2007'den Bugüne 83,958 Tavsiye, 26,338 Uzman ve 18,775 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocuklar Aşık Olur mu?
MAKALE #21494 © Yazan Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Mayıs 2020 | 546 Okuyucu
Aşk, kişinin bu kavrama nasıl bir anlam yüklediğine göre değişir. Bazı insanlar 5 yaşında aşık oldum derken Bazı insanlarsa 50 yaşındayım ama hiç aşık olmadım diyebilmektedirler.

Aşk, bireylerin kendilerince farklı anlamlar yükledikleri kişiye özel, spesifik bir kavramdır. Bazı insanlar aşkı bir paylaşım, bazıları acı, bazıları ise bir dokunuş veya bakış olarak tanımlar. Çocuğun ben aşık oldum, Ahmet Ayşe’ye aşık oldu şeklindeki sözleri çevreden öğrenilen kalıplardır. Çocuklar birbirlerinden, televizyon, sosyal medyadan, ailelerinden duydukları, gördükleri bu kavramı ve bu tür davranışları daha kolay öğrenip taklit ederler. Aslında çocukların aradıkları sevgi, ilgi ve yakınlaşmadır. Yetişkinler için çoğu zaman cinsellik, bu durumun en önemli parçası olabilir ki çocukların aşkı ile yetişkin aşkı bu noktada birbirinden ayrılmaya başlar. 3-5 yaş çocuğunun aşkı, saf, ani ve geçicidir. O gün ilk kez görüp sadece 2 saat birlikte olduğu bir çocuk ile ertesi gün evlilik hayalleri kurabilir. Ben büyüyünce onunla evleneceğim diyebilmektedirler. Aslında bu evlilik hayalleri kurma, onların bir duygu yoğunluğu içinde olmaktan çok büyüklerini model alma ve taklit etme davranışı içinde olduklarının en büyük işarettir.

Aşk, yetişkinler için çoğu zaman cinsellik anlamı taşıyabilirken, çocuklarda sevgi, yakınlık, saflık ve değişkenlik içerir. Aşk kelimesini erkek çocuklar, kız çocuklarına göre daha sık dile getirmektedirler. Bunun nedeni, çevre tarafından erkek çocuklara bu konuyla alakalı daha çok soru sorulması ve erkek egemen bir toplum olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

Çocuklar, kendi cinsiyetlerini fark etmeye başladıkları dönemde karşı cinsi de merak etmeye başlıyorlar. Genellikle bu 3-5 yaş arasına denk gelmektedir. Bu dönemde çocuklar sıklıkla aşık olduklarını dile getirirler. Bazen bir oyuncağını paylaşmadığı için aşkı bir günde bitirebilmektedirler. Bu durum anormal olmadığı için ailelerin telaşa kapılmasına gerek yoktur.

Çocuklar sadece akranlarına değil, okulda öğretmenlerine, ebeveynlerine, görsel medyadaki herhangi birisine ya da hayali birisine de ilgi duyabilirler. Bu ilgiler cinsellikten tamamen uzaktır. Sadece beğenme, beğenilme, yakın olma, güven duyma ihtiyaçlarını karşılamak içindir.

Çocuklar bazen ebeveynlerinden birisine büyüyünce ben seninle evleneceğim diyebilmektedirler. Çocuk böyle değinde bazı ebeveynlerin çok hoşuna gider ve bunu alay konusu yapabilmektedirler. Ya da şişinebilmektedir. Böyle bir durumda ebeveynler çok sakin olmalı ve kesin net çizgiyi çekmesi çok önemlidir. Ben annenle/babanla evliyim sen benimle evlenemezsin. Ben senin annenim/babanım. Sen büyüyünce seni çok sevecek, değer verecek birisiyle evleneceksin demek daha doğrudur.

Neler yapılabilir?

