2007'den Bugüne 83,080 Tavsiye, 26,199 Uzman ve 18,430 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Koronavirüs (Kovid-19)’un Psikolojik Etkileri & Çocuklara Koronavirüs'ü Nasıl Anlatmalıyız? & Sosyal İzolasyon Boyunca Neler Yapabiliriz?
MAKALE #21208 © Yazan Uzm.Psk.Merve KIRNA | Yayın YENİ Mart 2020
Çin’de başlayıp dünyaya hızla yayılan, Dünya Sağlık Örgütü’nün Pandemi ilan ettiği koronavirüs; aynı hızda insanların kaygılarının da artmasına neden oluyor.
Okulların kapandığı, birçok ülkeye seyahatlerin yasaklandığı, etkinliklerin ertelendiği, birçok işyerinin evden çalışmaya başladığı ve zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkmamamız gereken bu günlerde; virüsten korunmak için şuan almamız gereken en önemli önlemler olan; kişilerle aramıza sosyal mesafe koymak, öpüşme, sarılma, tokalaşma gibi temaslardan kaçınmak birçok insan için engellenme hissini de beraberinde getiriyor.


İnsanoğlu için bilinmezlik duygusu kişide yoğun bir kaygıya neden olur ve panik havası koronavirüsten daha hızlı yayılabilir. “Acaba korona virüs bana bulaşacak mı?”, “Kimden bulaşacak?”, “Acaba bende virüs var mı?” gibi yoğun kaygılı düşünceler kişide bir süre sonra depresyon, anksiyete ve paranoyaya neden olabileceği gibi obsesif kompülsif semptomlarda da artışa neden olabilmektedir.



Peki neden bilinmezlik kişiyi paniğe sürükler?



Beynimiz gün içinde güvenli ve güvensizlik durumuna dair belli düşünce ve davranış kalıpları geliştirir. Bu süreçte bazı kişiler virüsü yok sayarak “Bana bir şey olmaz”, “Virüs bize bulaşmaz” diyerek sokağa çıkmakta, koronavirüse karşı direnç geliştirmekte iken, bazı kişiler çok yoğun kaygı yaşayarak panik havası içinde evlerinde günlerini geçirmektedir.



Belirsizlik ve kontrol altında olmayan duygular kişiyi paniğe sürükler. En temel bilinmezlik korkusu ise ölüm korkusudur. Ölümün nasıl bir şey olduğunu bilmeme, kişinin bu duyguyu bastırmasına ve gündelik işlerine devam etmesine neden olmaktadır. Korona salgınında ise artan oranlar ve gündemin sadece bu olması virüsün kimden, nasıl bulaşacağını bilmeme “Acaba bende de varmı”, “Acaba bana, yakınlarıma bir şey olur mu” kaygısını tetikler ve kaygı, kişinin kontrolünü ele geçirmeye panik duygusu geliştirmesine neden olmaktadır.



Beyin kendini duruma adapte etmek için, iyi ya da kötü bir sonuç arar ama belirsizlik durumunda ne yapacağını bilememe, kişide kontrol kaybına neden olabilmektedir. Sürecin ne olacağını bilmeme ve dünyanın çoğu ülkesinde evlerden çıkmayın uyarıları, kişilerde panik ile birlikte marketlerin raflarının boşaltılmasına da neden oldu. Peki, neden bu kadar çok insan aynı anda marketlere, eczanelere hücum ederek stok yaptı ve birçok ürün eş zamanlı tükendi?



