2007'den Bugüne 81,681 Tavsiye, 25,938 Uzman ve 18,151 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kendine Aşık Olmak (Narsisizmin Klinik Görünümü) ve Tedavisi
MAKALE #20124 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Aralık 2018 | 1,119 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Kendine aşık olmak (Narsisizmin klinik görünümü) ve Tedavisi

Narsistler kafalarındaki tasarımladığı şeyin hep doğru olduğunu iddia ederler. Ona farklı bir bilgi getirdiğinizde asla kabul etmezler zorlarsanız sizi aşağılar ve yok eder. O her zaman haklıdır. Her zaman doğrudur her zaman üstündür. Her zaman akıllıdır her zaman beceriklidir. O her zaman mükemmel ve muhteşemdir. Her türlü zayıflık onun dışındadır, dışarıdadır. Bütün hata, kusur, zayıflık dışarıdadır. Her türlü başarı kendisindendir. (Sen kaç paralık adamsın, senden mi öğreneceğim der. Ben bu işin kitabını yazdım der.)

Narsist yapıya göre asla onda eksiklik ve kusur yoktur. Bir şeyler ters gidiyorsa, karşı tarafın veya dış dünyanın suçu vardır. Narsist asla kusurları kendinde görmez. Tüm pislikler, kötülükler hep dışarıdadır, başkalarındadır. Kafasında tasarladığı insanlara roller verir o rollere uyum gösteren insanlarla ilişkiyi sürdürür. Rollere uyum göstermeyen, itiraz eden insanları karanlığa ve yokluğa mahkum ederler.

Peki bu insanlar nasıl narsisistik oluyorlar?

Narsisizmin oluşumunda çocuğunu hissedemeyen, onu anlayamayan anne tutumları yatmaktadır. Anne kafasındaki dünyayı çocuğuna dayatır. Biz buna füzyon hali deriz. Annesinin kendisine dayattığı düşüncelerle özdeşim yapan ve onun dışındaki bir dünyayı algılayamayan çocuk bir fanusun içinden dünyaya bakmaya başlar. Bu tip insanlara kuramcılar narsisistik kişilik bozukluğu teşhisi koyuyorlar. Karşısındaki insanla empati yapamayan bir kişilik doğuyor. Karşısındaki anlamak hissetmek diye derdi yok tek derdi karşısındaki insanı kendi isteği doğrultusunda yönlendirmek. Çünkü annesi de ona aynısını yapmış. O açım diye bağırırken annesi kafasında kurguladığı ihtiyacını gidermiş. (uyutmaya çalışmış, sallamış, gezmeye götürmüş v.b)

Anne çocuğunun duygusal ihtiyaçlarını anlaması ve hissetmesi gerekir. Anne, çocuğun ağlamasındaki ses tınısına göre o andaki ihtiyacını milisaniyeler içinde tespit edip, ağlamasındaki tınısına göre cevap vermesi gerekir. Uykusu mu var? Karnı mı acıkmış? Kızgınlığı mı var? Korkmuş mu, endişeli mi? Bunları sağ beyinden alması gerekir. Bebeklik döneminde ilk 2 yılda çocuğun temel ihtiyaçlarını göremeyen anne, o çocuğun kimliğini, tohumunu öldürür. Başkalarının ihtiyaçlarını, hissetmek, görmek yerine kendisinin doğru olduğunu iddia eden bir yapı açığa çıkıyor bu yapıya narsisistik yapı diyoruz.