Erkek çocuğu annesine yakınlaştığında anne gerçekliği koyacak. Çocuk 3 yaşına geldiğinde anne çocuğunu tahrik eder gibi sevgilim, aşkım, bir tanem kelimelerini kullanmamalı, babanın da oğluyla sadistik bir ilişki içerisine girmemesi gerekir. Aslan oğlum diyerek kendisiyle özdeşim yapacak bir yakınlığı kurması gerekir. Yani annenin tahrik etmemesi, babanın da uzak durmaması gerekir.

Anne çocuğu bir sevgili gibi tahrik ederse, baba uzak ve soğuksa, hatta korkulacak kadar sadist, eşini döven, zalimse çocuk bunun karşısında fantezi dediğimiz hikayeyi kendi içsel dünyasında yaşıyor. Babaya yaklaşamıyor. Baba seven koruyan, dış dünyayı gösteren baba olmalıdır. Böyle olursa çocuk sağlıklı bir özdeşim kurar. Bu dönem sağlıklı atlatılır.

Kız çocuğu için de tersi geçerlidir. Baba kızını tahrik etmemelidir. Benim karım burada sen benim kızımsın şeklinde net bir tavır koyması gerekir.
Anne baba çocuklarını asla 4 yaşından sonra yataklarına almamalıdır kendi yataklarında yatmaları konusunda net bir tavır sergilemelidirler. Karı kocanın yatak odasının ayrı olduğunu çocuğun bilmesi gerekir. Çünkü çocuk hep bunu bozmaya çalışır.

Çocuklarda 3-5 yaşlarında rekabet şu şekilde açığa çıkar. İkide bir süt içer babasına hadi güreşelim der. Boyumu ölçün, büyümüş müyüm, senden akıllıyım der? Daha üstün olduğunu ispata çalışır. Erkek çocuğu yırtıcıdır, girişimcidir bu şekilde rekabetini gösterir. Kız çocuğu kendisini sevdirmeye çalışarak, fark edilmek isteyerek ve cilveleşerek rekabetini ortaya koyar. Anneye karşı rekabet yapar.

Anneler kız çocuklarıyla rekabet halinde olabilmektedirler. Eşleri kızlarıyla zamana geçirdikleri zaman annenin canı sıkılıyor, mutfağa gidiyor, geliyor siz orada oturun, burada hizmetçiniz var diyerek annenin sigortaları atıyorsa annenin odipal çatışması devreye giriyor demektir. Anne orada ay ay baba kız nasıl da oturmuş, gel kızım beraber yemek hazırlayalım, pasta yapalım, babana yedirelim şeklinde tepki vermesi daha sağlıklı ve doğru olandır.

• Küçük çocuklar, bir çok sözcüğün anlamını bilmeden kullandıkları için, çocuğun aşık oldum kelimesi ile neyi kastettiğini anlamaya çalışın. Tepki vermeden önce anlamaya çalışın. Çocuklara test uygularken ya da görüşme yaparken çocuklar bazen aşk, aşık olmuş gibi kelimeler kullanırlar. Onlara sorduğum aşk ne demektir sorusuna çocukların verdikleri cevaplardan bazıları şunlardır: Evlenmek, düğünde oynamak, arkadaşını çok sevmek, çiçek almak, mutlu olmak, oyun oynamak…

Çocukların verdiği başka ilginç ve güzel bir o kadar da komik cevaplar şöyle olabilmektedir: “Aşk bir kızın parfüm sıkması, erkeğin traş kolonyası sürmesi ve birbirlerini koklamaya başlamasıdır”, “Aşk, annemin babama kahve yapması ve tadı güzel olmuş mu diye tattıktan sonra ona vermesidir”, “Aşk, bir çocuğa gömleğini beğendiğini söyledikten sonra onu her gün giymeye başlamasıdır”, “Aşk, annemin babama tavuğun en iyi kısmını vermesi gibi bir şey”, “Aşk, babam terli ve pis kokuyor olsa da annemin ona çok yakışıklı olduğunu söylemesidir”, “Aşk, onu bütün gün yalnız bırakmış olsam da yavru bir köpeğin yüzümü yalamasına benziyor”

• Bu yaşta aşk olmaz ayıp, terbiyesiz gibi suçlamalarda bulunmamak gerekir. Ebeveynlerin Tutarlı, abartısız, anlayışlı tutum göstermesi önemlidir.