Bilinmezlik kişide kaygıya ve paniğe neden olduğu için kişiler ne yapacaklarını bilmemeye dair kendilerini garantiye almaya çalışmakta ve bu boşluk duygusunu alışveriş yaparak, ihtiyacından çok daha fazlasını “Ne olur ne olmaz” düşüncesi ile stoklamaktadır. Bir diğer neden ise kartopu etkisidir. “Herkes markete gidiyor makarna alıyor, ben de almalıyım” düşüncesi ile insanlar birbirini etkileyerek, “Bu kadar insan alıyor demek doğru olan bu, sanki almazsam ben yanlış yapıyorum” paniği ile market rafları boşaltıldı. Tüm dünyada en çok stoklanan bir diğer ürün ise tuvalet kağıdı oldu. 2009 yılında pandemi psikolojisi (The Psychology Of Pandemics) kitabının yazarı olan Steven Taylor; pandemi sırasında insanların enfeksiyon tehdidi altında olduğunu ve iğrenme duygusunun arttığından bahsetmiştir. İğrenme duygusunun kişiyi kirlenmelerden koruyan bir alarm durumu olduğundan bahseden Steven, enfekte olma duygusu ile tiksinti arasında bir bağ olduğundan ve tiksinti veren maddeleri kaldırmak için tuvalet kağıdının en iyi yöntem olduğunu ve bu yüzden tuvalet kağıdının güvenlik sembolü haline geldiğini belirtmiştir.

Çocuklara Koronavirüs’ü Nasıl Anlatmalıyız?

Çocuğunuza koronavirüs’ü anlatmadan önce çocuğun koronovirüs hakkında ne bildiği çok önemlidir. Yanlış bilgiye sahip olan ve bu yüzden yoğun kaygı yaşayan çocuğunuz ile sakince konuşarak doğru bilgi aktarılmalıdır. Fakat o an konuşmak istemiyorsa, konuşması için zorlamayarak çocuğun sürecine göre ilerleme sağlamak hazır oluş için çok önemlidir.


Koronavirüs’ü anlatırken; sakin bir şekilde öncelikli olarak kendi kaygı ve korkularınızdan arınarak konuşmak önemlidir. Çünkü kaygı bulaşıcıdır sizin varolan kaygınız ile bu durumu korkutucu bir şekilde anlatmanız çocuklarda kaygının artmasına ve travmaya neden olabilir.



Çocuklar için en önemli güven kaynağı aileleridir ve ebeveynlerini gözlemleyerek öğrenirler hayatı. Ailesinin panik ve kaygılı halini gören çocuk “Kaygılanacak bir durum var”, “Bana bir şey olacak mı?”, “Aileme bir şey olacak mı”, “Ebeveynlerim bu kadar kaygılı, beni kim koruyacak” algısını oluşturur. Çünkü çocuklar ebeveynlerini güçlü görmek ister, ne olursa olsun kendisini koruyup kollamasını bekler. Bu durum ile ebeveynleri olarak baş edebildiğinizi görmesi, hayata karşı güven duyması adına önemli olmakla birlikte kaygı oluşumunun önüne geçer.


Çocuğunuz eğer korkuyorsa ya da kaygısı fazla ise; onun duygularını anlamak, anlaşıldığını hissetmek adına çok önemlidir. Çoçuklar merak eder ve soru sorarak öğrenirler, bu sorular karşısında “abartma bu kadar”, “korkacak bir şey yok”, “kocaman çocuk oldun böyle davranma” vb. söylemler yerine bilmediğiniz bir soru sorduğunda “bu sorunun cevabını bilmiyorum ama doğru kaynaklardan araştırıp seninle paylaşacağım” diyerek çocuğunuzun duygularını anlamak, endişesini yatıştırmak, sorduğu sorulara içten ve gerçeğe uygun cevaplar vermek önemlidir.



Okulların kapalı olması ve evde durmak zorunda olmak; bir çok sosyalleşmek isteyen çocuk için sıkıntı yaratmaktadır. Grip örneğinden yola çıkarak hastalık tehlikesine karşı önlem amaçlı olduğunun belirtilmesi, hem kendimizi korumak adına hem de başka insanlara bulaştırmamak adına bir süre evde kalmanın gerekliliği anlatılmalıdır.
Kişisel hijyene dikkat etmenin bu virüse yakalanmamak için önemli olduğunun altı çizilerek; küçük yaş gruplarındaki çocuklar ile bunu bir oyun haline getirerek yapmak, uyku saatlerine dikkat etmek, ev içi etkinlikleri arttırmak, bu süreci bir tatil gibi görüp tüm gün televizyon izlemek ya da telefon, tablet ile oynamak yerine düzenli olarak ders çalışmaya özen göstermek günlük yaşam rutininin bozulmaması adına önemlidir.

