2007'den Bugüne 80,270 Tavsiye, 25,605 Uzman ve 17,919 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Duygusal Zeka ve Evlilik Uyumu İlişkisi
MAKALE #19705 © Yazan Uzm.Yeliz SIBĞATULLAH | Yayın Temmuz 2018 | 768 Okuyucu
Kişiler arası ilişkinin en yoğun olarak yaşandığı toplumsal kurumlardan biri de evlilik kurumudur. Evlilik, insan yaşamını etkileyen ve yaşamı için aldığı en önemli kararlardan biridir.
Evlilik, iki insanın yaşamlarını birleştirerek, ruhsal, duygusal ve fizyolojik olarak mutlu ve huzurlu olmayı hedeflediği bir kurumdur. Aynı evi paylaşma, aynı evde yaşama, birbirlerinin alışkanlıklarını kabul etme, görev ve sorumlulukları yerine getirme, birlikte ortak bir yaşamı paylaşmadır.
Sağlıklı bir aile yaşamı için, eşler arasındaki uyumun sağlanarak, çiftlerin kendi ilişkilerinde, akrabalarıyla olan ilişkilerinde, evle ilgili görev ve sorumluluklarında uyum ve birlikte hareket etmelerini gerektirir.
Bunca yıl egemenliği süren aklın sorgulanmaya başlamasının ve gitgide duyguların önem kazanmasının temel nedeni “değişim” dir. Sayısız ve hızlı değişimin meydana geldiği günümüzde son dönemde mobil iletişim ve internet olanakları gibi teknolojik gelişmeler insanların yaşamlarında büyük ve köklü değişimler oluşturmaktadır. İnsanların bu köklü ve hızlı gelişmelere uyum sağlaması zor olmakta, ahlaki ve sosyal sorunlarla birlikte duygusal açıdan baskı oluşmaktadır. Bu durum beraberinde isteksizlik, mutsuzluk, endişe ve kaygı gibi olumsuz duygular meydana getirmekte ve kimi durumlarda ruhsal rahatsızlıklara neden olmaktadır. Böyle bir durumda duygusal zekâ gibi kişinin çevresinden gelen talep ve baskılarla başa çıkabilme, yönetme becerisini etkileyen bilişsel olmayan bir zihinsel becerinin irdelenmeye başlaması son derece yerinde olmuştur (Çakar & Arbak, 2004).

Reuven Bar-On’a göre duygusal zekâ, bireyin çevresinden gelen baskı ve talepleri başarılı bir biçimde yönetebilmesinde bireye yardımcı olacak, duygusal, kişisel, sosyal yeterlilik ve beceridir. Duygusal zekânın, öz-farkındalık, iş birlikçi, problem çözme, kişiler arası ilişkiler kurma, stresi tolere edebilme, karar verme gibi duyguları etkili bir şekilde düzenleme ve kullanmadan kaynaklanan bir takım yetenekleri ihtiva ettiğini belirtmektedir.

Çiftler arasında duygusal paylaşımın yetersiz olması, duygusal huzursuzluğun artmasına, birbirlerine empati yapmaktan uzaklaşmaya, problem çözme becerilerinin duraksamasına, kızgınlığa, öfke ve çatışmaya neden olmaktadır. Dolayısıyla uyumlu bir evlilik için, öncelikle eşlerin kendilerini tanımaları, kendi duygularını fark etmeleri, idare edebilmeleri, yönetebilmeleri, birbirleriyle empati kurabilme becerileriyle birlikte duygusal zekâ yetenekleri doğru orantılıdır.
Acar (2001), duygusal zekâyı bireyin kendisine ve karşısındakine ait olan duyguları doğru bir biçimde algılaması, söyleyebilmesi, onları uygun şekilde kontrol edebilmesi, motive etmesi, etkin ilişkiler kurup sürdürebilmesi, diğer kişilere anlayış gösterebilmesi, kendini onların yerine koyabilmesi ile ilişkili beceri ve sosyal yetenek olarak tanımlamaktadır.
Duygusal zekâ, mutluluk ve başarı için gerekli olan niteliklerin toplamıdır. Duygusal zekâya sahip olan bireyler kendi duygularını fark edebilen, karşısındaki kişinin duygularını da fark edebilen, bağımsız davranabilen ve uzlaşmayı başarabilen iyimser kişilerdir. Amaç ve hedefe ulaşmak için ne yaptığı kadar nasıl yaptığının da farkında olan, önemseyen, zorluklar karşısında sabredebilen, problem çözmekten kaçınmayan ve uyum yetenekleri yüksek olan kişiler duygusal anlamda zekidirler. Dedelerimizce ”nefis terbiyesi” adı altında uygulanan “insan-ı kâmil” olmanın vasıflarıdır(Tarhan, 2009).
Duygusal zekâsı yüksek olan kişilerin sahip olduğu özelliklere bakıldığında; kendini bilen, tanıyan, kendini ifade edebilen, olumlu ilişkiler kurabilen, ahlaklı, empati gösterebilen, öfke, stres ve negatif duygularla başa çıkabilen kişiler oldukları görülmüştür.
Araştırmalara göre; yüksek seviyede duygusal zekâya sahip olan kişilerin, daha güçlü ilişkiler kurduklarını, daha etkili bir şekilde yol aldıklarını, daha fazla kariyer başarısı yaşadıklarını, kendilerini ve başkalarını daha fazla başarıya motive ettiklerini göstermektedir (Cooper, 1997).
