2007'den Bugüne 81,932 Tavsiye, 25,988 Uzman ve 18,188 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sosyal Medya Kullanan ve Kullanmayan Üniversite Öğrencilerinde Öz Saygı Düzeylerinin Belirlenmesi
MAKALE #20808 © Yazan Uzm.Psk.Tamer KARAOKÇU | Yayın Eylül 2019 | 247 Okuyucu
ÖZET

Günümüzde internet kullanımına baktığımızda internetin kullanım ve kapsama alanları gün geçtikçe gelişmektedir. Sosyal içerik paylaşımı, bloglar, sohbet servisleri, alış veriş platformları, lokasyon servisleri, wikiler, Facebook ve Twitter gibi birçok uygulama sosyal medya platformlarını kapsamaktadır. Ağ servislerinin gelişmesiyle küresel ölçüde bilgi alış verişi hızlanmış ve kolaylaşmıştır. Bu platformlar aracılığıyla kullanıcılar birbirleriyle video, fotoğraf, konum, bilgi gibi içerikleri çok kısa sürede paylaşabilmekte, ortak ilgi alanlarını, fikirlerini paylaşabilmekte ve bu verileri elde edebilmektedir. Kullanıcıların bu platformlarda yapmış oldukları eylemler bireyin öz saygısıyla da yakından ilgilidir. Bireyin kendisine duyduğu sevgi, saygı ve değer de sosyal medya kullanımını etkileyebilmektedir.
Bu araştırmanın temel amacı, sosyal medya kullanan ve kullanmayan üniversite öğrencilerinin öz saygı düzeylerinin belirlenmesi, sosyal medya kullanım sıklığına bağlı olarak öz saygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu çalışmadan elde edilecek veriler ışığında sosyal medya kullanımı ve buna bağlı olarak öz saygı düzeyleri hakkında veri elde edilmesi amaçlanmıştır.
Araştırma doğrultusunda 2017-2018 öğretim yılında İstanbul ilinde Üsküdar Üniversitesi'nden üniversitenin farklı bölümlerinde öğrenim gören toplamda 100 öğrenci alınmıştır. Araştırmada Kendine Saygı Ölçeği (KSÖ) ve sosyal medya kullanım amaçlarını, yaş ve cinsiyet gibi bilgileri elde etmek için demografik veri formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS programının 22.0 sürümü kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların kendine saygı ölçeğine ait algıların sosyal medya başında geçirilen süreye göre farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olup olmamasını test etmek için yapılan Kruskal Wallis H testi sonucuna göre, kendine saygı algılarının sosyal medya başında geçirilen süre gruplarına göre farklılığı istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Kendine saygı ölçeğinde hangi gruplar arasında algının farklılaştığının belirlenmesi amacıyla yapılan Mann Whitney U testi sonucuna göre 1 saatten az olanların kendine saygı algıları 4-6 saat ,7 saat ve üzeri olanlara göre daha yüksektir. 1-3 saat olanların kendine saygı algıları 4-6 saat ve 7 saat ve üzeri olanlara göre daha yüksektir. Elde edilen bulgular doğrultusunda elde edilen veriler tartışıp, yorumlanarak daha sonra yapılacak araştırmalara yönelik önerilere yer verilmiştir.
Anahtar Kelimeler : özsaygı, sosyal medya, medya, üniversite.