Narsistin kafasında bir dünya vardır. O dünyaya ters bir bilgi geldiğinde, ters bir eleştiri geldiğinde, farklı bir fikir geldiğinde onu yok sayar. Ve onu aşağılar. Buna füzyon denir. Gerçekliğe tahammül edemez onun için kafasındaki dünya ile yaşar. Bu neden kaynaklanır? Anne çocuk ilişkisinde anne gerçek çocuğu doyurmaz da kafasındaki çocuğu doyurur. (Gerçek çocuğun ihtiyaçlarını anlayamadığı için empatik bir yeteneğini olmadığı için anne de narsist olduğu için.) Çocuğum acıktı şimdi der aslında çocuğun dokunma ihtiyacı vardır, çocuğu doyurur. Çocuk ne zaman kendi ihtiyaçlarını fark edip anneye bu konuda mesaj verse anne bunu algılamamaktadır, annenin kafasındaki çocuk olmak zorundadır. Çocuk asla kendi olamadığı için, annenin kafasındaki çocuk olur. Buna da narsizm denir. Çocuk artık hep kafasındaki bir fanusun içerisindeki dünyadan dünyayı görür. O beklediği dünyaya uygun cevaplar aldığı yerde iletişimi sürdürür, uygun cevaplar alamadığı yerde uygun cevap alana kadar zorlar, alamaz ise onu aşağılar ve hayatına devam eder. Onun için gözü kara ve başarılı olurlar. Fakat ağır kırıldıklarında, iflas ettiklerinde, sahip oldukları nesneleri kaybettiklerinde psikoza kadar gerileyebilirler.

Çocuklarda beğenilme, sevilme ihtiyaçlarının tatmin edilmesi, karşılanması gerekir. Birincil ve ikincil aynalama bu dönemde çok önemlidir. Anne, çocuğunun akıllı olduğunu, güçlü olduğunu ona hissettirirse birincil aynalanma ihtiyacı karşılanır. Önemsenirse, değerli olduğu gösterilirse , takdir edilirse aynalanma ihtiyacı karşılanır. Anne bunun yerine onu aşağılarsa, beğenilme duygularını görmezden gelirse aynalanma eksik kalır.

Birincil aynalanma eksikliği olan bireyler; hayatları boyunca kendilerini ortaya atarak, fark edilmek, önemsenmek, beğenilmek, takdir edilmek duygularını tamamlamak için her yerde bu amaç peşinde koşar. Beğenilme ve takdir edilme duygularını ömür boyu arayan çocuklar halinde kalırlar.
Toplumsal yapıda her yerde kendini göstermeye çabalayan, her yerde kendini ortaya koymaya, göstermeye çabalayan kişiler çocukluk yıllarında annelerinin onlara yeteri kadar fark etmemeleri, onları yeteri kadar onaylamamalarıdır. Bu bozuk plağın kendisini tekrarlaması gibi her yerde fark edilme çabası içerisine giriyor.

Birincil aynalanma ihtiyacı yeterince karşılanan çocuklar temel güven duygusu ile hayata tutunurlar. Ben yapabilirim, başarabilirim diyerek kendine olan imanları ve inançları tam olarak hayata çıkarlar.
Aynı çocuğun ikinci bir ihtiyacı çıkar. Hayatın acı gerçekliği karşısında tökezleyip, halının kenarına takılarak düşen çocuk dünyanın etrafında dönmediğini algılar. Omnipotansı yıkılır. Bu dönemde omnipotansını, muhteşem varlığını, dünyayı idare eden gücünü emaneten verebileceği ikinci bir kendilik arar bu babadır. Babaya derki baba mahallenin en büyüğü sensin değil mi der. Baba sen Toyota gibi adamsın değil mi? Baba sen Ali’ nin babasını döversin değil mi der? Babası da evet çocuğum der. Kendine yüklenen görevleri alır. Çocuk bir şemsiyenin altına zamanı geldiğinde sığınabileceği, ısınabileceği, güvenebileceği bir baba modeline ulaşmış olur. İkincil aynalanma da babadan gelir. Baba kendisine yüklenileni kabul edip, evet o benim ama fakatlarla hayatın gerçekliğini aktarırsa ruhsal yapı sağlıklı işler.

Çocuktaki birincil ve ikincil aynalanma yeterince ve zamanında karşılanırsa primer narsistik yapı sekonder narsistik yapıya geçer. Ruhsal gelişiminde sorun olmaz. Fakat bunu başaramazsa primer narsistik yapı sekonder narsisizme geçemezse ruhsal duraksama yaşanır. Bu patolojik bir durumdur. Bütün dünyanın ona hizmet edeceği noktada takılı kalıyor buna narsizm denir.

