2007'den Bugüne 77,809 Tavsiye, 25,213 Uzman ve 17,439 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bebeklerde Ağlama Hakkında Bilinmeyenler
MAKALE #20007 © Yazan Psk.Merve YILMAZ | Yayın YENİ Kasım 2018
AĞLAMA HAKKINDA BİLİNMEYENLER

Bebekler, hayata gözlerini açtıkları ilk andan itibaren ağlamaya başlarlar. Ağlamak, nefes almak ve beslenmek gibi hayati bir fonksiyondur. Bebekler, doğumdan sonraki ilk üç ay elle tutulur bir neden olmaksızın günde ortalama 2 saat ağlarlar. Ortalamanın aksine bazı bebekler günde üç saatten fazla ağlarlar. Bu aşırı ağlama için ‘‘kolik’’ terimi kullanılır. Koliğin nedenleri hakkında pek çok varsayım vardır. Bunlar ağlamanın nedeninin henüz tam gelişmemiş sindirim sisteminin oluşturduğu karın ağrıları olduğu ya da annenin beslenmesinden kaynaklandığını söyleyen varsayımlardır. Ağlamayı fizyolojik sebeplerle açıklamaya çalışan varsayımlar henüz kanıtlanmamıştır.

Ağlamak bebeklikte, erken çocuklukta ve çocuklukta farklı şekillerde yorumlanmalıdır. Bebeklerin seslerini duyurmalarının tek yolu ağlamaktır. Onların ağlamaktan başka iletişim kurma araçları yoktur. Bebekler sadece aç kaldıkları,hasta oldukları, altını ıslattıkları ya da gaz problemi yaşadıklarında değil, çeşitli stres faktörleri sebebiyle de ağlayabilirler.

Örneğin anne-baba uyumsuzlukları, aralarında tartışmalar, hamilelik dönemi depresyonu ya da şiddet gibi faktörler bebeklerde nedensiz ağlamalara sebep olabilir. Dolayısıyla bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen ağlama ve öfke nöbetleri bir davranış bozukluğu olarak değerlendirilmemelidir. Bunları çocukların rahat ve sağlıklı kalabilmeleri için başvurdukları bir yöntem olarak düşünülmelidir.

Bebekler ve küçük çocuklar kendilerini ağlayarak ifade etmeye çalışırlar. Bu nedenle ebeveynler, altı temiz, aç değil, gazı yok bu çocuk neden ağlıyor? diye endişelenebilirler. Hâlbuki o bebek biraz önce anne ya da babasının kardeşine gösterdikleri ilgiyi fark edip bu nedenle kendini yalnız ve terkedilmiş hissetmiş olabilir. Öte yandan genelde çocuklar ebeveynlerini manipüle etmek için ağlamazlar.

AĞLAMANIN FİZYOLOJİSİ
Ağlamak sinir sistemi için oldukça zararlı bir madde olan mangenez gibi toksik maddelerin ve stres sonucu biriken bazı zararlı maddelerin de vücuttan atılmasını sağlar. Aynı zamanda endorfin hormonunun da salgılanmasını sağlar. Endorfin hormonunun iki faydalı etkisi vardır. Biri ağrı kesici etkisi ki, bu etki bilinen en güçlü ağrı kesici madde olan morfinden bile yirmi kat daha fazladır. Diğer etkisi ise endorfinin haz ve rahatlama vermesidir.

Ağlamanın bir başka hormonal etkisi de çevredeki diğer insanlarda oksitosin hormonunu tetiklemesidir. Böylece ağlama sesi çevredeki insanlarda da şefkat duyma ve empati kurma gibi hisleri harekete geçirir. Oksitosin hormonu en fazla doğum sırasında salgılanır. Bu hormon bir yandan rahim kaslarını harekete geçirip doğumun gerçekleşmesini sağlarken diğer yandan da annenin yeni doğan bebeğine hiç olmadığı kadar sevgi ve şefkat dolu olmasını sağlar.

BEBEĞİM SAĞLIKLI OLDUĞU HALDE NEDEN AĞLAR?
Fizyolojik varsayımların dışında ağlamayı açıklamaya çalışan psikolojik teoriler de vardır. Bu teoriler bebeklerde ağlamanın iki temel işlevine dikkat çeker. İlk işlevi beslenmek, altının temizlenmesi, kucağa alınmak, üşüdüğünü ya da terlediğini belli etmek ya da ona rahatsızlık veren şeyleri bakım verenlerine iletmektir. Bu durumda anne babaya düşen bebeğin ihtiyacı her neyse onu mümkün olduğunca kısa sürede karşılamaktır. İkinci işlevi ise vücutlarında biriken stres ve gerginliği boşaltma mekanizmasıdır. Bebekler bazen tüm ihtiyaçları karşılandığı, sevilmekten başka bir ihtiyaçları olmadığı halde uzun süre ağlayabilirler. Ağlayarak bastırılmış gerilimlerini boşaltırlar ve bu rahatlamalarına yardımcı olur. Doğdukları andan itibaren ağlamaya başlasalar da ilk birkaç hafta gözlerinden yaş gelmez. Âmâ ağlarken bol miktarda enerji harcarlar, kızarırlar, terlerler. Bu durumda ise, anne babaya düşen ortada bir fiziksel ya da duygusal acı kaynağı varsa onu ortadan kaldırmak, stresi azaltmak, bebeklerini sevgiyle kucaklamak ve ağlamaya devam etmesine izin vermektir.