Evliliğin temel işlevleri arasında, “biyolojik” bir gereksinim ve ihtiyaç olan “cinsel güdüyü doyurma”, eşler cinsel ilişkinin kendilerine verdiği bir olanak olarak da, çocuk yapma, yetiştirme ve kendi nesillerini üretmek gereksinimini de karşılaya bilmektedirler; “sosyal” gereksinim olarak destek, korunma, güven, geleceğe güvenle bakabilme, yaşam gereksinimlerini doyurma ve toplumsal statü sağlama; “psikolojik” gereksinim olarak da sevgi gereksinimini doyurma, acı ve tatlı yaşantılarını paylaşma evliliğin temel işlevleri arasında bulunmaktadır (Özgüven, 2010).
Eş seçimi bireylerin yaşamlarına yön veren ve yaşamlarını etkileyen önemli bir seçimdir. Ülkemizde boşanma oranlarının artış göstermesi, aile kurumun korunmasını ve evlilikte problem yaşayan çiftlerin desteklenme adına yapılan araştırma ve çalışmaların gün geçtikçe önemini arz etmektedir.
Evlilik sözleşmesiyle kadın ve erkeğin, yaşamlarını paylaşmak, fiziksel, ruhsal ve duygusal olarak doyum sağlamak, çocuk yapmak ve yetiştirmek gibi amaçlar doğrultusunda her iki tarafında uyumlu olması beklenmektedir. Bu uyum sağlanamadığında kişilerin yaşadığı huzursuzluk ve sorunlardan çiftlerle birlikte çocuklarda olumsuz etkilenmektedirler.
Mutlu bir evlilik için, eşlerin zayıf ve güçlü yönlerinin farkında olmaları, davranış ve duygularını yönetebilmeleri, eşlerinin düşünce ve duygularını anlamaya çalışmaları gerekmektedir. Bu durum duygusal zekâyı önemli ve gerekli ve kılmaktadır (Cingisiz & Murat, 2010).
Evlilik ilişkisinde çiftler arasında uyumun sağlanarak mutluluğun elde edilebilmesi için eşlerin, gelir idaresi, iletişim, evle ilgili faaliyetlerin yürütülmesi, karar verme, çocuklara yönelik sorunlar, serbest zamanların değerlendirilmesi akrabalarla ilişkiler, değer ve amaçlar gibi konularda fikirlerini, çabalarını ve görüşlerini birleştirmeleri gerekir (Şener & Terzioğlu, 2002,).
Yapılan çalışmalar duygusal zekâsı yüksek olan evli bireylerin, evliliklerinin daha başarılı olduğunu göstermektedir. Bu çiftler, yaşamlarında birbirleri ile ilgili sahip oldukları olumlu-olumsuz duygu ve düşüncelerini sağlıklı yollarla ifade etmektedirler.
Satir (1981)’ e göre, olgun aile üyeleri kendilerine saygılıdır ve olumlu benlik algıları vardır. Bütün bedenlerini, fantezilerini, düşüncelerini, duygularını, hareketlerini, başarılarını kabul ettikleri gibi başarısızlıklarını da kabul ederler. Kendilerini daha çok tanımak için çaba gösterirler. Aile üyeleri kendi isteklerini, fikirlerini, beklentilerini, korkularını serbestçe ve kaygı duymadan ifade edebilirler.
Satir(1981)’e göre sağlıklı aile üyelerine beş alanda özgürlük tanımalıdır. Bunlar:
1. Olanları görme ve söyleme
2. Hissettiklerini ve düşündüklerini söyleme
3. İstediğini hissetme
4. İstediklerini söyleme
5. Risk alma
Bir çiftin duygusal zekâsı –birbirlerini anlama, birbirlerine ve evliliklerine, saygı gösterme, değer verme yetenekleri– ne kadar yüksekse, mutlu yaşama olasılıkları da o kadar artmaktadır. Yapılan çalışmalar da duygusal zekâya sahip çiftlerin boşanma ihtimalini ortadan kaldırmakta olduğunu göstermektedir (Gottman & Silver, 2017). Eşleri bir arada tutan duygusal bağlar ve evlilikleri yıkabilen yıpratan hisler üzerine en kapsamlı araştırması, Washington Üniversitesinden Psikolog John Gottman tarafından yönetilen bir laboratuarda çiftlerin konuşmaları videoya çekilmiş, daha sonra işin temelindeki gizli duygusal akımları ortaya çıkarmak için saatler alan mikro analizler yapılmıştır. Bir çifti boşanmaya götürebilecek çatlakların bu şekilde çizilen haritası, evliliğin sürmesinde duygusal zekânın önemli rolünü göstermektedir (Goleman D. , 1999).
Evlilik hayatında eşlerin sorun yaşamaması mümkün değildir. Önemli olan bu sorunları nasıl çözebildikleridir. Duygusal zekâya sahip çiftlerin, kendi duygularının farkında olması, eşinin duygularının farkında olması,kendi ve eşinin duygularını bilmesi, birbirlerini anlama, empati yapabilme gibi duygusal zeka becerileri evlilik uyumunu olumlu etkilemektedir.
Yeliz SIBĞATULLAH
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Duygusal Zeka ve Evlilik Uyumu İlişkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Yeliz SIBĞATULLAH'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Yeliz SIBĞATULLAH'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     19 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Yeliz SIBĞATULLAH Fotoğraf
Uzm.Yeliz SIBĞATULLAH
İstanbul
Psikoloji Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildi
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Yeliz SIBĞATULLAH'ın Yazıları
► Üç Duygusal Beceri: Duygusal Zeka,aleksitimi,empati Yrd.Doç.Dr. Psk.Şükriye VAROL
► Duygusal Zeka Uzm.Psk.Bahar ERDEN
► Bizim Zamanımızda Duygusal Zeka mı Vardı? Uzm.Psk.Dnş.Tuğçe ALTUNBAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,919 uzman makalesi arasında 'Duygusal Zeka ve Evlilik Uyumu İlişkisi' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:31
Top