Toplumuzda 6 yaşına kadar erkek çocukları inanılmaz bir şekilde büyütülürler. Aslanım, kaplanım, bir tanem deniyor. 6 yaşına gelince de; utanmıyor musun, kazık kadar oldun deniyor, birdenbire çocuğu içine gömerler. O zaman çocukta ne oluyor? Dışarıya karşı utanma duygusuyla bir anda kendisini ötekine feda eden, öbürüne hürmetlerini arz eden ama içeride derinden derine biricik özel olduğunu hisseden, grandiyözitesi var olan bir yapı oluşuyor. Dışarıda hepsi korkar, kimseye höt diyemez, ama eve geldikleri zaman hepsi kraldır. (Eşlerine şiddet uygularlar)


Narsisizmin Kökeni:

1. Çocukken çok şımartılmışlardır. Çocuklar ne isterse hemen yapılır. Çocuk, ebeveynlerini kontrol eder. Narsistik kişiler kendilerini ayrıcalıklı hissederler. Kendilerini kontrol etmeleri ve diğer çocuklara konulan kuralları, sınırlamaları kabul etmeleri onlardan istenmemiştir. Yetişkin olduklarında da istediklerini alamadıklarında çok çabuk kırılır ve incinirler, öfkelenirler. Öfkeyi olgun bir şekilde dışarı vuramazlar. Daha çok kızgın bir çocuk gibi davranırlar. Sabırsız, huzursuz ve öfkeli davranırlar. Duygularını (öfkesini) dışa vurmakta özgür olduğunu düşünürler, bunun diğer insanların üzerindeki etkisini umursamazlar. Empati yetenekleri neredeyse yoktur.

2. Ebeveynlerin sınır koymadaki yetersizlikleri. Ebeveynlerin çocuk üzerinde yeterli disiplin ve kontrolleri yoktur. Bu çocuklar boş ver yapsın denilen ortamlarda büyüyen çocuklardır. Hiçbir zaman gerçek sınırları olmayan çocuklardır. Nerede duracaklarını bil(e)meyen çocuklardır. Sınırları olmayan ebeveynler, sınırları olmayan çocuklar yetiştirirler. Çocuklarla terapilerimizde çocukların çok sık kullandığı bir ifade var: çocuklar derler ki; Annemin babamın sık sık tepesi atar, bize bağırır. Ben de ona çekmişim ona çok benziyorum. Yetişkinler kendilerini kontrol edemiyorlarsa çocuklarının da kontrol etmeleri beklenemez. Ebeveynlerin kontrolü sayesinde çocuklar kendilerini kontrol etmeyi öğrenirler. Çocuklar kendilerine yapılanı yaparlar. Net, tutarlı, kararlı ve makul sınırları koyan ebeveynler olduğunda çocuklar davranışlarını kontrol edebilirler. Çocuk davranış sorunu ortaya koyduğunda ebeveyn net tutarlı tavrı ortaya koymazsa çocuk şu mesajı alır ben bir şeyi değiştirmem, bir şey yapmam gerekmiyor annem babam beni bu şekilde kabul ediyorlar.

3. Çocuklara engellenmeleri tolere etme becerisi öğretilmemiştir. Sorumluluk almaları ya da verilen görevleri bitirmeleri beklenmemiştir. (Bunlar evdeki işler ya da okul ödevleri olabilir.) Ebeveyn, çocuğun sorumsuzluğuna izin verir ve bedelini ödemelerini sağlamaz.

4. Çocuklara dürtü kontrolü de öğretilmemiştir. Çocuklar öfkelendiklerinde sakinleştirilemeyen, o öfkeyle baş başa bırakılan çocuklardır. Bir ya da iki ebeveyn de duygularını ve dürtülerini kontrol etmekte zorluklar yaşıyor olabilir.
5. Çocuklarını kendilerine bağımlı yapacak şekillerde şımartan ebeveyn tutumları. Günlük sorumlulukları, kararları ve zor işleri onlar için üstlenen ebeveynleri vardır. Sorun aslında ebeveynlerin çok ileri gitmiş olmalarında yatabiliyor.

6. Bazı durumlarda çocuğa aşırı disiplin uygulanmış ve kontrol edilmiş olunabiliyor. Çocuk bu disipline ve duygusal kontrole karşı saldırıya geçebiliyor.