• Anne-baba olarak kendi çatışmalarınızı, kendi travmalarınızı çocuğunuza yansıtmadan, aşka dair efsaneleri aktarmadan konuşabilmelisiniz.

• Bazen bu davranışları, sözleri duymazdan gelmek, görmezden gelmek, ilgiyi başka alanlara dağıtmak en güzelidir.

• Arkadaşını ya da aşık olduğunu söylediği kişiyi, diğer kişilerden daha çok sevdiğin için aşık olduğunu söylüyor olmalısın gibi bir yaklaşım çocukta hem anlaşıldığını hissettirir hem de aşk kelimesinin o yaşta nasıl olması gerektiğinin mesajı çocuğa verilmiş olunur.

• Küçük yaşlardaki aşkı, cinsellikle karıştırmamak gerekir. Sakin ve soğukkanlı olmak gerekir. Bu tür davranışların, söylemlerin üzerinde durulmayıp normal seyrine bırakıldığında, kısa bir süre sonra düzeleceği ya da etkisinin azalacağı unutulmamalıdır.

• Çocukların temel ilgi, sevgi, bakım, güven duygularının yeterince, miktarınca ve zamanında karşılanması çok önemlidir.

• Çocuklara aşkım, sevgilim v.b kelimeler kullanmaktan kaçınmak gerekir. Çünkü; eşlerin birbirlerine kullandıkları ya da kullanmaları gereken bu kelimeyi çocuklara kullandığımızda çocuklar buna yanlış anlam yükleyebilmektedirler. Çocuklara aşkım, sevgilim yerine oğlum, kızım, canım, kuzum, meleğim, bebeğim v.b kelimeler kullanmak daha sağlıklıdır.

• Burada yapılacak en son şey, çocuğu bu davranışından ötürü kınamak, “Aaaa ne kadar ayıp, başka yerde sakın söyleme” denilmesidir. Çocuğu Cezalandırmak, çocukla dalga geçmek, aşık olduğunu söylediği diğer çocuk ile görüşmesine engel olmaktır. Çocuğa sert ve yanlış çıkışlarda bulunulmamalıdır. Kesinlikle çocuğu utandıracak, küçük düşürecek ve suçlayacak bir dilden uzak durulmalıdır.

• Çocuğun başka birisine aşık olduğunu söylemesi çocuğunuzun anne ya da babası ile evlenmesinin olanaksız olduğuna ikna olduğu ve cinsel kimliğinin yerine oturmaya başladığının bir kanıtıdır. Sağlıklı cinsel gelişiminin olduğunun göstergesidir. Panik yapmayın :-)

• Bazı ebeveynler çocuklarını eşlerini öptükleri gibi öpebilmektedirler. Bunun yanına bir de aşkım gibi kelimeler kullanıldığında çocukların ruh sağlığını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu konuda daha dikkatli davranılması gerektiğini düşünüyorum.

• Son olarak; Genellikle çocuğun aşk ifadesinin geçici olduğunu bilin. Eğer bu duyguyu çocuğunuz aşırı yaşıyorsa, gündelik etkinlikleri aşk etrafında dönüyor, yaşıtlarına göre abartılı cinsel rol sergiliyorlarsa nedenini araştırın. Durum soruna dönüşüyorsa (dönüştüyse) bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyiniz.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklar Aşık Olur mu?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     12 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Aşık Narsist Psk.Şeyda UNCU
► Aşık Olma Korkusu Psk.Aylin GÜNDOĞDU
► Acaba Aşık Mısınız? Psk.Şeyma KAMA
► Çocuğunuz Aşık Olursa Psk.Serap DUYGULU
► Bir Süreç Olarak Aşık Olmak Psk.Dila HOTLAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,775 uzman makalesi arasında 'Çocuklar Aşık Olur mu?' başlığıyla benzeşen toplam 51 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Boşanmalı Mıyım, Boşanmamalı mıyım? ÇOK OKUNUYOR Şubat 2020
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:39
Top