BÖLÜM I
1. GİRİŞ

İçinde bulunduğumuz küreselleşmiş çağa baktığımızda bilgisayar ve internet teknolojilerinin hızla gelişmesi, uygulama merkezli kullanıcı kontrolünün kısıtlı olduğu Web 1.0'ın sona ermesi, Web 2.0 kullanımının başlaması ile sosyal ağ ve sosyal ağ kullanımı yaşamımızın bir parçası haline dönüşmüştür. Web 2.0 ile yani ikinci nesil internet kullanımı çok daha kolay bir hale gelmiş,kullanıcıların birbirleriyle resim, video gibi görsel materyalleri bunun yanında konum, müzik, blog ve oyun gibi içerikleri de çok hızlı bir şekilde paylaşabilmelerine imkan tanımıştır. Bunun sonucunda kullanıcılar artık içerik üreticisine dönüşmüştür. Bu şekildeki sosyal paylaşım ağ ve uygulamalar genel olarak sosyal medya olarak adlandırılmaktadır.
Facebook, Twitter, Instagram, gazete/haberleşme, bloglar, Forsquare, Youtube gibi sosyal paylaşım ve konum servisleri de sosyal medyaya örnek olarak gösterilebilir. Kullanıcılar bu sosyal ağlara mobil uygulamalar ile çok kolay bir şekilde bağlanabilmekte ve kullanabilmektedirler. Sosyal ağ servisleri (Facebook, Blog vb.) aracılığıyla kullanıcılar ortak ilgi alanlarıyla ilgili gruplar kurabilmekte ve kendileriyle ilgili bilgi ve resim paylaşabilmektedirler. Bunun yanında internet erişimi içeren online oyunlar ile kullanıcılar mmorpg türünde oyunlara girebilmekte dünyanın farklı noktalarından bağlanarak birbirleriyle iletişim kurabilmekte ve bu oyunları oynayabilmektedirler. Sosyal medya sadece veri paylaşımıyla sınırlanmamakta tüketim, reklam, pazarlama, bankacılık gibi bir çok sektörde de yaşamı kolaylaştırmıştır. Siyasi parti ve kuruluşlar sosyal medyayı kullanabilmekte seçim amaçlı kampanya ve bilgilendirme yapabilmektedir.
Web 3.0 yani semantik web ise yapay zeka kontrollü kullanımın ve kontrolün web tarafından yönetildiği bir ağ türüdür. Arama motorları, şirketler ve eğitim hizmetleri tarafından henüz yeni yeni hayatımıza girmektedir.
Yapılan çalışmalara baktığımızda dünya üzerinde 3,419 milyar kişi aktif bir biçimde internet kullanabilmekte, 2,307 milyar kişi sosyal medya kullanabilmektedir. Ülkemizde ise %78,4 oranında bir sosyal medya kullanım oranı olduğu gözlemlenmektedir. Sosyal medya ve internet kullanımının bu derece hayatımıza girdiği bir dönemde kullanıcıların sosyal medya ortamlarında vakit geçirdiği süreyi de arttırmakta, sosyal medya bağımlılığı, internet bağımlılığı ve oyun bağımlılığı gibi problemler de ortaya çıkabilmektedir. Öz saygıyı kısaca tanımlamak gerekirse bireyin kendine duyduğu güven ve saygıdır. Yapılan araştırmalar incelendiğinde öz saygısı yüksek bireyler yaşadıkları problem ve başarısızlıkların üzerine gidip daha başarılı olmaya çalışırken, öz saygısı düşük bireyler kaçınma davranışı sergileyip kendini korumaya daha meyillidir. Öz saygı yani bireyin kendilik saygısı ve kendine verdiği değer de sosyal medya kullanımını etkileyebileceği düşünülmektedir. Sosyal medya platformlarında kullanıcılar kendisiyle ilgili resim, iletişim gibi bilgiler vermekte, kendi fikir ve duygularını kolaylıkla paylaşabilmektedir.

BÖLÜM II

2. KURAMSAL ÇERÇEVE VE YAKLAŞIMLAR

2.1. Dijital Bilgisayarlar
İlk dijital bilgisayarlar bir bina büyüklüğündeki makineler olup 1940'lı yılların sonlarında ortaya çıkarken, 1954 yılında IBM üretimiyle genel kullanıma uygun ilk bilgisayarlar üretilmiştir. Bu bilgisayarla kısaca girdi işlemcisiyle bilgiyi alıp bellek ünitesinde depolar ve son olarak aritmetik ünitede işlenen veri çıktı olarak karşımıza çıkar (Goldstein, 2013; s.46).
2.2. Web 1.0 ve Web 2.0 Kavramı
Web 1.0 kullanıcılara sadece bilgi alma ve okuma imkanlarını sağlayan, kullanıcılarının birbirleriyle iletişime geçmesine imkan vermeyen bir ağ hizmetiydi (Ergenç, 2011).
Web 2.0 genel olarak ikinci internet sürümünü yani bugünkü kullandığımız internet sistemini tanımlamaktadır (Sayımer, 2008'den akt. Doğdubay ve Eröz, 2012). Web 2.0 başlangıcıyla, 1990 yılında CERN'de çalışan Tim Berners Lee, internet kullanımını kolaylaştırarak, erişimi hızlandırmış ve kaynaklara görsel içerik kazandırmış bunun yanında internetin bir çok kullanıcıya çok hızlı bir şekilde yayılmasına sebep olmuştur (Çevikel, 2010). Web 2.0 ile birlikte sosyal ağ ve ağ kullanımı giderek yaygınlaşmış Barack Obama'nın ABD başkanlık seçimlerinde sosyal paylaşım ve ağ platformlarından yaptığı kampanyalar bunun göstergesi olarak karşımıza çıkmıştır (Büyükşener, 2009). İnternetin hem görsel hem de işitsel bilgiyi bilgi enformasyonlarına dönüştürüp kısa ve kolay bir biçimde kitlelerin kullanımına sunması interneti vazgeçilmez bir konuma getirmiştir (Çakır, 2013 ;s.171).
Uydu bağlantıları, radyo sinyalleri ve sinyal şebekelerinden oluşan bu atmosfer ile artık herhangi bir yerden başka bir yere resim, ses ya da yazılı bilgiler gönderilebilmektedir (Baştan, 2000; s.17).