Narsisistik kişilerin Ortak özellikleri:

1. Kendilerini özel ve ayrıcalıklı görürler. Kendi ihtiyaçlarını önceliklerler. Normal sınırları kabullenmekte sorun yaşarlar. Kontrolcüdürler. Her şey onların istediği gibi olmak zorundadır. Başkaları onun gibi düşünmezse siler atarlar. O kişinin üstünü çizerler. Başkalarının duygularına yönelik empati yapamazlar. Normal sosyal beklentilere ve kurallara uymak istemezler. Kendilerini kanunların üstünde görürler. Başkaları kurallara uymadığında cezalandırılmalıdır ancak kendileri uymadığında cezalandırılmamalıdırlar. Davranışlarının bedelini ödemek istemezler.

2. Narsistler beklentilerine göre davranılmadığında ölümcül bir öfke kusarlar. Ve intikam duyguları ile dolarlar. Onların intikamları korkunçtur. Sabrederler, beklerler, manipüle ederler aylar sonra intikamlarını alırlar.

3. Narsistik insanlar bir fanusun içerisinde yaşarlar ama o fanusta olduğunu bilmezler.

4. Narsistler ikili ilişkilerinde ezen ve hükmeden taraftır. Bunları yaşayacağı kişi yoksa saldırganlaşır, “sözel sadist”tir. Sürekli aşağılar, iğneler, imalarda bulunur. Sözel şiddetiyle, iktidarını korur.

5. İçlerindeki incinmişliği ve kırılmışlığı kendilerinin çok büyük olduklarını düşünerek, hayal ederek, fanteziler kurarak dengelerler. Ya da Başkalarını aşağılayarak küçük görerek, tepeden bakarak kale alınmamayı, incinmişliklerini tedavi edebilir ve kendi sistemlerini dengeye getirebilirler.

6. Başkalarının duygularını anlama konusunda veya başkalarının duygusunu önemseme konusunda teşvik edilmemişlerdir. Kendilerini disipline etme veya kendilerini kontrol etmeleri öğretilmemiştir. Sorun yaşadıklarında başkalarını suçlama eğilimleri çok yüksektir. Sorunlarının kaynağı olarak kendilerine bakmak yerine, başkalarını suçlarlar.

7. Kızgınlıklarını, öfkelerini bazen pasif agresif davranışlarla ifade ederler. (Surat asarak, hastalık hastası şikayetlerle, söylenmelerle, çocuk gibi öfke nöbetleriyle) Kırılma ve incinmeyi yaşayan narsisist bu acıya ve duygulara tahammül etmek yerine fanteziye sığınır. Fanteziye sığındıkları müddetçe gerçeği göremezler ve kişilikleri bozulur.

8. Davranış ve duygularını kontrol etmekte sorun yaşarlar. Dürtü kontrolünde sıkıntıları vardır. Sonuçlarını düşünmeden istekleri ve duygularıyla hareket ederler. Sıkıcı ve rutin olan uzun süreli işleri tamamlarken yaşanan sıkıntıları tolere edemezler. Planlama ve düzen ile ilgili genel sıkıntıları vardır. disiplinsizdirler. Odaklanma sorunu yaşarlar. Anlık tatmini ertelemekte sorun yaşarlar. (alkol, sigara, cinsellik, yemek yeme)

9. Narsistler sevemezler sadece sevgiyi manipüle ederler. Sadece insanların kendisine olan hayranlığını severler. Narsistlerin tipik özelliği sevmeyi bilmezler. Sevgilisi onu severse ona hayran olursa onun muhteşemliğini onaylarsa o kızı sever, ölümüne sever. Fakat o kız bir yamukluk yapar da bunda bir kusur, bir eksiklik bulursa bitti o. Bana kız mı yok der, siler geçer. Narsistik yapıyı elde tutmanın tek yolu onun sepetine girmemektir. Dışında da durmayacaksın. İçinde de durmayacaksın. Hep böyle kenarında duracaksın. Tahterevallide. (halk diliyle göster ama verme) teslim olursanız, kafanızı eğerseniz anında narsist tekmeyi basar çünkü hedefine ulaşmıştır. Hedefine ulaştığı andan itibaren hedefin hiçbir kıymeti kalmaz narsist için. Yeni bir hedef çıkar. Hedef ele geçirilemeyendir. Ele geçirildiği andan itibaren hiçbir kıymeti yoktur. Narsistin çıtaları, çetelesi vardır, sayısı vardır yedekleri vardır.