Sosyal İzolasyon Boyunca Neler Yapabiliriz?


Öncelikle bilinmeli ki; koronavirüsü hiç düşünmemeye çalışmak, aslında beynimizi sürekli o düşünceye maruz bırakmaktır. “Düşünmeyeceğim, düşünmeyeceğim, düşünmeyeceğim” derken aslında sürekli zihin o bu konu ile meşgul olmaktadır. Bunun yerine öncelikle zihne gelen düşünceleri susturmak, bastırmak, bu düşünce ile savaşmak yerine bu durumu kabullenmek en temel etkendir.



Bağışıklık sistemimizi çökerten en büyük etkenlerden biri strestir. Var olan durumu kabul etmek çok önemli olmak ile birlikte; bu süreçte zihinde sürekli olumsuz senaryo üretmek, felaket senaryoları kurmak, yoğun kaygı ve panik havası içinde olmak stres seviyesini yüksek tutmaya bu da kişide olumsuz bir ruh haline neden olabilmektedir.
Haberleri öğrenmek herkes için çok önemli fakat sosyal medyada olumsuz birçok haber paylaşılmakta ve bu tarz haberlere fazlasıyla maruz kalmak kişide kaygıyı arttırmaktadır. Bunun yerine haberleri doğru kaynaklardan, kısıtlı bir zaman diliminde takip etme zihninizin sürekli kötü senaryolar yazmaması adına önemlidir.



Bütün olabilme, ortak duyguları paylaşabilme bu süreçte çok önemlidir. Sosyal ilişkileri canlı tutabilmek önemli, teknolojinin gelişmesi ile birlikte online platformlardan yakınlarınızla ve sevdiklerinizle canlı sohbetler gerçekleştirmek; bu krizi bir fırsata çevirmek ve süreci bir nadas olarak görüp kişisel gelişime önem vermek, uzun zamandır yapmak istediğiniz şeyleri yapmak (kitap okumak, film izlemek, spora başlamak, yoga&meditasyon yapmak, müzik dinlemek ya da varsa bir enstrüman çalmak, kendinize bir hobi bulmak ve yakınlarınızla sohbet etmek)



Unutulmamalı ki; zihin yaşanan hiçbir şeyi unutmaz. Yoğun kaygı havasının hakim olması, telaş, panik gibi durumlar kişi için “tehlike var” durumunu içselleştirmesine neden olmaktadır. Bu süreçte durumu kabullenerek işe başlamak ve bu durumda “Ben ne yapabilirim”e odaklanmak çok önemli. Yapmanız gereken tüm önlemleri alarak, gerek uzmanlardan gerek medyadan koronavirüse karşı korunmak ile ilgili yayınlanan önlemleri alarak, kişisel hijyene dikkat ederek, sosyal izolasyon ve uyulması gereken kurallara uygun hareket ederek aynı zamanda panik ve kaygı havasından arınarak beden ve ruh sağlığımızı iş birliği içinde hareket ettirmek önemlidir.


Güneşli günlere, güzel yarınlara.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Koronavirüs (Kovid-19)’un Psikolojik Etkileri & Çocuklara Koronavirüs'ü Nasıl Anlatmalıyız? & Sosyal İzolasyon Boyunca Neler Yapabiliriz?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Merve KIRNA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Merve KIRNA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Merve KIRNA Fotoğraf
Uzm.Psk.Merve KIRNA
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Merve KIRNA'nın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,430 uzman makalesi arasında 'Koronavirüs (Kovid-19)’un Psikolojik Etkileri & Çocuklara Koronavirüs'ü Nasıl Anlatmalıyız? & Sosyal İzolasyon Boyunca Neler Yapabiliriz?' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Siber Zorbalık Şubat 2020
► Doğum Korkusu Nedir? Şubat 2020
► Okul Fobisi Aralık 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:31
Top