2007'den Bugüne 82,740 Tavsiye, 26,150 Uzman ve 18,357 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Doğum Öncesi, Doğum Anı ve Doğum Sonrasına Psikolojik Olarak Hazırlanmanın Önemi
MAKALE #21118 © Yazan Uzm.Psk.Merve KIRNA | Yayın YENİ Şubat 2020
Doğum sadece bir bebeğin dünyaya gelmesi değildir; kadının anneliğe, erkeğin babalığa da doğuşudur, bu yüzden doğum bir milat dönemidir. Bilinenin aksine insanoğlunun psikotarihsel öyküsü doğduğu anda değil, anne - babasının zihnine düştüğü ve atalarından gelen aktarımlar ile doğum öncesinde şekillenmeye başlar.



Bir bebeğin dünyaya gelmesi sadece fizyolojik bir eylem değildir, ruhsal da birçok etkeni barındırır içinde. Bu yüzden doğuma fizyolojik olarak hazırlanıldığı kadar, psikolojik olarak da hazırlanabilmek çok önemlidir. Bu süreci 3 gruba ayırırsak; doğum öncesi hamilelik dönemi, doğum anı ve doğum sonrası lohusalık dönemi, her bir alanın kendi içinde farklı fizyolojik ve psikolojik etmenler bulundurması nedeniyle, doğuma bir bütün olarak hazırlanabilmek önemlidir.



Geçmişten gelen çözümlenmemiş birçok çatışma hamilelik döneminde tekrardan su yüzüne çıkar; anne ve baba adayı kendi ebeveynlik ile ilgili süreçlerini oluşturmaya başlarken, kendi geçmiş ailevi deneyimleri de düşlemlenmeye başlanır. Anne adayının kendi aile öyküsündeki doğum hikayesi, gebelik yaşantıları ve algılarının şuanki kendi hamilelik sürecine etkileri, çocukluktan beri bastırılan duygu ve düşünceler, yaşanan travmatik olaylar, önceki doğumlar, varsa düşük, kürtaj, ölü doğum hikayeleri, tamamlanmamış yas süreçleri, ebeveyn çatışmaları, doğum ile ilgili algısı, kişinin hamilelik sürecinde ve doğum anında açığa çıkabilmekte ve doğumun seyrini değiştirebilmektedir. Ayrıca doğacak bebek ile ilgili tasarımlar, hormonal değişimler, hamileliğin getirdiği fizyolojik ve psikolojik değişimler anne adayında; bebeği ile ilgili endişe, doğumun bilinmezliğine dair korku ya da geçmiş yaşantılarda çözümlenmemiş kişisel kaygı ve korkuları tetikleyebilir.



Doğum anı; tam bir teslimiyet ve güven alanıdır, kontrolün kişide olmadan içe dönüp bedenine ve bebeğine odaklanması gerekmektedir, bu süreçte öncesinde çalışılmayan çatışmalar, korkular, kaygılar dışardan ya da içeriden kişinin ruhsal süreçlerinden kaynaklı olumsuz etkenler bilinçdışını harekete geçirebilmekte ve tıbbi bir neden olmamasına karşın doğumun ilerlemesine engel olabilmektedir.



Bebeğin doğması ile birlikte doğum sonrası dönem başlamaktadır. Doğumunuzun ne kadar sizin istediğiniz gibi geçtiği, doğum sonrasında iyi oluşunuzu da etkileyecek temel bir etkendir. Normal sınırda olan endişe, üzüntü halinin 10 gün içinde geçmemesi beklenmektedir. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; gebelik döneminde yaşanan psikolojik sıkıntı, depresyon, endişe, doğum sonrası stres, eş ile ilgili sorunlar, doğum sonrası yetersiz destek, çocuk bakımına ilişkin kaygılar, plansız gebelik, sezaryen doğum, annelik hüznü gibi durumlar postpartum depresyon yaşama sıklığını arttıran etkenler arasındadır.



Ruhsal alan her ne kadar soyut bir kavram olduğu için göz ardı edilip ertelense de, ruhsal iyi olma hali gerek doğum öncesi hamilelik döneminde gerek doğum anında gerekse doğum sonrası dönemde oldukça önemli yere sahiptir. Fetüsün anne karnında olduğu için yaşanan sıkıntılardan, kaygılardan etkilenmediği düşünülse de; cenin görebilen, duyabilen ve hissedebilen bir varlıktır. Hamile bir anne adayının nasıl ki sigara içmesi, alkol alması ya da zararlı besinler tüketmesinin bebeğe zararı varsa, annenin yaşadığı ruhsal süreçlerinde bebeğe etkileri olabilmektedir.


Rahim bebeğin ilk yuvasıdır ve bu yuvada öğrendikleri ve hissettikleri hayata dair öğreneceklerinin ilk basamağı olmaktadır. Unutulmamalı ki; kendi doğum hikayemiz kişiliğimizin şekillenmesinde nasıl etken ise, doğacak bebeğin doğum hikayesi de kendi psikotarihsel öyküsünün şekillenmesinde oldukça önemlidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Doğum Öncesi, Doğum Anı ve Doğum Sonrasına Psikolojik Olarak Hazırlanmanın Önemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Merve KIRNA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Merve KIRNA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Merve KIRNA Fotoğraf
Uzm.Psk.Merve KIRNA
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Merve KIRNA'nın Makaleleri
► İlk Doğum Günü Psk.Serap DUYGULU
► YENİDoğum Korkusu Nedir? Uzm.Psk.Merve KIRNA
► Doğum Sonrası Depresyon Uzm.Psk.M. Emin BAYRAKTAR
► Doğum Sonrası Depresyon Psk.Ela KÖK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,357 uzman makalesi arasında 'Doğum Öncesi, Doğum Anı ve Doğum Sonrasına Psikolojik Olarak Hazırlanmanın Önemi' başlığıyla benzeşen toplam 85 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİSiber Zorbalık Şubat 2020
► YENİDoğum Korkusu Nedir? Şubat 2020
► Okul Fobisi Aralık 2019
► Neden Yüzümüz Kızarır? Aralık 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:53
Top