10.Kendileri terapiye gitmektense, başkalarının terapi ihtiyacı duymasına neden olan kişi olurlar.

11.İstediklerini elde edemezlerse çok çabuk kırılırlar, öfkelenirler, öfke patlaması yaşarlar.

12. Çevresindekilerin ihtiyaçları umurunda değildir, onları incitmek pahasına kendi ihtiyaçlarını karşılarlar.

13. Çevresindekileri küçümserler. Aşağılarlar, hor görürler, onlara kötü davranırlar.

14. Çevresindeki insanların duygularına empati duymakta güçlük çekerler. İşyerinde, okulda başka insanların ihtiyaçlarını ve duygularını dikkate almadıkları için ya da kurallara uymadıkları için uyarı alırlar bazen de işten, okuldan atılırlar.

15. Bencilce davranışlarda bulundukları için eş, dost, akraba, arkadaşları tarafından terk edilirler.

16. Çevrelerindeki insanlar sorumsuzluklarından bıkarlar ve onunla ilişkilerini keserler.

17. Madde kullanımı, alkol, ya da aşırı yemek yeme eyleme vurma davranışları sergilerler.

18. Hayatlarının her alanındaki disiplinsizlik, hedeflerine ulaşmasını engeller.

19. Dürtülerini kontrol edemedikleri için öfke kontrol sorunu yaşarlar. Otorite figürleriyle sürekli çatışma yaşarlar.

20. Öfke ve ani patlamalarla eş, dost, arkadaş, çocuklarıyla, iş arkadaşlarıyla sorun yaşarlar, kendisini insanlardan uzaklaştırırlar.

21. Hayır’ ı cevap olarak almak istemezler onların her istekleri anında karşılanmalıdır.

22. Başlarını derde sokacak şekilde dürtüsel davranırlar.

23. Uzun vadeli hedefe ulaşmak için anlık zevklerinden vazgeçemezler.

24. Kendi ihtiyaçlarını aşırı vurgularlar, ön plana çıkartırlar.


Tedavi (Sağaltım):

Çoğunlukla terapiye gelmeyi istemezler, terapiyi reddederler. Sorunlarıyla ilgili sürekli başkalarını suçlarlar ve değişmemek için mücadele ederler.

Bu insanlar doğrudan terapiye gelmezler. Panik atak, ölüm korkusu, boşluk hissi gibi şikayetlerle önce dahiliye polikliniğine giderler durumlarının psikolojik kökenli olduğu söylendiğinde psikiyatri polikliniğe veya psikoloğa giderler onlarla ancak bu şekilde kontak kurulabilmektedir. Doğrudan gelmeleri ancak şu şekilde oluyor: İflas ederlerse, makam kaybederlerse, eşi ihanet ederse, terk edilirlerse bu olayları kaldıramazlar ve dağılırlar toparlanmak için terapiye gelirler. Yani terapiye krizle gelirler.

Narsisizmde kendisine zarar verici davranışlarla ilgili yüzleştirme yaptığınızda narsistik yapı çok incinir ve kırılır tedaviyi bırakır. Bunun için aynalayarak yorumlama yapılmalıdır. Narsisistik hassasiyetin aynalanarak yorumlama taktiği ile tedavi edilir. Narsisistik hassasiyet, kişinin kafasındaki füzyonun dışında bir bilgiyi verdiğinizde hastanın incinip kırılması durumudur. Yani ona bir gerçekliği söylediğinizde tamamen füzyon dağılacağından kristal gibi paramparça olur. Ufacık farklı bir bilgi bütün hayatının datalarının çökmesi anlamına gelir. Terapistin verdiği bilgi, balonu delen şeydir. Balondaki delikten bütün sistem göçüyor. O sistemin göçmemesi için kişinin her türlü kendisinin görmek istemediği sistem ret edilir.

Narsistler; beğenilmemeye, istenmemeye, değersizliğe karşı çok hassastırlar. Bu hassasiyet karşısında çabuk kırılır ve incinirler. Çabuk kırılıp incinince ya öfke ile tepki verirler ya da kendilerini geri çekerek tepki verirler. Bu kırılma anları yakalanarak bunlar üzerinde yorumlama suretiyle tedavi süreçleri tamamlanmaya çalışılır sistem itibariyle

Narsistlerle çalışırken çok dikkatli çalışılmalıdır. Çünkü; Yüzünüzdeki ifadeden onunla ilgilenmediğinizi gören narsist ölür ve tepki verir. Narsiste sürekli bakmak zorundasınız. Onun incinmişlik duygularına senkron/ aynalama yapmazsanız sizi dinlemezler.

