2007'den Bugüne 82,011 Tavsiye, 26,002 Uzman ve 18,205 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Doğum Sonrası (Postpartum) Depresyon
MAKALE #8119 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Ocak 2012 | 3,504 Okuyucu
DOĞUM SONRASI DEPRESYON

Doğum sonrası (postpartum) dönem, doğum eylemi sona erdikten sonra başlayan ve 6 hafta süren bir dönemdir. Bu dönem, annede birçok hormonal ve biyolojik değişimin olduğu bir dönemdir. Doğum sonrası dönemde, annede meydana gelen fizyolojik değişikliklere psikolojik ve davranışsal değişiklikler de eşlik eder. Bu süreçte, anne yeni doğmuş bir bebeğe bakım verme, uyku düzeninde bozulma nedeniyle yaşadığı yorgunluk, günlük planlarda/rutinde değişikliklerin olması, fiziksel görünümünün bozulması, fiziksel ve cinsel olarak daha az çekici olduğu duygusu, gibi streslerle baş etmek zorundadır. Bu stresler, annede annelik hüznü ve depresif belirtilerin ortaya çıkışını tetikleyebilir.

Bu dönemde kadınlarda görülebilen duygulanımda dalgalanma ve yaşamdan zevk alamama gibi belirtiler depresif durum olarak adlandırılır ve depresif durum, normal sayılan bir hüzünlülük halinden, psikotik depresyona kadar giden bir gelişim gösterebilir ve belirtileri doğumu takip eden bir yıl içinde, herhangi bir zaman diliminde ortaya çıkabilir. Oldukça sık görülen annelik hüznü doğumdan sonra 3 gün ile 1 ay arasında başlar. Genellikle hafif olup tedavi gerektirmez ve 10 günden daha kısa sürer. Doğum sonrası depresyonu ise, doğum sonrası dönemde görülen annelik hüznü gibi kısa süreli ve geçici değildir, uzun yıllar sürebilir veya doğum sonrası psikozuna dönüşebilir.

Doğum sonrası depresyonuna yol açan faktörler arasında; hormonal değişimler, evlilik durumu (evli olmama), istenmeyen gebelik, ilk gebelik olması, doğumla ilgili korkular, yaş, çocuk sayısı, kişilik, doğum öncesi dönemde yaşanan kaygı/depresyon, evlilikle ilgili sorunlar, annelik rolü için hazırlıksız olma, stres, yeterli sosyal desteğin olmaması, doğum sonrası dönemde yaşanan hüzün, doğumla birlikte değişen rol tanımları (çift olmaktan anne, baba olmaya geçiş), annelik rolüne adapte olamama ve bebek bakımının yarattığı psiko-sosyal stresler, sayılabilir. Erken yaşta gebe kalan (buluğ çağının hemen sonrasında) kadınlarda risk %30 daha fazladır. Geçmişte depresyon öyküsü olan kadınlarda doğum sonrası depresyon riski %25’tir. Daha önceki gebeliğinde doğum sonrası depresyon yaşayan ve şimdi ise hüzün bulguları mevcut olan kadınlarda
majör depresyon gelişme riski %85 olarak bildirilmiştir.

Doğum sonrası depresyonda sık ağlama, uykusuzluk, dikkat eksikliği, kendini değersiz hissetme, umutsuzluk, huzursuzluk, değersizlik, karamsarlık, suçluluk duygusu, psikomotor hareketlilikte artış, yerinde duramama, endişe, sinirlilik, sıkıntı, bunaltı, panik atak, cinsel istekte azalma, kararsızlık, iştahta azalma, kilo kaybı, intihar düşünceleri, yalnızlık duygusu, kişisel görünümüne dikkat etmeme, aşırı yorgunluk, enerji azlığı, bebeğini yeterince sevmediğiyle ya da bebeğin beslenmesiyle, uykusuyla ilgili endişeler, bebeğe zarar verme korkusu, bebeğine veya çevresindeki insanlara karşı düşmanca duygular görülebilir.

Doğum sonrası depresyon normal depresyondan bazı farklılıklar göstermektedir. İntihar düşüncesi doğum sonrası depresyonda çok daha azdır. Kişi akşamları daha kötü olmaktadır, süre daha kısadır (6-8 hafta) ve zihin karışıklığı daha fazladır.

Doğum sonrası depresyon oranları farklı toplumlarda %10-15 olarak bildirilirken, Türkiye’de bu oran %14-31 olarak bildirilmiştir.

Doğum sonrası depresyonda görülen bu duygu ve davranışlar kadının aile, iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürür.
Doğum sonrası depresyonu tanılamak hem depresyonlu kadına yardım etmek, hem de yeni bebek veya diğer çocukların güvenliğinin sağlanması açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle, doğum sonrası depresyonda erken tanı konulması ve uygun girişimlerle-ilaç tedavisi, bireysel terapi ya da grup terapisi- tedavi edilmesi önemlidir.

Öncelikle, doğum hüznü durumu ortaya çıktığında, annenin istirahat etmesi, düzenli yürüyüş yapması, duş alması, bebeğin bakımında destek verilmesi yararlı olabilir. Bu dönemde verilecek sosyal destek hüznün daha kolay atlatılmasına yardımcı olacaktır. Daha ağır bir depresif durum ortaya çıktığında ise, mutlaka tıbbi değerlendirme/müdahale yapılmalıdır.

Tedavi seçenekleri şöyle sıralanmaktadır:
*Fizyolojik problemlerin dışlanması için tıbbi değerlendirme
*Bilişsel davranışçı terapi
*Destek grupları
*Ev ziyaretleri (sağlık ekipleri tarafından yapılan)
*Sağlıklı beslenme
*Düzenli/sağlıklı uyku
*İlaç tedavisi
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Doğum Sonrası (Postpartum) Depresyon" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Doğum Sonrası Depresyon Uzm.Psk.M. Emin BAYRAKTAR
► Doğum Sonrası Depresyon Psk.Ela KÖK
► Doğum Sonrası Depresyon Psk.Sinem Gül ŞAHİN
► Doğum Sonrası Depresyon Psk.İlkay GEDİK
► Doğum Sonrası Depresyon Uzm.Psk.Nilüfer ŞİŞMAN
► Doğum Sonrası Depresyon Psk.Eda GÖKDUMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,205 uzman makalesi arasında 'Doğum Sonrası (Postpartum) Depresyon' başlığıyla benzeşen toplam 65 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşkın Psikolojisi Aralık 2011
► Kendini Açma Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:00
Top