NEFES ALMANIN, VERMENİN, DIŞKILAMANIN BİR İŞLEVİ VARDIR; GÖZYAŞININ NEDEN OLMASIN?
Ağlamanın, hayatta kalmamıza ve kendimizi daha iyi hissetmemize katkıda bulunan bir işlevi olmasaydı, travma ve strese karşı bir tepki olarak gelişmezdi.

NE TÜR STRESLER BEBEĞİMİ AĞLATIR?
Bebeklik dönemi biz yetişkinlere her ne kadar yaşamın en stressiz ve rahat bölümü gibi gelse de gerçeklerden uzaktır. Bakım verenleri tarafından ne kadar iyi bakılırlarsa bakılsınlar henüz tam olarak gelişmeyen bedenleri, çaresizlikleri ve deneyimsizlikleriyle son derece kırılgandırlar, kolayca strese girebilirler. Araştırmacılar bebeklerin stres düzeyini tükürüklerindeki kortizol miktarıyla ölçerler. Bebeklerde doğumda ve doğumdan hemen sonraki dönemde kortizol düzeyi yüksektir. Bu durum bebekler doğduğunda çok stresli oldukları zamanla streslerinin azaldığını gösteriyor. Doğum öncesi stres, doğum travması, karşılanmamış ihtiyaçlar, uyaran fazlalığı, gelişim dönemlerinin verdiği hüsran duyguları, fiziksel acı ve ürkütücü olaylar bebekler için başlıca stres kaynaklarıdır.

BEBEĞİM AĞLADIĞINDA NE YAPMALIYIM?
Bebeğiniz her zamankinden daha tiz ve farklı bir sesle aşırı ağlamaya başlarsa, bebeğinizin bir sağlık problemi olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Bebeğiniz sağlıklıysa ilk yapmanız gereken şey herhangi bir ihtiyacı olup olmadığını anlamaktır. Bebeğinizin beslenme, bez değiştirme ya da uyuma gibi herhangi bir fizyolojik ihtiyacının olmadığından eminseniz ya da ihtiyaçlarını karşıladığınız halde hala ağlıyorsa, ağlamasının sebebi geçmiş acılarından kaynaklanan stresi boşaltma ihtiyacıdır.
Bu durumda yapılacak en kötü şey bebeği ağlarken yalnız bırakmak olur. Ne kadar uzun süre ağlarsa ağlasın ağlarken bebeğinizi kucağınızda tutmanız, ona sevgi, şefkat ve empati duygularınızı aktarmanız, güvende olduğunu hissettirmeniz önemlidir. Bebekleri ağlarken yalnız bırakmamız için pek çok sebep vardır. Bunlardan en önemlileri, bebeklerin dokunulma ihtiyacı, gerilimlerini boşaltabilmeleri için bir başka insanın varlığına olan ihtiyaçları ve ne yaparlarsa yapsınlar kabul edildiklerini bilme ihtiyaçlarıdır.
Bebeğiniz emeklemeye başladıktan sonra, onu kucağınıza almanız gerekmez. Kucağa almak yerine onunla ilgilenip yanına uzanmak, göz teması kurmak ya da sarılmak da faydalıdır.

AĞLAMANIN FAYDALARI NELERDİR?
Bebeklerin travmalarını ağlayarak sindirmelerinin uzun vadeli pek çok yararı vardır. Bunlardan biri yetişkinlik dönemlerinde daha sağlıklı ve sorunlarla daha kolay baş edebilen bir ruhsal duruma sahip olmalarıdır. Günümüzde ülserler, kalp damar problemleri, diyabet ve tümör gibi pek çok hastalığın sebepleri arasında kısmen de olsa stresin de olduğu bilinmektedir. Bir diğeri ise bu sürecin, bebeklerin öğrenmeye daha açık ve uyanık olmalarına yardımcı olmasıdır. Stres birikimi olan çocuklar net düşünemez ya da yeni bilgiler edinme de güçlük çekerler. Gerginlik ve huzursuzluk konsantrasyon süresini kısaltır.

Bebeğiniz çok ağlıyorsa her türlü yardımı alabilirsiniz. Ancak bu dönemin geçici bir dönem olduğunu, bebeğiniz büyüdükçe ağlamalarının azalacağını unutmayın…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bebeklerde Ağlama Hakkında Bilinmeyenler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Merve YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Merve YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Merve YILMAZ Fotoğraf
Psk.Merve YILMAZ
Konya
Psikolog
Çocuk Psikoloğu, Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Merve YILMAZ'ın Yazıları
► Vajinismus Hakkında Bilinmeyenler Psk.Eylem AYRANCI
► Ağlama: Bebeklerin En Güçlü Silahı Psk.Dnş.Onur AKKOCA
► Bebeklerde Yüz Düeti Uzm.Psk.Alpaslan KESKİN
► Bebeklerde 2 Yaş Sendromu Psk.Özlem TOKGÖZ
► Bebeklerde Beyin Gelişimi Uzm.Psk.Elif Nur YAZICI
► Bebeklerde Zeka Gelişimi Psk.Serap DUYGULU
► Bebeklerde Güvenli Bağlanmanın Önemi Psk.Dnş.Gizem AKTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,439 uzman makalesi arasında 'Bebeklerde Ağlama Hakkında Bilinmeyenler' başlığıyla benzeşen toplam 77 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:50
Top