Narsiste kendi içindeki füzyonunu fark ettirmek terapide asıl amaçtır. Füzyonunu fark ettiğinde de hep aynalanma ve öbürünün aferini almak üzerine kurgulanmış olan hayat tercihleri yerine, kendisi için bir şeyler yapan, kendine özgü hobiler edinen bir kimlik gelişmeye başlar. Bu terapötik etki oluşturur.

Sınır sorununun hayatlarında nelere yol açtığı üzerine farkındalık çalışması yapılır. (Bu insanlar en yakınlarınız olabilir. Bu insanlar empatiden yoksun, suçlayıcı ve verdiklerinden daha fazla almak isterler. Hiçbir zaman kendi sınırlarını belirleyemezler. Onların sınırlarını sizin belirlemeniz gerekir. Sınır koymalısınız.) ( Sınır koymak onları kendilerine getirir. Terapiye gitmezsen seni bırakırım, kabul edilemez bir davranışta bulunduklarında bir daha bu davranışı tekrarlarsan seni terk ederim, kirli çamaşırlarını sepete koymayıp ortalığa atarsan onları yıkamayacağım gibi keskin ve net ifadeler kullanmak)

Dürtü ve davranış arasına düşünce adımını koyması üzerine farkındalık çalışması yapılır. (Sonuçlarını düşünmeden dürtüsel, fevri davranmak yerine dürtü ile davranış arasına düşünceyi koyma çalışması. Saldırgan olmadan ne hissettiğinizi, duygularınızı ben diliyle ifade edin.)

İnsanlarla iletişim kurarken savunmaya geçmeden empati becerisi kazandırma çalışması yapılır. Aynalama egzersizleri yaptırılır. Aynalama bir tür aktif dinlemedir aslında. İki bölümden oluşur. İlk olarak karşıdakinden ne duyduğunuzu yansıtırsınız. Ardından o kişinin nasıl hissettiğini söylersiniz. (Her fırsatta insanların duygularını okumaya ve okuduklarınızı da geri bildirimde bulunması üzerine farkındalık çalışması yapılır)

Başka insanlarla iletişim kurarken karşılıklılık, adalet, eşitlik ilkelerini gözetmesi üzerine farkındalık çalışması yapılır.

Herkesten özel veya üstün olmak yerine herkesle aynı olmanın nasıl olduğunu hissetmesi üzerine ev ödevleri verilir. Bu ödevler seansta konuşulur.

Narsisitler gittikleri her yerde özel ilgi, alaka beklerler. İleri düzey narsistler gittikleri yerlerde kahve beklerler. Orta düzey narsistler çay bekler, hafif düzey narsistler ise su ile idare ederler. :-)

Semptomlarınız sizin işlevselliğinizi etkileyecek kadar şiddetli ise, çok uzun süredir sıkışıp kalmışsanız ve nasıl değişeceğinizi bilmiyorsanız değişim umutsuz gibi görünüyorsa profesyonel yardım almanız gerekebilir. Profesyonel destek almaktan çekinmeyiniz.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kendine Aşık Olmak (Narsisizmin Klinik Görünümü) ve Tedavisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     32 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Bir Süreç Olarak Aşık Olmak Uzm.Psk.Dila HOTLAR
► Hastanede Klinik Psikolog Olmak Yrd.Doç.Dr. Psk.Özge SOYSAL
► Aşık Narsist Uzm.Psk.Şeyda UNCU
► Aşık Olma Korkusu Uzm.Psk.Aylin GÜNDOĞDU
► Acaba Aşık Mısınız? Uzm.Psk.Şeyma KAMA
► Çocuğunuz Aşık Olursa Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,151 uzman makalesi arasında 'Kendine Aşık Olmak (Narsisizmin Klinik Görünümü) ve Tedavisi' başlığıyla benzeşen toplam 33 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:30
Top