rahatsızlığınızı hipnozla tedavi ettirmek istiyor musunuz? Bu 3 sorudan 1 tanesine hayır cevabı aldıysak hipnoz yapmıyoruz.

Karşımıza gelen danışanların kafasında bir takım sorular ve sorunlar vardır. hipnoza girersem acaba sırlarımı açıklar mıyım? hipnoza girersem acaba bana gayri ahlaki şeyler yaptırırlar mı? (Uygulayıcının kuklası, oyuncağı konumuna girer miyim?) bu kaygıları çoğaltabiliriz. hipnotik olguda temel figür bireyin bunu istemesi, buna inanması ve hipnoterapiste güvenmesiyle başlar. bunun oluşabilmesi içinde önce bireyin hipnozu bilmesi, tanıması, hipnoz için bir nedeninin olması ve bunu çözme arzusunun olması gerekir. Danışan kendi rızasıyla gelmiyorsa, aile baskısı yüzünden geldiyse, alkolü, sigarayı bırakması gerektiğini düşünmüyorsa hipnozdan fayda görmez. Alkol tedavisi ya da sigara tedavisi için gelen danışanlarımıza ilk önce şunu sorarız; gerçekten bırakmak istiyorsan (bırakmak istiyor, makul gerekçeleri var ama bırakamıyorsa) seni kabul ederiz; çünkü bizim zamanımız değerlidir..

Hipnozun uyku olmadığı, istem dışı yapılamayacağı, hipnoz sırasında istemeyeceği hiçbir bilgiyi vermeyeceği anlatılır danışana. Yani; kendimden geçer miyim? asosyal bir davranışta bulunur muyum? Gayri ahlaki bir telkin karşısında kendimi koruyabilir miyim? İstemediğim bir konuda bilgiler açığa çıkarır mıyım? gibi konularda danışanın kaygıları giderilir. Bunların olmayacağı, tam tersine, hipnozun bilinçli bir durum olduğu söylenerek kişiler bilgilendirilir.

İlk görüşme bittikten sonra danışana düşünmesi için zaman veririz. Eve gittiğinde bu konuyu yargıla ve sorgula, aklına yattı mı? inançlarına uygun mu? böyle bir şeyin olabileceğini kabulleniyor musun? bizim anlattığımız hipnoz olayı senin için makul ve mantıklı mı? problemini çözmeye hazır mısın? o sorununu çözmeye gerçekten istiyor musun? ve bu konuda bana güvenip inanıyor musun? bu üçüne de olumlu yanıt veriyorsan gel başlayalım, yok olaya inanmamışsan, güvenmemişsen, istekli değilsen gelme. Zorla bir şey yapamayız…

Hipnotik terapilerde ilaç kullanılmaz. Bizim için önceliklerden biri, danışanın mental durumudur. Bize başvuran kişilere yaptığımız anemnez sırasında özellikle kişinin mental durumuna bakarız. Zeka seviyesini anlamaya çalışırız. Zeka geriliği olan bir danışana hipnoz kullanılmaz. (akıl hastalarına ve ağır depresyondaki kişilere de hipnoz uygulanmaz.) Bir diğer baktığımız şey kişinin katılım sebebi yani sorunu çözme isteği var mı? Eğer zorla geliyorsa, kendi isteği yoksa hipnoza almayız. Bazı danışanlar, yaşam mücadelesinden yılmışlardır. Bir hastalığa veya bir alışkanlığa sığınmak ihtiyacı duyarlar. Artık şikayetleri, onların bir eli, kolu gibi bir parçası olmuştur. Bu tip danışanlarda hipnozdan ziyade bilişsel çalışmak daha iyidir.

Danışanın getirdiği sorun hipnozun kapsam alanına giriyor mu bir de buna bakarız. Herkese, her soruna hipnoz yapılmaz.

Hipnozun uzun yıllar boyunca ehil olmayan kişilerin elinde bir şarlatanlık ve sömürü olarak kullanıldığını, büyü ve sihir gibi kelimelerle topluma aktarıldığını ve sonucunda da toplumda yanlış yansımalarının olduğunu biliyoruz.

Yaşam hep hipnozlarla dolu, hipnoz yaşamın bir kesitidir aslında. (Çocuk koşarken düşüp ağlamaya başlayınca, annesi gel öpeyim de geçsin der. O anda çocuğun ağrısı, en güçlü ilacı almışcasına kesiliverir.)

Dünyada hipnozun en yaygın kullanımı diş hekimliğinde(dental fobilerde) vardır. İnsanların büyük bir kesimi diş hekiminden ürkerler, dişçi koltuğuna oturmak istemezler. ülkemizde çocukları iğneciyle, iğneyle, korkutarak büyüttükleri için dental fobinin oluşması kaçınılmazdır. Hipnozu daha sonra en çok kadın doğum uzmanları kullanır. (adet düzensizliği, adet ağrıları, vajinismus, ağrısız doğum, menopoz dönemdeki ter, ateş basması vs ortadan kaldırmak için v.s) üçüncü uygulama alanı çocuk hastalıkları alanındadır. (alt ıslatma, (enüresis) tırnak kemirme, parmak emme, kekemelik, tiklerde, ders başarısızlığı, kaş yolma, gece korkuları ya da diğer fobiler, saç yolma, sınav kaygısı, topluluk önünde rahat konuşamama(sosyal fobi) v.b)

Son olarak; Danışan hipnoza inandıysa, terapistine güvendiyse ve sorunundan kurtulmak istiyorsa hipnoza girer ve hipnozdan fayda görür. Bilinçli hipnoterapilerde kesinlikle ve kesinlikle hiç bir risk (yan tesiri) yoktur.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog

Kaynak: Saygıdeğer hocam Dt. Ali Eşref Müezzinoğlu’ nun Medipol Üniversitesi ders notlarından istifade edilmiştir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bilinçli Hipnoz Nedir? Neyi, Nasıl Tedavi Eder?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     32 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Çocuk Cinsellikte Neyi Merak Eder ? Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
► Neyi, Nasıl Öğreniyoruz? Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,155 uzman makalesi arasında 'Bilinçli Hipnoz Nedir? Neyi, Nasıl Tedavi Eder?' başlığıyla benzeşen toplam 58 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:19
Top