2.3. Web 3.0 ve Geleceğin Ağı Web 4.0
Web 3.0 ile birlikte insanlar ve uygulamalar gerçek zamanlı olarak otomatik ve yarı otomatik bir biçimde birbirleriyle etkileşime geçebileceklerdir (Davis, 2008).
Web 3.0 yani Semantik Web, Web'den farklı bir tür olmayıp bilgisayarlar ve insanlar ile iş birliği ile çalışarak bilgiyi daha iyi tanımlayacak ve kullanabilecektir. Bu gelişmeler ile birlikte önümüzdeki zamanlarda makineler daha da gelişecek ve yaşamımızda işlevselliğini arttıracaktır (Lee, Hendler vd, 2001).
Bilindiği üzere Web 1.0 insan temelli üretilmiş,uygulama temelli bir web türüdür. Web 2.0 ise insan yapımı uygulamaların istenildiği gibi yine insan tarafından değiştirilebilen bir web türüyken Web 3.0 yani semantik web ise yapay zeka temelli, internetin kendi kendini kontrol edebildiği bir web türüdür (Gökçearslan, 2011). Web 4.0 ise hayatımıza daha sonraları girerek akıllı bağlantılar ile hayatımızın her yerinde kullanabileceğimiz internet olarak karşımıza çıkabilecektir (Davis, 2008).
2.4. Sosyal Ağlar
Popüler görsel dünyanın gelişimine baktığımızda, matbaanın icadıyla başlayan daha sonraları buna fotoğraf makineleri, televizyon ve sinemanın ortaya çıkışı son olarak da internet kullanımına uygun kişisel bilgisayarların ortaya çıktığını görmekteyiz. Bu hızla gelişen süreç bireylerin hayatlarına hızla girmekte ve değiştirmektedir (Çakır, 2013; s.337).
Sosyal ağlar sosyal medyanın önemli bir alt parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal ağlar aracılığıyla insan topluluklarının ağ içerisinde profillerini paylaşabilmelerine ve birbirlerinin profillerini ekleyerek görebilmelerine, ağda iletişim kurmalarına imkan veren bir web sistemidir. Sosyal ağ üzerinde iletişimin gerçekçi olabilmesi açısından bireylerin kendisiyle ilgili isim, soy ad gibi bilgileri gerçek olarak kayıt etmeleri son derece önemlidir. Sosyal ağlar vasıtasıyla birbirleriyle ilgisi olan gruplar bu web ortamında karşımıza çıkmaktadır (Bat,Vural, 2010; s.3373).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sosyal Medya Kullanan ve Kullanmayan Üniversite Öğrencilerinde Öz Saygı Düzeylerinin Belirlenmesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Tamer KARAOKÇU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Tamer KARAOKÇU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Tamer KARAOKÇU Fotoğraf
Uzm.Psk.Tamer KARAOKÇU
İstanbul
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Tamer KARAOKÇU'nun Yazıları
► Sosyal Medya ve Mahremiyet Psk.Eyüp TUNAHAN
► Sosyal Medya ve İlişkiler Uzm.Psk.Özlem SANAN ŞENBAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,188 uzman makalesi arasında 'Sosyal Medya Kullanan ve Kullanmayan Üniversite Öğrencilerinde Öz Saygı Düzeylerinin Belirlenmesi' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:03
Top